MAGAZİN - 23 Mayıs 2024 Perşembe 19:19

Festival coşkusu Atça’ya taşındı

A
A
A
Festival coşkusu Atça’ya taşındı

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde bu yıl 52.’si düzenlenen Uluslararası Sultanhisar-Atça Nysa, Çilek, Tarım, Kültür ve Sanat Festivali’nin Sultanhisar bölümünün sona ermesinin ardından coşku bu kez Atça Mahallesi’ne taşındı.



Tarımsal ürünleri ve kültürünü tanıtma amacıyla 1940’lı yıllarda başlatılan aralıklarla bu yıl 52.’si düzenlenen Sultanhisar Uluslararası Sultanhisar-Atça, Nysa, Çilek Tarım Kültür ve Sanat Festivali’nin ilçe merkezindeki bölümü geçtiğimiz Pazar günü sona ermesinin ardından festival coşkusu bu kez Atça Mahallesi’ne taşındı. Çileğin başkenti olarak bilinen ve Türkiye’nin en kaliteli çileklerinin yetiştirildiği Atça’nın tanıtımı için dün akşam saatlerinde kortej yürüyüşü ile başlayan festival Pazar gecesi Çilek Güzeli yarışması ve halk konseri ile son bulacak.



Kortej yürüyüşü ile başladı


Atçalı Kel Mehmet Heykeli önünden Aydın Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde Karakol Caddesi üzerinde etkinliklerin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen korteje vatandaşlar alkışlarla destek verdi. Atça mahalle halkının merakla beklediği festivalin ilk bölümü top atışları ile başlatılırken hemen ardından yerli ve yabancı halk oyunları gösterileri, çilek tanıtımı ve Efe Dumancı ile Selcan Temel’in halk konseri ile ilk gün etkinlikleri son buldu.



Bilal Sonses halk konseri ile festival sonlanacak


Geçtiğimiz Çarşamba günü kapılarını açan ve Türkiye’de yapılan en uzun festival olma özelliği ile rekor sayılabilecek ve 10 gün sürecek festivalin 7. günü olan Atça bölümünde Perşembe günü yerli ve yabancı halk oyunları gösterileri, defile gösterimi ve Komedi Dans Üçlüsü ve Jonglör gösterileri ile tamamlanacak. 8. günde yerli ve yabancı halk oyunları gösterileri, Gökhan Ay halk konseri, 9. günde yerli ve yabancı halk oyunları gösterileri, Özge Biroğlu halk konseri, 10. ve son gününde ise yerli ve yabancı halk oyunları gösterileri, festivalin merakla beklenen en renkli bölümü Çilek Güzeli Yarışması ve gecenin sonunda da Bilal Sonses halk konseri ile festivalin kapanışı yapılacak. Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen ve Gürcistan, Acaristan, Hindistan, KKTC, Atça Bayan Zeybek Grubu, Nazilli Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu, Ankara Kuzeyin Uşakları Grubu ve Sultanhisar Gocabeşli Spor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu’nun katılımı ile festival renkli anlara sahne olmaya devam ediyor.



Festival coşkusu Atça’ya taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.