ÇEVRE - 10 Mart 2026 Salı 10:21

Doğaseverler kanal kenarında çıkan yangını söndürdü

A
A
A
Doğaseverler kanal kenarında çıkan yangını söndürdü

Bafa Gölü kıyılarında gezi yapan doğaseverler, Dalyan Kanalı kenarında başlayan yangına erken müdahale ederek büyümeden söndürürken, EKODOSD, kanal kenarına bırakılan atıkların yakılmasının yangın riskini artırdığına dikkat çekti.



Aydın’ın Söke ilçesi sınırlarındaki Bafa Gölü kıyılarında inceleme yapan doğaseverler, kanal kenarına bırakılan atıkların yangın riskini artırdığına dikkat çekti. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) üyeleri, Bafa Gölü çevresinde gerçekleştirdikleri doğa ve tarih yürüyüşü sırasında Dalyan Kanalı kıyısında yeni başlayan bir yangına müdahale ederek büyümeden söndürdü. Doğaseverler, yangının büyük ihtimalle kanal kenarına bırakılan atıkların yakılması sonucu çıktığını belirtti. EKODOSD tarafından yapılan açıklamada, metal malzemelerin üzerindeki plastik ve bezlerin yakılarak demirlerin satışa hazırlanmak istendiği, bu tür dikkatsiz uygulamaların ise özellikle makilik ve ormanlık alanlar için ciddi tehlike oluşturduğu ifade edildi. Yangının henüz başlangıç aşamasında olması ve grubun su kaynağına yakın bulunması sayesinde kısa sürede kontrol altına alındığı, muhtemel risklere karşı itfaiyeye de bilgi verildiği bildirildi.


Sulak alanların ve doğal yaşamın korunması için kanal ve göl kıyılarına atık bırakılmaması gerektiğini vurgulayan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Bu haftaki etkinliğimizde, Bafa Gölü çevresinin en etkileyici alanlarından biri olan Miletos mermer ocaklarını ziyaret ettik. Ayrıca Büyük Menderes Nehri ile Bafa Gölü arasındaki ekolojik etkileşimler, balık geçişlerinde yaşanan sorunlar ve bölgenin karşı karşıya olduğu çevresel problemleri ele aldık. Bafa kıyılarında gerçekleştirdiğimiz incelemeler sırasında yolumuz üzerinde tesadüfen karşılaştığımız bir yangın, doğanın kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Henüz yeni başlamış ve ağaçlara sıçramakta olan yangına, su kaynağına yakın olmamız ve kalabalık bir grup olarak bulunmamız sayesinde zamanında müdahale ederek söndürdük. Yangının tekrar çıkma ihtimaline karşı itfaiyeye de derhal bilgi verdik. Yangının kaynağı, Dalyan Kanalı kıyısına bırakılan atıklar, metal malzemelerin üzerindeki plastik ve bezlerin yakılmasıyla geride kalan demirlerin satışa hazır hale getirilmesini isteyen cahil bir kişinin yol açtığını düşünüyoruz. Maalesef bu tür dikkatsizlikler, ormanlarımızı ve makiliklerimizi kısa sürede küle çeviriyor. Bu olay, doğaya ve sulak alan kıyılarına atık dökülmesinin ne denli tehlikeli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Doğayı korumak, atık dökülmesini engellemek ve bilinçli bir çevre anlayışı geliştirmek artık bir tercih değil, zorunluluk olmalıdır. Hepimiz üzerine düşeni yapmazsak, yangınlar geri dönüp yaşam alanlarımızı tehdit etmeye devam edecektir" dedi.



Doğaseverler kanal kenarında çıkan yangını söndürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi Akıllı ev teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik tartışmaları da büyüyor. İspanya’da bir yazılım mühendisinin yaptığı çalışma sonucu yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine ve konum bilgilerine erişilebildiğinin ortaya çıkması, "Robot süpürgeler casus mu oldu?" sorusunu gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, internet bağlantısı, kamera ve mikrofon barındıran tüm cihazların potansiyel güvenlik riski taşıdığını söyledi. İspanyol bir yazılım mühendisinin tersine mühendislik yöntemi kullanarak geliştirdiği özel yazılım aracılığıyla binlerce robot süpürgenin kamera sistemine erişim sağladığı iddia edildi. Mühendisin iyi niyetli bir şekilde açığı firmaya bildirdiği ve güvenlik açığının kapatıldığı belirtilirken, olay akıllı ev cihazlarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi. "Yüzde 100 dijital güvenlik diye bir şey yok" Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemde evlerde robot süpürge kullanımının hızla arttığını belirterek, özellikle yazılım güncellemesi olmayan ve güvenlik denetimi zayıf cihazların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Kırık, "Teknoloji gelişti ve evlerde robot süpürgeler yaygınlaştı. Ancak özellikle merdiven altı üretim, yazılımı güncel olmayan ve ağ güvenliği zayıf cihazlar ciddi risk barındırıyor. Dijital ortamda zaten yüzde 100 güvenlik mümkün değilken, bu cihazlara uzaktan müdahale edilmesi ya da güvenlik açıklarının tespit edilmesiyle dışarıdan erişim sağlanabilir. Bu sadece robot süpürgeler için değil, evde kullanılan tüm akıllı cihazlar ve bebek kameraları için de geçerli" dedi. "7 bin evin kamerasına erişim sağlandı" İspanyol yazılım mühendisinin oyun konsolu kumandasıyla robot süpürgeyi kontrol etmeye çalıştığını ve tersine mühendislik yöntemi kullandığını aktaran Kırık, "Geliştirdiği yazılım aracılığıyla yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine erişim sağladı. Düşünün ki o evlerde insanlar en rahat halleriyle bulunuyor. Ev en mahrem alanımız. Bu durum, akıllı cihazların adeta bir casus gibi çalışabileceğini ortaya koydu" ifadelerini kullandı. Kırık, bir yıl önce bazı robot süpürgelerin uzaktan müdahale ile küfür ve hakaret içerikli sesler çıkardığının ortaya çıktığını hatırlatarak, bunun yazılımsal açıkların ne denli ciddi olabileceğini gösterdiğini söyledi. "Beyaz şapkalı hacker" olarak tanımlanan iyi niyetli güvenlik araştırmacılarının açıkları firmalara bildirdiğini belirten Kırık, "Ancak ya bu kişi iyi niyetli olmasaydı? Özellikle robot süpürgeler yatak odalarında da kullanılabiliyor. Bu da insanların en özel alanlarının bile yetkisiz şekilde izlenebileceği anlamına geliyor" diye konuştu. "Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak" Akıllı ev sistemlerinin hızla yaygınlaştığını vurgulayan Kırık, "Akıllı buzdolapları, televizyonlar, çamaşır makineleri, telefonlar tüm nesneler birbirine bağlanacak. Asıl büyük risk önümüzdeki 4-5 yıl içinde daha da büyüyecek. İçinde kamera, mikrofon, internet ve bulut sistemi olan her teknoloji dış müdahaleye açıktır" dedi. Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Kırık, kullanılmadığı zamanlarda cihaz kameralarının kapatılması ya da devre dışı bırakılması gerektiğini belirterek, "Nasıl ki bilgisayar ve telefon kameralarını bantla kapatıyorsak, benzer önlemler düşünülmeli. Teknoloji kolaylık sağlıyor ama her zaman bir risk barındırır. Ülkelerin de bu ürünleri ithal ederken yazılım denetimlerini ve lisans kontrollerini sıkı şekilde yapması gerekir" şeklinde konuştu. Uzmanlar, temizlik için alınan masum bir robot süpürgenin dahi siber saldırı ya da yazılım açığı nedeniyle 7/24 kayıt yapabilecek bir gözetleme cihazına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Aydın Efeler’de minikler Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti Aydın’ın Efeler ilçesinde İlçe Müftülüğü’ne bağlı Mevlana 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda düzenlenen programda minik öğrenciler, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ait mukaddes emanetlerden biri olan Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti. Manevi atmosferin yoğun şekilde hissedildiği programda duygusal anlar yaşandı. Efeler İlçe Müftülüğü’ne bağlı Mevlana 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda kurs öğreticisi Zeynep İşbilici rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler hem yardımlaşma bilincini öğrendi hem de manevi bir buluşmaya tanıklık etti. Değerler eğitimi kapsamında paylaşma ve yardımlaşma bilincini pekiştirmek amacıyla düzenlenen çalışmada minik öğrenciler, harçlıklarından ve evlerinden getirdikleri malzemelerle ihtiyaç sahibi aileler için yardım kolileri hazırladı. Kurs öğreticileri, küçük yaşlarda infak ve yardımlaşma kültürünün kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, yardım kolilerinin bizzat çocuklar tarafından hazırlanmasının onların sorumluluk bilincini geliştirdiğini ifade etti. Hazırlanan kolilerin ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere hazır hale getirildiği belirtildi. Programın en anlamlı bölümünü ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek Sakal-ı Şerif’inin ziyarete açılması oluşturdu. Sakal-ı Şerif ziyareti sırasında kurs görevlileri tarafından salavatlar getirildi ve dualar edildi. Minik öğrenciler, küçük yaşta kutsal emaneti görmenin heyecanını yaşarken programda duygu dolu anlar yaşandı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından program sona erdi.