EKONOMİ - 19 Kasım 2025 Çarşamba 13:11

Aydın’da zeytinin yağa dönüşümü başladı

A
A
A
Aydın’da zeytinin yağa dönüşümü başladı

Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı üretiminde söz sahibi olan Aydın’da bahçelerden toplanan zeytinlerin fabrikalarda yağa dönüşümü başladı. Bu yıl ’zeytinde yok yılı’ olması nedeniyle rekolte düşük olmasına rağmen yağ oranının yüksek olması yüz güldürüyor.



25 milyon zeytin ağacı varlığı, sofralık ve yağlık zeytin üretimi ile Türkiye’nin ihtiyacını karşılayan illerin başında gelen Aydın’da zeytin hasat sezonu devam ediyor. Kurak geçen yılla birlikte yeterli yağışların olmaması ve zeytinde "Yok Yılı" nedeniyle geçtiğimiz seneye göre rekolte düşük olarak gerçekleşirken, zeytinyağında verimin yüksek olması üreticiyi memnun ediyor. İncirliova Dereağzı Mahallesi’ndeki zeytinyağı sıkım fabrikasında da hummalı çalışmalar sürerken, üreticilerin topladıkları zeytinler, yağa dönüşerek sofralara ulaşıyor.



Bahçelerinden topladıkları zeytinleri traktör ile fabrikaya getiren Nazmiye Filiz, "Tarlamızda beş tona yakın zeytin var. Belki fazla da çıkabilir. Biz hasada dün başladık, iki hafta daha devam etmeyi düşünüyoruz. Şu an için zeytinlerin durumu iyi gözüküyor" dedi.



"Yağ oranımız çok şükür iyi"


Fabrikaya zeytinlerini sıktırmaya gelen üretici Olcay Erkap, "Zeytin hasat sezonumuz çok iyi gidiyor. Bu sene yok senesi ama yine de Allah bereket versin. Yağ oranımız da çok şükür iyi. Tabi kuraklığın etkisi oldu bu sene. Ağaçlarda yanma oldu. Bir de araziler dağlık alanda olduğu için sulanamıyor. Bu gibi etkenlere rağmen gene de iyi" diye konuştu.



"Zeytinyağı kalitemiz yüksek"


Zeytinyağı fabrikasında Gıda Mühendisi olarak görev yapan Şenay Arslan, "2025-2026 hasat dönemimiz başladı. Zeytin sezonumuz açıldı. Zeytin rekoltemiz biraz düşük ama randımanımız, zeytinyağı kalitemiz gayet yüksek. Erken hasat Ekim-Kasım ayları gibi başlıyor. Bu yıl da hasada Ekim ayında başlandı. Erken hasat döneminde hasat edilen yeşil zeytinden yağ çıkarıyoruz. Aralık-Ocak ayı gibi de zeytinler siyahlaşıyor. Erken hasat dönemimizde elde ettiğimiz zeytinyağımız polifenol değeri, antioksidan değeri açısından yüksek bir yağdır. Aralık ayı ve sonrası hasat edilen siyah zeytinler yağlık zeytin olarak adlandırılır. Bunun yağı diğer yağlara göre değeri biraz daha düşük oluyor. Buna natürel sızma diyoruz" ifadelerine yer vererek bu yıl zeytinlerde yağ oranının geçen yıla göre daha yüksek olduğunu belirtti.



Aydın’da zeytinin yağa dönüşümü başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.