ASAYİŞ
11 Ocak 2026 Pazar - 18:05 Şişli’de iş yerini kurşun yağmuruna tutan şahıslar saklandıkları ‘zula ev’de yakalandı Şişli’de bir iş yerini kurşun yağmuruna tutan ve olay sonrası ‘zula ev’ olarak tabir edilen evde saklanmalarına yardım eden toplam 5 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüphelilerden 3’ü tutuklandı. Şişli’de 31 Aralık 2025 tarihinde 2 şahıs, gözlerine kestirdikleri bir iş yerinin çevresinde bir süre keşif yaptı. Şahıslardan biri, bir süre sonra iş yerini kurşun yağmuruna tuttu. Eylem sonrası olay yerinden kaçan şahıslar, bir araca binerek kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, iş yeri çevresindeki güvenlik kamerası görüntülerini tek tek inceledi. Polis ekipleri, 1 Ocak günü şahısların ‘zula ev’ olarak tabir ettiği ikamete operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda silahlı eylemi gerçekleştiren Z.K.Y. (22) ile olay anında gözetleme yaptığı tespit edilen M.H. (27) gözaltına alındı. Öte yandan, Beşiktaş’ta faaliyet gösteren bir iş yerine silahlı saldırı düzenleyen ve arama kaydı bulunan İ.T. (21) de aynı adreste gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ve 220 adet fişek ele geçirildi. Devam eden çalışmalarda şüphelilerin saklanmalarına yardım ettiği belirlenen Z.A., R.E. ve V.K. isimli şahıslar da düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar, 5 Ocak’ta adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Z.K.Y., İ.T. ve M.H., ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’, ‘mala zarar verme’, ‘tehdit’ ve ‘ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma’ suçlarından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden Z.A., R.E. ve V.K. hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.
ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı
06 Ocak 2026 Salı - 17:40 ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi. "Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı" Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi. Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi. ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi. "Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum" ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu. Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti. ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu. Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi. ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi. "İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık" İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi. "Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi. Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.
Büyükerşen için siyasi yasak ve hapis istemi
06 Ocak 2026 Salı - 17:25 Büyükerşen için siyasi yasak ve hapis istemi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde gerçekleşen bazı ihalelere fesat karıştırılması, bu yolla kamu zararına neden oldukları iddiasıyla, aralarında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in de bulunduğu sanıkların tutuksuz yargılandığı davanın yeniden görülmesine devam edildi. Büyükerşen hakkında siyasi yasak, hapis cezası ve kamu zararının geri alınması talep edildi. 28 Ocak 2013’te Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yapılan bazı ihalelere fesat karıştırılması ve neticesinde kamu zararına neden olunmasıyla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde 23 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve 22 belediye bürokratı hakkında, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘Edimin ifasına fesat karıştırma’ ve ‘Kamu görevlisinin resmî evrakta sahteciliği’ suçlarından 2016 yılında beraat kararı verilmişti. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Büyükerşen ve belediye bürokratlarının söz konusu suçlardan verilen beraat kararının bozulmasına ve yeniden yargılanmalarına karar verdi. Duruşmanın görülmesine Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Salonda sanık ve taraf avukatları hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı tarafından okunan mütalaada, "Edimin İfasına Fesat Karıştırma" suçundan yargılanan Yılmaz Büyükerşen hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istendi. Duruşmada Büyükerşen’e siyasi yasak uygulanması, iş ve eylemler nedeniyle oluştuğu belirtilen kamu zararının geri alınması talep edildi. Taraf avukatları mütalaaya katıldıklarını ifade ederek, sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatları, bilirkişi raporunda yer alan ifadeleri kabul etmediklerin söyleyerek, mütalaaya karşı yazılı beyanda bulunmak üzere ek süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, talepler üzerine duruşmayı 20 Şubat’a erteledi.
Vali Köşger: "Adana’da kasten öldürme 90’dan 82’ye düştü"
06 Ocak 2026 Salı - 17:06 Vali Köşger: "Adana’da kasten öldürme 90’dan 82’ye düştü" Adana’da geçen yıl 32 çeteye operasyon yapılarak 634 şüphelinin tutuklandığını, organize suç örgütlerinin suçtan elde ettiği 1 milyar 322 milyon TL değerinde mal varlıklarına da el konulduğunu belirten Vali Yavuz Selim Köşger, "Kasten öldürme 90’dan 82’ye düştü. Bu gelinen nokta istediğimiz bir nokta değil. Daha iyi bir noktaya getirilmesi için çabamız devam ediyor" dedi. Adana Valiliği’nde yapılan İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısında kentte 2025 yılı ile 2024 yılı arasında asayiş verilerinin karşılaştırması yapıldı. Vali Yavuz Selim Köşger başkanlığındaki toplantıya İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Coşkun Sel’de katıldı. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Köşger, "Geçtiğimiz yıl terör örgütlerine yönelik 248 operasyonda 29 kişi tutuklanırken, bu yıl 311 operasyonda 43 şüpheli tutuklandı. Bu kapsamda 3 terör eylemi de engellendi. Terörle mücadele ülkemizin en önemli gündem maddelerinden birisi. Bu konudaki mücadelemiz, kesintisiz bir şekilde devam edecek " ifadelerini kullandı. "Kasten öldürme 90’dan 82’ye düştü" Suç verilerinde azalma olduğunu belirten Vali Köşger, "Kişilere karşı işlenen suçlarda konut dokunulmazlığının ihlali 150’den 131’e düştü. Kasten öldürme 90’dan 82’ye düştü. Adana’da 2023’te 127 cinayet işlendi. Bu gelinen nokta istediğimiz bir nokta değil. Daha iyi bir noktaya getirilmesi için çabamız devam ediyor. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 141’den 148’e yükseldi. Cinsel taciz 230’dan 194’e, cinsel istismar 563’ten 534’e, cinsel saldırı ise 195’ten 177’ye düşmüş durumda. Kasten yaralama 7 bin 994’ten 7 bin 988’e, hakaret bin 624’ten bin 715’e, tehdit ise 7 bin 154’ten 7 bin 191’e yükseldi. Tüm olayları değerlendirdiğimizde olay sayısı yükseliyor ama insanların canlarıyla ilgili olaylarda ciddi bir düşüş var. Bunu sürdürmek için gereken tedbirleri alıyoruz. Otodan hırsızlık olayları 492’den 249’a, kapkaç 28’den 14’e, yankesicilik 46’dan 25’e, motosiklet hırsızlığı 743’ten 396’ya, oto hırsızlığı ise 79’dan 50’ye düşmüş durumda. Evden hırsızlık olaylarında da dikkat çekici bir düşüş yaşanmış, olay sayısı 844’ten 631’e geriledi. İş yeri ver kurumdan hırsızlık olayı 549’dan 500’e, gasp ve yağma 498’den 447’ye, dolandırıcılıkta ise bin 43’ten bin 21’e düştü. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da aydınlatma oranı yükselmiş durumda. Bu da sevindirici bir şey" diye konuştu. "2025’de 32 çeteye operasyon yapıldı, 634 kişi tutuklandı" Kentteki organize suç örgütleriyle polisin mücadelesinin kararlıkla devam ettiğini dile getiren Köşger, "Operasyon sayısı bir önceki yıl 62 iken, bu yıl 69’a yükselmiş. Gözaltı sayısı 224’ten bin 227’ye çıkmış. Tutuklama sayısı ise 559’dan 634’e yükselmiş. Çökertilen organize suç örgütü sayısı ise 28 iken, 2025’te 32’ye ulaşmış durumda. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 1 milyar 102 milyon lira değerindeki mal varlığına el konurken, 2025’te bu rakam 1 milyar 322 milyon lira olmuş" şeklinde konuştu. "Konteyner kentte sığınması sayısı 2 bin 700’e geriledi" Sığınmacılarının ülkelerine hız kesmeden döndüğüne de dikkat çeken Vali Köşger, "Adana’daki konteyner kentteki nüfus 11 binden, 2 bin 700’e gerilemiş durumda. Bu kişiler de engelli ve özel bireyler. Geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı ise 211 binden 177 bine düşmüş durumda. Bakıldığında 34 binlik bir gerileme var. Suriye’deki iç güvenlik, huzur ve devletin varlığı kendini hissettirmeye başladığı sürece bu rakamların hızla düşeceğini tahmin ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.