ASAYİŞ
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:12 Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Hırsızdan pes dedirten takas kamerada: Çaldığı bisikleti bırakıp motosiklet çaldı
05 Nisan 2026 Pazar - 11:29 Hırsızdan pes dedirten takas kamerada: Çaldığı bisikleti bırakıp motosiklet çaldı Antalya’nın Serik ilçesinde çaldığı bisikletle seyir halindeyken gözüne park halindeki motosikleti kestiren hırsızlık şüphelisi, çaldığı bisikleti bırakıp yoluna motosikletle devam etti. Hırsızın pes dedirten takası güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Orta Mahalle’de yaşanan hırsızlık olayı, sabah saatlerinde motosikletini evinin önüne park eden Kerem Ayhan’ın, akşam saatlerinde yerinde bulamamasıyla ortaya çıktı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen polis ekipleri, hırsızın olay yerine gelirken kullandığı bisikletin de çalıntı olduğunu tespit etti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde; şüphelinin bisikletle geçerken motosikleti fark ettiği, bir süre çevreyi kontrol ettikten sonra bisikleti bırakıp motosiklete binerek hızla uzaklaştığı görüldü. Olay sonrası polis ekipleri, şüpheliyi yakalamak ve çalınan motosikleti bulmak için çalışma başlattı. Çalınan motosiklet sahibi Kerem Ayhan, "Sabah 10-11 civarlarında ağabeyimi işe bıraktım. Geri dönüp, motosikleti evin girişine bıraktım ve yukarı çıktım. Hava da yağmurluydu. Akşam da 8 gibi dışarı çıktığımda bir baktım motosikletim yok. Hemen ağabeyimi aradım, ’Ağabey sen mi aldın’ dedim, ’yok’ dedi. Sonra etrafa baktık, bulamadık. Daha sonra polise gittik ve ifade verdik. Olay yeri inceleme ekipleri geldi. Yaptıkları incelemede bisikletin de çalıntı olduğunu öğrendik. Kamera kaydına baktığımızda şahıs bisikletle geliyor. Geçerken herhalde gözüne motosikleti kestiriyor. Geri dönüyor ve etrafı kolaçan ettikten sonra geldiği bisikleti bırakıp, motosikleti alıyor. Daha sonra gaza basıp gidiyor" şeklinde konuştu.
Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede
05 Nisan 2026 Pazar - 11:18 Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayla ilgili yürütülen çalışmalarda, göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre olay, 1 Nisan 2026 tarihinde saat 06.00 sıralarında Yalıkavak açıklarında meydana geldi. İçerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun, yasal olmayan yollarla Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartları altında hız yaparken alabora olup battı. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu olan 20 kişi sağ kurtarıldı. Ekipler, 19 kişinin ise cansız bedenine ulaştı. Kurtarılan yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Göçmenlerin geliş güzergahı ortaya çıkarıldı Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart günü Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden farklı araçlarla Bodrum’a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin, 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir kaptan tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi. Organizatörlere operasyon: 16 şüpheli gözaltında Göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi’ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Devam eden araştırmalarda, göçmenlerin bota bindirildiği bölgede bulunan diğer şüpheliler de yakalandı. Çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı toplam 16 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne sevk edildi.
Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede
05 Nisan 2026 Pazar - 10:54 Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayla ilgili yürütülen çalışmalarda, göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre olay, 1 Nisan 2026 günü saat 06.00 sıralarında Yalıkavak açıklarında meydana geldi. İçerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun, yasal olmayan yollarla Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartları altında hız yaparken alabora olup battı. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu olan 20 kişi sağ kurtarıldı. Ekipler, 19 kişinin ise cansız bedenine ulaştı. Kurtarılan yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Göçmenlerin geliş güzergahı ortaya çıkarıldı Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart 2026 günü Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden farklı araçlarla Bodrum’a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin, 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir kaptan tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi. Organizatörlere operasyon: 16 şüpheli gözaltında Göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi’ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Devam eden araştırmalarda, göçmenlerin bota bindirildiği bölgede bulunan diğer şüpheliler de yakalandı. Çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı toplam 16 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne sevk edildi.