ASAYİŞ
FETÖ davasında Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası 12 Mart 2026 Perşembe - 16:30:30 FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin bozma kararının ardından yeniden görülen davada sanık gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında karar çıktı. Mahkeme, Ilıcak’ı ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. FETÖ silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına ilişkin haklarındaki karar 3. kez bozulan sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan’ın yeniden yargılandıkları dava karara bağlandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hazır bulundu. Duruşmaya sanık avukatları da katıldı. Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme sanık Ayşe Nazlı Ilıcak’ı, örgüt üyeliği için zorunlu hiyerarşik bağ, çeşitlilik, yoğunluk, süreklilik boyutlarına vardığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan takdiri indirim de uygulayarak 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Ahmet Altan’a takdiri indirim uygulanmadı Heyet, sanık Ahmet Hüsrev Altan’ı ise aynı gerekçe ile aynı suçtan, yargılamadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde pişmanlık göstermediğini ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşturmadığını da dikkate alarak 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Davanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Tibet Murat Sanlıman hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla dava açılmıştı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Şubat 2018 tarihinde davayı karara bağlamış, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında ise beraat kararı verilmişti. Daha sonra itirazlar üzerine Yargıtay, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığa, "anayasayı ihlal" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını bozmuştu. Yeniden yargılama yapan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 4 Kasım 2019’da Ahmet Altan’ı, "üye olmamakla birlikte silahlı terör örgüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak’ı da 8 yıl 9 ay hapisle cezalandırmıştı. Mehmet Altan’ın, cezalandırılmasına yeterli, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilememesi, suç işlendiğinin sabit olmaması gerekçeleriyle beraatine yönelik hüküm kuran heyet, "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan sanıklar Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek’in 11 yıl üçer ay, Şükrü Tuğrul Özşengül’ün ise 12 yıl hapisle cezalandırmıştı. Yeniden itiraz üzerine Yargıtay, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkındaki hükmü, Türk Ceza Kanunu’nun 220/7’nci maddesinde belirtilen indirim uygulanmadığı gerekçesiyle bozmuştu, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek hakkındaki hükmü ise onamıştı. Sanıkların Adalet Bakanlığına yaptığı "kanun yararına bozma" başvurusu üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş, bazı tanıklar dinlenilmeden karar verildiği için sanıklar hakkındaki hüküm bozulmuştu. Dosya yeniden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, sanıklardan Şükrü Tuğrul Özşengül 2022 yılında kalp krizi geçirdiği cezaevinde hayatını kaybetmiş, Mehmet Altan hakkındaki beraat kararı ise onanmıştı. Sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hakkındaki karar Yargıtay tarafından yeniden bozulmuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:07 Dini duyguları istismar ederek 2 milyon liralık vurgun yapan 2 şahıs tutuklandı Antalya’da vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalandı. Şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar etmek suretiyle dolandırıcılık yapan şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin irtibata geçtikleri müştekilerin sosyoekonomik zayıflıklarını, ruh hâllerini ve içinde bulundukları sosyal sorunları istismar ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin, muska yapma, büyü bozma, kurban parası veya sadaka verme, şifa bulma gibi gerekçeler öne sürerek bazı müştekilerden elden, bazılarından ise banka hesaplarına para gönderilmesini sağlayarak dolandırıcılık yaptıkları belirlendi. Çalışmalar kapsamında "Dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri tespit edilen V.Ü. ve O.S. isimli 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. 13 ayrı olayda 2 milyon liralık vurgun Yapılan incelemede şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Adreslerde yapılan aramalarda 1 adet kuru sıkı tabanca ve tabancaya ait 54 adet fişek, müştekilerin bilgilerinin yazılı olduğu defter, cep telefonları, dizüstü bilgisayar ile çeşitli dijital materyaller ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden O.S. serbest bırakılırken, V.Ü. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Telefon hattı kopyalanıp arkadaşlarından para istendi: "Benim canım yandı, başkasının yanmasın"
08 Mart 2026 Pazar - 21:58 Telefon hattı kopyalanıp arkadaşlarından para istendi: "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde telefon hattının kopyalandığını iddia eden bir vatandaş dolandırıcılık olayının mağduru oldu. Kendi adına açılan WhatsApp hesabı üzerinden arkadaşlarından para istendiğini belirten Sezer Sarı, "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" diyerek vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Gazipaşa’da yaşayan Sezer Sarı, son dönemde yaygınlaşan yeni bir dolandırıcılık yönteminin mağduru oldu. Normal bir telefon görüşmesiyle başlayan sürecin kısa sürede dolandırıcılığa dönüştüğünü söyleyen Sarı, yaşadıklarını anlattı. İddiaya göre kendisini arayan kişiler, Tivibu kurulumu için talep oluşturulduğunu belirterek kendisinden bilgi almak istediklerini söyledi. Ancak Sarı, böyle bir talebi olmadığını belirterek durumu kabul etmedi. Görüşme sırasında Türk Telekom üzerinden telefonuna bir onay kodu geldiğini belirten Sezer Sarı, daha sonra hattının kopyalandığını öğrendiğini söyledi. Arkadaşlarından para talebinde bulunulmuş Hattın kopyalanmasının ardından dolandırıcıların kendi adına yeni bir WhatsApp hesabı oluşturduklarını söyleyen Sarı, bu süreçte telefonunun sürekli meşgul çaldığını ve arama kısıtlamasına alındığını fark ettiğini, bu nedenle gelen aramaları cevaplayamadığını belirtti. Sarı, dolandırıcıların WhatsApp üzerinden telefon rehberinde bulunan kişilere mesaj gönderdiği ve acil nakit ihtiyacı olduğu belirtilerek para talebinde bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Bazı arkadaşlarının bu mesajları gerçek zannederek farklı miktarlarda kendilerine gönderilen IBAN’a para gönderdiklerini belirten Sarı, yaşanan durumun kendisini oldukça zor durumda bıraktığını dile getirdi. "Benim canım yandı, başkasınınki yanmasın" Dolandırıcıların mesajlarda kendi adını kullanmadığını, ancak aynı soyadı taşıyan yeğeni ve amcasının isimlerini kullanarak güven sağlamaya çalıştıklarını da ifade eden Sarı, durumu fark eder etmez yetkililere giderek şikayetçi olduğunu belirtti. Benzer olayların başkalarının da başına gelmemesi için dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak vatandaşlara şu uyarıda bulanan Sarı, "Benim canım yandı, başkasının canı yanmasın. Tanımadığınız kişilerden gelen aramalara dikkat edin. Telefonunuza gelen doğrulama kodlarını kesinlikle kimseyle paylaşmayın. Böyle durumlarda hemen operatörünüzle ve emniyetle iletişime geçin" dedi. Yetkililer ise son dönemde telefon hattı kopyalama ve WhatsApp hesaplarının ele geçirilmesi yöntemiyle yapılan dolandırıcılık vakalarında artış yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.