ASAYİŞ
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:15 Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.
Bartın’da orman yangınları ile mücadele hazırlıkları tamamlanıyor
03 Nisan 2026 Cuma - 18:29 Bartın’da orman yangınları ile mücadele hazırlıkları tamamlanıyor Bartın’da yaz mevsimi öncesinde orman yangınlarına karşı yoğun tedbirler alınıyor. İl genelinde 25 köy muhtarı ve orman köylüsüne, geçen yıl önemi anlaşılan traktör arkasına bağlanan su tankeri dağıtıldı. Ayrıca hazırlanan zorlu final parkurunda, yangın savaşçıları en iyi olabilmek için kıyasıya yarıştı. Bartın Akçamesçit orman deposunda, Orman Genel Müdürlüğü ve Bartın İl Özel İdaresi tarafından temini yapılan 25 adet yangın söndürme tankerleri, köy muhtarlarına ve orman köylüsüne dağıtıldı. Araç teslimi ve sertifika dağıtım törenine, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, Bartın Orman İşletme Müdürü Temel Nadir, kurum ve daire müdürleri, askeri erkan, Bartın, Karabük ve Zonguldak’taki işletme müdürlükleri çalışanları, muhtarlar ve köylüler katıldı. Orman yangınlarına karşı uyarı Programda konuşan Bölge Müdürü Hasan Keskin, "Orman yangınları sadece ağaçları değil, toprağı, suyu, havayı ve en önemlisi geleceğimizi tehdit etmektedir. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız orman yangınlarda, yeşil vatanımız ağır sınavlardan geçti. Bizler Orman teşkilatı olarak Cumhuriyet tarihimizin en güçlü hava, kara filosuyla, son teknoloji ekipmanlarımızla ve köklü tecrübemizle yangınlara karşı her zaman hazırız. Bu mücadele sadece orman teşkilatının değil, 85 milyonun ortak mücadelesidir. Çünkü asıl başarı yangını söndürmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır. Bir ihmal, bir dikkatsizlik, binlerce ağacı, sayısız canlıyı ve yılların emeğini yok edebilmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımıza güçlü bir çağrıda bulunuyorum. Anız yakmayalım. Ormanlık alanda ateş yakmayalım. Sigara izmariti atmayalım. Artıklarımızı doğaya değil, çöp kutularına atalım. Tarım makineleri ile çalışırken su tankeri yada yangın söndürme tüpü bulunduralım. En küçük dumanı gördüğümüzde dahil, hiç tereddüt etmeden 112’yi arayalım. Unutmayalım, ormanlar sadece ağaç değil, geleceğimizdir, nefesimizdir" dedi. Dağıtılan tankerlerle orman yangının büyümesi önlenecek Programda dağıtılan 25 adet su tankeri ile kent genelindeki tanker sayısının 56’ya çıktığını belirten Bölge Müdürü Keskin, "Bu gün teslim ettiğimiz bu su tankerleri ile, orman köylerinde çıkabilecek yangınlarda, ekiplerimiz olay yerine ulaşana kadar ilk müdahalenin yapılması sağlanacaktır. Bu sayede yangının büyümesi önlenecek, can ve mal kaybı en aza indirilecektir. Bu ateş sadece ormanı değil, yüreklerimizi de yakıyor. Bugüne kadar yeşil vatan uğruna hayatını kaybeden 165 orman kahramanımızı da bu vesileyle rahmetle anıyoruz" şeklinde konuştu. Yangınla mücadelede su tankerlerinin önemi Orman yangınlarının önemine dikkat çeken Bartın Valisi Nurtaç Arslan ise, "Son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar ve kuraklık, orman yangınları riskini daha da büyütmektedir. Bu noktada en önemli unsur; yangına erken müdahaledir. İşte bugün dağıtımını gerçekleştirdiğimiz bu tankerler, yangınların büyümeden kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstlenecektir. Muhtarlarımız, köylerimizin en yakın idari temsilcileri olarak bu sürecin en önemli aktörleridir. Sizlerin hızlı, bilinçli ve koordineli müdahalesi; bir kıvılcımın felakete dönüşmesini engelleyebilir. Bugün gerçekleştirilecek uygulamalı eğitim de bu anlamda büyük önem taşımaktadır. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki; devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte vatandaşımızın canını, malını ve doğamızı korumak için her türlü tedbiri almaya devam etmektedir. Ancak en güçlü mücadele, kurumlarımızla milletimizin omuz omuza verdiği mücadeledir. Temennimiz odur ki; bu tankerleri hiçbir zaman kullanmak zorunda kalmayalım. Ancak ihtiyaç duyulduğunda da en hızlı ve etkili şekilde müdahale edebilecek güçte olalım" diye konuştu. Tankerlerin önemi anlaşıldı, sayısı 56’ya ulaştı Geçen yıl ki orman yangınlarında patlak tekerlekli su tankeri ile yangına giden köylülerin görüntüleri yansımış, köylülerin özverili mücadelesi ve tankerlerin önemi gündeme gelmişti. Görüntülerin ardından hızlı ve özverili müdahalenin öneminin ortaya çıkması ile hızla orman köylüleri ile muhtarlar traktör arkasına bağlanan tanker dağıtımına başlanmıştı. Bartın’da yürütülen çalışmalarla 31 adet bulunan su tankeri sayısı son dağıtılanlar birlikte 56’ya ulaştı. Yangın savaşçıları zorlu parkurda kıyasıya yarıştı Yapılan konuşmaların ardından sertifikaları verilen muhtar ve köylülere, Bartın Orman İşletme Müdürü Temel Nadir tarafından tankerlerin kullanımı, teknik özellikleri gibi konularda kısa bir bilgi verildi. Yapılan bilgilendirmenin ardından yangınla mücadele ekipleri tarafından alanda kontrollü bir şekilde yakılan ateşe, traktör arkasına bağlanan tankerdeki suyla müdahale edilmesi uygulamalı olarak gösterildi. Kısa süren tatbikatın ardından tören alanındakiler, en iyi yangın savaşçılarının yarışacağı engelli parkurun kurulduğu alana geçildi. Davetliler, Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek Türkiye Ormancılık Yarışmaları’na katılacak olan ekibin belirlenebilmesi amacıyla, Zonguldak, Karabük ve Bartın illerindeki 7 işletmenin katıldığı ön seçimlerin final etabını izledi. Yangın savaşçılarının fiziksel dayanıklılık ve mesleki becerilerini ölçmek amacıyla yapılan bölge yarışmalarının Karabük ve Zonguldak’tan sonra Bartın’da yapılan mesafe ve engel parkurları da tamamlandı. Zorlu ve çekişmeli geçen final etabında, kadın ve erkek yangın savaşçıları ile şeflerinin, çamurlu ve zorlu arazide yüksek atlama, ağırlık taşıma ve kısa mesafedeki koşu yetenekleri ile hareket kabiliyetleri ve refleksleri ölçüldü. Puan ve cezaların hakemler tarafından not edildiği parkurda, kimisi gösterdiği başarılı performansla alkış alırken kimisi ise parkuru tamamlayamadı. Zonguldak, Bartın ve Karabük’te toplam 6 kategoride gerçekleşen yarışmalarda, en yüksek toplam puanı alan işletme takımı, Türkiye genelinde gerçekleşecek yarışmalarda bölgeyi temsil edecek.