ASAYİŞ
05 Mayıs 2026 Salı - 13:17 Kocaeli’de bir ayda 77 bin sürücüye trafik cezası kesildi Kocaeli’de nisan ayında terör ve kaçakçılık operasyonlarında 10 kişi tutuklanırken 199 silah ele geçirildi, trafik denetimlerinde ise 457 bin araç kontrol edilerek 77 bin sürücüye idari ceza uygulandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Kurulu değerlendirme toplantısında nisan ayında kent genelinde yürütülen güvenlik çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Terörle mücadeleden uyuşturucu operasyonlarına, ruhsatsız silah ve kaçakçılıktan trafik denetimleri ile düzensiz göçle mücadeleye kadar birçok başlıkta çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Vali Aktaş, emniyet ve jandarma ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda 8’i DEAŞ terör örgütü mensubu olmak üzere 10 terör örgütü mensubunun tutuklandığını, uyuşturucuyla mücadele kapsamında ise 64 kişinin cezaevine teslim edildiğini açıkladı. 10 terör örgütü mensubunun tutuklandı Nisan ayında terörle mücadele, asayiş suçları ve ruhsatsız silahlarla ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin verileri paylaşan Aktaş, "Emniyet ve jandarmamızın, terörle mücadele kapsamında yaptığı operasyonlarda; 8’i DEAŞ terör örgütü mensubu olmak üzere, 10 terör örgütü mensubunun tutuklanması sağlanmıştır. Asayiş suçlarıyla mücadele kapsamında jandarma ve il emniyet müdürlüğümüzün çalışmalarında hem kişilere karşı işlenen suçlarda hem de mal varlığına karşı işlenen suçlarda geçen aylarla sayılar aynı gitmekle birlikte, o aydınlatma oranları da yüzde 100’lere yakın bir seviyede devam etmektedir. Geçtiğimiz dönem içerisinde ruhsatsız silah ve silah kaçakçılığı ile ilgili yapılan işlemlerde 199 silah ele geçirilmiş, 176 kişi hakkında işlem yapılmıştır" dedi. "Gençlerimizin zehirlemesine fırsatları ortadan kaldırılmıştır" Kaçakçılık ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında yapılan operasyonlara değinen Vali İlhami Aktaş, "Kaçakçılıkla mücadele kapsamında arkadaşlarımızın yaptığı operasyon ve işlemlerle 6 kişinin tutuklanması sağlanmış; bu operasyonlarda çeşitli miktarlarda makaron, tütün, elektronik sigara ele geçirilmiştir. Uyuşturucuyla mücadele noktasında gençlerimizin korunması, insanlarımızın bu uyuşturucuya bulaşmaması noktasında hem arz noktasında hem talep noktasında kamu kurum kuruluşlarımızın çalışmaları devam etmekte. Uyuşturucuyla mücadele ederken gerek bu kullanıcı ve diğer suçları, gerek imal ve ticaretini yapanlarla ilgili operasyonlar da hız kesmeden devam etmektedir. Geçtiğimiz ay içerisinde yine emniyet ve jandarmamızın yaptığı operasyonlarla 64 kişinin tutuklanarak cezaevlerine teslimi sağlanmış, bu kişilerin gençlerimizin zehirlemesine fırsatları ortadan kaldırılmıştır. Bu operasyonlarda da yine değişik miktarlarda narkotik madde ele geçirilmiştir" ifadelerini kullandı. 457 bin araç denetlendi, 77 bin sürücüye idari para cezası uygulandı Trafik denetimlerinin kent genelinde ve Kocaeli’den geçen ana arterlerde sürdüğünü aktaran Aktaş, "Geçtiğimiz dönem içerisinde 457 bin araç denetlenmiş, bunlardan 77 binine idari para cezası uygulanmıştır. Bu araç sayısı Kuzey Marmara, TEM, devlet yollarında geçen tüm araçları kapsamaktadır" dedi. 328 göçmen sınır dışı dışı edildi Düzensiz göçle mücadelede kolluk kuvvetleri, İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve mobil göç noktalarında yürütülen denetimlere dikkat çeken Aktaş, "Jandarma ve emniyetimizin yaptığı denetimlerin haricinde 7 mobil göç noktamızda aynı denetimler sürmektedir. Bu dönem içerisinde 10 bin 500 kişiye denetim yapılmış, 287 kişi düzensiz göçmen olarak tespit edilmiştir. Bunları organize ettiği değerlendirilen kişilere yönelik yapılan operasyon ve işlemlerde de 6 organizatörün tutuklanması sağlanmıştır. Yine ilimizde Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan ve bu süreç içerisinde zaman zaman oraya teslim edilen düzensiz göçmenlerden 328 düzensiz göçmen de kolluk kuvvetlerimiz ve İl Göç Müdürlüğümüzün koordinesinde sınır dışı edilmiştir" diye konuştu. 478 aranan şahıs tutuklandı Aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların nisan ayında da yoğun şekilde sürdüğünü belirten Aktaş, kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişilerin infaz kurumlarına teslim edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Kesinleşmiş hapis cezası olan 478 kişi yakalanarak cezalarını çekmek üzere infaz kurumlarına teslim edilmiştir. Yine bu dönem içerisinde haklarında ifade almak, adli işlem yürütmek için araması bulunan bin 310 kişinin de adli birimlere teslim edilmesi sağlanmıştır."
05 Mayıs 2026 Salı - 13:15 Gaziantep’te 8 yıl önce aracın içinde öldürülen 2 gencin davası sil baştan Gaziantep’te 8 yıl önce aracının içinde öldürülen 30 yaşındaki Esat Sönmez ile 19 yaşındaki Özkan Türker davası bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlandı. Gaziantep’te 2018 yılında Şehitkamil ilçesinde park halindeki aracının içinde öldürülen 30 yaşındaki Esat Sönmez ile 19 yaşındaki Özkan Türker davası Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı. Duruşmada maktul aile, maktul avukatları, tutuklu sanıklar Mehmet B., Mehmet Ali S., tutuksuz sanık Yılmaz Ç. ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan maktul aileler, suçluların cezalandırılmasını istedi. "Ben olayı annemden öğrendim" Duruşmada savunma yapana sanık Mehmet B., "Olayla bir alakam yoktur. Maktul benim kuzenim olur. Olay günü nerede olduğuma dair tanığımda vardır. HTS kayıtlarına bakılabilir. Ben olayı annemden öğrendim. Tahliyemi veya beraatimi talep ediyorum" dedi. Diğer tutuklu sanık Mehmet Ali S. ise savunma yapmak için süre istedi. Tutuksuz sanık Yılmaz Ç., suçlamaları kabul etmeyerek beraatini talep etti. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, dosyadaki kamera görüntülerinin iyileştirilmesi için yetkili yerlere gönderilmesini isteyen heyet, tutuklu yargılama dikkate alınarak bazı sanık ve tanıklar hakkında zorla getirme emri verdi. Heyet, sanıklar Mehmet B. ve Mehmet Ali S.’in tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devam etmesini hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde park halindeki otomobile kimliği belirsiz kişiler tarafından yapılan silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti. Olay, Şehitkamil ilçesi Boyno Mahallesi 75 nolu sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, park halindeki bir otomobil, kimliği belirsiz kişilerce kurşun yağmuruna tutuldu. Otomobilin içerisinde oturan 30 yaşındaki Esat Sönmez ile 19 yaşındaki Özkan Türker olay yerinde hayatını kaybetti. Otomobili kurşunlayan şahısların kaçtığı bilgisi alınırken, olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polisin olay yeri çalışmasının ardından cenazeler otopsi işlemleri için Gaziantep Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından cenazeler ailelerine teslim edildi. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaptı operasyon başlatmıştı.
Kaçak oto parçasıyla 2 milyonluk haksız kazanç hedefleniyordu, polis "dur" dedi
03 Nisan 2026 Cuma - 12:48 Kaçak oto parçasıyla 2 milyonluk haksız kazanç hedefleniyordu, polis "dur" dedi Sakarya’nın Erenler ilçesinde gümrük kaçağı, hacizli ve "chance" olarak tabir edilen araçlara ait parçaların ticaretini yapan işyerine polis ekiplerince operasyon düzenlendi. Operasyonda işyeri sahibi gözaltına alınırken, operasyon sayesinde 2 milyon liralık kamu zararının önlendiği belirtildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, usulsüz araç parçası ticaretinin önlenmesine yönelik ortak bir çalışma başlattı. Ekipler, Erenler ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerinde hacizli araçların parçalanarak "change" işlemlerinde kullanıldığını ve gümrük kaçağı oto parçası satıldığını tespit etti. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda yapılan detaylı aramalarda; 61 otomobil kapısı, 16 krank mili, gümrük kaçağı olduğu değerlendirilen 13 diferansiyel, 9 şanzıman ve 6 otomobil beyni olmak üzere toplam 105 otomobil parçası ele geçirildi. Operasyon kapsamında iş yeri sahibi V.I. (61) gözaltına alındı. Ele geçirilen parçaların piyasa değeri ve yapılan usulsüz işlemler göz önüne alındığında, operasyon sayesinde yaklaşık 2 milyon liralık kamu zararının önüne geçildiği bildirildi. Şüpheli V.I. hakkında başlatılan adli işlemler devam ediyor.
Cinayet davasında otopsi raporu detayı
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32 Cinayet davasında otopsi raporu detayı Antalya’da 45 yaşındaki Nida Nazlıer’in evinde öldürülmesine ilişkin davada, hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Aref Elhussein, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada gündeme gelen otopsi raporunda şüphelinin ifadesinin aksine cinsel birleşmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtilirken, sanık savunmasında, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı" dedi. Olay, 31 Temmuz günü saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Zerdalilik Mahallesi Cebesoy Caddesi üzerindeki 5 katlı binanın 1’inci katında meydana geldi. İşten çıkan Halil İ. (23), birlikte yaşadığı arkadaşı Nida Nazlıer’in evine geldi. Eve giren Halil İ., Nazlıer’i banyoda kanlar içerisinde buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ve polis ekipleri, Nazlıer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Nazlıer’i bulan Halil İ. ile maktulle en son telefonda görüştüğü ve anahtar almak için eve geldiği belirlenen H.H. (39) gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise olayın ardından 80’in üzerinde güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etti. Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde oturduğu belirlenen Suriye uyruklu Aref Elhussein (28), düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelinin kimliği parmak izi çalışmasıyla netlik kazandı. Elhussein ile birlikte Halil İ. ve H.H., ifadelerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Hastanedeki işlemler sırasında Elhussein’den kan örneği alındığı, sağ elinin bandajlı olduğu görüldü. İfadesinde suçunu kabul eden Elhussein, Nazlıer ile ilişki konusunda anlaştıklarını, aralarında çıkan tartışma sırasında aynanın kırıldığını, cam parçalarıyla kendisine saldırıldığını ve Nazlıer’i kanlar içinde görünce kaçtığını öne sürdü. Adliyeye sevk edilen Elhussein, "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, Halil İ. ile H.H. serbest bırakıldı. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Aref Elhussein hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede savunmasına da yer verilen sanık, maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Bu iddia üzerine Antalya 2’nci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla sanık hakkında iç beden muayenesi yapıldı. Yapılan muayenede, sanığın cinsel saldırı iddiasını doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu yöndeki beyanlarının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi. Duruşmada otopsi raporu gündeme geldi İddianamenin Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesiyle açılan davanın ikinci duruşmasına taraf yakınları ve taraf avukatı katıldı. Duruşmada söz alan maktulün avukatı, HTS kayıtlarında maktulle sanık arasında herhangi bir iletişim bulunmadığını belirterek, sanığın öne sürdüğü şekilde cinsel bir ilişkinin yaşanmadığını savundu. Maktul Nazlıer ailesinin avukatı Erdem Elmas otopsi raporuna dikkat çekerek, "Maktulün otopsi raporunda cinsel birleşmeye dair bir bulgu yer almıyor. Bu nedenle bu olay yağma amacıyla adam öldürmedir" ifadelerini kullandı. "Sadece pişmanım" Savunma yapan tutuklu sanık Aref Elhussein ise, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı, ücreti ödemek istedim ama kabul etmedi, kendimi kurtarmak için böyle yaptım, diyeceğim bir şey yok, sadece pişmanım" dedi. "Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım" Sanık Aref Elhussein, ilk duruşmada ise maktulle ilişkiye girdiklerini, ardından tartışma çıktığını öne sürerek, "Bana engel olmaya çalıştı. Masanın üzerindeki bardağı alıp başına vurdum. Aramızda arbede yaşandı. Sinirden kendimi kaybettim, saçından tutup aynalı dolaba vurdum. Ayna kırıldı. Cam parçasını sol ayağıma sapladı. O beni öldürmek istedi. Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım. Üzerimde kan olduğu için evden kıyafet bulup giydim. Yüzüm tırnak izleriyle çizilmişti, içeriden bir gömlek alıp yüzüme sardım. Taksi çağırıp iş yerine geldim. Kanlı elbiselerimi poşete koydum" diye konuşmuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yaya geçidinde minibüs çarpan Ayteş’in ailesi adalet istiyor
03 Nisan 2026 Cuma - 12:15 Yaya geçidinde minibüs çarpan Ayteş’in ailesi adalet istiyor Niğde’nin Bor ilçesinde 23 Mart 2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 46 yaşındaki Süleyman Ayteş’in yaşam mücadelesi sürerken, ailesi kazaya karışan servis sürücüsünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Yoğun bakımda tedavi altında bulunan Ayteş’in hayati tehlikesi devam ederken, yakınları ’adalet’ çağrısında bulundu. Kaza, geçtiğimiz hafta Bor ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen Süleyman Ayteş’e, yaya geçidinde seyir halinde olan bir okul servisi çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Ayteş, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde servis sürücüsünün kusurlu olduğunun açıkça görüldüğü öne sürülürken, sürücünün serbest bırakılması Ayteş ailesinin tepkisine neden oldu. Aile üyeleri; aradan geçen zamana rağmen herhangi bir tutuklama kararı verilmemesine tepki göstererek sürücünün cezalandırılmasını istedi. Ayteş’in oğlu Arda Ayteş, babasının yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, "Babam karşıdan karşıya geçerken okul servisi çarptı. Kamera kayıtlarında sürücünün kusurlu olduğu görülüyor. Ama o kişi dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Ben 10 gündür hastanedeyim. Babam ölümle cebelleşiyor. Tek istediğimiz adaletin yerini bulması" dedi. Ailenin yaşadığı acıyı dile getiren Arda Ayteş, "Biz burada her gün umutla bekliyoruz. Babamın hayati riski devam ediyor. Ama onu bu hale getiren kişi kahvede oturup okey oynuyor. Bu bizim vicdanımızı yaralıyor. O kişi tutuklanmadığı sürece içimiz rahat etmeyecek" ifadelerini kullandı. "Umudumuzu kaybetmedik" Eşi Emel Ayteş ise yaşadıkları sürecin çok ağır olduğunu belirterek, "10 gündür hastanedeyiz. Doktorlar ‘hazırlıklı olun’ diyor ama biz umudumuzu kaybetmedik. Eşimin yaşam mücadelesini izlerken, kazaya sebep olan kişinin dışarıda olması kabul edilemez. Adalet istiyorum, sürücünün bir an önce tutuklanmasını istiyorum" diye konuştu. Kardeşi Hayri Ayteş de, "Biz burada acı içindeyken o kişinin dışarıda gezmesi bizi derinden yaralıyor. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Kamera kayıtlarında kardeşimin ne kadar dikkatli olduğu görülüyor. Tüm araçlar geçtikten sonra, yayaya yeşil yandıktan sonra geçiyor. Buna rağmen yüksek hızla kırmızı ışık ihlali yapan bir araç çarpıyor. Kardeşimin en ufak bir kusuru yok. Biz sadece adalet istiyoruz" şeklinde konuştu. Ayteş ailesi; yetkililere çağrıda bulunarak benzer acıların yaşanmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve sürücünün tutuklanmasını talep etti.
Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik: "Suç türleri dijitalleşmeyle karmaşıklaşıyor"
03 Nisan 2026 Cuma - 12:14 Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik: "Suç türleri dijitalleşmeyle karmaşıklaşıyor" Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç türlerinin de değiştiğini vurgulayarak "Günümüzde teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi ve dijitalleşme, hayatımızı pek çok alanda kolaylaştırırken suç türlerinin de boyut değiştirmesine ve karmaşıklaşmasına neden olmaktadır" dedi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Trabzon’da ’Karadeniz Bölgesi Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcıları Toplantısı’ gerçekleştirildi. Karadeniz Bölgesi il merkezleri ile mülhakat Cumhuriyet Başsavcılıklarında görev yapan ve Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından görevlendirilen 72 Cumhuriyet savcısı ile bakanlık birim yetkilileri ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) temsilcilerinin katıldığı toplantıda, bilişim suçlarıyla mücadeleye yönelik iş birliği ve çözüm önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmalarını TÖDEB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Güngör, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Şenol Taş ve Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik yaptı. "Kalıcı iletişim kanalları kritik ihtiyaç" TÖDEB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Güngör, ödeme ve elektronik para sektörünün her geçen gün büyüdüğünü belirterek "Artan işlem hacimleri ve genişleyen kullanıcı tabanı, sektörümüzü hukuki açıdan daha görünür hale getiriyor. Bu durum kamu otoriteleriyle daha yakın ve sistematik bir iletişimi zorunlu kılıyor. Bu nedenle sektörümüz ile adli makamlar arasında doğru, şeffaf ve zamanında bilgi paylaşımını sağlayacak kalıcı iletişim kanallarının kurulması kritik bir ihtiyaçtır" diye konuştu. Güngör, 11. Yargı Paketi ile bu alanda önemli bir adım atıldığını ifade ederek, dolandırıcılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadelede hızlı ve kesintisiz iletişimin önemine dikkat çekti. UYAP ile entegre edilmesi planlanan dijital iletişim altyapısı için TÖDEB olarak ilgili kurumlarla çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç türlerinin de değiştiğini vurgulayarak "Günümüzde teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi ve dijitalleşme, hayatımızı pek çok alanda kolaylaştırırken suç türlerinin de boyut değiştirmesine ve karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Özellikle bilişim sistemleri, elektronik para ve mobil ödeme araçları kullanılarak işlenen suçlar; sınırları aşan yapısı, anonimleşme imkânları ve sürekli kabuk değiştiren yöntemleriyle, biz yargı mensuplarının sürekli olarak güncel kalmasını, yeni soruşturma pratikleri geliştirmesini ve sektörel dinamikleri çok daha yakından takip etmesini zorunlu kılmaktadır. Bu toplantı vesilesiyle Karadeniz Bölgesi illerimizde ve ilçelerimizde görev yapan siz kıymetli Cumhuriyet savcılarımızla ve sektörün uzman isimleriyle bir araya gelerek; POS, elektronik para ve mobil ödeme sektörlerinde adli süreçlerde karşılaştığımız somut örnekleri istişare etmek, dolandırıcılık, kumar ve yasa dışı bahis gibi kritik suç tiplerine karşı vaka paylaşımlarıyla ortak çözüm önerileri geliştirmek ve uygulamada yaşanan tereddütleri gidererek soruşturmaların çok daha etkin, hızlı ve yeknesak bir şekilde yürütülmesini sağlamak hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. Toplantının temel hedefinin sahadaki sorunları değerlendirmek ve çözüm yolları geliştirmek olduğunu ifade eden Çelik, dolandırıcılık, kumar ve yasa dışı bahis gibi suçlara karşı daha etkin mücadele için kurumlar arası dijital entegrasyonun önemine işaret etti. "Bilişim suçları bürolarıyla uzmanlaşma arttı" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Şenol Taş da bilişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte suçların önemli bir kısmının internet ortamına taşındığını belirtti. Taş, bu kapsamda 2022 yılında ağır ceza Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde bilişim suçları soruşturma bürolarının kurulduğunu hatırlatarak "İlk kurulduğunda 395 olan görevli sayısı, 26 Eylül 2025 itibarıyla 807’ye ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Toplantılar sonucunda önemli kazanımlar elde edildiğini dile getiren Taş, adli süreçlerin hızlandırılması amacıyla ödeme ve elektronik para kuruluşları için standart müzekkere cevap şablonunun oluşturulduğunu ve uygulamaya alındığını kaydetti. Toplantıda, bilişim ve finansal suçlarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve dijital altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.
Kardeşini pusu kurarak öldürdü, babasının katili çıktı: "Hedefinde annesi de vardı" iddiası
03 Nisan 2026 Cuma - 12:10 Kardeşini pusu kurarak öldürdü, babasının katili çıktı: "Hedefinde annesi de vardı" iddiası Kocaeli’nin Darıca ilçesinde işe gitmek üzere tırına binen kardeşini, kurduğu pusuyla öldüren 47 yaşındaki zanlının, 31 yıl önce de babasını sırtından bıçaklayarak öldürdüğü ortaya çıktı. Cinayetin ardından hastanedeki annesini de öldürmeyi planladığı iddia edilen zanlı, polis ekiplerinin takibi sonucu yakalandı. Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi’nde 1 Nisan Çarşamba günü saat 08.00 sıralarında meydana gelen olayda, işe gitmek üzere tırının yanına gelen evli ve iki çocuk babası Çetin Kaya (35), aracını çalıştırdığı esnada silahlı saldırıya uğradı. Başında kask bulunan ve tırın altına saklanarak pusu kurduğu belirlenen şüpheli, saklandığı yerden çıkarak Kaya’ya tabancayla ateş etti. Ağır yaralanan Çetin Kaya, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti işleyen kişinin Çetin Kaya’nın 47 yaşındaki ağabeyi S. Kaya olduğunu tespit etti. Ekiplerin takibi sonucu, cinayetin ardından hastanede tedavi gören annesini de öldürmek amacıyla hastaneye gittiği iddia edilen zanlı, hastanede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan S. Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Babasını öldürdüğü ortaya çıktı İlk etapta miras ve para meselesi olduğu düşünülen cinayetin altından ise yıllara dayanan başka bir aile trajedisi çıktı. İddiaya göre S. Kaya, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında Gebze ilçesi Akse Sapağı’nda 42 yaşındaki babası Cemal Kaya’yı da bıçaklayarak öldürdü. O dönem, babasının kendisinin hırsızlık yapan arkadaşlarıyla görüşmesini istemediği ve bu sebeple kendisine tokat attığı, buna öfkelenen S. Kaya’nın gece eve gitmediği öğrenildi. S. Kaya’yı bulmak için evden çıkan baba Cemal Kaya’nın sapakta oğluyla karşılaştığı, "Eve gel" demesine rağmen ret cevabı aldığı ve arkasını dönüp giderken oğlu tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Bu cinayetin ardından S. Kaya’nın cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından Kaya ailesinin diğer üyelerinin S. Kaya ile tüm iletişimini kestiği, zanlının ise bu dışlanmayı hazmedemediği ve aile üyeleriyle zaman zaman sürtüşmeler yaşadığı öne sürüldü. Zanlının, olaydan önceki yaklaşık bir hafta boyunca kardeşi Çetin Kaya’nın evinin önünden geçtiği, aile üyelerini zaman zaman tehdit ederek kışkırtmaya çalıştığı; ayrıca tüm bu husumetin ve aileden dışlanmasının sorumlusu olarak annesini gördüğü, bu nedenle kardeşinin ardından annesini de öldürmeyi planladığı ileri sürüldü. Öte yandan, zanlı S. Kaya’nın kendi ailesinden bazı kişilerin, sosyal medya üzerinden maktulün ailesindeki bazı kişilere yönelik kışkırtıcı yorumlar yaptığı da iddialar arasında yer aldı.