ASAYİŞ
12 Nisan 2026 Pazar - 11:18 Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.
Şehit Binbaşı Sinan Taştekin’in naaşı Isparta’ya getirildi
24 Mart 2026 Salı - 13:23 Şehit Binbaşı Sinan Taştekin’in naaşı Isparta’ya getirildi Katar’da eğitim faaliyeti sırasında teknik arıza nedeniyle denize düşen helikopterde şehit olan 3 Türk personelden Binbaşı Sinan Taştekin’in naaşı memleketi Isparta’ya getirildi. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nda karşılanan şehidin ailesi gözyaşlarına hâkim olamazken, "Yürüyebilecek misiniz?" sorusuna, "Yürürüm, yakışıklı oğlum benim. Ben oğlum için her şeyi yaparım" cevabını verdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Katar’da eğitim faaliyeti sırasında teknik arıza nedeniyle denize düşen helikopterde 3 Türk personelin şehit olduğunu bildirdi. MSB’den yapılan yazılı açıklamada, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri kapsamında görev yapan bir helikopterin kaza yaptığını duyurdu. Açıklamada, helikopter kazasında 7 personelin şehit olduğu belirtilerek şu ifadeler kaydedildi: "Türk milleti ile kardeş Katar halkına başsağlığı dileriz" "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir helikopter, 21 Mart akşamı ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza-kırıma uğrayarak denize düşmüştür. Derhal başlatılan arama-kurtarma faaliyeti ile helikopterin enkazına ve şehitlerimizin naaşına ulaşılmıştır. Kazada helikopterde bulunan dört Katar Silahlı Kuvvetler personeli, bir Türk Silahlı Kuvvetleri personelimiz ile ASELSAN personeli iki teknisyenimiz şehit olmuştur. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda belirlenecektir. Bu elim kazada hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Katar Silahlı Kuvvetlerine, ASELSAN’a, Türk milleti ile kardeş Katar halkına başsağlığı dileriz." Isparta’daki baba ocağına acı haber verildi Milli Savunma Bakanlığı ayrıca, şehit olan 3 personelin, Hv. Svn. Binbaşı Sinan Taştekin, Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can olduğunu duyurdu. Şehitler arasında yer alan Hv. Svn. Binbaşı Sinan Taştekin’in Isparta Gülcü Mahallesi’ndeki baba ocağına haber verilmesinin ardından eve Türk bayrağı asıldı. Şehidin naaşı baba ocağı Isparta’da törenle karşılandı Bugün öğle saatlerinde Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nda dualarla karşılanan şehidin anne, babası ve eşi gözyaşlarına hâkim olamazken, naaşı Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Taştekin’in cenazesinin, bugün ikindi namazına müteakip 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda (Isparta Valiliği önü) kılınacak cenaze namazının ardından Isparta Şehitliği’nde defnedileceği öğrenildi. "Yürürüm, ben oğlum için her şeyi yaparım" sözleri yükleri dağladı Cenaze töreninde gözyaşlarına boğulan anne Sezen Taştekin’e yöneltilen "Yürüyebilecek misiniz?" sorusuna, "Yürürüm, yakışıklı oğlum benim. Ben oğlum için her şeyi yaparım" cevabını verdi. Şehit Taştekin’i karşılamak üzere Isparta Vali Vekili Hamdullah Suphi Özgödek, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Merdin Kışkan, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, şehidin ailesi ve yakınları ile askeri erkân ve protokol üyeleri hazır bulundu.
Kayıp dağcının hastanedeki ilk görüntüleri ortaya çıktı
24 Mart 2026 Salı - 13:13 Kayıp dağcının hastanedeki ilk görüntüleri ortaya çıktı Manisa’dan tırmanış için gittiği dağda kaybolduktan günler sonra sığındığı bir bağ evinde sağ olarak bulunan amatör dağcı Umut Tanrıkulu’nun Kiraz Devlet Hastanesindeki ilk görüntüleri ortaya çıktı. Hastanede tedavi altına alınan dağcının genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Salihli ilçesi Burhan Mahallesi’nden cumartesi günü zirve tırmanışı için Bozdağ’a hareket eden ve olumsuz hava şartları nedeniyle yönünü kaybederek kaybolan Tanrıkulu, Çatak Mahallesi’ndeki bir bağ evine sığındı. İki gün boyunca evde kalarak soba yakan amatör dağcıyı, bacadan çıkan dumanı gören Çatak Mahallesi Muhtarı Eyüp Çoban fark etti. Bölgeye giden muhtar tarafından bulunan Tanrıkulu, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince ambulansa alınarak detaylı kontroller için Kiraz Devlet Hastanesine sevk edildi. Karda kuyu kazmış Hastanedeki ilk görüntülerinde bitkin ancak bilincinin açık olduğu gözlenen Tanrıkulu’nun zorlu doğa şartlarıyla mücadelesine dair detaylar da netleşti. Ekiplerin önceki arama faaliyetlerinde Tanrıkulu’nun soğuktan korunmak için derin bir kar çukuru kazdığı ve geceyi burada geçirdiği belirlendi. Arama çalışmaları sırasında bu kar kuyusunun yanında dağcıya ait sırt çantası ve kişisel eşyalar bulundu. Geniş çaplı arama yapıldı Amatör dağcıyı bulmak için Manisa, İzmir, Uşak ve Balıkesir AFAD ekipleri ile jandarma, UMKE ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan 120 personel sahada görev aldı. Çalışmalarda 29 araç ve 5 dron kullanıldı. Yoğun sis ve zorlu arazi şartlarına rağmen ekipler riskli bölgelerde aralıksız tarama faaliyeti yürüttü. Ayrıca Tanrıkulu’nun kaybolmadan önce tırmanış esnasında sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı ortaya çıktı.