ASAYİŞ
Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye
12 Mart 2026 Perşembe - 14:59 Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz ay tutuklanan Giresun’un Görele ilçesinin CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede, ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Dede hakkında isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Dava, Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu bulunduğu Samsun Kavak S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Dede’nin savunması alındı. Duruşmada mağdur olduğu belirtilen T.T. ile annesi N.T.’nin ifadeleri dinlenirken, sanık avukatlarının yanı sıra T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da mağdur kız çocuğu T.T.’nin avukatı olarak davaya müdahil olarak katıldı. İfadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti ara karar için kısa süreli ara verdi. Verilen ara karar kapsamında Hasbi Dede’nin tutuksuz yargılanmasına hükmedildi. Dede hakkında haftada iki gün karakola imza verme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 24 Nisan tarihine erteledi. İddianamede yer alan bilgilere göre, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiası üzerine yürütülen soruşturma tamamlandı. Olayla ilgili olarak 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ile annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak şikâyette bulundu. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Hasbi Dede tutuklanmıştı.
Bayram arifesinde evlerine yıkım ekibi gelince belediye başkanına beddua yağdırdı: "Sana verdiğimiz oylar haram olsun"
12 Mart 2026 Perşembe - 14:52 Bayram arifesinde evlerine yıkım ekibi gelince belediye başkanına beddua yağdırdı: "Sana verdiğimiz oylar haram olsun" Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çepni köyünde bahçe sahiplerinin kendi imkanlarıyla yaptığı yaklaşık 30 metrekarelik yazlık evlerin bayram arifesinde yıkılması tepkilere neden oldu. Yıkım sırasında ev sahipleri gözyaşlarına boğulurken, yer sahibi Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a "Sana verdiğim oylar haram olsun" diyerek beddua yağdırdı. Edinilen bilgiye göre, Mudanya Belediyesi ekipleri kaçak olduğu iddia edilen bahçe evlerinin yıkımı için sabah saatlerinde Çepni Mahallesi’ne geldi. Muhtemel gerginliklere karşı bölgede çok sayıda jandarma ekibi güvenlik önlemi aldı. Ekiplerin çalışmaları sırasında yaklaşık 30 metrekare büyüklüğündeki yazlık yapılar yıkılmaya başladı. Yıkım kararının Ramazan Bayramı arifesinde uygulanmasına tepki gösteren mahalle sakinleri, belediyenin önceliklerini eleştirdi. Vatandaşlar, Mudanya’da çözülmesi gereken birçok sorun bulunduğunu belirterek, "Mudanya’da trafik sorunu var, kaçak villalar var, altyapı sorunları var. Ama belediye bunları bırakıp köylünün bahçesindeki küçük evleri yıkmaya geliyor" diyerek duruma tepki gösterdi. Yıkım sırasında bazı vatandaşlar gözyaşlarını tutamazken, bazıları ise belediye yönetimine beddua etti. Evleri yıkılan vatandaşlar, yılların emeğinin bir anda yok edildiğini söyleyerek karara isyan etti. Evi yıkılan bir vatandaş, "Buraya elektrik verilirken, su bağlanırken, yol yapılırken kimse bir şey demedi. Şimdi bayram arifesinde gelip evlerimizi yıkıyorlar. Biz bu evleri lüks için değil, emeğimizle dinlenmek için yaptık. Sana verdiğim oylar haram zıkkım olsun, seni Allah’a havale ediyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Köylüler, yıkımın bayram arifesinde yapılmasını "insafsızlık" olarak nitelendirirken, belediyenin köylünün emeğine saygı göstermesi gerektiğini ifade etti. Yıkım çalışmaları jandarma ekiplerinin yoğun güvenlik önlemleri altında tamamlandı.
Polatlı’da gürültü terörüne geçit yok: Emniyetten geniş çaplı denetim
12 Mart 2026 Perşembe - 14:50 Polatlı’da gürültü terörüne geçit yok: Emniyetten geniş çaplı denetim Polatlı’da kamu huzurunu bozan ve sürüş güvenliğini tehlikeye atan araçlara yönelik kapsamlı bir denetim gerçekleştirildi. Ankara’nın Polatlı ilçesinde kamu huzurunu bozan ve sürüş güvenliğini tehlikeyi atan araçlara yönelik Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik büro ve asayiş ekiplerince sonradan otomobillere takılan yüksek sesli müzik sistemleri, amfi ve subwoofer gibi ekipmanlara karşı geniş çaplı uygulama yapıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen uygulamada çok sayıda araç kontrol edilirken sürücülere özellikle APP plaka konusunda da bilgilendirme yapıldı. Trafik büro amirinin de başında bulunduğu denetimlerde kurallara uymayan çok sayıda sürücüye cezai işlem uygulandı. Araçlarında yüksek sesli müzik sistemi bulunan sürücülere 21 bin lira para cezası kesilirken araçları ise 30 gün süreyle trafikten menedildi. Yetkililer, araçta amfi veya subwoofer sisteminin bulunmasının, kullanılmasa bile cezai işlem uygulanması için yeterli olduğunu vurguladı. Öte yandan, denetimlerde abartı egzoz kullanan, motosikletle kasksız trafiğe çıkan ve trafik kurallarını ihlal eden çok sayıda sürücüye de ceza kesildi. Polatlı’da son dönemde özellikle gece saatlerinde mahallelerde yüksek sesli müzikle vatandaşları rahatsız eden araçlara yönelik yapılan bu uygulama, ilçe halkı tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, kamu huzuru ve trafik güvenliği için görev yapan emniyet ekiplerine teşekkür ederek denetimlerin devam etmesini istedi. Polatlı Emniyeti’nin kararlı çalışmaları sayesinde hem trafik güvenliğinin artırılması hem de şehirdeki gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
İstanbul’da çok sayıda iş yerini kurşunlayan 4 çete mensubu yakalandı
12 Mart 2026 Perşembe - 14:50 İstanbul’da çok sayıda iş yerini kurşunlayan 4 çete mensubu yakalandı İstanbul’da sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve ’haraç’ motivasyonuyla birden fazla iş yerine silahlı saldırı gerçekleştirmekle suçlanan 4 kişi, düzenlenen operasyonda yakalandı. Zanlıların, kırmızı bültenle aranan kişilerce yönlendirildiği, iş yerlerine silahlı saldırı ve yağma amaçlı tehdit olaylarına karıştıkları belirlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan ve yurt dışında cezaevinde tutuklu bulunan bir kişinin öncülük ettiği suç örgütü üyelerinin faaliyetleri takibe alındı. Yapılan incelemelerde, dün Maltepe ilçesinde araç yakma eylemi ile 3 Mart tarihinde Avcılar’da bulunan bir kafeye yönelik kurşunlama olayı ve yine aynı ilçede 5 Mart Perşembe günü başka bir kafeye yönelik silahlı saldırının faillerinin aynı çetenin dertleri olduğu tespit edildi. Söz konusu saldırıların ardından 3 farklı eylemi gerçekleştirdikten sonra firar eden suç ağının mensuplarını arayan polis, dün sabah saatlerinde birden fazla adrese operasyon düzenledi. Eş zamanlı baskınlarda 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, bu kişilerin ikametlerinde yapılan aramada, eylemlerde kullanılan çalıntı plakalar ve kasklar ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanan kişilerle ilgili yürütülen tahkikat devam ederken, birden fazla iş yerine silahlı saldırı düzenlemek ve araç kundaklamakla suçlanan faillerin, eylemleri aldıkları talimat üzerine ‘haraç’ motivasyonuyla gerçekleştirdikleri sanılıyor. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde sorguya çekilen 4 kişi, işlemleri tamamlandıktan sonra adli makamlara sevk edilecek. Öte yandan suç ağının üyeleri tarafından iş yerlerine gerçekleştirilen silahlı saldırı ve yağma faaliyetlerinin güvenlik kameraları ortaya çıktı.
Eşinin yüzünü kestiği iddia edilen polis memurunun davasında görevsizlik kararı
12 Mart 2026 Perşembe - 14:49 Eşinin yüzünü kestiği iddia edilen polis memurunun davasında görevsizlik kararı Ankara’da boşanmak isteyen eşi Fatma Çakmak’ı yüzünden yaraladığı iddiasıyla tutuklu yargılanan polis memuru Yasin Çakmak’ın davasında mahkeme, görevsizlik kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davada müşteki sanık Yasin Çakmak ve taraf avukatları hazır bulunurken, müşteki sanık Fatma Çakmak SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile bağlandı. Mahkeme hakimi yargılamanın başladığını bildirirken müşteki sanık Yasin Çakmak’a söz verdi. "Kirli sepetine eğildiğimde içinde bir telefon olduğunu gördüm" Müşteki sanık Çakmak, "Akşam yemeğini ben hazırladım. Çocuklarım ve eşimle birlikte yemeğimizi yedik. Yedikten sonra eşim tuvalete gideceğini ve uzun süre kalma durumu olduğunu belirtmişti. Ben de ‘Tamam, gidebilirsin’ dedim. Daha sonra odaya geçtim. Odayı temizlerken aradan 45-50 dakika kadar bir zaman geçti. Daha sonra ben odayı temizlediğim için elimdeki kirli bezleri ve çoraplarımı çıkarıp banyodaki kirli sepetine atmak istedim. Kirli sepetine eğildiğimde içinde bir telefon olduğunu gördüm. Şaşırdım. Telefonu aldım, baktım. Telefonun daha önce eşimin telefonu bozulduğu için arkadaşından idareten, kullanması için aldığı telefon olduğunu gördüm" dedi. "Eşim silahı bana doğrulttu" Gördüğü mesajlar karşısında şoke olduğunu iddia eden Çakmak, "Ses kaydına bastığımda ses eşimin sesiydi. Karşı tarafa kendisinin kraliçe arısı olduğunu söylüyor. Aynı bu şekilde yazıyor. Şok oldum. Banyodan çıkarken elim ayağım titredi. Telefon elimde banyodan çıktım. Hâlen de eşimin bunu yaptığına inanamıyorum, ses kaydına rağmen. Bu telefonun banyoda ne işi olduğunu sordum. ‘Çabuk o telefonu bana ver. Sakın açıp içine bakma. İçine bakamazsın’ dedi. Baktım, eli ayağı titremeye başladı. Artık konuşamaz hâle geldi. Ben ‘Mutfağa geçelim, su iç’ diye söyledim ve mutfağa doğru yöneldim. Mutfağa girdiğimizde su içmek yerine bıçakların bulunduğu çekmeceye yöneldi. Oradan bıçağı aldı ve bana doğru, ‘O telefonu bana vereceksin’ dedi. ‘Vermem’ dedim. Ben de elimle müdahale ettim, elime bıçak saplandı. Bir yandan bıçağı almaya çalışıyorum ve bu olaya benim otizmli oğlumda şahit. Elimin kanamasını tutarken içeride silahı aradığını duydum. ‘Silah nerede? Nereye koydu silahı?’ diye söylendiğini duyunca ben hemen orada yerde bulunan tırnak makasını aldım. Onunla kapının kilidini açmaya çalıştım ama açamadım. Artık silahı bulacak korkusuyla silahın kurma sesini duydum. Bunu duyunca kapıyı kırmak zorunda kaldım. İçeriye girdiğimde bir şok daha yaşadım. Eşim silahı bana doğrulttu. Benim kendi silahım, beylik silahım. Şok oldum. Artık ne yapacağımı şaşırdım. Daha sonra hemen eli tetikte olmadığını fark edince silaha doğru davrandım. Orada bir boğuşmaya girdik ama bilincim yoktu. Ne yaptığımı bilmiyorum. Silahı almaya çalışıyorum. Çünkü oğlumun peşinde geziyor. Mücadele veriyorum. ‘Silahı bırak’ dedim, bırakmıyor. Zar zor silahı elinden almayı başardım. Ben ilk odaya girdiğimde silahı aldığımda da beni vuracak korkusu yoktu. İntihar edecek korkusu vardı. Çünkü bu yazışmalar gerçekten çok ciddiydi" diye konuştu. Çakmak eşinden şikayetçi olduğunu ifade etti. Sonrasında silahı eşinin elinden aldığını ifade eden Çakmak, "Silahın hemen şarjörünü çıkarttım, ağzındaki mermiyi çıkarttım. O arada komşular gelmiş oldu, komşularla beraber aşağıya indim. Daha sonra aşağıya indiğimde ambulans ve polis arabası vardı. Eşim beşinci kattan aşağıya kendisi yürüyerek indi. Yani burada dediği gibi bilincinin kapalı olduğu bir durum yok. Ben burada bir aile katliamını önledim. Ben bıçağı elinden aldım, kendisine zarar vermedim. Bıçakla verebilirdim, vermedim. Silahı aldım, silahla zarar vermedim. Ben burada aldatıldım ve benim ailemin temelini, direğini yıktı" dedi. Müşteki sanık Fatma Çakmak ise şu beyanlarda bulundu: "Sanık benim eşim olur. Olay tarihinde eve geldiğinde yemeği beğenmediği için yemek yapmak istedi. Üzerinde bir gerginlik olduğunu fark ettim. ‘Sen Kades’i mi yükledin?’ dedi. Telefonumu cebime koydu. Boşanmak istediğimi söyledim. Bana çok sert bir tokat attı. Bana saldıracağını anladım, o sebeple mutfağa gittim. Tezgâhın üzerindeki bıçağı kendimi savunmak için aldım. Bıçağı elimden aldı. ‘Sen kimsin, benden boşanacaksın?’ diye sözler söyledi. Bıçakla kendi elini yaraladı, kan akmaya başladı. Oğlumuz bunu görünce çok korktu. Daha sonra beni yatak odasına götürdü. Silahını çıkardı. Önce şarjörü elime almamı söyledi. Kurşunu takmam için zorladı. Silahın her yerine dokunmamı söyledi. Silahı şakağıma dayamamı söyledi. Sonra çocuğum gelince kapıyı kilitledim. Sanık kapıyı kırdı. Beni darp etmesi üzerine bayılmışım. Beni öldürme kastıyla hareket etti. Yüzümde 60 tane dikiş vardı. Yüzümü jiletle kestiğini gördüm. Yanaklarımda hâlâ izler vardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum." Fatma Çakmak’ın avukatları, ‘Kadına karşı nitelikli kasten yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından yargılanan sanık Çakmak’ın eylemlerinin ‘öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğunu ve ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerektiğini savunarak, mahkemeden dosyaya görevsizlik kararı verilmesini talep etti. Sanıkların ardından mahkeme hakimi tanık dinleneceğini bildirdi. Olay gecesini anlatan tanık komşu Z.E., "Olay gecesi 23.00’dan sonra çocuk kapıyı çaldı, ‘yardım edin’ dedi. Eşim önce gitti, ben de ardından gittim. Yatak odasındaydılar, Fatma yataktaydı Yasin sırtı dönük bir şekilde üzerine eğilmiş haldeydi. Eşim Yasin’i almaya çalışıyordu. Diğer komşu geldi, Yasin’i uzaklaştırdılar. Fatma’nın yanına gittik yüzü kan içindeydi. ‘Telefonum nerde’ dedi. Nerde olduğunu bilmediğimi söyledim. Bir süre sonra sağlık ekipleri geldi. Yatak odasında müdahale ettiler. Sonrasında Fatma aşağı indi" diye konuştu. Beyanların ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığa atfedilen eylemin, ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunarak, bu nedenle dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesi ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. ‘Olayın geçmişi’ Ankara’da 12 Ocak’ta polis memuru olarak görev yapan Yasin Çakmak (44), eşi Fatma Çakmak’ın (36) yüzünü keserek ağır şekilde yaraladı. Olay sonrası ifadesi alınan Yasin Çakmak serbest bırakıldı. Fatma Çakmak ise tedavisinin ardından ailesinin yaşadığı Şanlıurfa’ya giderek bir basın toplantısı düzenledi ve yardım çağrısında bulundu. Fatma Çakmak’ın açıklamalarının ardından şüpheli Yasin Çakmak gözaltına alındı. Çakmak, ifade işlemlerinin ardından, 17 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı. Savcılık, Yasin Çakmak hakkında ‘kadına karşı nitelikli kasten yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ederken; Fatma Çakmak hakkında ise eşini bıçakla hafif şekilde yaraladığı gerekçesiyle ‘eşe karşı kasten yaralama’ suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası istedi. İddianame Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek dava açıldı.
Mersin’deki ihale yolsuzluğu operasyonunda gözaltına alınanların sorgusu sürüyor
12 Mart 2026 Perşembe - 14:39 Mersin’deki ihale yolsuzluğu operasyonunda gözaltına alınanların sorgusu sürüyor Mersin’de rüşvet, resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma iddialarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü D.U. ile 2 şirket sahibinin de aralarında bulunduğu 7 şüphelinin emniyetteki sorgusu sürerken, özel kalem müdürünün annesi A.G.U. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ’rüşvet, resmi belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması’ suçlarına yönelik operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında, aralarında Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü D.U. ile iki şirket yetkilisinin de bulunduğu şüphelilerin olayla bağlantılı olduğu değerlendirildi. Bu kapsamda dün sabah düzenlenen operasyonda Özel Kalem Müdürü D.U., annesi ve 2 şirket yetkilisinin de bulunduğu 8 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda 21 taşınmaz, 3 araç ve 1 deniz aracına el konuldu. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ayrıca D.U.’nun belediyedeki ofisinde de arama yaptı. Aramada bazı evraklara incelenmek üzere el konuldu. Olayla ilgili soruşturma sürerken şüphelilerden A.G.U., sevk edildiği mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerin sorgusunun ise sürdüğü, gözaltı sayısının artabileceği öğrenildi. 16 milyon liralık kamu zararı iddiası Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, belediyeden bazı firmalara doğrudan temin yöntemiyle gerçekte yapılmayan mal ve hizmet alımları yapılmış gibi gösterildiği iddia edildi. Bu yöntemle belediyeden firmalara aktarılan paraların, şüphelilerin adına alınan taşınmazların ödemelerinde kullanıldığı öne sürüldü. Yapılan tespitlere göre söz konusu işlemler nedeniyle yaklaşık 16 milyon 582 bin lira kamu zararının oluştuğu değerlendirildi. Şüphelilerin 2022 yılından itibaren edindikleri malvarlıklarına, 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında el konulmasına yönelik işlemlerin planlandığı bildirildi.