ASAYİŞ
Aziz İhsan Aktaş’ın 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü savunma yaptı
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:28 Aziz İhsan Aktaş’ın 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Sırrı Küçük, "Ömer Güngör’ün ifadesi baştan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin, itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ’yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. "Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" Hazırlanan iddianamede ’rüşvet alma’, ’rüşvet verme’ ile ’rüşvetin teminine aracılık etme’ suçlarını işlediği öne sürülen ve Aziz İhsan Aktaş’ın 6 Mart 2024 tarihinde 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük savunma yaptı. Sanık Küçük, 285 gündür tutuklu olduğunu ve kızını ayda sadece 45 dakika gördüğüne vurgu yaparak, kürsüye kızının fotoğrafı ile çıktı. Sırrı Küçük savunmasında, "Ben kızıma cezaevinin bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım. Biz bu salonda el salladık diye suçlu oldum. Kızımı 45 dakika görebiliyorum ayda sadece bir defa. 285 gündür de tutukluyum. Kendimden çok eminim, korktuğum hiçbir şey yok. Telefonumun şifresini kolluğa kendim verdim. Gözaltına alınmadan önce kızımı öptüm, o psikolojik destek alıyor. Benim kaldığım koğuşta birçok kavgaya şahit oldum. Mahkumlar, birbirlerinin kafasında bardak kırıyor, ben bu olaylara şahit oluyorum cezaevinde. Ben, bu olaylara şahit olduğumda, günlerce hücremden çıkamadım. Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" ifadelerini kullandı. "Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir" Sanık Küçük savunmasının devamında, görevinin şoförlük olduğuna vurgu yaparak, "Bana sulh ceza hakimliğinde iki kişinin ismi soruldu, mekanlar soruldu. Gittiğimiz etkinliklere ve toplantılara bazen davetli, bazen de sosyal medyadan paylaşıp görmemiz üzerine gideriz. Ben şoförüm, milletvekilimiz Özgür Karabat’ı, cenaze, toplantı gibi yerlere ben götürürüm. Sayın Karabat, otel ya da başka bir yerde para için hiç kimse ile benim yanımda görüşmemiştir, beni de yanında götürmemiştir. Başak Petrol’den en fazla 50 defa yakıt almışımdır. Ben, Başak Petrol’den rüşvet almak ve aracılık etmekle suçlanıyorum. Bu petrolün önünden binlerce araç geçer. Benim Başak Petrol’den baz vermem, hayatın olağan akışına uygundur. 2008 yılından itibaren mahkeme talep ederse, baz verilerini paylaşabilirim. Burada hepimiz aynı yerdeyiz, bizimle bu salonda bulunan diğer kişiler için, ’rüşvete aracılık ediyor, baz veriyor’ denilebilir mi? Ömer Güngör’ün ifadesi bastan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum. Vicdanım çok rahat. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu dosyadan alnımın akıyla beraatımı alacağıma sonuna kadar inanıyorum" diye konuştu. Savunmanın ardından mahkeme başkanı sanığa, Mustafa Selanik isimli şahsı tanıyıp, tanımadığını sordu. Sanık ise, "Twitter’dan tanırım. Bir kere de arkadaşımın yanında görmüştüm" şeklinde yanıt verdi. Sanık savunmaları yarın devam edecek Sanık savunmasının ardından, avukatı da savunmasını tamamladı. Mahkeme, diğer sanıkların savunmalarına devam edebilmek için duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.
Samsun’da 2 kişinin öldüğü kazada otobüs şoförüne 4 yıl 7 ay hapis cezası
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:59 Samsun’da 2 kişinin öldüğü kazada otobüs şoförüne 4 yıl 7 ay hapis cezası Samsun’da yolcu otobüsünün yol kenarındaki 2 yayaya çarparak ölümüne neden olduğu kazayla ilgili davada, otobüs sürücüsü 4 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. İlk kez kaza görüntülerini izleyen hayatını kaybeden Aydın Yiğit’in eşi Figen Yiğit, verilen cezayı az bulduklarını belirterek, gözyaşları içinde adalet istedi. Kaza, Terme ilçesi Samsun-Ordu kara yolunun 61. kilometresi Gündoğdu mevkisinde 25 Ağustos 2025 tarihinde meydana geldi. Çanakkale’den Rize’ye giden Sahil Seyahat firmasına ait Hakan Mustafa Okul (64) yönetimindeki 53 RT 111 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, yol kenarında duran 55 ADU 207 plakalı kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ile Mehmet Yıldız’a (71) çarptıktan sonra mısır tarlasına girdi. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Yiğit ve Yıldız, sağlık ekiplerince kaldırıldıkları Terme Devlet Hastanesinde kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Otobüste bulunan 32 yolcu ise kazayı yara almadan atlattı. Kaza anı otobüse ait güvenlik kamerasına da yansıdı. Kazanın ardından tutuklanan otobüs sürücüsü Mustafa Hakan Okul, yediği yemekten zehirlendiğini ve fenalaştığını iddia etti. Hakkında Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi’nde "taksirle ölüme neden olma" suçundan dava açılan Okul, davanın son duruşmasına tutuklu bulunduğu Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevi’nden getirilerek katıldı. Duruşmada savunma yapan Okul, "Olaydan hemen sonra kimseye hastalığımı anlatamadım. O gün tespit yapılamadığı için gerçekler ortaya çıkarılamadı. Eğer uyumuş olsaydım araca arkadan vurduğum anda aracı toparlamaya çalışırdım. Olay günü uyumadım. Tahliyemi ve lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Hakan Okul’u "taksirle ölüme neden olma" suçundan TCK 85/2 maddesi uyarınca önce 5 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra TCK’nın 62. maddesi kapsamında takdiri indirim uygulanarak, ceza 4 yıl 7 aya indirildi. Mahkeme ayrıca, sanığın sürücü belgesine 2 yıl süreyle el konulmasına ve yaklaşık 6,5 ay tutuklu kaldığı dikkate alınarak tahliyesine karar verdi. Duruşmanın ardından hayatını kaybeden Aydın Yiğit’in eşi Figen Yiğit (48) ile kardeşi İdris Yiğit (42) karara tepki gösterdi. Eşine çarpma anının yer aldığı otobüsün güvenlik kamerası görüntülerini ilk kez izleyen Figen Yiğit, sanığın zehirlendiği yönündeki savunmasının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Yiğit, "Daha önce dayanamadığım için eşime çarpma görüntüsünü ilk defa izledim. Hâlâ kendinde, şerit değiştiriyor. Aracı savruluyor, sonra ne yaptım diye bakıyor. Ondan sonra kemerini çıkarıyor. Bayılan adam böyle mi olur?" dedi. Yuvasının yıkıldığını söyleyen Figen Yiğit, "En çok da zoruma giden karar açıklandıktan sonra gülerek duruşma salonundan çıkmaları oldu. Şoförün aldığı ceza çok az. Ben yandım, yuvam gitti, çocuklarım yandı. Kalp krizi geçirdi dediler, kalp krizi yok. Zehirlendi dediler, zehirlenme yok. Otobüste bulunan tanıkların biri torunu, biri akrabası, biri komşusu. Ceza verildi ama serbest kaldı. Bu kadar mı 2 kişinin canının cezası?" diye konuştu. Aydın Yiğit’in kardeşi İdris Yiğit ise adalet istediklerini belirterek, "6,5 ay cezaevinde kaldı ve serbest bırakıldı. Yeniden yargılama istiyoruz. Yargılamanın Çarşamba’da değil, Samsun’da yapılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.