ÇEVRE - 01 Ocak 2026 Perşembe 10:31

Artvin’de çığ bölgesinde arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başladı

A
A
A
Artvin’de çığ bölgesinde arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başladı

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde dün sabah saatlerinde meydana gelen çığ felaketinin ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, ikinci günde yeniden başladı.


Artvin’in Ardanuç ilçesindeki çığ felaketinde 3 çobandan birinin cansız bedenine ulaşılırken, diğer iki çoban için arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başlatıldı. Olayda, sürülerini yayladan köye getirmeye çalışan 6 çoban ile yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa maruz kaldı. Çobanlardan 3’ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, çığ altında kalan 3 çoban için başlatılan arama kurtarma çalışmalarında Suat Temel’in cansız bedenine dün ulaşıldı.


Çığdan etkilenmeyen ve kurtarılan yaklaşık bin küçükbaş hayvan ise ekipler tarafından güvenli bölgeye tahliye edildi. Olumsuz hava koşulları ve yeni çığ riski nedeniyle gece saatlerinde çalışmalara ara verilirken, sabahın erken saatleri itibarıyla arama kurtarma faaliyetleri yeniden başlatıldı.


Çığ altında kaldıkları belirlenen ve kimlikleri tespit edilen diğer çobanlar Bülent Gezer ile Afganistan uyruklu Kerimullah Azizulla’ya ulaşmak için ekiplerin çalışmaları sürüyor.


Bölgede AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), UMKE, İl Jandarma Komutanlığı birlikleri, Karayolları, İl Özel İdaresi, Ardanuç Belediyesi, Çoruh Arama Kurtarma (ÇAK) ve Hopa Arama Kurtarma (HOPAK) ekiplerinden oluşan yaklaşık 100 personel, 15 araç ve 6 iş makinesiyle arama kurtarma ve yol açma çalışmalarını sürdürüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Geleceğin savunma sanayi uzmanları Manisa’da yetişecek Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında yürütülen ELMAS Programına Türkiye genelinde seçilen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi arasında yer alan Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, proje kapsamındaki eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Program sayesinde öğrenciler, aldıkları eğitimle mezuniyetlerinin ardından savunma sanayinde faaliyet gösteren ROKETSAN, TUSAŞ ve ASELSAN gibi yerli ve milli firmalarda istihdam edilme fırsatlarını artırmayı hedefliyor. Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında, Türkiye’ye teknolojik üstünlük kazandıracak ürün ve sistemlerin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik atılan önemli adımlardan biri olan ELMAS (Etkin-Lider-Mükemmel-Akılcı-Sürdürülebilir) Programı ile mesleki ve teknik Anadolu liselerindeki eğitim faaliyetlerine destek sağlanması ve savunma sanayine nitelikli insan gücü kazandırılması hedefleniyor. Türkiye genelinde belirlenen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ELMAS programına dahil edilirken, bu okullardan birisi de 1945 yılından bu yana eğitim öğretime devam eden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Program sayesinde mesleki ve teknik Anadolu lisesi öğrencilerinin, savunma sanayinde üretilen yerli ve milli ürünlerin bakım, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerinde aktif görev alması amaçlanırken, böylece dışa bağımlı olmayan, üreten, yenileyen ve geliştirebilen teknik donanıma sahip bireylerin yetiştirilmesi hedefleniyor. ELMAS Projesi’nin ilk aşaması kapsamında, ekim ayında OSB firma yetkililerinin katılımıyla Manisa’da düzenlenen bir çalıştayla ihtiyaç belirleme süreci gerçekleştirildi. Çalıştayda, Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ATP (Anadolu Teknik Programı) Makine Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanları başta olmak üzere hedefler belirlendi. ELMAS Programı çerçevesinde yürütülecek çalışmalar arasında, ’Çerçeve öğretim programının tasarlanması’, ’Öğretmen ve eğitmen eğitimlerinin sağlanması’, ’Marka yönetimi desteği’, ’Altyapı ve teknik donanım ihtiyaçlarının belirlenmesi’, ’Altyapı, teknik donanım, materyal ve sarf malzemelerine yönelik destek mekanizmasının oluşturulması’ yer alıyor. Bunların yanı sıra öğrencilere yönelik eğitmen desteği, seminer ve söyleşiler, teknik geziler, firma ziyaretleri, savunma gelişim platformuna üyelik, Milli Yetkinlik projeleri olan zirve kamplara katılım gibi imkanlar da planlandı. Program kapsamında ayrıca ilk 3 öğrenciye başarı bursu, ilk 10 öğrenciye staj imkanı ve ilk 5 öğrenciye istihdam desteği sağlanması hedefleniyor. ELMAS Programı ile savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağının erken yaşta yetiştirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki teknolojik bağımsızlığının güçlendirilmesi amaçlanıyor. "İstihdam imkanları artacak" Okulun programa dahil edilmesinin gururunu yaşadıklarını kaydeden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Sena Koç, "Milli Eğitim Bakanlığı ve Savunma Sanayi Başkanlığı arasında geçtiğimiz Temmuz ayında bir protokol imzalandı. Elmas kapsamında okulumuz 13 okuldan biri olarak seçildi. Anadolu Teknik Programı kapsamında iki alan belirlendi. Bir tanesi makine teknolojisi alanı, bir diğeri de elektrik elektronik teknolojisi alanı. Bizler burada dört yılın sonunda çocuklarımızın almış olduğu eğitim neticesinde ELMAS programı kapsamında ülkemizin savunma sanayi alanında yetkin, kendini yetiştirmiş teknik eleman olarak yetiştirmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Öğrencilerimiz tezgahlarının başında. Derdimiz öğrencilerimizin 4 yıl sonunda istenilen her yerde her ülkede bu proje kapsamında istihdam olanağını arttırabilmek. Gençlerimiz buradan almış oldukları eğitim neticesinde ilerleyen yıllarda yine ülkemizin savunma sanayinin ünlü aktörlerinden olan ROKETSAN, TUSAŞ, ASELSAN gibi savunma sanayine üretim yapan firmalarda istihdam edilmesi hem okulumuz için hem şehrimiz için ve bizler için birer gurur kaynağı olacaktır. Her şey öğrencilerimiz için" diye konuştu. ELMAS Programının çok kıymetli bir proje olduğunu belirten Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine ve Tasarım Teknolojisi Alanı Dal Şefi Hüseyin Kuloğlu ise şunları söyledi: "Öğrencilerimiz burada 9. sınıftan başlayarak 9, 10, 11’i okulumuzda eğitim öğretim faaliyetine devam etmekte. 12. sınıfta çocuklarımızı işletmede meslek eğitimine gönderiyoruz. 406 tane öğrencimiz var. Bunların yaklaşık 10 tanesi kız öğrenci. 50-55’e yakın işletmemiz var. Çırak öğrencilerimiz var 50’ye yakın. Güçlü olduğumuz taraf CNC bölümümüz güçlüdür. Elektrikte de otomasyon bölümümüz güçlü. Çocuklar 9. sınıfta temel imalat işlemleri ve teknik resim derslerini görüyorlar. Daha önceleri 9. sınıflarda böyle bir eğitim yoktu. Geçen yıldan itibaren böyle bir eğitime geçildi. Öğrencilerimiz mezun olduklarında çok rahatlıkla işe girebilmekteler. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde, Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde savunma sanayisine iş yapan çok çeşitli firmalarımız var. Bizim öğrencilerimize de bu yönde bir talep var. ELMAS projesini bu bakımdan önemsiyoruz. ELMAS projesi ile Manisa’daki savunma sanayi faaliyetinin ve üretim faaliyetlerinin ihracat faaliyetlerinin bir üst noktaya taşınacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızda teknolojik gelişmeleri ve yayınları takip etmeye çalışıyoruz. Özellikle öğrencilerden ders esnasında projeksiyon cihazı, akıllı tahtalardan istifade ederek çalışmalarımızı yürütüyoruz."
Adıyaman Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.