SAĞLIK - 25 Aralık 2025 Perşembe 11:30

Yeni yılın görünmeyen yüzü: İçsel yorgunluk ve yıl dönümü depresyonu

A
A
A
Yeni yılın görünmeyen yüzü: İçsel yorgunluk ve yıl dönümü depresyonu

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz yeni yılın kişilerde hissettirdiği duygular hakkında bilgi verdi.


Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken aynı sahneler, takvim yaprakları değişiyor, sokaklar ışıklanıyor ve geri sayımlar yapılıyor. Ama birçok insan için yeni yıl beklenen ferahlığı getirmiyor. Aksine içten içe bir sıkışma, tarif edilmesi zor bir huzursuzluk ve hatta hüzün hissi beliriyor. Bu durum ’yıl dönümü depresyonu’ olarak adlandırılıyor ve çoğu zaman dile getirilmiyor. Çünkü yeni yıl mutlu olunması gereken bir dönem olarak algılanıyor. ’Yeni yıl, yeni umutlar’ söylemi o kadar güçlü oluyor ki, bu dönemde iyi hissetmemek adeta bir kusur gibi algılanıyor. Oysa ruh sağlığı açısından bakıldığında yılbaşının herkes için aynı duygusal karşılığı olması beklenmiyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz yeni yılın kişilerde hissettirdiği duygular hakkında bilgi verdi.



Yeni yıl bazıları için bir muhasebe zamanı iken bazıları için yük olabilir


Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Takvim değişimleri insan zihni için sembolik eşiklerdir ve yeni yıl ise belki de bunların en güçlüsüdür. Geçmiş yıl ister istemez gözden geçirilir. Yapılanlar, yapılamayanlar, ertelenen hayaller, bu içsel muhasebe bazı kişilerde motive edici olabilirken, bazıları için oldukça ağır bir yük haline gelir. ’Geçen yıl nerede olmalıydım, bu yaşta hala neden buradayım, zaman benden hızlı mı geçiyor?’ Bu sorular özellikle zor bir yıl geçirmiş bireylerde, kendini yetersiz hissetme ve başarısızlık duygusunu derinleştirir. Oysa hayat takvim yılına sığmayacak kadar karmaşık ve inişli çıkışlıdır" dedi.



Mutluluk baskısı göründüğünden daha yorucudur


Yeni yıl döneminde yaşanan ruhsal zorlanmanın önemli bir nedeni de görünmez ama güçlü bir baskı olduğunu belirten Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Sosyal çevrede, reklamlarda ve özellikle sosyal medyada sürekli olarak neşeli, üretken ve umut dolu bir ruh hali idealize edilir. Bu tabloya bakıp kendini öyle hissetmeyen kişi, bir de suçluluk yaşamaya başlar. ’Herkes mutlu, bir ben mi böyleyim?’ düşüncesi sessizce zihne yerleşir. Oysa psikolojide biliyoruz ki bastırılan her duygu, başka bir yerden daha güçlü geri döner" şeklinde konuştu.



Sosyal medya: Kutlamanın gölgede kalan yüzü


Yeni yıl döneminde sosyal medya karşılaştırma ihtiyacını zirveye taşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Arkaz, "Kalabalık sofralar, seyahatler, büyük hedefler ekranda görünen hayatlarla kendi yaşamını kıyaslamak çoğu zaman kişinin kendini eksik ve geride hissetmesine neden olur. Unutulan şey ise, sosyal medyada gördüğümüz şey hayatın tamamı değil, seçilmiş anların vitrini olduğudur. Ama duygular bu mantıksal bilgiyi her zaman dikkate almaz" diye konuştu.



Yılbaşı sonrası sessiz kaygı oluşabilir


Yılbaşı sonrasında da bir kaygının oluşabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Arkaz, "Yılbaşı geçtikten sonra ortaya çıkan bir hal vardır, ’Sebepsiz huzursuzluk’. Kutlamalar biter, gündelik hayat geri döner, işler, borçlar, sorumluluklar, belirsizlikler. Tüm bunlar yeni yılın ilk günlerinde yoğun bir kaygı hissi oluşturabilir. Bu durum çoğu zaman abartı olarak görülür. Oysa bu zihnin tekrar gerçeklikle temas kurma sürecidir ve oldukça yaygındır. Bu dönem özellikle yalnız yaşayanlar, yakın zamanda kayıp yaşamış olanlar, ekonomik ya da mesleki belirsizlik içindeki bireyler için daha zorlayıcı olabilir. Daha önce depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşamış kişilerde ise belirtiler yeniden alevlenebilir. Bu nedenle yeni yıl hüznü ya da kaygısı yaşayan kişilere ’takılma’ ya da ’pozitif ol’ demek, çoğu zaman yarardan çok zarar verir" ifadelerini kullandı.



Belki de sorun yeni yıl değil, kendimize yüklediklerimizdir


Uzm. Dr. Fatma Arkaz son olarak, yeni yıl her şeyin bir gecede değişmesi gereken bir sınav olmadığını belirterek, "Hayatı sıfırlamak zorunda değiliz. Bazen sadece durmak, yorgunluğu fark etmek ve kendimize biraz daha şefkatli davranmak yeterlidir. Eğer bu dönemde yaşanan hüzün ve kaygı uzun sürüyor, günlük yaşamı zorlaştırıyor ve umutsuzluk hissi derinleşiyorsa, profesyonel destek almak bir zayıflık değil, ruhsal sağlığın doğal bir parçasıdır. Takvim değişti diye her şey değişmek zorunda değildir. Yeni yıl büyük kararların değil kendini anlamanın ve acele etmeden ilerlemenin zamanı da olabilir. Çünkü bazen en büyük başlangıç kendine biraz daha anlayış gösterebilmektir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır FK - Çorum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Çorum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Iğdır FK, sahasında Çorum FK’ya 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Hikmet Karaman, değerlendirmelerde bulundu. Sahalarında ilk karşılaşmaya çıktığını söyleyen Karaman, "Evimizde oynadığımız, benim de ilk maçımdı. En azından burada bir galibiyet almak ya da yenemediğin zaman bir puan almak gerekirdi. Evet, rakibimiz daha oturmuş bir takım. Niçin böyle söylüyorum? Geçmişe ve bugüne baktığımızda, kendi ilk 11’imizin tam olarak şekillenmediğini görüyorum. Ayrıca Bruno ve Fofana’nın sakatlıkları hamle gücümüzü etkiledi. Bunu eksiklik olarak söylemiyorum. Oyuncu eksik olabilir; çünkü kadro yapımız kısıtlı. En azından onlarla ilk 11 başlasak, mağlubiyet durumunda hamle yaparsın, oyunu riske edersin, çift santrfora dönersin. Buna rağmen ilk devrede kalecimiz penaltıyı kurtardı ve 0-0 içeri girdik. Ancak daha sonra iki gol yedik. Evet, futbolda antrenörler sürekli bireysel hatalardan dert yanar, olmamalı. İlk yediğimiz golde basit bir top kaybı yaptık. Rakibin oyunu düzenliydi, bunu açık ve net ortaya koyalım. Ama yediğimiz iki golde de top ayağımızdaydı; baskı yok, pres yok. Topu verdik ve golü yedik. İkinci golde de şanssızlık vardı. Kalecimiz kaydı, düştü ve orada da golü yedik. Dolayısıyla bir seri yakalamak zorundayız, kesin. Milli takım arasını en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bu oyuncularla birlikte bir seri yakalamak zorundayız. Tabii ki birçok eksikliği ben de görüyorum. Kısa zamanda bunları da geliştirmek gerekiyor" dedi. Uğur Uçar: "Buradan 3 puanla ayrıldığımız için mutluyuz" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar ise, "Öncelikle hem iyi oyun hem de iyi mücadeleyle kazandığımız için mutluyuz. Penaltıyı atsaydık belki maçı daha erken koparabilirdik, ancak olmadı. Buna rağmen iyi bir geri dönüş yaptık. İkinci yarıda golleri bulduk ve buradan 3 puanla ayrıldığımız için mutluyuz. Iğdır’a bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum" diye konuştu.