SAĞLIK - 12 Kasım 2025 Çarşamba 12:31

Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak: "Kronik baş ağrısından sinir blokajı tedavisiyle tamamen kurtulabilirsiniz"

A
A
A
Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak: "Kronik baş ağrısından sinir blokajı tedavisiyle tamamen kurtulabilirsiniz"

Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, kronik baş ağrısında uygulanan sinir blokajı tedavileri hakkında önemli bilgiler vererek, bu yöntemin ilaç tedavisinden sonuç alamayan hastalara yeni bir umut olduğunu söyledi.


Baş ağrısı, milyonlarca insanın yaşam kalitesini düşüren en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, sinir sistemi hastalıkları arasında ilk sırada yer alan baş ağrısı, küresel nüfusun yüzde 15’inden fazlasını yılda en az bir kez etkiliyor. Özellikle kronik migren ve küme tipi baş ağrıları, aylarca süren bir döngüyle kişilerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Geleneksel tedavilerin yetersiz kaldığı bu durumlarda, son dönemlerde etkili sonuçlar alınan "sinir blokajı tedavisi" öne çıkıyor.



"Ağrı sinyali kesilerek rahatlama sağlanıyor"


Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, sinir blokajı tedavisinin ağrıyı kaynağında kesmeyi hedefleyen minimal invaziv bir yöntem olduğunu belirterek, "Bu yöntemle ağrıyı beyne taşıyan sinir yoluna ince bir iğneyle ağrı kesici ilaç enjekte edilir. Bu ilaç siniri geçici olarak uyuşturur ve ağrı sinyalini keser. Böylece hastada kısa sürede belirgin bir rahatlama sağlanır" dedi. Çakmak, sinir blokajı tedavisinin özellikle sık ataklı migren, küme tipi baş ağrısı, ense kökünden gelen gerilim tipi baş ağrısı ve boyun fıtığı ya da kireçlenmeye bağlı ağrılarda etkili olduğunu vurguladı.



"İşlem sadece 10 dakika sürüyor"


Sinir blokajı tedavisinin kısa sürede ve ağrısız şekilde uygulandığını aktaran Çakmak, "Muayene sonrası ağrının kaynağı belirlenir. Cilt temizlenip lokal anestezi yapılır, ince bir iğneyle sinirin yakınına ilaç enjekte edilir. Tüm işlem 5-10 dakika sürer. Hasta aynı gün evine dönebilir ve istirahat gerekmez. Genellikle 10-15 dakika içinde rahatlama başlar, ağrı yüzde 70-80 oranında azalır veya tamamen geçer. Etki 2 haftadan 3 aya kadar sürer, gerekirse 3-4 ayda bir tekrarlanabilir" ifadelerini kullandı.



"Ağrıyla yaşamaktan yorulanlar için birebir çözüm"


Sinir blokajı tedavisinin, ilaç tedavisinden fayda görmeyen ve sık baş ağrısı yaşayan kişiler için etkili bir seçenek olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çakmak, "Bu yöntemle birçok hasta günlük yaşamına ağrısız bir şekilde devam edebiliyor. Nadiren iğne yerinde hafif morluk veya 1-2 gün uyuşukluk görülebilir ancak kalıcı bir yan etki söz konusu değildir" diye konuştu.



"Her baş ağrısı aynı değildir"


Her baş ağrısının farklı nedenlerle ortaya çıktığını hatırlatan Çakmak, doğru tanının tedavi başarısı açısından çok önemli olduğunu belirtti. "Erken müdahale hem yaşam kalitesini artırır hem de muhtemel komplikasyonları önler. Sık baş ağrısı yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurması gerekir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.