GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 11:24

Suzan Teyze’nin adı Dede Korkut’ta kütüphaneye verildi

A
A
A
Suzan Teyze’nin adı Dede Korkut’ta kütüphaneye verildi

Antalya’da okul öncesi eğitimde kitap sevgisini yaygınlaştırmak ve çocukların hayal dünyasını zenginleştirmek amacıyla yürütülen projelere bir yenisi daha eklendi. Kepez ilçesinde bulunan Dede Korkut Anaokulu bünyesinde oluşturulan "Suzan Teyze Kütüphanesi" törenle hizmete açıldı.


Antalya’da kitapla buluşmayı artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Kepez ilçesindeki Dede Korkut Anaokulu’nda oluşturulan "Suzan Teyze Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılış programına Antalya İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fedai Yaman, Antalya İl Milli Eğitim Şube Müdürü Mehmet Özbal ve Sinan Soylu, Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Yavuz, Dede Korkut Anaokulu Müdürü Fatma Süter, hayırsever iş insanı Eylül Ayça Karakuş ile öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.



"Erkan yaşta kitapla tanışmak önemli"


Programda konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, erken yaşta kitapla tanışmanın çocukların gelişiminde belirleyici rol oynadığına dikkat çekerek, okul öncesi dönemde kazanılan okuma alışkanlığının bireyin tüm eğitim hayatını şekillendirdiğini dile getirdi. Eriş, çocukların kitap aracılığıyla merak duygusunu geliştirdiğini, hayal gücünü beslediğini ve öğrenme süreçlerine daha aktif katılım sağladığını vurguladı.



"Eğitim yatırımları sürüyor"


Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Yavuz ise ilçede okul öncesi eğitimin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların artarak sürdüğünü vurguladı. Bu tür projelerin çocukların akademik gelişiminin yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimlerine de katkı sunduğunu kaydetti.



"Kütüphane bir yaşam alanı olacak"


Dede Korkut Anaokulu Müdürü Fatma Süter de kütüphanenin hazırlanma sürecine ilişkin bilgi vererek, öğrencilerin yaş gruplarına uygun, nitelikli eserlerle buluşturulduğunu söyledi. Süter, "Suzan Teyze Kütüphanesi"nin çocuklar için sadece bir okuma alanı değil, aynı zamanda keşfetme ve öğrenme merkezi olacağını dile getirdi.



"Annemin adını yaşatmak istedim"


Projeye katkı sağlayan hayırsever Eylül Ayça Karakuş, kütüphanenin anlamına ilişkin yaptığı açıklamada, bu çalışmanın kendisi için ayrı bir manevi değer taşıdığını belirtti. Karakuş, kütüphaneyi hayatını kaybeden annesinin adını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiğini belirterek, "Bu kütüphane benim için çok özel. Annemin adını çocukların kalbinde ve zihinlerinde yaşatmak istedim. Kitaplarla büyüyen her çocuk, aslında geleceğe bırakılan en kıymetli mirastır. Eğer bir çocuğun hayatına dokunabiliyorsak, bu her şeyden daha değerli" ifadelerine yer verdi.


Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirilerek kütüphanenin açılışı yapıldı. Öğrenciler, yeni kütüphanede yer alan kitapları inceleyerek ilk okuma etkinliklerini gerçekleştirdi.



Suzan Teyze’nin adı Dede Korkut’ta kütüphaneye verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme seferberliği Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen paranın Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında olduğu belirtilirken, sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadele için çalışmalar devam ediyor. Konya’da Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından düzenlenen ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtımı, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. "Yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar" Programda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, sadece proje tanıtımı değil, farkındalık seferberliğinin ilk adımı için bir arada olduklarını belirterek, "Bugün burada sadece bir proje tanıtımı için değil, bir seferberlik için bir aradayız. Sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme projemizin bu çalışması bir etkinlikten daha fazlası bizim için bir insanlık meselesi, bir toplumsal sorumluluk. Son yıllarda dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların ardında ne yazık ki, görünmeyen bir karanlık büyüyor. Ekranların arkasında, reklamlarda, uygulamalarda, sosyal medya içerikleri üzerinde gençlerimizi hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağı var. Bir tıkla, bir uygulamayla hatta sosyal medya üzerinden dahi gençlerimizin hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağıyla karşı karşıyayız. Artık bu mesele sadece bir bağımlılık değil, sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyon haline geldi ve maalesef bu erozyona kapılan evlatlarımız umutlarını kaybediyor. Hayatlarının baharında adliye ile tanışıyor, aileler dağılma noktasına geliyor, hayatları kararıyor. Yine maalesef çoğu insan o uçurumun kenarına gelinceye kadar tehlikenin farkında bile olmuyor. Resmi verilere göre sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasında dönen para Türkiye’de yaklaşık 50 milyar dolar, dünya genelinde ise yaklaşık 1 trilyon dolar civarında. Bu piyasadan nemalanmak isteyen suç örgütleri bütün güçleriyle daha sazla kişiyi bu bataklığa çekmek için uğraş veriyorlar. Suç örgütlerinin hem dijital platformları hem de sanal torbacıları kullanarak yaptıkları bu çalışmalar ne yazık ki Türkiye’de 5 milyondan dünyada ise 300 milyondan fazla kişinin kumar bataklığına kapılmasına sebep olmuş durumda" dedi. "Ekranda beliren ’kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir" Programa ev sahipliği yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, "Sanal dünya yeni bir sokak gibidir. Işıkları parlaktır, çağrısı güçlüdür ama köşeleri karanlıktır. Sanal vahşet de tam o karanlık köşelerde büyüyor. Bazen bir oyun gibi sunuluyor, bazen kolay kazanç vaadiyle pazarlanıyor, bazen de yalnızlığa, meraka ve zayıf anlara hitap ediyor. Oysa görünen heyecan kısa sürüyor, geride ise çoğu zaman borç ve keder kalıyor. Çaresizlik kalıyor, kırgınlık ve kalıyor, ekranda beliren ‘kazandın’ sözü gerçekte borç ve icra yüküne dönüşebiliyorsa burada hepimize görev düşmektedir. Uyarıcı olmak zorundayız, koruyucu olmak zorundayız. Birlikte hareket edip bu belanın karşısında durmak zorundayız. Bu meselenin bir diğer boyutu da suç ekonomisidir. Yasa dışı gelirler farklı ödeme yöntemleri ve dijital kanallar üzerinden dolaşıma sokulabiliyor. Burada konu yalnız asayiş değildir. Mesele aynı zamanda adaletin itibarıdır. Suçun kazancı kesilirse suç örgütleri zayıflayacaktır" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Sanal bahis meselesi de bireysel bağımlılık, ekonomik kayıp ya da hukuki bir ihlal olmakla beraber aile yapımızı, gençlerimizi, çocuklarımızın istikbalini ve toplumsal huzurumuzu hedef alan çok boyutlu bir tehdittir. Bu yönüyle sanal bahiste mücadele bir güvenlik meselesi olduğu kadar aileyi koruma, nesli muhafaza etme ve toplumsal farkındalığı da büyütme meselesidir. Konya olarak bizler köklü medeniyet birikimiyle aileyi, toplumun çekirdeği, neslin emanetçisi ve değerlerimizin taşıyıcısı olarak gören bir şehiriz. Bu sebeple aileyi zedeleyen her tehdide karşı hem kolluk tedbirleriyle hem de eğitim, bilinçlendirme, hukuk, medya okur-yazarlığı ve toplumsal dayanışma araçlarıyla Güçlü bir mücadele ortaya koymak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. HUDER tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hazırlanan ’Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Ailenin Bilinçlendirilmesi Projesi’nin tanıtım programına, Konya Valisi İbrahim Akın, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, AK Parti Konya Milletvekilleri, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcisi katıldı.
Trabzon Akçaabat’a yeni stadyum müjdesi Sebat Gençlik Spor’un şampiyonluğunu ilan ederek Nesine 2. Lig’e yükselmesiyle Akçaabat’ta büyük bir gurur yaşanırken, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim’den şehre yeni bir stadyum kazandırılmasına yönelik önemli bir müjde geldi. Şampiyonluk sonrası yaptığı açıklamada Sebat Gençlik Spor’un Cumhuriyet ile yaşıt köklü bir kulüp olduğuna dikkat çeken Başkan Osman Nuri Ekim, elde edilen başarının ardından şehrin spor altyapısını daha da güçlendirecek yeni projeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Başkan Ekim, Akçaabat’ın uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern bir stadyumu şehre kazandırmak istediklerini belirterek "Sebat Gençlik Spor, Cumhuriyetimiz ile yaşıt bir takım. Şu anda da şampiyonluğunu ilan ederek ikinci lige çıkma başarısı gösterdi. Tüm futbolcularımızın, yöneticilerimizin, başkanımızın tüm Akçaabat’ın emeği olan hak edilmiş bir şampiyonluğun gururunu yaşıyoruz. İnşallah bu şampiyonluk ile birlikte Sebat Gençlik Spor’u daha da yükseklere taşıyacağız. Bu şampiyonluk bunun vesilesi olacaktır. Daha da üst liglerde yer almak istiyoruz. Bu kapsamda şehrimize güzel bir stadyum kazandırmak istiyoruz. Yeriyle ilgili şehrin batısına doğru bir noktada şu an oynanan stadyumdan daha büyük güzel bir stadyum oluşturmak istiyoruz. Etrafıyla çevresiyle uyumlu güzel bir projeyle ilçemizin stadyum problemi çözülmüş olacak. Kupayı aldığımız zaman kutlamalarımız da olacak. Kupa sonraki ya da bir sonraki müsabaka sonrası gelecek bizim de kutlamalarımız olacak" dedi. Planlanan yeni stadyumun mevcut sahadan daha büyük kapasiteye sahip, çevresiyle uyumlu modern bir proje olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor. Şehrin batı kesiminde planlanan proje ile Akçaabat’ın uzun yıllardır gündemde olan stadyum ihtiyacının kalıcı şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanıyor. Sebat Gençlik Spor’un elde ettiği şampiyonlukla birlikte şehrin spor alanındaki hedeflerinin daha da büyüdüğünü belirten Başkan Ekim, yeni stadyum projesinin hem kulübün hem de genç sporcuların gelişimine önemli katkılar sağlayacağını sözlerine ekledi.