GÜNDEM - 04 Ocak 2026 Pazar 16:55

Sarıkamış şehitleri Antalya’da anıldı

A
A
A
Sarıkamış şehitleri Antalya’da anıldı

Birinci Dünya Savaşı’nda Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlatılan Sarıkamış Harekâtı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde "Saklıkent’ten Sarıkamış’a Bu Topraklarda İzin Var" yürüyüşü düzenlendi.


Düzenlenen yürüyüşte vatan uğruna can veren şehitler rahmet ve minnetle anıldı. Yürüyüşün ardından devam eden anma programında saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Daha sonra şehitlerin aziz ruhları için dualar edildi.



Sarıkamış ruhu, bağımsızlık ateşini yaktı


Programda yaptığı konuşmada Sarıkamış Harekâtı’nın oldukça zor şartlarda gerçekleştirildiğini belirten Vali Hulusi Şahin, "1877–1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde Kars, Ardahan, Artvin ve Erzurum’un bir kısmı işgal altındaydı. 1914 sonbaharında Cihan Harbi başladığında Türk ordusu, 1878’de kaybettiği bu vatan topraklarını kurtarmak için harekete geçti. Ancak lojistik kanallar yetersizdi, ikmal hatları zayıftı. Denizde ise Rus donanması ikmal kollarımızı ve gemilerimizi batırmıştı. Bu şartlar altında, yaklaşık yüz bin vatan evladı Allahuekber Dağları’na doğru yola çıktı. Geri dönmeyi düşünmediler. Yeter ki vatan toprağı namahrem ellerden temizlensin diye, Allahuekber Dağları’nda şehadete yürüdüler. Onların yaktığı o ateş; Çanakkale’yi, Kanal Harekâtı’nı, Kutü’l Amare’yi ve Medine Müdafaası’nı tutuşturdu. 1917’ye gelindiğinde, karşımızdaki işgalci güç savaş dışı kaldı. Böylece vatan toprağı olan Kars, Ardahan ve Artvin kurtarıldı" ifadelerini kullandı.



"Topraklarımıza uzanan elleri kırarız"


Bugün Anadolu’nun dört bir yanında, şehitlerimizin ortaya koyduğu bağımsızlık ruhunun var olduğunu ifade eden Vali Şahin, "İçlerinde babamın dedesinin de olduğu on binlerce vatan evladı Allahuekber Dağları’nda Hakk’a yürürken şu mesajı verdi: ‘Biz vatan toprağımız için ölmeye hazır bir milletiz. Bu topraklarda gözü olanlar bunun hesabını iyi yapsınlar.’ Biz Türk milleti olarak vatan toprağına uzanan namahrem elleri kırmasını biliriz. Ancak biz sadece savaş zamanı kan vermesini değil; barış zamanında da devletini büyütmeyi, güçlendirmeyi ve dünya milletler ailesinde hak ettiği yeri alması için çalışmayı da biliriz. Bugün gençlere düşen görev ise bilimi ve aklı rehber edinerek daha da çok çalışmaktır" diye konuştu.


Saklıkent’te gerçekleştirilen yürüyüşe Vali Hulusi Şahin, Konyaaltı Kaymakamı Rahmi Köse, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, kurum müdürleri, STK temsilcileri, gençler ve vatandaşlar katıldı.



Sarıkamış şehitleri Antalya’da anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Hastalara ulaşmak için ekiplerin zorlu mücadelesi Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri, kar yağışından dolayı yolları kapanan köylerdeki hasta ve mahsur kalan vatandaşlara ulaşmak için zorlu mücadele veriyor. Kar yağışının yer yer yarım metreyi geçtiği yüksek kesimlerde, bir taraftan karla mücadele sürerken diğer taraftan ambulansların hastalara ulaşmasına yardımcı olunuyor. Yolda kalan araçlar iş makineleriyle çekiliyor. İl Özel İdare ekipleri, 112 acil çağrı merkezine yapılan ihbar üzerine, merkeze bağlı Gömükan mezrasında hamile kadına kar nedeniyle ulaşamayan sağlık ekiplerinin yolunu açtı. Önce iş makineleri, ardında sağlık ekipleri mezraya ulaşarak kadını Adıyaman’da ki hastaneye getirdi. Sincik Taşkale köyünde kalp hastası olan yaşlı vatandaşın rahatsızlanması üzerine 112 acil çağrı merkezinden ambulans talep edildi. Kar nedeniyle köye ulaşmakta güçlük çeken ambulansın hastaya ulaşması için ekiplerin saatler süren çalışması sonrasında hastaya ulaşıldı. Hasta ambulans ile Sincik Devlet Hastanesi’ne getirildi. Yine Sincik ilçesi Yarpuzlu Köyünde akşam saatlerinde doğum hastası bir kadın için ekipler seferber oldu. Özel İdare ekiplerinin yolu açarak ambulansın hastaya ulaşmasını sağladı. Hasta Sincik Devlet Hastanesine getirildi. Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri 55 araç, 71 personel ile kapanan köy yollarını açmak için çalışıyor. Gerger, Sincik ve Çelikhan’da kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan köy yollarının tamamını açmak için çalışma yapılıyor.
Ankara Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2’nci Toplantısına’ katıldı. Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen toplantıda, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik yürütülen mevcut çalışmaların ele alınırken, aile kavramındaki gelişmelerin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlendi. Bu kapsamda, farklı kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerin değerlendirilmesi ve yeni politika önerileri görüşüldü. Bakan Tekin, toplantıda yaptığı açıklamalarda, aileyi merkeze alan eğitim politikalar, ebeveynlere yönelik rehberlik çalışmalar ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeye yönelik projeler hakkında bilgiler verdi. Bakan Tekin ayrıca, okulda öğrenci-öğretmen-ebeveyn ilişkisini güçlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı olarak Aile Yüzyılı çerçevesinde çalışmalarını yürüttüklerini, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında da EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerinin oluşturulduğunu belirtti. "Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor" Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, sahada hem öğretmenlerle hem öğrencilerle hem de velilerle uzun yolculuk içerisinde olduklarını belirterek, "Öğretmenler odasında yaptığımız sohbetlerde, sahadaki temaslarımızda, annelerle ve babalarla yüz yüze geldiğimiz her ortamda aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi içerikle, hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor. Öğretmen, çocuğu hayata hazırlamak istiyor ama evde karşılık bulmayan bir emeğin eksikliğini hissediyor. Eskiden mahallenin, akrabalığın, büyük aile yapısının paylaştığı yük, bugün çoğu zaman iki yetişkinin omzuna biniyor. Böyle bir tabloda eğitimi aileden bağımsız işleyen bir hizmet gibi düşünmemiz mümkün değil. Aile güçlenmeden, okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulması kolay olmuyor. Okul aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün olmuyor. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu yüzden Bakanlık olarak aileyi eğitimin asli ortağı kabul eden bir çizgi izlemeye çalışıyoruz. ‘Aile Okulu’ programıyla, anne ve babaların çocuklarıyla birlikte öğrenebildiği, ebeveynlik tecrübesini öğretmenlerle ve uzmanlarla istişare edebildiği, derdini rahatça anlatabildiği bir zemin kuruyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerini çoğaltarak, anne ve babanın da çocukla aynı kavram haritasına, aynı değer diline sahip olmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Aileyi ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz" Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütüncül bir yaklaşım ve çözümlerle, her ilde aile odaklı eylem planları hazırladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Son dönemde hayata geçirdiğimiz ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle aileye daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz. Öğrencilerimizin aktif katılımıyla hazırlanan ve EBA, EBA YouTube ile TRT EBA üzerinden yayımlanan haber bültenleri, çocuklarımızı bilgi ve medya okuryazarlığı açısından güçlendirirken bu birikimin ev ortamına da taşınmasını sağlıyor. Çocuğun haber seçtiği, metni yazdığı, dili tarttığı bu içeriklerin ailece izlenmesini özellikle önemsiyoruz. Aynı ekrana bakan anne-baba ile çocuğun, doğru bilgiye ulaşma, haber dilini sorgulama, şiddet ve mahremiyet gibi başlıklarda ortak bir hassasiyet geliştirmesi için doğal bir zemin oluşuyor. Çocuğun dijital dünya ile ilişkisini sadece yasak-serbest ikilemine sıkıştırmadan, izlediğini birlikte yorumlayan, gördüğünü birlikte tartışabilen aile ortamlarını çoğaltmaya gayret ediyoruz. Öğretmenlerimiz için travma duyarlı sınıf yönetimi, aileyle sahici iletişim, teknoloji ve madde bağımlılığıyla mücadele, dijital dünyanın çocuk ruh sağlığına etkileri gibi başlıklarda sürekli mesleki gelişim imkanları hazırlıyoruz. Bütün bu adımlarla, çocuğun hayatında yan yana duran iki ana sütunu aileyi ve okulu, aynı dili konuşan, aynı istikamete bakan, birbirinin yükünü hafifleten iki paydaş haline getirme iradesini somutlaştırmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, bu Kurul’un sahada 20 milyona yakın öğrenciyle, velileriyle, öğretmenleriyle her gün temas eden yüzüyüz" diye konuştu. "Kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine yansır" Toplumda yaşanan durumların, özellikle okullarda yaşanan olumsuzlukların, ilerleyen yıllarda aile istatistiklerine de yansıma ihtimali olduğunun altını çizen Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sınıf ikliminde, devamsızlık ve okul terk örüntülerinde, akran ilişkilerinin dilinde, rehberlik süreçlerine taşınan kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; birkaç yıl sonra aile istatistiklerine, doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine toplumsal eğilim olarak yansır. Bugün ergenlik dönemi uzayan, aidiyet duygusu zayıflayan, hayata ve aileye dair beklentileri daha kırılgan hale gelen bir gençlik profiliyle karşılaşıyorsak; bunun gerisinde, ekonomik kaygıların ötesine geçen ve tabloyu asıl derinleştiren, hayat tasavvurunu köklü biçimde etkileyen kültürel kodlar, hız ve haz eksenli yeni yaşam biçimleri ile mahremiyet ve sadakat anlayışındaki aşınmaların önemli bir payı bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, Aile Enstitümüzün yürüttüğü araştırmalarla, Nüfus Politikaları Kurulu’nun ortaya koyacağı çerçeveyle ve bugün burada bir araya gelen tüm kurumlarımızın tecrübesiyle daha sıkı bir eş güdüm içinde çalışmaya hazırız. Her ilde aile odaklı eylem planları hazırlanırken, o ilin okullarından, öğretmenlerinden, rehberlik birimlerinden süzülen verinin de bu planlara dahil edilmesini, sahadaki iyi örneklerin ve risk alanlarının eğitim cephesinden beslenmesini kıymetli görüyorum." Düzenlenen toplantıya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve siyasi isimler katılım sağladı.