SAĞLIK - 09 Ocak 2026 Cuma 11:36

Rahim ağzı kanserinde "Aşı, tarama ve korunma ipuçları" ile riski sıfıra indirin

A
A
A
Rahim ağzı kanserinde "Aşı, tarama ve korunma ipuçları" ile riski sıfıra indirin

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre rahim ağzı kanseri her yıl yüz binlerce kadında teşhis edilirken, aşı ve düzenli taramayla büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olarak öne çıkıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, "Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek erken tanının önemine dikkat çekti.


Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre 2022 yılında yaklaşık 660 bin yeni vaka kaydedilirken, 350 bin kadın bu hastalıktan hayatını kaybetti. GLOBOCAN 2022 tahminleri ise 662 bin 301 yeni vaka ve 348 bin 874 ölüm bildiriyor. Mevcut eğilimler değişmezse 2050 yılından itibaren yeni vakalarda yüzde 56,8’e ulaşan bir artış bekleniyor.



En büyük neden HPV enfeksiyonu


Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, 1-30 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın nedenlerini ve korunma yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Erol, "Rahim ağzı kanseri, rahmin alt kısmında yer alan serviks bölgesindeki hücrelerin anormal büyümesiyle oluşur. Bu kanserin en yaygın nedeni, cinsel yolla bulaşan HPV 16 ve 18 virüsülerinin belirli tipleridir. Sigara kullanımı, çok sayıda cinsel partner, erken yaşta cinsel ilişki, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve düşük sosyoekonomik durum gibi faktörler riski artırır" dedi.



Belirti vermediği için tarama şart


Hastalığın erken evrelerde fark edilmediğini belirten Prof. Dr. Erol, "Hastalığın erken evrelerinde genellikle belirti vermez. Ancak ilerledikçe vajinal kanama, ilişki sonrası kanama, pelvik ağrı ve anormal akıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir bu yüzden belirtiler beklenmeden düzenli tarama yaptırılması önemlidir" ifadelerini kullandı.



Aşı koruyor ancak tarama devam etmeli


HPV aşısının etkinliğine dikkat çeken Prof. Dr. Erol, "HPV aşısı, kansere yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlar, yaklaşık yüzde 70-90 oranında rahim ağzı kanserini önler. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre öncelikli olarak 9-14 yaş arası kız çocuklarında cinsel aktivite başlamadan önce en etkilidir. 15-26 yaş arası gençler ve yetişkinler de aşılanabilir, koruma biraz azalır ama hala faydalıdır. Bazı ülkelerde virüsün yayılımını azaltmak için erkek çocuklar da aşılanıyor. Aşı yapılmış olsa bile tarama testleri ihmal edilmemelidir, çünkü aşı tüm HPV tiplerini kapsamayabilir" diye konuştu.



KETEM’de ücretsiz tarama fırsatı


Türkiye’de tarama programlarının sağladığı avantajlara değinen Prof. Dr. Erol, "Pap smear testi rahim ağzından hücre örneği alınarak anormal hücreler aranır. HPV DNA testi virüsün varlığını doğrudan tespit eder. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na göre 30 yaşından itibaren, her 5 yılda bir HPV testi ve smear önerilir. 30-65 yaş arası kadınlar düzenli tarama yaptırırsa, kanser nedeniyle yaşam kaybı riski neredeyse sıfıra iner. Tarama ücretsiz olarak Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)’lerde yapılabilir" ifadelerini kullandı.



Sigara ve bağışıklık sistemi riski etkiliyor


Prof. Dr. Erol, HPV enfeksiyonunun kansere dönüşmesini etkileyen yaşam alışkanlıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi:


"Prezervatif kullanımı HPV bulaşını kısmen önler, tam koruma sağlamaz ama riski azaltır. Tek eşlilik veya partner sayısını sınırlamak riski düşürür. Sigara, HPV’nin kansere dönüşme riskini 2-4 kat artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stres yönetimi HPV enfeksiyonunun vücuttan atılmasına yardımcı olur."



Tedavide başarı erken tanıyla artıyor


Hastalığın evresinin tedavi yöntemlerini belirlediğini vurgulayan Prof. Dr. Erol, "Tedavi seçenekleri ise kanserin evresine göre cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi veya immünoterapiyi içerir. Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek rahim ağzı kanserinin doğru zamanda müdahale ile büyük oranda kontrol altına alınabileceğini belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği’nde engelleri aşan azim Osmaniye’de bu yıl ilki düzenlenen "Birinci Ulusal Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği", 21 ilden 220 sporcunun katılımıyla 3 gün süren zorlu parkurun ardından tamamlandı. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Dağcılık İl Temsilciliği ve Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü (ODAK) iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, merkeze bağlı Cebel Yaylası’ndaki Cebelibereket Sancağı Hükümet Konağı’ndan başladı. Bin 650 rakımdaki başlangıç noktasından hareket eden sporcular, 2 bin 100 rakımdaki Zorkun Yaylası Keldaz mevkiinde yürüyüşü tamamladı. Etkinlik kapsamında sporcular, bin 650 rakımlı Bezelik mevkii ile bin 950 rakımdaki Koyun Meleten mevkilerinde iki gece kamp yaptı. Üç gün süren etkinlik boyunca sporcular; yağmur, çamur, kar, soğuk ve güneş gibi zorlu hava şartlarına rağmen parkurları tamamlamak için mücadele verdi. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Kılıçarslan, parkuru bitirdiğinde diğer sporcular tarafından batonların birbirine vurulmasıyla alkışlanarak karşılandı. "Tek ayak ve iki kolla yürüyorum" İnsanlar için en büyük engelin sigara olduğunu ve bu engelden kurtulması gerektiğini söyleyen Mustafa Kılıçarslan, "Amanos Dağları’nın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. İlk defa katıldım. Türkiye’nin her yerinde dağlara çıktım. Amanoslar her yerden daha güzel. Amanoslara yine geleceğim. ODAK görevlileri bir an olsun yalnız bırakmadılar. Harika bir organizasyondu. Dağcılık İl Temsilciliği’ne, Osmaniye Belediyesi’ne, ODAK’a çok teşekkür ediyorum. Ben 4 aylıkken çocuk felci olmuşum. Sağ ayağımda yüzde 98 oranında güç kaybı var. Tek ayak ve iki kolla yürüyorum. 45 yaşına kadar da sigara kullandım. 45 yaşında sigarayı bıraktım yürümeye başladım yürüyüş de kesmedi tırmanmaya başladım. Sonra dedim ki benim engelim bacağımdaki sakatlık değil sigaraymış. Bundan dolayı sigara kullanan arkadaşlarımızın sigara engelinden kurtulmalarını diliyorum" diye konuştu. "Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel" Amanosların doğasının harika olduğunu ve yürüyüşe Şanlıurfa’dan katıldığını söyleyen Bekir Yavuz ise, "Öncelikle Belediye Başkanı İbrahim Çenet’e teşekkür etmek istiyorum. Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel. Karadeniz’den hiçbir farkı yok. Muhteşem zirveler yaptık. Bu bölgede çok ciddi bir etkinliğin yapılması gerekiyor. Bu yıl tabii ilk defa olduğu için eksikleri olacak artıları olacak. Bunlar ilerleyen süreçlerde olacak şeyler. Çok ciddi bir katılım var. Türkiye’nin pek çok ilinden gelen sporcular vardı" dedi. Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Dağcılık Antrenörü Ali Rıza Işık’ın liderliğinde ODAK sporcularının destekleriyle gerçekleşen yürüyüşünün sonunda Zorkun Yaylası Şenlik Tepesi’nde katılımcılara belgeler takdim edildi.
İstanbul Berkay Şengel’in ölümüne neden olan sanık tahliye edildi Kadıköy’de yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 26 yaşındaki Berkay Şengel’in ölümüne ilişkin davada sanık Azad Baran Hışım, üçüncü duruşmada tahliye edildi. Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat 2026 tarihinde akşam saatlerinde meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmeye çalışan yazılım mühendisi Berkay Şengel’e, Azad Baran Hışım yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan Şengel kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçan sürücü, daha sonra polis merkezine giderek teslim oldu. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçen Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı belirtildi. Bilirkişi raporunda sanığın kazada tamamen kusurlu olduğu, Şengel’in ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısı, sanığın "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma şüphesine ilişkin somut delil bulunmaması gibi hususları dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme ayrıca Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesine ve sanığın ehliyet durumuna ilişkin bilgilerin dosyaya eklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Temmuz’a erteledi.
Manisa YUKUT’tan Alaşehir’de kritik sınav Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, olabilecek afetlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla gerçekleştirilen "Yerel Düzey Baraj Patlaması Tatbikatı", gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Tatbikata katılan Yunusemre Belediyesi Arama Kurtarma (YUKUT) ekibi, başarılı performansıyla dikkat çekti. Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Alaşehir Afşar Barajı’nda düzenlenen tatbikatta, senaryo gereği barajda meydana gelen patlama sonrası oluşabilecek afet durumlarına müdahale süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Alaşehir merkezli olarak Salihli, Sarıgöl ve Evrenos bölgelerini kapsayan tatbikat; saha ve masa başı uygulamalarının eş zamanlı yürütülmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmalara 23 yerel düzey afet çalışma grubunun yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarından toplam 355 personel katıldı. Tatbikatta ayrıca 73 araç ile 1 mobil baz istasyonu aktif olarak kullanıldı. Yoğun yağışlar sonrası baraj gövdesinde oluşabilecek hasar ve buna bağlı gelişebilecek taşkın senaryosu üzerinden yürütülen tatbikatta; yerleşim alanlarının tahliyesi, arama-kurtarma faaliyetleri ile barınma, beslenme, sağlık, güvenlik ve altyapı hizmetlerine yönelik koordinasyon detaylı şekilde değerlendirildi. Yunusemre Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren YUKUT ekibi de tatbikatta aktif rol alarak, olabilecek bir afet anında hızlı ve etkili müdahale kabiliyetini ortaya koydu. Tatbikatı Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Doğan da yerinde takip etti. Yetkililer, bu tür tatbikatların afetlere hazırlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.