ASAYİŞ - 24 Mart 2026 Salı 12:26

Paramedik genci darp edip öldürdüler " Maddenin etkisindeydik, öldüğünü polislerden duyduk" dediler

A
A
A

 Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve 3 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybeden paramedik Hamit Aras’ın iyileştirilmiş güvenlik kamerası görüntülerinin izlendiği bugünkü duruşmada tutuklu sanık Muhammet Emir K.’, "Çantayı alan kişi benim, yumruk attım, sonra kendimi garantiye almak için çantayı aldım. O an her şeyi çok farklı anladım, böyle bir şeyin olacağını bilseydim kesinlikle yanına gitmezdim" dedi. Duruşmayı gözyaşları içinde izleyen acılı anne ise, "Bunlar hapiste yatsın, vicdan azabı duyuyorum. Bayram yapmadım ben" şeklinde feryatta bulundu.

Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi'nde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan'ın ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra, arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen dört genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Aras, sigara kullanmadığını söyleyip yoluna devam etti. Ancak gençler arkasından gelerek Aras'ı darp etti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpmasıyla ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Hamit Aras'ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekibi, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu görünce müdahaleye başladı. Kalbi duran genç paramedik, olay yerinde yeniden hayata döndürüldü. Aras, önce yakınlardaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Aras, üç günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

Şüpheliler kısa sürede yakalandı

Güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, olaydan kısa süre sonra şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İnceoğlulları (20) ve Muhammet Emir K.'yı (17) yakaladı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Aras'a vurduğunu kabul eden Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğlulları tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde, Aras'ı darp ederek çantasını aldıklarını, içindeki eşyaları aldıktan sonra birkaç sokak ileride çantayı yaktıklarını söyledikleri öğrenildi.

İyileştirilmiş görüntüler izlendi

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3’üncü duruşmaya tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğulları, Hamit Aras’ın annesi Şükriye Tavşan ve taraf avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada izletilen görüntülerin iyileştirilmiş hali de duruşma salonunda yeniden izlendi. Görüntüleri anne Şükriye Tavşan gözyaşları içinde izlerken, yumruğu attığı ve yağma yaptığı görülen tutuklu sanık Muhammet Emir K. savunma yaptı.

"Çantayı alan kişi benim"

Muhammet Emir K., maddenin etkisiyle maktul Hamit Aras’ın söylediklerini yanlış anladığını öne sürerek, "Çantayı alan kişi benim, yumruk attım, sonra kendimi garantiye almak için çantayı aldım. Bazı cümleleri kullandığını düşündüm. O an her şeyi çok farklı anladım. Böyle şeylerin olacağını tahmin edemedim, böyle bir şeyin olacağını bilseydim kesinlikle yanına gitmezdim" dedi. Diğer tutuklu sanık Savaş İnceoğulları ise, "Biz bayıldı zannettik, bile isteye kimseyi öldürmedik. Polisler bizi yakalayınca öldüğünü öğrendik" dedi.

"Yağma kastıyla yapıldığı söz konusu"

Öldürülen gencin ailesinin avukatı Kerem Polat, "Muhammet, maktule vurarak onu öldürüyor, ardından yağma yapılıyor, doğrudan vurur vurmaz çantasını alıyor. Bu olayın yağma kastıyla yapıldığı söz konusu" ifadelerini kullanarak, tutuklu sanık Muhammet Emir K. ile tutuksuz sanık İsmail S.’nin yaş tespitinin yapılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, katılan vekilinin talebini kabul ederek sanık Muhammet Emir K. ile tutuksuz sanık İsmail S.’nin kemik yaşlarının tespit edilmesini istedi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Begüm Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 10 öğrenciye hafızlık belgesi verildi Sivas İl Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları ile Hafızlık Proje İmam Hatip okullarında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için hafızlık belge takdim töreni düzenlendi. Hafızlık belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Müftülük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programla verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2026 Yılı 1. Dönem Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olan 2’si erkek, 8’i kız olmak üzere toplam 10 öğrenci, düzenlenen törenle belgelerini aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Sivas İl Müftüsü Hasan Limon, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda hayatı Kur’an ile inşa etme yolculuğu olduğunu vurguladı. Limon, "Hafızlık sabır, azim ve büyük bir teslimiyet isteyen müstesna bir gayrettir. Kur’an-ı Kerim’i kalbine nakşeden siz kıymetli evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Rabbimizden niyazımız, muhafaza ettiğiniz ayetleri hayatınıza rehber kılmanız, ahlakınıza yansıtmanız ve Kur’an ile yaşayan, Kur’an ile istikamet bulan kullardan olmanızdır. Sizler, Allah kelamını taşıyan ve onu yaşatarak insanlığa örnek olacak bir emaneti omuzladınız. Bu yolda istikamet üzere olmanızı temenni ediyorum. Sizleri yetiştiren fedakâr ailelerinize ve büyük bir özveriyle emek veren hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Limon’un konuşmasının ardından öğrencilere hafızlık belgeleri takdim edildi.
Sivas Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Şahin, "144 yıl önce Robert Koch tarafından M. Tuberculosis Basilinin keşfedildiği ve hastalığın teşhis ve tedavisinin yolunu açan 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl 24 Mart ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak anılmaktadır" dedi. Verem hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Özşahin, "Verem mikrobik bir hastalıktır. Tanısı kolay, tedavisi ucuz ve ülkemizde parasızdır. Hastalık kesin olarak tedavi edilebilmektedir. Ancak yine de dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişi verem olmakta ve bunların 1/4’ü bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği vb. bu sorunun nedenleridir" diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verem hastalığı için 1993 yılında acil durum ilan ettiğine ve Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirdiğine dikkat çeken Özşahin, "Balgam incelemesine dayalı kesin tanı, düzenli sağlanan ilaçlar ile en az 6 ay süre tedavi, ilaçların hastaya gözetim altında yutturulması ve uygun bir kayıt kontrol sistemi, bu stratejinin bileşenleridir. DSÖ’nün hedefi 2050 yılında tüberkülozdan arınmış bir dünyaya kavuşmaktır" dedi. Ülkemizde her yıl, her 100 bin kişiden yaklaşık 15’inin vereme yakalandığının altını çizen Özşahin, "Bu hastalar Verem Savaş Dispanserlerinin takibinde tedavi edilmektedir. Ülkemizde nüfus hareketlerinin yoğunluğu bu sorunun günümüzde ve ileride kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, zayıflama, terleme gibi yakınmaları olan hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmaları tanı ve tedavideki ilk basamaktır" ifadelerini kullandı.
Sivas Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, kentte faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, işletmelerin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek banka temsilcilerine sitemde bulundu. Özdemir, özellikle mevcut ekonomik şartlarda işletmelerin destek beklediğini ifade ederek bankaların daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, "Üyelerimiz finansmana erişim noktasında önemli zorluklar yaşıyor. Sahadan gelen geri bildirimlerde krediye ulaşmanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz. Bankalarımızın bu süreçte iş dünyasının yanında daha güçlü bir şekilde yer almasını bekliyoruz. İşletmelerimizin yatırım yapabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve istihdamını koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor" dedi. Bankaların reel sektörün en önemli paydaşlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bizler üretmezsek, istihdam oluşturamazsak ve ihracatı artırmayı başaramazsak, bu durum yalnızca sanayiciyi değil bankacılık sektörünü de doğrudan etkiler. Bu nedenle bankalarımızdan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara daha duyarlı yaklaşmalarını ve çözüm konusunda daha fazla inisiyatif almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.