POLİTİKA - 08 Ocak 2026 Perşembe 19:28

Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Bugün, 1994’teki İSKİ skandalının daha büyüğüne şahit oluyoruz"

A
A
A
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Bugün, 1994’teki İSKİ skandalının daha büyüğüne şahit oluyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1994 İstanbul yerel seçimleri öncesindeki İSKİ skandalına atıfta bulunarak, "Bugün konuştuğumuz rakamlar, o dönemle kıyaslanamayacak kadar büyük. O günün yolsuzluğu ve usulsüzlüğü gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştirdiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz" dedi.

Antalya’da çeşitli temaslarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programının son bölümünde AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililer tarafından karşılanan Bakan Tekin, Türkiye’de eğitim alanında son 20 yılda atılan adımları örneklerle anlatarak geçmiş ile bugün arasındaki farkları aktardı.

"2002’de öğretmenler farelerin gezmediği okulları hayal ediyordu"

Tekin, konuşmasının başında 3 Kasım 2002 öncesine dikkat çekerek, "Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit Cumhuriyet’in yüzüncü yılı için mektuplar projesi başlatıyor. ‘Gelin Cumhuriyet’in yüzüncü yılına mektuplar yazalım’ diyor. Öğretmenler yazıyor, idareciler yazıyor. Mektupların birinde bir öğretmenimiz, ‘İnşallah bir gün koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim’ diyor. Bu milattan önce falan değil, 2002’de yazılmış bir mektup. Bir başka mektupta bir öğretmen, ’İnşallah çocuklarımız tuvalet için okulun dışına çıkmak zorunda kalmaz’ derken, başka bir öğretmen, ‘İnşallah Cumhuriyet’in yüzüncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim’ diyor. Bu ne demek? 70-80 kişilik sınıflarda ders anlatıyor demek" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin:

"Bugün dünyada dersliklerinde akıllı tahta bulunan tek ülke Türkiye"

Bakan Tekin, 20 yılda eğitim altyapısının geldiği noktanın uluslararası raporlarla kayıt altına alındığını belirterek, şöyle devam etti:

"UNDP diyor ki, dünyada bütün dersliklerinde akıllı tahta bulunan ve hepsinin internet erişimi olan tek ülke Türkiye’dir. Bundan yirmi yıl önce ‘bir tane bilgisayarımız olsun’ denilen okullar bugün etkileşimli tahta ve EBA erişimine sahip.Dünyanın en büyük eğitim içerik ağını kullanabilir hale geldik."

"Derslik ve öğretmen sayısında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı"

Antalya özelinde de veriler paylaşan Bakan Tekin, "2002 seçimlerinden önce Antalya’da 9 bin 406 derslik varmış. Bugün 2025-2026 yılı için sayı 23 bin 658. Cumhuriyet döneminde yapılan dersliklerin 2,5-3 katını yaptık. Öğretmen sayısı 12 bin 947’yken bugün 38 bin 648" diye konuştu.

"Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz"

Yerel yönetimlerin eğitim yatırımlarındaki rolüne değinen Tekin, "Biz okul yapacağız da nereye yapacağız? Birinin arsa üretmesi lazım. Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz. Muratpaşa örneğinde arsa üretmiyorlar. Bir belediye düşünün; okul arsasının küçük bir köşesinde hissesi var diye dava açıyor. Böyle mantık olur mu?" diye konuştu.

"1994 yerel seçimleriyle aynı tabloyu yaşıyoruz"

Bakan Tekin, konuşmasının son bölümünde 1994 İstanbul yerel seçimlerini hatırlatarak, "Tarih tekerrürden ibaret derler ya bugün burada bulunanlar hatırlayacaktır. 31 Mart 1994 yerel seçimleri. Gazetelerin ‘Refah depremi’ manşeti attığı ve sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği dönem. O günlerle bugün arasında o kadar büyük benzerlik var ki. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamu kaynaklarının özel ilişkiler için kullanıldığı, kamuoyu tarafından ‘İSKİ skandalı’ olarak bilinen ağır bir yolsuzluk sürecinden geçiyordu. Şimdi de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Hatta bir farkla: Bugün konuştuğumuz rakamlar, o dönemle kıyaslanamayacak kadar büyük. O günün yolsuzluğu ve usulsüzlüğü gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştirdiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz. Bir tarafta ayyuka çıkan yolsuzluk ve aymazlık, diğer tarafta insanların evlerinde bir damla suya muhtaç olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. 1994 ile kıyaslandığında bizim omuzlarımızdaki yük çok daha ağır. Bizim derdimiz siyasi zafer kazanmak değil. Bizim derdimiz bu milletin, vatandaşlarımızın hak ettiği şekilde müreffeh, adil ve huzurlu bir ülkede yaşamasıdır" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin:

Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı süreciyle ilgili tartışmalara da değinerek, "İddianamede ‘cumhurbaşkanı olmak için çete kurdu’ denmiyor. Diyor ki, ‘kamu kaynaklarını kendi siyasi ikbali için kullanıyor’. Kendi hesabınız için vatandaşın suyundan, ulaşımından, bütçesinden feragat ederseniz bunun adı yetim hakkını yemektir" şeklinde konuştu.

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun İlkadım’da metruk yapılar bir bir yıkılıyor Mahallelerde güvenlik ve çevre riski oluşturan, estetik görünümü bozan metruk yapıların yıkımı, Samsun İlkadım Belediyesi tarafından sürüyor. Yıkım İşleri Müdürlüğü ekipleri, 2 yılda İlkadım’da toplam 79 metruk yapının yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, son olarak Reşadiye Mahallesi’nde yer alan bir metruk binanın yıkımını gerçekleştirirken, çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Mahallelerde asayiş sorunlarına neden olan ve görüntü kirliliği oluşturan metruk yapıları tek tek ortadan kaldırıyoruz" dedi. "Güvenliği ve çevreyi tehdit ediyor" Metruk yapıların çevre sağlığını da olumsuz etkilediğinin altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, "İlçemizde bulunan metruk yapıların yıkılmasıyla birlikte vatandaşlarımızın hem can hem de mal güvenliğini sağlıyor, mahallelerimizin yaşam kalitesini artırıyoruz. Vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden, kötü niyetli kişilerin kullanımına yönelik risk taşıyan metruk yapılara kesinlikle müsamaha göstermiyoruz. Emniyet güçlerimizin tespitleri, muhtarlarımız ile vatandaşlarımızın talepleri değerlendirilerek, yasal süreçlerin de tamamlanmasının ardından ekiplerimiz güvenlik tedbirlerini alarak yıkımları gerçekleştiriyor. İlçemizin her noktasında tespit edilen bu yapıları yasal çerçevede ortadan kaldıracağız. İlkadım Belediyesi olarak geçtiğimiz 2 yılda ilçemizde toplam 79 metruk yapının yıkımını gerçekleştirdik. Daha güvenli, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir İlkadım için metruk yapı yıkım çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz" diye konuştu.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde 2020-2025 döneminde 183 sınai mülkiyet başvurusu yapıldı Kastamonu Üniversitesi, 2020-2025 yılları arasında 183 sınai mülkiyet başvurusunda bulundu. Kastamonu Üniversitesi, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarını istikrarlı bir şekilde sürdürürken, akademik bilgi üretimini ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeye yönelik adımlarını fikri ve sınai mülkiyet alanında somut sonuçlarla ortaya koyuyor. 2006 yılında kurulan Kastamonu Üniversitesi, ilk patent başvurusunu 2011 yılında gerçekleştirdi. Teknoloji Transfer Ofisinin faaliyete geçtiği 2020 yılına kadar, Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde toplam 22 patent başvurusu yapıldı. Bu başvuruların 12’si Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek fikri mülkiyet envanterine kazandırıldı. 2020 yılında Teknoloji Transfer Ofisi’nin kurulmasıyla birlikte, fikri ve sınai mülkiyet süreçleri TTO bünyesinde yer alan Patent Destek Ofisi koordinasyonunda yürütülmeye başlandı. Bu ofisin devreye girmesiyle başvuru sayılarında belirgin bir artış yaşandı. 2020-2025 yılları arasında Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde 92 ulusal patent, 21 faydalı model, 21 uluslararası (PCT) patent ve 49 endüstriyel tasarım olmak üzere toplam 183 sınai mülkiyet başvurusu gerçekleştirildi. 2025 yılı özelinde değerlendirildiğinde ise; 4 faydalı model, 8 uluslararası (PCT) patent, 22 patent ve 16 endüstriyel tasarım başvurusu yapıldı. Aynı yıl içerisinde 13 patent/faydalı model ile 18 endüstriyel tasarım Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek koruma altına alındı. 2020 sonrası dönemde yapılan başvuruların sonuçlarına bakıldığında, toplamda 34 patent/faydalı model ve 36 endüstriyel tasarım olmak üzere 70 sınai mülkiyet hakkının tescil edildiği kaydedildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde üretilen bilginin korunmasının ve kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekerek, "Akademik çalışmaların fikri ve sınai mülkiyet kapsamında değerlendirilmesi, üniversitelerin bilimsel üretimlerinin kalıcılığı açısından önem taşıyor. Araştırmacılarımızı bu alanda desteklemeye, ortaya çıkan bilgi ve tasarımların toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini teşvik etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa Ekrem Alfatlı: "Asgari ücret enflasyonu tetikleyen bir etken değildir" BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025’in en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak kaldığını ifade etti. Asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ve enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını vurgulayan Alfatlı, "Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programa katılan BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025 yılının en önemli gündem maddesinin ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artış oranlarının yetersiz kaldığını dile getirdi. Alfatlı, açıklanan asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak olduğunu vurgularken, asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ifade etti. Asgari ücret artışlarının enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını savunan Alfatlı, ücretlerin mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. "Asgari ücretin yüzde 50 artması gerektiğini söyledik" Asgari ücretin vatandaşın derdini çözecek seviyeye gelmesi gerektiğini söyleyen Alfatlı, "2025 denilince ilk akla gelen derin bir ekonomik sıkıntı. 2024 yılında enflasyon yüzde 45’lerdeyken asgari ücret yüzde 30 artış sağlamıştı. Şimdi enflasyon oranı yüzde 31 olarak açıklandı, yüzde 27 asgari ücretliye artış sağlandı. Asgari ücretlinin geçmişten kalan yüzde 50 hakkı var. Biz bunu popülist bir politika olarak söylemedik. Bir gerçeklilik tespiti olarak söyledik. Biz BBP olarak 22 bin 104 lira olan asgari ücretin yüzde 50 artarak 33 bin lira gibi bir rakama gelmesini söyledik. Ancak 28 bin 75 lira olarak açıklandı, zaman geçmiş değil bu rakamın mutlaka iyileştirilmesi lazım, vatandaşın dertlerini çözecek bir rakama gelmesi lazım. 16 bin 881 lira olan emekli maaşları da arttırıldı ancak bu da çok yetersiz. Biz bu rakamın asgari ücret seviyesine yakın olmasını ifade ediyoruz. Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" dedi. "SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar" Yapılan iyi niyetlere rağmen karşı tarafın samimiyetsiz olduğunu kaydeden Alfatlı, "Biz BBP olarak terörsüz bir Türkiye’yi savunuyoruz. Biz insanların huzur içerisinde yaşadığı Türkiye’yi savunuyoruz. Tabi ki terör olmasın istiyoruz, çocuklarımız şehit olmasın istiyoruz. Ama karşınızdaki tasması emperyalistlerin elinde olan adeta aparat olarak kullanılan dünyanın en vahşi terör örgütü var. Güvenlik güçlerimiz zaten bu çapulcuları yendiler, kökünü kazıdılar. Kahraman mehmetçiğimiz bunları yerle yeksan etti. Ama karşı tarafın muhataplarına güvenilmeyeceğini son gelişmelerde de hep beraber gördük. Halep’te yaşananları gördük, kaldı ki Halep onların hakim olduğu bir bölge değil. SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar ama Suriye’nin kuzeyi PKK’nın yuvalandığı yerler. İran’da PJAK diye çıkıyor, Türkiye’de PYD/YPG diye çıkıyor. Mecliste partisi de bağırmaya başladı. Bütün iyi niyete rağmen ay yıldızlı bayrağımızı teşkilatlarımıza astıramadık. Hani beraberdik, hani kardeştik. Kim bu ülkede kendini nasıl ifade ediyorsa bir ve beraber yaşamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Didim Belediyesi ilçe genelinde çalışmalarını sürdürüyor Didim Belediyesi, kent estetiğini korumak ve halkın daha yeşil, daha yaşanabilir alanlarda vakit geçirebilmesini sağlamak amacıyla park ve yeşil alanlarda bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde belirlenen çalışma programı doğrultusunda sahada yoğun mesai harcıyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında Çamlık Mahallesi’nde ağaç budama çalışmaları gerçekleştirildi. Cumhuriyet Mahallesi’nde ot biçimi ve ağaç budama işlemleri tamamlanırken, Yeni Mahalle’de bulunan Macera Parkı ile Ayşenur Ezgi Eygi Parkı’nda ot biçimi çalışmaları yapılarak alanlar daha düzenli ve kullanışlı hâle getirildi. Efeler Mahallesi’ndeki yeşil alanlarda ise genel bakım ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, yeşil alan bakımının yanı sıra park oyun gruplarına yönelik onarım ve yenileme çalışmalarını da sürdürüyor. Efeler Mahallesi’nde yer alan Ayışığı Parkı’nda banklar boyanarak yenilenirken, Ozan Parkı’ndaki çocuk oyun gruplarında bakım ve tadilat çalışmaları yapıldı. Yeni Mahalle’de bulunan Macera Parkı’ndaki oyun grupları da elden geçirilerek çocuklar için daha güvenli hale getirildi. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kentin her noktasında daha estetik ve yaşanabilir alanlar oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Halkımızın parklar ve yeşil alanlarda daha huzurlu ve keyifli vakit geçirebilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ekiplerimiz belirlenen program doğrultusunda ilçemizin her mahallesinde sahada görev yapıyor. Daha güzel, daha yeşil bir Didim için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.