SAĞLIK - 17 Kasım 2025 Pazartesi 10:19

Kanguru bakımı, prematüre bebeklerde yaşam kaybını azaltıyor

A
A
A
Kanguru bakımı, prematüre bebeklerde yaşam kaybını azaltıyor

Uzm. Dr. Aşkın Güra Bayık, prematüre bebeklerde kanguru bakımının önemine dikkati çekerek, ten temasının yenidoğanların hayatta kalma oranını belirgin şekilde artırdığını vurguladı.


Memorial Antalya Hastanesi Yenidoğan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aşkın Güra Bayık, "17 Kasım Dünya Prematüre Günü" nedeniyle prematüre bebeklerde kanguru bakımı olarak da nitelendirilen ten-tene temasın hayati önemine dikkat çekti. Prematüre doğumların 5 yaş altı çocuk ölümlerinin başlıca nedeni olduğunu belirten Bayık, düşük ve yüksek gelirli ülkeler arasındaki hayatta kalma farkının büyük olduğuna dikkat çekti.



En önemli neden: Erken doğum


37. gebelik haftasından önce doğan bebeklerin prematüre kabul edildiğini açıklayan Dr. Bayık, yenidoğan ölümlerinin en yaygın nedeninin erken doğum olduğunu söyledi. 1000 gramın altındaki bebeklerde ölüme en sık solunum yetmezliği ve enfeksiyonun yol açtığını hatırlatan Bayık, prematüre doğumların çoğunun doğal süreçlerle gerçekleştiğini, ancak enfeksiyon veya riskli gebelik gibi tıbbi nedenlerle de ortaya çıkabileceğini belirtti. Bayık, "Erken doğumu önlemek için önerilen adımlar ise düzenli doğum öncesi bakım, sağlıklı yaşam tarzı, kronik hastalıkların kontrolü, stresten uzak durmak ve erken uyarı işaretlerini bilmek" dedi.



"Yoğun bakımda bebek anne ile temas etmeli"


Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören prematüre bebeklerin, hayata sağlıklı başlayabilmeleri için anne ile temasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Bayık, "Anne-bebek teması hem bebeğin iyileşme sürecini hızlandırıyor hem de annenin kendisini yeterli hissetmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle bez değiştirme, temizlik ve beslenme gibi süreçlere anne ve babanın dahil edilmesi şart" ifadelerini kullandı.



"Aileler birçok problemle mücadele ediyor"


Prematüre doğum sonrası ailelerin ciddi bir yük altında kaldığını belirten Bayık, annenin erken lohusalık dönemi, aile içi destek eksikliği ve diğer çocukların bakımı gibi sebeplerle zorlandığını söyledi. Yenidoğan yoğun bakımda bebeği bulunan annelerin yaklaşık üçte birinde akut stres bozukluğu görülebildiğini ifade etti.



Kanguru bakımının faydaları saymakla bitmiyor


Dr. Bayık, kanguru bakımının bebek ve ebeveyn arasındaki uzun süreli ten temasını sağlayarak birçok olumlu etki oluşturduğunu aktararak, "Kanguru bakımı; emzirmeyi artırır, stres seviyelerini düşürür ve aile bağlarını güçlendirir. Yapılan son çalışmalar, klinik olarak stabil kabul edilmeden önce bile ten temasının başlatılmasını öneriyor. Bu temas, ısı düzenlenmesini iyileştirir, enfeksiyonu önler, anne sütü üretimini artırır ve prematüre bebeklerde ölüm riskini ciddi şekilde azaltır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’nın kültürel mirası dünyaya tanıtılıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, ’Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’ etkinlikleri kapsamında Heritage İstanbul Fuarı’na katılarak kentin zengin tarihi ve kültürel mirasını ulusal ve uluslararası arenada tanıtıyor. Bursa’nın fetih coşkusunu düzenlediği birçok programla kentin dört bir yanına yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, sahip olunan tarihi ve kültürel zenginlikleri dünya çapında da tanıtıyor. Bursa standına yoğun ilgi Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansı’nın (Heritage İstanbul 2026) tanıtım toplantısına ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 1-4 Nisan tarihlerinde düzenlenen fuara tamamı dijital ve interaktif özelliklere sahip 75 metrekarelik stantla katılıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı aracılığıyla gün boyu Bursa’nın kültürel mirası ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtılıyor. ‘Bursa Miras’ çatısı altında restorasyon, müzecilik ve turizm alanındaki çalışmalar da ziyaretçilere anlatılırken, kente ait önemli eserler, yayınlar ve müze objeleri sergileniyor. Özellikle Bursa’nın tarihine ışık tutan kitaplar ve müze koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Şehrin köklü geçmişi ve kültürel birikimini etkili bir şekilde yerli ve yabancı konuklara anlatan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Bursa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin geniş kitleler tarafından bilinmesi için görüşmelerini sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan da Bursa standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri de paylaşıldı. İznik ve kültürel miras vurgusu Program kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ile İznik Gölü Bazilika Sualtı Kazısı Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in katılımıyla ‘1700. Yılında 1. İznik Konsili ve İznik’te Tanıtım Çalışmaları’ başlıklı sunumlar gerçekleştirilecek. 1-4 Nisan tarihlerinde Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi’nde organize edilen fuar, ilk günden yoğun ilgi gördü. ‘Geçmişe Gelecek Sağla’ sloganıyla hazırlanan fuar, Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan ülkelere kültürel miraslarını tanıtmaları, ihracatını arttırmaları ve kültür turizmine destek vermeleri için zemin oluşturuyor.
Ankara Bakan Tekin: "LGS sınavını bir gün önce yapmayı planlıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 14 Haziran’daki Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı ile A Milli Takımın Avustralya ile yapacağı maçın aynı güne denk gelmesi nedeniyle sınavın bir gün önceye alınması için çalışma yaptıklarını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Tekin, binlerce yıllık toplumsal değerlerin geleceğe aktarılmasının temel misyonlarından biri olduğunu belirterek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin de odağında bu var zaten. Bu mantıktan hareketle içinde 23 Nisan’ın da olduğu nisan ayının çocuklarımızın milli egemenlik, demokrasi, devlet, toplum, geleneklerimiz gibi değerlerimize sahip çıktığı bir etkinlik dönemi olarak yaşanmasını istiyoruz. Başından beri söylüyorum, biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu bahsettiğimiz değerleri hayata geçirebilecek erdem, değer, eylem modeli çerçevesinde çocuklarımızın gündelik hayatına yansıtabilecekleri bütün imkanları kullanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Tekin, nisan ayında milli değerlerin içselleştirilmesi adına ‘Maarifin kalbinde çocuk’ temasıyla 81 ile genelge gönderdiklerini belirterek, "Tıpkı Ramazan ayında olduğu gibi bizi bir arada tutan değerleri ayrıştırmadan, kimseyi ötekileştirmeden, mahremiyet ve gönüllülük konusunda azami hassasiyet gösterilerek çocuklarımızın bu etkinliklere katıldığı bir dönemi inşallah yaşarız. Ailelerimizi, velilerimizi, sivil toplum örgütlerimizi, siyasi partilerimizi, ayrım gözetmeksizin herkesi bu değerlere sahip çıkacak etkinliklerin içerisinde bulunmaya, desteklemeye de davet ediyorum" diye konuştu. Tekin, sınav yöntemlerinde değişiklik yapılmasına ilişkin sorulan soruya, "Manipülasyon yapmak isteyen kişilerin en rahat manipülasyon yaptıkları ve en üzücü manipülasyonları yaptıkları alan burası. Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik yok. Lütfen çocuklarımızı bu anlamda manipüle etmesinler. Sadece Milli Eğitim Maarif Modeli kapsamında bu yıl 5 ve 6, orta öğretimde de 9 ve 10’daki öğrenciler liseye geçiş sınavlarında kendi müfredatlarından bir sınava tabi olacaklar. Sınavın sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik yok, soru tarzlarıyla ilgili var" cevabını verdi. Bakan Tekin, 14 Haziran’daki LGS sınavı ile A Milli Takımın Avustralya ile maçının aynı güne denk gelmesi nedeniyle LGS sınavının tarihinin değişmesi için çalışma içerisinde olduklarını da aktardı. Tekin, "Milli takımımız Dünya Kupası’na katılınca maç takvimine baktık ve 14 Haziran günü, yani LGS sınavını yapacağımız gün sabah 7’de milli takımımızın maçı var. Dolayısıyla çocuklarımızın milli takımıyla beraber olması lazım. Arkadaşlarla LGS sınavını cumartesi günü yapmak üzere bir çalışma içerisindeyiz, çocuklarımız maçı takip edebilsinler diye. Eğer hukuki anlamında bir engel yoksa, teknik anlamında bir engel yoksa, sınavı bir gün önce yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Kocaeli 6 yaşındaki Ela’nın öldüğü servis kazasında sürücü ’tali’, küçük kız ’asli’ kusurlu bulundu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu’nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. ’tali’ kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise ’asli’ kusurlu bulundu. Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi’ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat’ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela’nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak’a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.’nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi. İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu’nun sürücünün ’kör noktasında’ kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi. Küçük Ela ’asli kusurlu’ bulundu Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.’nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela’nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.’nin olayda ’tali kusurlu’ olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu’nun ise ’asli kusurlu’ olduğunun tespit edildiği vurgulandı. "Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım" İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela’nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi. Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu’nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.