KÜLTÜR SANAT - 28 Ekim 2025 Salı 14:06

Dünyanın ilk yapay zeka belgeseli "post truth" Altın Portakal’da seyirciyle buluştu

A
A
A
Dünyanın ilk yapay zeka belgeseli "post truth" Altın Portakal’da seyirciyle buluştu

Alkan Avcıoğlu’nun, tümüyle yapay zekâ araçlarıyla yaptığı ve dünyada türünün ilk örneği olan belgesel çalışması "Post Truth", Altın Portakal’da seyirciyle buluştu.


62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 27 Ekim Pazartesi günü, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda iki belgesele ev sahipliği yaptı. Bunlardan biri; dünyada ilk kez tümüyle yapay zekâyla hazırlanan, Alkan Avcıoğlu imzalı "Post Truth"tu.


Gittikçe daha kaotik bir hal alan teknoloji ve insan ilişkisini ve önü alınamaz şekilde artan enformasyon bombardımanını ele alan çalışma, dünya galasını Varşova Film Festivali’nde yapmıştı.


Gösterimden sonra seyircilerin sorularını cevaplayan Avcıoğlu, uzun zamandır yapay zekâ ile ilgilendiğini ve yapay zekâyla sanat çalışmaları yaptığını söylerken yapay zekâyla bir belgesel yapma fikrinin nasıl oluştuğunu ise şöyle açıkladı:


"Ben bu araçlarla yıllardır çalışırken şunu düşündüm: Yapay zekâ ruhsuz görüntüler üretiyor, deniyor. Çağımız da epey ruhsuzlaşıyor; o zaman belgesel için çok iyi. Ya da ‘çağımız yapaylaşıyor’. O zaman belgesel için gene çok iyi. Belgeselin sınırlarını esnetmek için belki de güzel olur, diyen bir köyün delisi ben çıktım. Henüz hâlâ bir belgesel projesi de duymadım yapay zekâyla; yapılanlar hep kurmaca.


Yapay zekâ konusunda ben de dünya gibi sağa sola savruldum diyebilirim. Hem sosyal medya hem o teknoloji ilerledikçe hepimizin, sübjektif ve sadece kendi eko çemberimizde gerçek bulduğu paradigmanın içinde boğuldum diyebilirim. Enformasyon bombardımanı altında yaşıyoruz. Filmin kendisi de zaten bu noktada bir ayna; yani hem sahte ve gerçekliğin arasındaki sınırı zorluyor hem de kendisi de bir enformasyon bombardımanı. Düşünmeye fırsat bırakmamaya çalışıyor"


Film için pek çok farklı yapay zekâ aracını kullandığını belirten Avcıoğlu, bunların isimlerini ise özellikle vermek istemediğini belirtti: "O şirketlerden beni arayıp ‘röportajlarda bizim ismimizi söyle’, diye para teklif eden bile oldu. Sadece şunu söyleyebilirim; yapay zekâyla çalışan çoğu sanatçıya göre aşırı araç kullanıyorum. Benimki eklektik bir yaklaşım diyebilirim. Hem tek bir araca indirgensin istemiyorum hem de o aracın esiri olmak istemiyorum. Şöyle bir şansım var; hemen hemen hepsini başından beri kullanıyorum. Hemen her birinin türünü bildiğim için kimisi yakın çekim yüz planı için iyi, kimisi hareketli kamera için iyi, kimisi bozuk insan formu yapmak için daha iyi; her birinin kendine özgü avantajını kullanmaya çalıştım. Zaten filmde de gördüğünüz gibi kusursuz bir görüntü oluşturmaktan ziyade bu ham bozukluğunu çok seviyorum yapay zekânın.


Çünkü bu abartılı çağı çok iyi yansıttığını düşünüyorum"


Sanatçı bu noktada yapay zekâdaki gelişimlere ters bir mantıkla yaklaştığını ifade etti: "Kuşkusuz bu teknoloji çok daha gerçekçi görüntüler üretmeye gidecek ve muhtemelen benim bile ayırt edemeyeceğim bir hale gelecek. Fakat sanırım bence o biraz daha ticarâ sinema ya da reklam üretimi gibi işlerin işine yarayacak. Bense sanatsal dilin bu bozuk formdan çok iyi besleneceğini düşünüyorum. Brian Eno’nun bir sözü var: Bir teknoloji kusursuzlaştıktan sonra geriye dönüp o bozuk dönemlerini imza haline getiririz. Mesela ilk bilgisayar oyunlarının o 8 bit ilkel sesleri bugün elektronik müzikte çok kullanılır. Analog filmin karlı bir görüntüsü vardı, grenli; post prodüksiyonda efekt olarak onu koymaya, ona ulaşmaya çalışıyoruz. Bana göre yapay zekâ 10 yıl sonra kusursuz bile olsa belki de sanatsal anlatım, bu bozuk formda yatıyor"


Seyircilerden gelen bir soru, belgeselin bakış açısına dairdi: "Kısır döngüden bahsetmişsiniz ama bunun için bir şey yapılamayacağından söz ediliyor aslında belgeselde. Sadece bu kısır döngüyü anlatmak için mi yaptınız?" şeklindeki soruyu Avcıoğlu, şöyle cevapladı:


"İyi bir soru. Teknolojiye bağımlılığımız var ama, belgeselin de ifade ettiği gibi, sorun aslında teknolojide ya da teknoloji şirketlerini yöneten kötü adamlarda değil. Bir noktada zihinlerimizde makineleşiyoruz. Eğer zihnimizdeki makineleşmeyi durdurursak kısır döngünün çözümü var. Çok bariz bir çözüm gibi sunmuyor bunu belgesel, çünkü çok kısa vadede uygulanabilir şeyler değil. Döngünün tamamen dışına çıkmak çok efor gerektiriyor. Uzun vadede insanlık belki oraya gidecek ama kısa vadede biraz böyle çalkalanacağız, kısır döngünün içinde gideceğiz gibi görünüyor. Ama bana göre çıkış kendi zihinlerimizi ve mental modlarımızı makineleşmekten uzaklaştırmakta yatıyor"



"Attila İlhan belgeseli yapmak istiyorum ama duygusal olarak zor"


Yönetmen Biket İlhan’ın, sinemaya girişinden bugüne uzanan kariyerini konu alan "Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan" belgesel de AKM Perge Salonu’nda seyircin yoğun ilgisiyle karşılandı. Yönetmen ve müzisyen Mehmet Güreli’nin imzasını taşıyan belgeselin ardından Yönetmen Biket İlhan ve kızı, müzisyen- yönetmen Nihan Belgin, seyircilerin sorularını cevapladı.


Sinemaya, büyük şair ve yazar Attila İlhan’ın eserlerinin uyarlamasıyla başlayan ve bir dönem kendisiyle evli de olan İlhan’a, ilk soru; Attila İlhan’ın kendisine desteğiyle ilgiliydi. İlhan bu soruyu şöyle cevapladı: "Bir kere bana çok inanır, çok güvenirdi. Bu, benim için çok önemli. Sizler için de çok önemli ama o, benim hayatımda farklı bir yerde duruyor. Biz bir hayatı paylaştık ve o hayatın içinde bana güvenen biri vardı yanımda. Bu bile yetti bana, diyebilirim"


İlhan’ın; bir Attila İlhan belgeseli yapmayı düşünüp düşünmediği sorusuna cevabı da söylediklerinin devamı niteliğindeydi. İlhan, "Bu hep soruluyor; inşallah yapmaya çalışacağım. İstiyorum da ama hayatımdaki yeri, bana ifade ettikleri dolayısıyla duygusal olarak biraz zorlanıyorum" diye konuştu.


Nihan Belgin’e yöneltilen bir soru ve cevabı da yine duygusaldı. "Annenizin hayatının anlatıldığı bir işte sesinizle var olmak nasıl bir his?" diye sorulan Belgin, şu cevabı verdi: "Ses kaydını yaparken çok da duygusuna varamamıştım ama şu an perdede kendi hayatımın da büyük bir bölümünü izledim. Çünkü ben de vardım o projelerde. Gurur duydum, hiç görmediğim fotoğraflarımı gördüm. Aynı yoldan yürüyor olmak da benim için çok gurur verici"


Biket İlhan, sinemayla ilgilenmek isteyen gençlere ise şu tavsiyelerde bulundu: "Okumanızı öneririm. Sanatçı olmayabilirsiniz ama sanata merakınız olabilir; bunu için de okumalısınız. Öncelikle klasikleri. Ben bir yandan oyunculuk hocalığı da yapıyorum ve öğrencilerime söylediğim şeyi size de söylemek isterim. Bizim işimizde süreklilik yok; oyunculuk için özellikle, proje gelebilir, gelmeyebilir. O yüzden oyunculuğu bırakma ama mesela kendi projelerini de üret"



Dünyanın ilk yapay zeka belgeseli "post truth" Altın Portakal’da seyirciyle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.
Bursa Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.