ASAYİŞ - 12 Ocak 2026 Pazartesi 12:04

Arkadaşından emanet aldığı motosikletle geçirdiği kazada hayatını kaybetti

A
A
A
Arkadaşından emanet aldığı motosikletle geçirdiği kazada hayatını kaybetti

Antalya’da arkadaşından aldığı motosikletle seyir halindeki genç geçirdiği trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza ani güvenlik kamerasına yansırken, yakınları ve arkadaşları tarafından teslim alınan gencin cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Konya’nın Tuzlukçu ilçesine götürüldü.



Kaza, dün öğlen saatlerinde Kepez ilçesi Kültür Mahallesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, arkadaşından emanet aldığı motosikletle Dumlupınar Bulvarı üzerinde seyreden Ramazan Harmankaya (26) seyir halindeyken motosikletin vitesini değiştirdiği sırada arka tekerlek bir anda kendisini kilitlendi. Tekeri kilitlenen motosikletin kontrolünü kaybeden Harmankaya, savrularak yol kenarındaki kaldırım taşlarına çarptı. Kazayı görenleri 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, başını kaldırıma çarpan motosiklet sürücüsünün yardımına vatandaşlar koştu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi ile yeniden nabız alınan genç sürücü ambulansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.



Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı


Harmankaya burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Ramazan Harmankaya’nın cenazesi işlemlerinin ardından bugün ağabeyi, yakınları ve arkadaşları tarafından teslim alındı. Cenazenin teslim alınması sırasında Ramazan Harmankaya’nın ağabeyi ve yakınlarının gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Geçirdiği motosiklet kazası sonrası feci şekilde hayatını kaybeden motosiklet sürücüsü gencin cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Konya’nın Tuzlukçu ilçesine götürüldü.



Kaza anı güvenlik kamerasında


Öte yandan kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Ramazan Harmankaya’nın seyir halindeyken bir anda motosikletin kontrolünü kaybederek yol kenarındaki kaldırıma çarptığı görüldü.



Arkadaşından emanet aldığı motosikletle geçirdiği kazada hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Omurga sağlığı soğuk havalarda alarm veriyor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Bukan Arıca, soğuktan korunmak için vücudun istemsiz olarak bükülmesi, omuzların öne doğru kapanması ve sırtın daha yuvarlak bir duruş almasının sık görülen duruş bozuklukları arasında yer aldığını söyledi. Düşük hava sıcaklıklarının yalnızca günlük hayatı zorlaştırmakla kalmayıp vücut sağlığı üzerinde de önemli etkilere yol açtığını söyleyen Medline Adana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Bukan Arıca, omurga sağlığını korumanın günlük hareket kabiliyetini artırmanın yanı sıra uzun vadede yaşam kalitesini yükselttiğini de belirterek önerilerde bulundu. Soğuk havaların vücutta kasların daha fazla kasılmasına neden olduğunu belirten Dr. Arıca, "Düşen sıcaklıklarla birlikte kaslar daha hızlı sertleşiyor ve esnekliğini kaybediyor. Özellikle omurgayı çevreleyen kaslarda görülen bu sertleşme, kas spazmlarına yol açabiliyor. Kaslardaki bu gerilim, sırt ve bel ağrılarını tetikleyebileceği gibi, bel fıtığı veya skolyoz gibi mevcut omurga sorunlarının da daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Düşük sıcaklıklarda vücut, ısısını koruyabilmek için daha fazla enerji harcıyor. Bu durum kasların daha az esnek hale gelmesine ve hareket kabiliyetinin azalmasına yol açıyor. Özellikle düzenli egzersiz yapmayan bireylerde artan hareketsizlik, omurga çevresindeki kasların zayıflamasına neden olabiliyor. Zamanla kas desteği azalan omurga, daha fazla yük taşımak zorunda kalıyor. Uzun süre hareketsiz kalmak, omurgadaki disklerin ve eklemlerin zorlanmasına ve ağrıların artmasına sebep olabiliyor" diye konuştu. Duruş bozuklukları artıyor Kış aylarında ağır eşyaların kaldırılmasının uzun süre oturmak ya da yanlış pozisyonda çalışmanın omurga üzerinde fazladan baskı oluşturduğu kaydeden Dr. Arıca, "Bunun yanı sıra soğuktan korunmak için vücudun istemsiz olarak bükülmesi, omuzların öne doğru kapanması ve sırtın daha yuvarlak bir duruş alması da sık görülen duruş bozuklukları arasında yer alıyor. Bu yanlış duruş alışkanlıkları, omurgaya binen yükü artırarak uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Omurgadaki eklemler, kışın düşük ısının etkisiyle daha hassas hale geliyor. Soğuk, eklem sıvısının akışkanlığını azaltarak eklemlerin daha sert ve ağrılı olmasına yol açabiliyor. Özellikle omurgadaki faset eklemleri bu durumdan olumsuz etkilenebiliyor. Romatizmal hastalıkları olan kişilerde ise soğuk havalarda eklem ağrıları daha belirgin hale gelebiliyor. Soğuk hava, kan damarlarının daralmasına neden olarak kan dolaşımını yavaşlatıyor. Bu durum, omurgayı çevreleyen kas ve dokulara giden oksijen ve besin maddelerinin azalmasına yol açabiliyor. Uzun süreli yetersiz kan dolaşımı, dokuların beslenmesini bozarak omurga sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle ileri yaşlardaki bireylerde dolaşım problemleri, omurga ile ilgili şikayetlerin daha da artmasına neden olabiliyor" ifadelerini kullandı. Dr. Arıca, omurga sağlığını korumak için yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı: "Bel ve sırt bölgesini sıcak tutan giysiler tercih edin. Soğuk havalarda uzun süre hareketsiz kalmayın. Düzenli şekilde hafif egzersizler yapın, sırt ve bel kaslarını güçlendiren esneme hareketlerini ihmal edilmeyin. Uzun süre oturacaksanız doğru duruş pozisyonuna dikkat edin. Oturma ve çalışma alanlarınızı ergonomik şekilde düzenleyin. Soğuk ortamda ani ve sert hareketler yapmayın. Ağır cisimler kaldırmaktan kaçının. Soğuk havalarda kasları zorlayacak hareketlerden önce vücudunuzu ısıtın."
İstanbul Evli olanlar dikkat: Mesajı ve çağrıları görüp cevaplamamak boşanma sebebi olabilir Dijital çağda iletişim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, eşler ve partnerler arasında yaşanan sorunlar yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Sessize alma, engelleme ya da mesajlara bilinçli şekilde cevap vermeme gibi davranışların psikolojik şiddet sayılıp sayılmayacağı, son dönemde aile mahkemelerine yansıyan dosyalarla birlikte gündeme geldi. Aile mahkemelerinde görülen davalarda, klasik fiziksel şiddetin yanı sıra duygusal ve dijital baskı unsurlarının da delil olarak sunulduğu görülüyor. Uzmanlar, dijital ortamda sergilenen bu tür davranışların sistematik ve kasıtlı olması halinde hukuki neticeler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, şiddetin artık yalnızca fiziksel eylemlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Günümüzde iletişimin büyük bölümü dijital mecralar üzerinden yürütülmektedir. Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturmaktadır. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir" dedi. "Eşin diğer eşi yok sayması, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir" Mahkemelerin bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları da dikkate aldığını ifade eden Evci, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına dikkat çekerek, "Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir. Dijital platformlar üzerinden yapılan bu eylemler de aynı minvalde değerlendirilmektedir" diye konuştu. "Her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor" Uzmanlara göre, her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor. Bu tür davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Boşanma davalarında delillendirmenin kritik olduğunu vurgulayan Evci, "Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenen dijital davranışlar, mahkeme nezdinde ciddi şekilde değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımız dijital ortamda sergiledikleri tutumların hukuki sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıdır" şeklinde konuştu. Hukukçular, dijitalleşen dünyada iletişim biçimlerinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran alanlar haline geldiğini belirterek, bireyleri dijital davranışları konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyor.