EKONOMİ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 10:23

Antalyalı ziraat mühendisi serada kuzugöbeği mantarı üretimine başladı

A
A
A
Antalyalı ziraat mühendisi serada kuzugöbeği mantarı üretimine başladı

Bahar aylarında yağışların ardından ormanlık ve dağlık alanda doğal ortamda yetişen kuzugöbeği mantarı Antalya’da serada üretilme başlandı. Ziraat Mühendisi Ömer Şahin tarafından Seydiler Mahallesinde kurulan tohum laboratuvarında üretilen tohumlarla 4 ayrı serada yapılan denemede 650 kilogram ürün elde edildi



Bahar yağışlarının ardından dağlık ve ormanlık alanlarda doğal yollarla yetişen Kuzugöbeği mantarı, gerek yemeklerde kullanmak için gerekse toplayıp satmak için vatandaşların dağlık kesimlere akın etmesine neden oluyor. Kuzugöbeği Mantarı Manavgat’ta girişimci Ziraat Mühendisi Ömer Şahin’e ilham oldu. Şahin, Seydiler Mahallesi’nde kurduğu laboratuvar ve seralarda Türkiye’de ilk kez ticari anlamda Kuzugöbeği mantarı yetiştirmeyi başardı.



Türkiye’de ilki başardı


Yıllardır Kuzugöbeği mantarı ile ilgili araştırmalar yaptığını belirten Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Uzun dönemdir kuzugöbeğiyle ilgili araştırmalar yapıyorum. Kendimiz yıllarca doğadan çıkan kuzugöbeklerini üreticilerimizden, çiftçilerimizden, toplayanlarımızdan alarak İzmir’e, ihracatçılarımıza göndermek suretiyle bu işin içerisindeydik. Türkiye’de ilk defa ticari anlamda kuzugöbeği üretimine başladık. Bunun geçmişi dört beş yıla dayanır. Araştırmalar, denemeler, sonuçlandırmalar bu yıl ilk defa dört ayrı seramızda dört ayrı çeşitle üretime başladık. Mutluyum çünkü zor bir süreçti" dedi.



Kuzugöbeğini serada yetiştirdi


Kurduğu laboratuvarda kuzugöbeği tohumlarını ve misallerini üreterek seralarda toprağa diktiklerini belirten Şahin, "Toprağımıza dikimden ekimden sonra onların besi torbalarını da vererek üretim aşamasına başladık. Türkiye’de bir ilk diyorum çünkü ticari anlamda kuzugöbeği üretiminin Türkiye’de olmadığını biliyoruz. İlk defa bu yıl bizler seralarımızda bunun denemesini, üretimini, aşamalarını gerçekleştirmiş olduk. Tabii ki amatör olarak çeşitli ortamlara, kuzugöbeği tohumlarının yayılması şeklinde çalışmalar var. Bunları da takdirle karşılıyoruz. Ancak ticari anlamda ilk defa bu süreci biz tamamladık" ifadelerini kullandı.



"Yeni bir gelir kapısı açıldı"


Muz ve çilekten sonra bölge üreticiler için yeni bir gelir kapısı açılmış olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Üreticilerimize yeni bir çeşit, yeni bir bitki, yeni bir gelir kapısı hatta yeni bir ihracat kapısı açmış olmanın gururunu yaşıyorum. Sürdürülebilirliğini tamamladıktan sonra, gördükten sonra üreticilerimize bu konuda danışmanlıklar, yardımlar, tohum üretimiyle, tohumla ilgili ürün vermeler söz konusu olacak. İnşallah üreticilerimize bu bölgede üretilmesi bakımından söylüyorum. Muzdan ve çilekten sonra yeni ama hem gelir kapısı iyi hem de mantarın değeri bakımından, ürünün değeri bakımından çok değerli çok ender bir ürünü yetiştirmiş ve sunmuş olacağız" şeklinde konuştu.



"Yeni bir yemek kültürü oluşuyor"


Kuzugöbeği Mantarının sofralarda yeni bir yemek kültürü oluşturacağının altını çizen Şahin, "Bu yıl ilk defa dört çeşidimizi seralarımıza diktiğimizi söyledim. Onlardan verimler elde ettik ve iç piyasada bunu tükettik. Bu da beni ayrıca sevindirdi. Çünkü iç piyasada bunun değerini bilen zevkini bilen tadını bilen insanlarımız ve işletmelerimiz olduğunu gördük. Daha çok ihracat ürünü derken oysa iç piyasa bunu harcıyor, tüketiyor. Bu geliştikçe yeni bir yemek kültürü alışkanlıklarımızın içerisine girecek. Üreticilerimize bu anlamda danışabilecekleri tohum alabilecekleri bir ortam oluşturmanın da gururunu yaşamış olacağız" dedi.



Toplam 900 kilogram ürün toplandı


Çeşitli parsel denemeleri yaptıklarını ve toplamda 900 kilogram ürün aldıklarını söyleyen Şahin, "Gelecek dönemlerde, gelecek yıllarda bu ürünün sahilden itibaren yukarılara bin 200 metre rakımlara kadar bir ürün yelpazesini dağıtmış olmanın çalışmasını da yapmış olacağız. Hedefimiz dekarda bir ton ürün almaktı. 600-650 kilogram arası ürün aldık. Çeşitli parsel denemelerimiz vardı. Parsel denemelerimizden parsel bazında ürün aldığımız parselleri dekara çevirdiğimizde dokuz 900 kilogramı yakalamış olduk. Hedefimiz bundan sonra dekardan bir ton mantar olmak üzere olacak" ifadelerini kullandı.



Antalyalı ziraat mühendisi serada kuzugöbeği mantarı üretimine başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da atık yağ kampanyasına büyük ilgi Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin "Atık yağını getir, suyunu kurtar" sloganıyla başlattığı kampanya vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Bir litre atık yağın 1 milyon metreküp suyu kirletebildiğinden yola çıkılarak hazırlanan kampanyada yüzlerce litre atık yağ toplanırken, etkinlikte çevre bilinci ve dayanışma mesajları öne çıktı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında "Atık Yağını Getir, Suyunu Kurtar" sloganıyla başlatılan kampanya vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Yunusemre Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte Manisalılar evlerinde biriktirdikleri atık yağları teslim ederek hem doğanın korunmasına hem de geri dönüşüm ekonomisine katkı sağladı. Manisa’nın sürdürülebilir bir geleceğe kavuşması hedefiyle İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen organizasyon, çevre bilincinin sahaya yansıdığı örnek bir etkinlik oldu. Etkinliğe Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, CHP ilçe başkanları, daire başkanları ve çok sayıda belediye personeli katılarak destek verdi. Küçük çevrecilerden anlamlı katkı Kampanya kapsamında atık yağ getiren vatandaşlara getirdikleri miktar kadar sıvı yağ ve canlı çiçek hediye edildi. Özellikle çocukların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çevre bilinci genç kuşaklara da aşılandı. Vestel Ortaokulu öğrencileri de öğretmenleri eşliğinde topladıkları atık yağlarla kampanyaya katıldı. Öğrenciler, ödül olarak aldıkları sıvı yağları ihtiyaç sahibi arkadaşlarıyla paylaşacaklarını belirterek örnek bir dayanışma sergiledi. "Çocuklarımıza temiz bir gelecek bırakmak istiyoruz" Toplama noktasını ziyaret eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kampanyaya gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek çevreye duyarlılık gösteren vatandaşlara teşekkür etti. Atık yağların su kaynakları için büyük tehdit oluşturduğunu belirten Dutlulu, "Atık yağ suyumuzu en çok kirleten unsurlardan biridir. Her 1 litre atık yağ, yaklaşık 1 milyon litre suyu kirletebiliyor. Bu nedenle Manisalılarla birlikte böyle bir kampanyayı yürütüyoruz. Atık yağ getiren vatandaşlarımıza sıvı yağ hediye ediyoruz. Daha önce benzer bir çalışmayı atık piller için de yapmıştık. Amacımız çevre bilincini artırmak ve geleceğimizi korumak. Lütfen atık yağları kanalizasyona dökmeyelim, geri dönüşüme kazandıralım. Çocuklarımıza temiz suyu olan, yeşil bir Manisa ve Türkiye bırakmak için bu projelere devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlardan kampanyaya tam not Kampanyaya katılan vatandaşlar da uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Semra Gülünç, "Eskiden atık yağları şişeleyip çöpe bırakıyordum ama içim rahat etmiyordu. Bu kampanya sayesinde hem doğayı koruduk hem de hediyelerimizi aldık. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Murat Yalçın ise kampanyayı sosyal medya üzerinden gördüğünü belirterek, "Atık yağlarımızı nereye vereceğimizi bilemiyorduk. Bu etkinlik gerçekten çok faydalı oldu" diye konuştu. Öğretmen Yeliz Uçkun da çevre eğitiminin uygulamayla pekişmesinin önemine dikkat çekerek, "Derslerde atık yağların zararlarını anlatıyoruz ancak bu tür etkinlikler eğitimin sahaya inmesini sağlıyor. Çocukların atıklarını teslim edebilecekleri somut bir yer olması çok değerli" ifadelerini kullandı. Kampanya kapsamında yüzlerce litre atık yağ toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı.
Bursa Bursa gıda sektörü Asya pazarına açıldı Bursa Ticaret Borsası, Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürüttüğü Gıda UR-GE Projesi kapsamında, Uzak Doğu’nun en büyük gıda organizasyonu olan FOODEX JAPAN 2026-51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılarak Bursa’nın yerel lezzetlerini dünya vitrinine taşıdı. 10 firma ile fuarda boy gösteren Bursa TB heyeti, Asya pazarında yeni ihracat kapılarını araladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), üyelerinin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla yürüttüğü Gıda Sektöründe Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Projesi ile rotasını bu kez Japonya’ya çevirdi. Başkent Tokyo’da düzenlenen ve 3238 katılımcının 4026 stant ile yer aldığı dev organizasyonda, 10 üye firma temsilcisinin yer aldığı Gıda UR-GE heyeti, kentin gastronomik zenginliklerini küresel alıcılarla buluşturdu. Asya pazarında Bursa lezzetlerine yoğun ilgi Bursa’dan fuara katılan heyet, zeytin, zeytinyağı, turşu ve dondurulmuş gıda ürünlerini Japonya başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonel alıcılara tanıttı. Asya’nın en büyük gıda ve içecek fuarlarından biri olan FOODEX Japan, sektördeki yeniliklerin sergilendiği ve küresel iş birliklerinin geliştirildiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Toplamda 73 bin 842 kişinin ziyaret ettiği fuarda Bursa standı, yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. "Uzak doğu pazarını yakından tanıma imkânı bulduk" Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Gıda UR-GE Proje Üyesi Mustafa Aksu, organizasyonun son derece verimli geçtiğini vurguladı. Fuar boyunca Japon pazarındaki sürdürülebilir ticaret fırsatlarını yerinde görme şansı yakaladıklarını söyleyen Aksu, "Gıda UR-GE projemizle küresel ligde ölçek büyütmeye devam ediyoruz. Daha önce Dubai, Bükreş ve Sofya’da attığımız somut adımları, şimdi Uzak Doğu’nun en prestijli fuarı ile taçlandırdık. Heyetimizde yer alan firmalarımız, fuar boyunca potansiyel iş birlikleri için çok önemli ve olumlu görüşmeler gerçekleştirmenin yanı sıra Uzak Doğu pazarının dinamiklerini, tüketim alışkanlıklarını ve beklentilerini yerinde görme ve tanıma imkânı buldular. Asya pazarı, gıda sektörümüz için stratejik bir hedef ve bu fuar hedefimize giden yolda büyük bir kilometre taşı oldu" ifadelerini kullandı. "Küresel ligde kalıcı bir yer edinmeyi hedefliyoruz" Bursa TB Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda UR-GE Proje Üyesi Emrah Silmez ise projenin stratejik hedeflerine dikkat çekerek, FOODEX Japan 2026’nın Bursa gıda sektörü için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti. UR-GE projesinin temel felsefesinin sadece ürün ihracatı değil, aynı zamanda üretimde vizyoner bir dönüşüm olduğunu ifade eden Silmez, "Bursa Ticaret Borsası olarak yürüttüğümüz bu proje ile üye firmalarımızın teknoloji odaklı üretim süreçlerini daha verimli hale getirmelerine ve küresel ligde kalıcı bir yer edinmelerine imkân sağlıyoruz. Japonya gibi kalite ve standartların en üst seviyede tutulduğu bir pazarda ürünlerimizin büyük ilgi görmesi, Bursa gıda sektörünün ihracat odaklı büyüme stratejisinin ne kadar doğru yolda olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Uzak Doğu pazarına yönelik attığımız bu somut adımlarla, üyelerimizin dünya vitrinindeki rekabet gücünü artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Tokyo Büyükelçisi Ertuğrul’dan Bursa standına ziyaret Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul da fuar kapsamında Bursa TB heyetinin standını ziyaret etti. Heyetle yakından ilgilenen Büyükelçi Ertuğrul, Bursa ürünlerinin Japon pazarındaki potansiyeli hakkında görüş alışverişinde bulunarak, Bursa gıda sektörünün bu önemli pazardaki varlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Düzce Düzce’de fındık dışında yetişen doğal ürünler konuşuldu Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimle toplum arasında güçlü bir bağ oluşturan Bilim Kafe etkinliği, "Fındığın Gölgesinde Saklı Hazineler: Bahçelerimizde Neler Yetişiyor?" başlığı altında bu kez Musababa köyünde gerçekleştirildi. Etkinliğe; Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aybike Ayfer Karadağ, Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel ile üreticiler ve Düzce Üniversitesi mensupları katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Bilim Kafenin akademik bilgiyle toplumu buluşturan bir platform olduğunu söyleyerek, bilim toplum buluşmaları sayesinde yeni fikirler geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Bugünkü Bilim Kafede Düzce’nin doğal zenginliklerini ve yaban mersini üretimini konuşacaklarını belirterek değerli bilgiler paylaşacak olan Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ünver’e teşekkür etti. Etkinliğin davetli konuşmacısı Üyesi Prof. Dr. Hülya Ünver, "Fındığın Gölgesinde Saklı Hazineler: Bahçelerimizde Neler Yetişiyor?" başlıklı konuşmasında Düzce’de fındığın yanında yetişebilecek doğal ürünlerden söz etti. Düzce’de doğal olarak yetişen birçok ürün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hülya Ünver; kocayemiş, karayemiş, yaban mersini, incir, Trabzon hurması, dağ çileği, kızılcık ve kuşburnunu bu ürünlere örnek olarak gösterdi. Bu ürünlerin genetik kaynaklarımız olduğunu vurgulayan ünver, Ziraat Fakültesi olarak yaptıkları ıslah çalışmalarından örnekler verdi. Bir ürünü kültüre alarak ve daha iri meyve üreterek ticaretinin yapılabileceğine işaret eden Ünver, bu ürünlerin; gıda ve kuruyemiş olarak tüketilebileceğini, tıbbi özellikleri sayesinde sağlıkta kullanılabileceğini, arıcılıkta avantaj sağlayabileceğini ve süs bitkisi olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi. Birçok faydasından dolayı bu genetik kaynaklarımızı korumamızın önemi üzerinde duran Prof. Dr. Ünver, son olarak yaban mersini üretimiyle ilgili faydalı bilgiler paylaşarak bu ürünün muhafaza ve pazarlamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yaban mersini üreticilerinin sorularını da yanıtlayan Hülya Ünver’e etkinliğin sonunda Emrah Evren Kara tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.