ÇEVRE - 03 Ocak 2026 Cumartesi 10:55

Antalya’da üretici don nöbetinde

A
A
A
Antalya’da üretici don nöbetinde

Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti.


Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi.


Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu.


Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı.


Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi.


Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi.



"Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz"


Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi.


Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı.



"Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum"


Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi.


Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.



Antalya’da üretici don nöbetinde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Casperlar" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı ’Casperlar’ suç örgütüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada 839 sayfalık iddianame hazırlandı. 145’i tutuklu 223 şahsın ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldığı iddianamede, şüphelilerin karıştığı 116 eylem olduğu belirtildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı Bahçelievler ilçesi başta olmak üzere Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde, ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 839 sayfalık iddianamede, 145’i tutuklu 223 şahıs ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Örgütün eylem ve faaliyetleri yurt dışından yönettiği belirtildi İddianamede, aile grubundan oluşan yapıya İsmail Atız’ın, Ş.A. ve P.A. ile birlikte öncülük ettiği, şüphelilerin Şirinevler bölgesinde uyuşturucu madde ticareti, yağma, tetikçilik gibi meşru faaliyet alanlarında yer aldıkları, şüphelilerin 2008-2018 yılları arasında faaliyet gösteren U.T.’nin cezaevine girmesinden sonra etkinlik kazanmaya başladıkları belirtildi. Örgüt lideri Hamuş kod adlı İsmail Atız’ın, 31 Ağustos 2020 günü Yenibosna bölgesinde meydana gelen M.Ş.D.’nin kardeşi Yusuf Demir’in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada ‘sanık’ sıfatında bulunduğu bilgisi de iddianamede yer aldı. Başta İsmail Atız olmak üzere Ş.A., S.S., Ö.B., S.D., N.D., olmak üzere örgüt mensuplarının firari konumda bulundukları, eylem ve faaliyetlerini yurt dışından yönetme ve sürdürme yoluna gittikleri anlatıldı. "Dayı lakaplı şahıs beni arayarak, "Bana yolunu kaybetmiş gençler bul" dedi İddianamede, Casperlar silahlı suç örgütü lider ve yönetici kadrosunun eylemlerinde, kullanılmak üzere cezaevinden çıkan ve yine paraya ihtiyacı olan şahısları para ve barınma karşılığında örgüt içerisine aldığı ve eylemlerde kullandığına ilişkin tespitler yapıldığı, örgütün eylemlerde kullanılmak üzere üye temin etme sürecinde zorluk çekmediği belirtildi. Örgüt üyesi Ö.A.’ya ait dijital materyallerden elde edilen örgütsel nitelikte suç içerikli yazışmaların da yer aldığı iddianamede, örgüte yeni katılmak isteyen şüphelilerin "kardeş, yeğen" olarak adlandırıldığı, örgüte yeni katılan üyelerin, örgüt yöneticileri tarafından örgüt lideri İsmail Atız ile görüştürüldüğü ve yeni katılan üyelere örgüt içerisinde değerli bir konumda olduklarını hissettirdikleri aktarıldı. İddianamede, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren birçok şüpheli ve suça sürüklenen çocukların, örgütün eylem ve faaliyetlerini sekteye uğrattığı, örgütün ana faaliyet alanı Bahçelievler ilçesi ve civarından temin ettiği, örgüt mensupları, yabancı uyruklu şahıslar hususunda da başarılı olmaması nedeniyle İstanbul dışından da üye temin yoluna gittiği bilgisi yer aldı. İddianamede, örgüt üyesi Ö.A.’nın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında vermiş olduğu ifadesi de yer aldı. Ö.A., "Alperen’i hem bu şahıslardan hem de Casperlar adlı gruptan uzak durması konusunda uyardım. Bir süre sonra Dayı lakaplı şahıs beni arayarak, ’Sen sadece Alperen’i bana ulaştır, paraya ihtiyacın olduğu zaman bana belirt ben sana yardımcı olurum ve bana yolunu kaybetmiş gençler bul’ dedi" ifadelerini kullandı. İletişim halinde olduğu örgüt yöneticisi ’dayı’ kod adlı S.B.’nin da "bana yolunu kaybetmiş gençler bul" şeklinde ifadesi ile örgütün lider ve yönetici kadrosunun eylemlerde kullanılmak üzere hedef kitlesinin sorunları olan gençlerden oluştuğu iddianamede vurgulandı. İddianamede, örgütle bağlantılı 116 adet eylem anlatıldı. Örgüt üyelerince işlenen 7 cinayet yer alırken, örgütün faaliyetlerinden 154 kişinin de mağdur olduğu bilgisi yer aldı. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Örgüte yönelik düzenlenen farklı tarihlerdeki operasyonlarda, 3 adet AK-47 uzun namlulu otomatik tüfek, 1 adet MP-5 tam otomatik tabanca, 3 adet seri atım aparatlı tam otomatik tabanca, 64 adet tabanca, farklı çaplarda 2 bin 976 adet fişek, 74 adet şarjör, 2 adet el bombası ile 12 adet balistik çelik yelek ele geçirildiği iddianamede belirtildi. Ayrıca düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen 1 adet kırmızı renkli, 23-033 seri numaralı polis yeleği, 1 adet kelepçe, 1 adet gri renkli polis rozeti ile çok sayıda polis üniformasına da el konuldu. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.