ÇEVRE - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:01

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "Günü değil geleceği kurtaran çözümlere ihtiyaç var"

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "Günü değil geleceği kurtaran çözümlere ihtiyaç var"

Antalya’da ulaşım sorunlarını çözmek amacıyla düzenlenen çalıştayda, 2040 yılını esas alarak gerçekleştirilen çalışmalar ele alındı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Hedefimiz özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetildiği, toplu taşımanın güçlendirildiği, yürüyüş yolları ve bisiklet ulaşımının, çevre dostu araçların gerçek bir alternatif haline geldiği, farklı ulaşım türlerinin birbirini tamamladığı bir Antalya ulaşım sistemi kurmaktır" dedi.


Antalya’da ulaşım sorunlarını çözmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi kurmak amacıyla yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında tematik çalıştay düzenlendi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda kentsel planlama ve ulaşım, motorsuz ulaşım, toplu taşımanın geliştirilmesi, yol ağı ve yol güvenliği, katılımcı yönetişim, çevre ve iklim, dijital ve hareketlilik, erişilebilirlik ve eşitlik, turizm ve ulaşım, ulaşım finansmanı konuları ele alındı.



"Geleceği planlayan uzun vadeli çözümler"


Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, toplantının açılışında yaptığı konuşmada Antalya’nın hızla artan nüfusu, yılda yaklaşık 30 milyon yerli yabancı ziyaretçi sayısı ile ulaşım konusunda artık günü değil, geleceği planlayan çözümlere ihtiyaç duyan bir kent olduğuna dikkat çekti. Özdemir, "Günü kurtaran kısa vadeli çözümler değil geleceği planlayan uzun vadeli çözümler üretiyoruz. Ulaşım problemine de bir yandan kısa vadede çözümler üretirken, diğer yandan orta ve uzun vadede kentimizin ulaşım vizyonunu hep birlikte şekillendirmek istiyoruz" dedi.


Özdemir, Antalya’nın 600 bin 165 araç sayısı ile Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla araç sayısına sahip kenti olduğuna vurgu yaparak, "Ulaşıma etki eden tüm olumsuzluklara rağmen kavşak düzenlemeleri, üst geçitler, tamamladığımız köprüler, 148 akıllı kavşak, 106 ilave toplu taşım aracı, tamamladığımız 3. etap raylı sistem ile kent ulaşımına önemli katkılar sağladık. Konyaaltı-Varsak arası 18 km’lik 4. etap raylı sistem projesinin izinlerini alarak yapım ihalesini gerçekleştirdik. Yatırım programına alınması halinde ivedilikle başlayacağız. Devamında Lara-Kundu bağlantılı 22 km’lik 5. etap raylı sistem projemizi de tamamlayarak Bakanlık ön onayını aldık" diye konuştu.


Özdemir, bu anlayışla yürütülen ve 2040 yılını esas alan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı’nın (ASKUP) yalnızca bir ulaşım planı değil, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir kent vizyonu olduğunu ifade etti.



"Hedef daha güçlü ve uygulanabilir çözümler"


Kasım 2024 itibarıyla çalışmalarına başlanan süreçte Antalya’nın mevcut ulaşım yapısının tüm boyutlarıyla analiz edildiğini söyleyen Başkan Vekili Özdemir şu bilgileri verdi:


"168 kurumla yapılan yazışmalar, sahada gerçekleştirilen sayımlar ve 9 bini aşkın anketle çok güçlü bir veri altyapısı oluşturduk. Sahadan gelen görüş ve deneyimleri bu sürece dâhil ederek daha güçlü, daha uygulanabilir çözümler üretmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetildiği, toplu taşımanın güçlendirildiği, yürüyüş yolları ve bisiklet ulaşımının, çevre dostu araçların gerçek bir alternatif haline geldiği, farklı ulaşım türlerinin birbirini tamamladığı bir Antalya ulaşım sistemi kurmaktır."



Çalışmanın kapsamı ve hedefleri anlatıldı


Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise, çalışmanın kapsamını, hedeflerini ve yol haritasını anlattı. Planın süreçleri, analizler ve teknik çalışmaların sonuçlarını paylaşan Boynuyoğun, SKUP ile neler yapabileceğini şu sözlerle anlattı:


"Ulaşım ihtiyaçlarını farklı yollarla karşılamaya çalışarak hem kendi sağlığımızı hem de çevremizin sağlığını korumayı hedefliyoruz. SKUP ile geliştirilen karar ve stratejiler ile seyahat mesafelerini kısaltabiliriz. Hem süre hem de maliyet açısından tasarruf sağlayabiliriz. Verimlilik ve maliyetimizi optium hale getirebiliriz. Başta yol güvenliği olmak üzere genel olarak güvenliği arttırabiliriz. Alacağımız önlemlerle ulaşım kaynaklı emisyon miktarını azaltmak, hava ve gürültü kirliliğini, enerji tüketimini en aza indirmeyi hedefliyoruz."


Açılış konuşmaları sonrasında katılımcılar tarafından çalıştay tema konuları tartışılarak, senaryo seçimi gerçekleştirildi.



Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "Günü değil geleceği kurtaran çözümlere ihtiyaç var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Maksim Gaubets’in Mezopotamya ve Nemrut tutkusu Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Nemrut Dağı’nı ziyaret eden Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’yı önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’nın Nemrut’tan başlayarak Türkiye’de doğan ve Persian Gulf (Pers Körfezi) veya Şatül Arap’ta birleşen Fırat ile Dicle’nin hayat verdiği Bereketli Hilal, Fertile Crescent olarak dünyanın bildiği Mezopotamya’yı dünya insanlarına tanıtmak için; önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Genç yazar; yazdığı Antik Anadolu’nun Yedi Harikası, Yukarı Mezopotamya’nın Yedi Harikası kitabı ve dünyaca ünlü ressamların resim sergilerinin düzenlediği konferanslarla başta Kommagene olmak üzere Yukarı Mezopotamya’yı tanıtmaya devam ediyor. Maksim Gaubets, yaptığı açıklamada; "Uygar dünyaya bugünkü medeniyetin ilk basamağı olan Mezopotamya’ya vefa borcumuz var. Elimizden geleni yapmak bizlere huzur verir. Yakın bir sürede bunu kitap halinde baskıya alacağız. Amacımız Mezopotamya’nın hak ettiği korumayı alması ve uluslararası tanıtımıdır. Kommagene uygarlığı ve özellikle Antiochos Theos’un Nemrut’ta bıraktığı tarihi mirası korumak ve dünyaya tanıtmak biz yazarçizerlerin görevi olduğunu ve sorumlu olduğumuzu düşünüyorum" dedi.
Gaziantep Yılmaz’dan fırtına seferberliği Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’te bugün etkili olan yağmur ve dolu yağışının ardından mahalleleri tek tek ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi, ekiplerden detaylı bilgi aldı. Yağışın hemen ardından sahaya inen ekiplerin hızlı ve koordineli bir şekilde müdahalede bulunduğunu belirten Başkan Yılmaz, temizlik, su tahliyesi ve altyapı kontrollerinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Ara sokaklar ve ana arterlerde biriken suyun tahliyesi, menfezlerin açılması ve genel temizlik çalışmalarının aralıksız devam ettiği vurgulandı. Başkan Yılmaz, müteahhitlerle görüştü Zarar gören binalarda da incelemelerde bulunan Yılmaz, ilgili müteahhitlerle birebir görüşerek gerekli uyarılarda bulundu. Yapı güvenliğinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşların can ve mal güvenliğini riske atacak hiçbir ihmale müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Valilik ve büyükşehir ile koordinasyon Vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Yılmaz, yaşanan olumsuzlukların en kısa sürede giderilmesi için tüm imkânların seferber edildiğini belirterek, "Gaziantep Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemiz ile hızlı bir şekilde koordinasyonu sağlayarak, hemşehrilerimizin günlük yaşamını en kısa sürede normale döndürmek için ekiplerimizle birlikte sahadayız. Süreci anbean takip ediyor, gerekli tüm müdahaleleri hızlıca gerçekleştiriyoruz" dedi. Yılmaz’dan önemli uyarılar Başkan Yılmaz ayrıca vatandaşların can güvenliği konusunda dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatarak önemli uyarılarda bulundu. Yağış sonrası oluşabilecek risklere karşı bina altları, saçak altları ve özellikle elektrik kablolarının bulunduğu direklerin çevresinden uzak durulması gerektiğini belirten Yılmaz, ihtimal tehlikelere karşı duyarlı olunmasını istedi. Şehitkamil Belediyesi’nin sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, ekiplerin gece gündüz demeden görev başında olduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.
Antalya Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor Antalya’nın Aksu ilçesinde 33 bin dekar alanda üretimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton hasat edilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde genç çiftçi Melike Sogay’ın serasında yapılan ilk hasat, kadın ve genç çiftçilerin tarımdaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin önemli tarım üretim merkezlerinden Antalya’nın Aksu ilçesinde domates üretimi tüm hızıyla devam ediyor. İlçe genelinde 33 bin dekar alanda ekimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton üretim gerçekleştirilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde üretim yapan 25 yaşındaki Melike Sogay’ın serasında sezonun ilk domatesleri toplandı. Çocuk yaşlardan bu yana üretimin içinde yer aldığını belirten Sogay, ailesiyle birlikte toplam 7 dönüm serada üretim yaptıklarını söyledi. Üç dönümlük alanda pembe domates yetiştirdiklerini belirten Sogay, "Normalde 7 dönüm seramız var. İki buçuk dönümünde patlıcan yetiştiriyoruz. Bir buçuk dönümünde farklı ürünlerimiz var. Burası da domates alanımız. Yeni siftah yaptık, bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 500 kilo civarında ürün aldık" dedi. Hasadın yaz aylarına kadar devam edeceğini ifade eden genç çiftçi, üretimin yoğun emek istediğini belirterek, "Ben bu işi 9 yaşından beri yapıyorum. 9 yaşından 25 yaşıma kadar seraların içindeyim. Sabah 7’de giriyoruz öğlen sıcak olunca çıkıyoruz. Sonra öğleden sonra tekrar giriyoruz, akşam 7’ye kadar devam ediyoruz. Bu hasadımız Haziran-Temmuz ayına kadar sürecek" diye konuştu. Çiftçiliği severek yaptığını belirten Sogay, gençlere de üretim çağrısında bulunarak, "Ben severek yapıyorum. Üretmek çok güzel bir duygu. Herkesin bir kendi işi olmalı. Ben üretim tarafını seçtim. Mutluyuz işimizden. Üretiyoruz, hale götürüp satıyoruz. İnsanların memnun olması da bizi mutlu ediyor. Şu anda domatese talep çok güzel" ifadelerini kullandı. İlk hasada katılan Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise genç üreticilerin tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boğatimur, "Bugün burada Melike Hanım’ın misafiri olduk ve ilk hasadı bize de nasip oldu. Gözlerindeki pırıltı bizi çok mutlu etti. Tarım sektörüyle ilgili zaman zaman olumsuz konuşmalar yapılıyor. Ancak böyle genç, parlak, işini severek yapan gençlerimizi ve genç kızlarımızı görünce geleceğe güven duyuyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vizyonunda kadın ve genç çiftçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Boğatimur, "Bir ilçe tarım müdürü olarak kadın ve genç çiftçilerimizin yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sadece domates değil, farklı ürünler üretmeleri yönünde de fikir geliştireceğiz. Teknik destek, yeni iş fikirleri ve girişimler konusunda her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu. Genç çiftçilerin eğitim çalışmalarında da yer almasını istediklerini kaydeden Boğatimur, "Melike kızımız lise mezunu. Açacağımız tarımsal eğitim akademilerinde kendisini de yanımızda görmek isteriz. Donanımına donanım katmak, kapasitesini geliştirmek adına destek vermek istiyoruz. Kendisine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Seralarda bilinçli üretim yapıldığını da vurgulayan Boğatimur, "Sabah çok erken saatlerde seraya giriliyor. Kullanılan ilaçlar ve gübreler doğru dozda, doğru zamanda uygulanıyor. Bugün burada gönül rahatlığıyla dalından domates koparıp yiyebiliyoruz. Genç çiftçilerimiz tarımın geleceğidir" dedi. Ziyarette yer alan Emine Yıldırım da genç üreticinin seracılığın her aşamasına hakim olduğunu belirterek, "Bugün Boztepe Mahallemizde genç çiftçimiz Melike Sogay Hanımefendiyi ziyaret ettik. Kızımız çiftçiliğe bayağı hakim maşallah. Seraların hazırlanmasından başlayarak ürün bitimine kadar her şeyi biliyor. Traktörü de kullanıyor. Seradaki her iş onun elinden geçiyor" dedi. Genç kadın çiftçilerin üretimde yer almasının sevindirici olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bu yaşta bütün seraların hazırlığından işçiliğine kadar her aşamaya hakim olması çok hoşuma gitti. Genelde yaşça büyük üreticiler görüyoruz. Ancak böyle genç, eğitimli ve çiftçiliği seven kızlarımızı görmek beni çok mutlu etti. Her zaman kadın çiftçilerimizin yanındayım, destekliyorum" diye konuştu. Yıldırım, ilk hasadın bereketli geçmesini dileyerek, "Bugün serasının ilk hasadıymış. Domatesine çok güzel bakmış. Ürünler çok güzel yetişmiş maşallah. Çiftçiliği de kaliteli yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Adana Teyze ve yeğenin çaldığı parayla alışveriş yaptığı anlar görüntülendi Adana’da bir evden 51 bin TL çalan teyze ile yeğeni, çaldıkları parayla alışveriş yaparken güvenlik kameralarına yansıdı. Teyze tutuklanırken, yeğeninin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Tutuklanan şüpheli, "Görüntülerde kişi benim ama kesinlikle hırsızlık yapmadım" dediği öne sürüldü. Olay, 12 Mart’ta Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Kibariye S. (38) ile yeğeni D.K. (17), yüzlerini eşarpla gizleyerek bir apartmana girdi. Şüpheliler, 7’nci katta bulunan Jale K.’a ait dairenin kapısını zorlayarak içeri girdi. Evde değerli eşya arayan ikili, yatak odasında bulunan 51 bin TL ve 30 euronun yer aldığı poşeti alarak kaçtı. Şüphelilerin apartmana giriş ve çıkış anları güvenlik kameralarına yansıdı. Ev sahibi Jale K.’ın ihbarı üzerine olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, apartman ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin çaldıkları parayla bir mağazadan mont satın aldığı belirlendi. Bu anlar da saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Elde edilen tespitlerin ardından düzenlenen operasyonda Kibariye S. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde, "Görüntülerdeki kişi benim ancak hırsızlık yapmadım" dediği öne sürülen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Kibariye S. tutuklanırken, kaçan şüpheli D.K.’nın yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.