KÜLTÜR SANAT - 01 Ocak 2026 Perşembe 09:22

Alüvyonlarla örtülü Anadolu’nun Pompei’si Myra’da kazılar özel mülkiyet sınırlarında ilerliyor

A
A
A
Alüvyonlarla örtülü Anadolu’nun Pompei’si Myra’da kazılar özel mülkiyet sınırlarında ilerliyor

Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti ve Andriake Liman Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında, Myra Antik Tiyatrosu’nun 2026 yılında restorasyonuna başlanması planlanırken, kazılarda ortaya çıkarılan benzersiz eserlerden 20’sinin Cumhurbaşkanlığı’nda sergilenmesi dikkat çekti. Myra’yı "Anadolu’nun Pompei’si" olarak tanımlayan Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, özel mülkiyet nedeniyle kazıların sınırlı alanda yürütülebildiğini vurgulayarak, "Bastığımız zeminle antik kentin en derin noktası arasında 9 buçuk metre kod farkı var, yaklaşık 1 buçuk kilometre çapından da büyük bir metropol, bugünkü Demre’nin altında yatıyor" dedi.


Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Myra Antik Kenti ile Andriake Liman Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları, 2025 kazı sezonunda da yoğun şekilde devam etti.



Myra Antik Tiyatrosu’nda restorasyon süreci


Myra’daki çalışmaların ana odağının antik tiyatro olduğunu belirten Çevik, tiyatroya ilişkin tüm projelerin tamamlandığını ifade etti. Çevik, "Myra’da antik tiyatroda röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri tamamlandı ve Koruma Kurulu’na sunuldu. Koruma Kurulu’ndan da izin alındı. Şu anda restorasyon projesi ihale aşamasına hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu projeyi 2026 bütçesine dahil etti. Onay sürecinin ardından 2026 yılında Myra Antik Tiyatrosu’nun restorasyonuna başlamayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl heyecanlı bir yıl olacak" ifadelerini kullandı.



"Bölgenin en büyük tiyatrosu"


Antik tiyatronun mimari özelliklerine de değinen Prof. Dr. Nevzat Çevik, yapının bölge açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu tiyatro yaklaşık 11 bin kişilik kapasiteye sahip. Bölgenin en büyük tiyatrosu ve saf Roma tiyatrosu özellikleri taşıyor. En önemlisi de çok sayıda orijinal mimari elemanının günümüze ulaşmış olması. Yaklaşık 16 yıldır yürüttüğümüz kazılarda arşitravlar, lentolar, söveler ve başlıklar dahil olmak üzere çok sayıda orijinal malzeme ortaya çıkarıldı. Amacımız bu malzemeleri yeniden yerine koymak" dedi.


Restorasyonun yalnızca görsel bir çalışma olmadığını vurgulayan Çevik, "Restorasyon esasen koruma amaçlı bir çalışmadır. Gösterim, bunun sadece bir sonucudur. Biz bu tiyatroyu koruyarak ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Bu tür restorasyonlar çok ince ve hassas çalışmalardır. Yaklaşık 3 yıl, belki 4 yıl sürebilir. Ancak bu sürenin sonunda sahne binasının büyük ölçüde ayakta ve korunmuş hale geldiğini göreceğiz" diye konuştu.



"Anadolu’nun Pompei’si"


Myra’nın korunmuş yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Çevik, antik kenti "Anadolu’nun Pompei’si" olarak tanımladı. Çevik, Myra’nın alüvyonlarla örtülmesi sayesinde çok iyi korunduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Bastığımız zeminle antik kentin en derin noktası arasında 9,5 metre kod farkı var. Yaklaşık 1,5 kilometre çapından da büyük bir metropol, bugünkü Demre’nin altında yatıyor. Burada çok geniş bir özel mülkiyet alanı söz konusu. Bu nedenle kazılarımız şu an için belirli sınırlar içinde yürütülüyor. En azından kentin en büyük yapılarından biri olan tiyatroyu tamamen kazıp restore ederek bu büyük antik kente ucundan başlamış olacağız. İleriye dönük olarak çok büyük bir bilgi rezervi aktaracağımızı düşünüyoruz. Çünkü alan şu anda örtülü ve korunmuş durumda. Bugün değilse bile, belki 100 yıl sonra yapılacak kazılarda, Pompei’de olduğu gibi son derece iyi korunmuş bir kentin ortaya çıkacağını öngörüyoruz. Pompei lavlarla örtülmüştü, Myra ise alüvyonlarla örtüldü" ifadelerini kullandı.



Andriake’de müze yeniden açılıyor


Andriake Liman Kenti’ndeki çalışmalara da değinen Prof. Dr. Çevik, burada 16 yıldır aralıksız kazı yürütüldüğünü söyledi. Hadrian dönemine ait granaryumun Likya Uygarlıkları Müzesi’ne dönüştürüldüğünü hatırlatan Çevik, "Müze binasının kendisi zaten başlı başına bir eser. Akdeniz’in en büyük birkaç granaryumundan biri. Müze yaklaşık bir yıldır ziyarete kapalı, revizyon çalışmaları artık bitme aşamasında. Bir-iki ay içinde müzemiz, yeni teşhir-tanzim düzeni ve yeni eserlerle yeniden ziyarete açılacak" diye konuştu.



Binlerce küçük obje, büyük bir hikaye


Kazılarda ortaya çıkarılan küçük buluntuların önemine dikkat çeken Çevik, "Bu sezon kazılarda ele geçirilen eserlerden müzelik nitelikte olanları yıl sonu itibarıyla müzeye teslim ettik. Yaklaşık 170 küsur eser şu anda müze envanterine girmiş durumda. Bunun dışında binlerce etütlük eserimiz var. Seramikler, camlar, metal eşyalar, günlük kullanım kapları ve kadın süs eşyaları gibi çok sayıda buluntu, Myra’nın günlük yaşamına dair önemli veriler sunuyor.. Duvar çizme sistemlerine ilişkin detayların enstitü çalışmaları kapsamında elimize geçmesi dikkat çekiciydi. Sezonun başındaki kazılarda ise millefiori olarak adlandırılan cam örnekleri bulundu. Bu buluntulardan 20’si şu anda Cumhurbaşkanlığı’nda sergileniyor. Bunlar Anadolu için gerçekten benzersiz örnekler" ifadelerini kullandı.


Kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yıl boyunca sürdüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Çevik, "Biz buluntuya eşya olarak değil, bilgi olarak bakıyoruz. Her buluntu, geçmişin karanlıkta kalan bir noktasını aydınlatan bir veri sunuyor" dedi.



Alüvyonlarla örtülü Anadolu’nun Pompei’si Myra’da kazılar özel mülkiyet sınırlarında ilerliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da öğrencilere 5 bin balık ekmek dağıtıldı Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalık olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlik kapsamında yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, bu yıl balık ekmek şenliğimizin beşincisini düzenlediklerini belirterek " Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz: Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörü oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın, Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrenci İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı. (FGY-
Aydın Son 1 ayda 25 bin araç cezadan kaçamadı Aydın’da Nisan ayında trafik kurallarına uymayan 25 bin 433 sürücü cezadan kaçamazken, meydana gelen kazalarda 3 kişi hayatını kaybetti. Aydın’da trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik çalışmalar aralıksız devam ederken, 2026 yılı Nisan ayı içerisinde yapılan denetimlerde toplam 157 bin 961 araç kontrol edildi. Yapılan denetimlerde trafik kurallarına uymadığı tespit edilen 25 bin 433 araca işlem yapıldı. Mart ayında meydana gelen 736 trafik kazasında ise 3 kişi hayatını kaybetti. Konu ile ilgili Aydın Valiliği tarafından yapılan açıklamada "Trafik güvenliğinin artırılması ve korunması için valiliğimizin gözetim ve denetiminde İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı trafik ekipleri tarafından 2026 yılı Nisan ayı içerisinde toplam 157 bin 961 araç kontrol edilmiş, 25 bin 433 araca işlem yapılmıştır. Alınan önlemlere rağmen, trafik kurallarına uyulmaması nedeniyle 2026 Nisan ayı içerisinde ilimiz sınırlarında toplam 300 maddi hasarlı, 433 yaralamalı ve 3 ölümlü olmak üzere toplam 736 trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazalarda toplam 587 vatandaşımız yaralanmış, 3 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Ayrıca 421 sürücünün ehliyetine el konulmuş olup, 421 sürücü ile bin 95 araç trafikten men edilmiştir. Valiliğimizce, ilimizde trafik güvenliği ve vatandaşlarımızın can ve mal emniyetinin daha etkin sağlanmasına yönelik olarak alınan tüm tedbirler arttırılarak aynı kararlılıkla ve gayretle sürdürülecektir. Trafik kurallarına uyan, trafik düzeninin sağlanmasına ilgi ve destekleriyle katkı sağlayan değerli vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Trafik kazalarının azalması için sürücü ve vatandaşlarımızın da daha duyarlı olmaları, özellikle hatalı şerit değiştirmemeleri, alkollü araç kullanmamaları, kural ihlali yapanların ise 112 no’lu Acil Çağrı Merkezi telefonuna ihbar edilmeleri hususlarında vatandaşlarımızın bilgisine, desteklerine büyük ihtiyaç vardır" ifadeleri yer aldı.
Muş Muş Ovası’nda yağış sonrası menderesler güzel manzaralar sundu Muş Ovası’nda etkili olan yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, doğada eşsiz görüntüler oluştururken koyun ve mandaların su kenarında otlanması görsel şölen sundu. Muş’ta son günlerde etkili olan yağışlar, Muş Ovası’nda doğayı adeta yeniden canlandırdı. Yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, kıvrılarak uzanan yapısıyla dikkat çekerken ortaya güzel manzaralar çıktı. Ovada oluşan su birikintileri ve dolup taşan menderesler, bölgeye ayrı bir güzellik kattı. Muş Ovası, yağış sonrası sunduğu bu eşsiz görüntülerle göz kamaştırdı. Hayvanlarını merada otlatan Mesut Güler, Muş Ovası’nda mendereslerin kıvrım kıvrım aktığını söyleyerek, "Ben Muş’un Karağaç beldesinde çobanlık yapıyorum. Bu yıl çok fazla kar ve yağmur yağdı. Her yerde su birikintileri oluştu. Muş Ovası’nda menderesler kıvrım kıvrım akıyor. İnsanlar gelip bu menderesleri izliyor. Gerçekten çok güzel görüntüler ortaya çıkıyor" dedi. Merada hayvan otlatan amcası Mesut Gülen’e çay getiren Cennet Gülen ise "Bizim buralar çok güzel, menderesler çok güzel. Bugün hava da çok güzel. Her gün yağan yağmur Allah’ın bereketi. Menderesler kıvrıla kıvrıla akıyor, gidip geri geliyor. Aslında anlatmaya gerek yok; gözlerinizle görüyorsunuz. Biz de görüyor, şahit oluyor ve mutlu oluyoruz. Allah’ın bereketine ve yağan her yağmura şükürler olsun" ifadelerini kullandı.