MAGAZİN - 21 Ekim 2020 Çarşamba 12:23

Usta sanatçı Sermiyan Midyat ‘Eyvah Tatil’ filmiyle seyirciye sürpriz yapacak

A
A
A
Usta sanatçı Sermiyan Midyat ‘Eyvah Tatil’ filmiyle seyirciye sürpriz yapacak

Başrollerinde usta oyuncu Sermiyan Midyat ve Ersin Korkut’un yer aldığı, yapımcılığını Mehmet Yıldırım’ın üstlendiği ve yönetmen koltuğunda da Bülent İşbilen’in oturduğu ‘Eyvah Tatil’ filminin çekimleri Antalya’da hız kesmeden sürüyor.

Başrollerinde usta oyuncu Sermiyan Midyat ve Ersin Korkut’un yer aldığı, yapımcılığını Mehmet Yıldırım’ın üstlendiği ve yönetmen koltuğunda da Bülent İşbilen’in oturduğu ‘Eyvah Tatil’ filminin çekimleri Antalya’da hız kesmeden sürüyor. Filmde canlandırdığı karakterle sürpriz şekilde ekranlarda olacağını belirten Sermiyan Midyat, “İlk kez böyle bir karakteri oynadığım için seyirciye sürpriz yapmak istiyorum. Çok da detay vermek istemiyorum ama sinemada ilk kez böyle görüneceğim” dedi.


Suat Özkan ve Hakan Aksun’un senaryosunu yazdığı ‘Eyvah Tatil’ filminin yapımını RNK Prodüksiyon, yapımcılığını Mehmet Yıldırım, yönetmenliğini ise Bülent İşbilen yapıyor. Komedi türünde olan filmde zengin bir aile çocuğunun tatilde başına gelenler hikayeleştiriliyor. 2021’in Şubat ayında vizyona girmesi planlanan filmin oyuncu kadrosunda oyuncu, yönetmen ve senarist Sermiyan Midyat, tiyatro ve sinema sanatçısı Ersin Korkut, oyuncu Selcan Yavuz ve Atilla Pekdemir, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Erdem Baş, oyuncu Gökçe Özyol ve Uğur Biçer, yapımcı Mehmet Yıldırım ve Survivor yarışmacılarından olan Yunus Emre Özden yer alıyor.



Çekim için Antalya tercih edildi


Film çekimi için Antalya’nın turizm bölgesi Kemer’i tercih eden ekip, 5 Ekim’de çekimlere başladı. Aynı zamanda çekimler, kentin tarih ve turizm destinasyonlarından biri olan Kaş ilçesinde de sürdürüldü. Film için yoğun çaba harcayan ekip, 27 Ekim’de çekimleri tamamlamayı planlıyor.



Sermiyan Midyat: “Biz çok eğleniyoruz”


İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan usta oyuncu Sermiyan Midyat, “Ersin Korkut’la beraber ilk kez oynuyoruz. Çok da tatlı oluyor. Filmde Ersin bir zengin çocuğunu oynuyor. Daha sonra bana bulaşma gafletinde bulunuyor. Filmimiz aksiyon-komedi, mafyatik-komedi karışımı. Burada çekimlere devam ediyoruz. Biz çok eğleniyoruz, inşallah eğlendiririz de” ifadelerini kullandı.



Sermiyan Midyat’tan seyirciye sürpriz


Mafya karakterini ilk kez oynadığını kaydeden Midyat, seyircilere bir sürpriz olacağını ifade etti. Filmde rol aldığı mafya ‘Vedat’ karakteri hakkında bilgi veren Midyat, “Biraz git gelleri olan bir karakter. Çok neşeli ama tehlikeli sinyalleri de veren bir karakter. Filmin sonunda yapımcımız Mehmet Bey de oyuncu olarak yer alıyor. Filmin sonunda onunla kapışıyoruz. İlk kez böyle bir karakteri oynadığım için seyirciye sürpriz yapmak istiyorum. Çok da detay vermek istemiyorum ama sinemada ilk kez böyle görüneceğim” dedi.


Filmin Antalya’da çekilmesi ile ilgili de düşüncelerini paylaşan Midyat, kentin güzelliğine dikkat çekti. Midyat, güzel imkanlar içerisinde Antalya’da konakladıklarını belirterek, “Her şey dahil film çekiyoruz. Burası da ilk kez geldiğim bir tatil yöresi” diye konuştu.



“Şahane kadro var”


‘Eyvah Tatil’ filminin sadece kendilerinden ibaret olmadığının altını çizen Sermiyan Midyat, şu ifadeleri kullandı:


“Burada şahane bir kadro var. Yeni oyuncu arkadaşlar var, yani bir sürü oyuncu var. Filmin gerçek sahipleri ekip arkadaşlarımız, yönetmenimiz var. Gerçekten burada insan üstü çabayla çalışan kişiler var. Kostümü, sanatı, makyajı, görüntüsü, kamera grubu, seti, çaycısı, prodüksiyonu herkes çok tatlı, herkesin çok emeği var. Onların emeklerine minnettarım. Bizi burada çok güzel ağırlayan insanlar var. Film için desteklerini sunan Kemer Belediyesi’ne de teşekkürlerimi sunuyorum”



Mehmet Yıldırım: “Filmde altın dişleri olan Azeri mafyayım”


Filmin hem yapımcısı hem de oyuncusu Mehmet Yıldırım da Azeri mafyası ‘Tevekkül’ karakterini canlandırıyor. Senaryodan bahseden Yıldırım, “Hepimiz elmasın etrafında dönüyoruz, herkes elmasın peşinde. Ben elması bekliyorum, Sermiyan (filmdeki ismiyle Vedat) bana elması getiremiyor. Hikaye aslında bu. Ersin de (filmdeki ismiyle Tamer) istemeyerek bu elmas işinin içine dahil olmuş oluyor. Bende mafyalardan biriyim. Asıl elması bekleyen mafya benim. Sermiyan bana ulaştırmaya çalışıyor ama garibim bir türlü ulaştıramıyor. Altın dişleri olan Azeri mafyayım” dedi.



“Sektöre yatırımlarımız devam ediyor, etmeye de devam edecek”


Yıldırım, sinema sektörünü çok sevdiğini belirterek, bu işi eğlenerek yürüttüğünü kaydetti. Yıldırım, “Bu işi sevdiğim için de bana keyifli geliyor. Belki uyuyamıyoruz, uykusuz kalıyoruz gerçekten zorlukları da var ama buna rağmen çok seviyorum. Sinema sektörüne de yatırımlarımız devam ediyor. Dizi çalışmalarımız, belgesel çalışmalarımız var. Belgesel çekiyoruz, dizi projelerimiz var. Bu alandaki yatırımlarımız nasip olursa devam edecek” diye konuştu.


Antalya’nın havası kadar insanlarının da çok sıcak olduğunu belirten Yıldırım, “Bize sahip çıktılar, bizimle ilgilendiler. Çok iyi ev sahipliği yaptılar. Kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Çok doğru bir mevsimde geldik. Çok keyifliyiz” dedi.


Yapımcı Mehmet Yıldırım, ‘Aile Hükümeti’ filminin hala vizyonda olduğunu ifade ederek, “Sinemalar açık. Sinemaların kapalı olduğunu zanneden insanlar var. Sinemalar hem açık hem de güvenli. Herkesi sinema salonlarına bekliyoruz” şeklinde konuştu.


Yıldırım, konuşmasının devamında oyunculara, tüm set ekibine ve Kemer Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.



Ersin Korkut: “Filmde başıma gelmeyen kalmıyor”


Başrolü Sermiyan Midyat’la paylaşan ünlü oyuncu Ersin Korkut ise filmde ‘Tamer’ karakterini canlandırıyor. Oynadığı karakterin zengin bir aile çocuğu olduğunu belirten Korkut, “Tamer, okulların tatilini fırsat bilip genç tayfayı kandırıyor ve Kemer’i seçip tatil yapıyor. Filmde başıma gelmeyen kalmıyor. Elmas sağ sola gidip geliyor. Trafik kazaları oluyor ve her şey benim başıma patlıyor. Kız arkadaşıyla mutluluğu bir türlü yakalayamayan Tamer karakterini canlandırıyorum. Eğlenceli bir film geliyor” dedi.



“Sermiyan Midyat’la aynı filmde rol almak güzel bir duygu”


Usta oyuncu Sermiyan Midyat’la ilk kez aynı projede yer aldığını vurgulayan Korkut, “Sermiyan ağabeyle aynı filmde rol almak güzel bir duygu. Sermiyan Midyat’ın hem yeteneği hem de senaryodaki müdahaleleri çok iyi. Midyat’ın ufak dokunuşları filme renk getirdi. Filmi sinema vizyonunda merak ediyorum. Biz çekerken çok eğleniyoruz” dedi.



Selcan Yavuz: “Çok heyecanlıyım”


Filmde ‘Ayça’ karakterine hayat veren Selcan Yavuzda, “Ayça aslında masum bir karakter. Gençliğin verdiği hevesle bir yola giriyor ve başına gelmeyen kalmıyor. Aslında çok da heyecanlı. Ben de çok heyecanlıyım. Bana çok destek oluyorlar. O kadar gülüyoruz ki. Biz bu kadar eğleniyoruz çekerken umarım bittikten sonra izleyenler de eğlenir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Depremde iş yerini kaybeden kadınlar yeniden üretime başladı Adıyaman’da kurulan ‘Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi’ ile depremde iş yerlerini kaybeden kadınlar unutulmaya yüz tutmuş meslek ürünlerini üretmeye yeniden başladı. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin, UNDP işbirliği ile Depremden en çok etkilenen illerde iş sürekliliği destek programı kapsamında hayata geçirdiği projeye Fransa Hükümeti ve TESK katkı sağlıyor. Adıyaman Yeni Mahalle’de 2 bin 560 metrekare üzerine kurulan merkezde Adıyaman’ın yöresel kıyafetleriyle yapılan Besi Bebekler, baskılı yazmalar, bakır işlemeciliği, ahşap oymacılığı, Nemrut heykellerinin yapıldığı atölyeler kuruldu. 6 Şubat Depremlerinde iş yerlerini kaybetmiş dezavantajlı kadınlar ve unutulmaya yüz tutmuş meslek ustaları için açılan merkezde, el emeği göz nuru olan birbirinden değerli eserler ortaya çıkartılıyor. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, "Burada dezavantajlı, işini kaybeden kadınlarımıza fiziki anlamda yer tahsis ettik. Adıyaman’da unutulmaya yüz tutmuş meslekleri tanıtmak için, Adıyaman’ımızın o kültürünü, o mesleklerin icra etmek için bayan arkadaşlarımız mesleklerini burada icra etmekteler" dedi. Bakır İşlemeciliği Ustası, Eğitmen Pınar Çelik ise konuşmasında, "Depremden önce Adıyaman’da kendi evimde, vergi muafiyet belgem vardı. Evimde üretim yapıyordum yani ürün satışını yapıyordum. 6 Şubat depreminde ev yıkıldı. Bütün eşyalarım hepsi enkaz altında kaldı. Depremden sonra esnaf odası birliği ile UNDP’nin yaptığı bir projede unutulmaya yüz tutmuş meslekleri bir araya getirip burada biz şimdi işlerimizi devam ettiriyoruz. Onlarla beraber çalışıyoruz yani" şeklinde konuştu. Kültür Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ustası ve Besi Bebek Üreticisi Zahide Durmaz Akar ise, "Besi, benim anneannemin ismidir. Anneannem geleneksel giyinirdi. Beni o büyüttü. O öldükten sonra onun adını da bebeklerime vererek bütün dünyaya tanıtmaya başladım. Besi Bebekler birçok dünya ülkesinde Türkiye’yi ve Adıyaman’ı tanıttı. Yok olmaya yüz tutmuş geleneksel kıyafetlerimizi geleceğe taşıyarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmaya çalışıyorum. 6 Şubat depreminde iş yerimiz, atölyemiz enkaz oldu maalesef. Ürün üretimini durdurduk. Hiçbir şeyimiz yoktu. Makine ekipmanımız hiç kalmadı. Ham maddemiz sıfırlandı. Ancak esnaf odalar birliğinin deprem sonrası yapmış olduğu bir proje ile bize bu merkez yapıldı. Tekrar üretime başladık. Makine ekipmanı edindik. Üretimimiz şu an bir arada devam ediyor" diye konuştu.
İzmir Kasapoğlu: "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır" Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ’Halisdemir Meclis Simülasyonu’nun açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kasapoğlu konuşmasında, "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır" ifadelerini kullandı. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi koordinasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen Meclis Simülasyonu programı kapsamında İzmir’de gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu, ’Halisdemir’ ismi ile ’Meclis’i bir arada düşündüğünde bir başka mana gördüğünü, değerli şehidimizin meydan okuduğu hain darbe girişiminin millete, devlete ve meclise karşı olduğunu, bu yüzden bu simülasyonun milli iradenin tecelligâhı meclisimizle bağdaştırılmasının özel bir anlam taşıdığını belirtti. Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında, "Bu yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünü idrak ettik. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, demokrasimizi bu günlere getiren tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizin, medeniyet kodlarımızın tam merkezinde her zaman ’istişare’ kültürü vardır. Bizler, ’danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış’ diyen köklü bir kültürü barındırıyoruz. Farklı fikirlerin bir araya gelmesinden doğan o muazzam güce, ortak aklın ışığına inanan bir milletiz. Faklı fikirlerden asla korkmayın. Unutmayın istişare bizi güçlendirir. Sizler burada 106 yıllık o büyük meclis geleneğinin sadece birer simülasyonunu yapmıyorsunuz. Sizler aslında bu milletin istişare kültürünü, o köklü demokrasi geleneğini yarına taşıyacağınızın, onu çok daha ileri noktalara götüreceğinizin provasını yapıyorsunuz. Peki, nedir demokrasi? Sadece sandığa gidip oy kullanmak ve o oyların sayıldığı bir matematik hesabı mıdır? Demokrasi her şeyden önce bir tahammül sanatıdır. Farklılığa, karşı görüşe tahammüldür. Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır. Sizinle taban tabana zıt düşen, sizin doğrularınızı temelden sarsan bir fikri duyduğunuzda dahi, o fikrin dile getirilme hakkını sonuna kadar savunabilme erdemidir. İfade etmesine duyulan saygıdır. Bugün burada birazdan kendi komisyonlarınıza dağılacaksınız. Konuşacağınız konular bugün dünyada koskoca parlamentoların, uluslararası mahkemelerin, akademisyenlerin tartıştığı konulardır" dedi. Kasapoğlu konuşmasının son bölümünde, "Vakti iyi değerlendiren bireyler olarak zamanımızı çalmak isteyen pek çok tehdit var. En başta internet ve sanal alem. Onlara meydan okuyarak kitapla, ilimle, irfanla, sporla sanatla, kültürle kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bugün buradayız, yarın daha güçlü olmamız için vaktimizi bu unsurlarla değerlendirmeliyiz. Zamanımızı bir sanatçı ruhuyla düzenleyip, sanatla, kültürle, sporla, kitap, dostluklar ve arkadaşlıklarla yoğurmamız gerekiyor. Şehit Ömer Halisdemir’in adını taşıyan bu güzel okulda, o kahramanın vatanı için gözünü kırpmadan ortaya koyduğu iradenin gölgesinde birazdan ben de o meclis koridorlarına, komisyon odalarınıza geleceğim. Hepinize verimli, bol tartışmalı, ufku açık bir meclis simülasyonu diliyor; sizleri sevgiyle, saygıyla ve en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Yolunuz, bahtınız, zihniniz açık olsun" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Gümüşhane’de Kelkit Çayı üzerinde rafting heyecanı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesi’nde düzenlenen rafting etkinliğiyle vatandaşlar 3 kilometrelik parkurda heyecan dolu anlar yaşadı. Kelkit Çayı üzerinde oluşturulan parkurda gerçekleştirilen etkinliğe köy halkı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Profesyonel ekipler eşliğinde rafting yapan katılımcılar, adrenalin dolu anlar yaşarken ortaya renkli görüntüler çıktı. Türkiye Rafting Federasyonu ve Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürülüğü’nün de katkılarıyla düzenlenen etkinlik kapsamında düzenlenen okçuluk faaliyetleri de yoğun ilgi görürken, davul zurna eşliğinde yapılan eğlenceler ve çeşitli ikramlarla katılımcılar keyifli bir gün geçirdi. Belde halkının da yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Söğütlü’nün doğa turizmi potansiyeline dikkat çekildi. Vatandaşların etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Söğütlü Belde Belediye Başkanı İsa Koç, "Bugün beldemizde adrenalin dolu güzel bir rafting organizasyonu yaptık. Parkurumuzu belirledik yaklaşık 3 kilometrelik bir parkurumuz var. Burada vatandaşlarımız, gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz çok güzel bir gün yaşıyorlar. Az önce ilk tura biz de katıldık, ilimizin zorlu coğrafyasını bu tarz spor etkinlikleriyle değerlendiriyoruz ve bizim ilimizde de yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Gençlerimizin bu spora çok yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz" dedi. İlk defa rafting yapacağını ifade eden Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Hilal Karagüdekoğlu, "Buraya ekibimizle birlikte geldik, çok eğleniyoruz. Daha önce hiç rafting yapmadım biraz korkuyorum ama arkadaşlarım beni cesaretlendirdi denemek istiyorum" diye konuştu. Gümüşhane Üniversitesi Öğrencisi Zeliha Yılmaz da, "Burada ilk olarak rafting yaptık. İlk defa bindim çok heyecanlıydım. Biraz aksilik yaşasak da çok eğlenceliydi. Böyle etkinlikler çoğalsın isterim" ifadelerini kullandı.
Ankara Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan genç sanatçılara destek Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gelenekselleştirdiği "Genç Sanat: Güncel Sanat Proje Yarışması" bu yıl 12’nci kez genç sanatçıların eserlerini buluşturacak. Toplam 1 milyon liralık ödül desteği sunacak olan yarışmaya başvurular 1 Haziran-1 Eylül tarihleri arasında ’e-Devlet’ bağlantılı sistem üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güncel sanatı ve genç sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği ’Genç Sanat: 12. Güncel Sanat Proje Yarışması’nın hazırlık süreci başladı. Yarışmada, 35 yaş ve altı uygulamalı sanat eğitimi alan genç sanatçılar projeleriyle yarışacak. Genç yeteneklerin resim, heykel, fotoğraf, video, yerleştirme, yeni medya ve karışık teknik gibi alanlarda üretimlerini sanat çevreleriyle buluşturmayı amaçlayan yarışma bu sene de günümüz sanatındaki öncü ve yeni eğilimlere odaklanacak. Yarışmada başarı ödülüne layık görülen 5 esere 80’er bin lira, mansiyon alan 5 esere 40’ar bin lira ve sergilemeye değer bulunan 20 esere 20’şer bin lira olmak üzere toplam 1 milyon lira para ödülü takdim edilecek. Yarışma sonunda farklı üniversitelerden genç sanatçıların birlikte yer alacağı karma bir sergiyle güncel sanatın son yıllardaki gelişimi de gözler önüne serilecek. Başvurular çevrim içi alınacak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın genç sanatçılara eser üretimine yönelik çağrı yaptığı yarışmanın başvuruları e-Devlet üzerinden çevrim içi olarak kabul edilecek. Serbest konulu olarak düzenlenen yarışmaya başvurular, 1 Haziran-1 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak. Genç sanatçılar https://gorselsanat.ktb.gov.tr/ internet adresi üzerinden e-Devlet bağlantılı sistem aracılığıyla yarışmaya başvuracak. Yarışma şartnamesine de aynı adresten erişilebilecek. Alanında uzman seçici kurul Yarışmanın seçici kurulunda Sabancı Müzesi Müdürü Prof. Dr. Ahu Antmen, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, Iğdır Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Arslan, Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Yıldız Doyran, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tansel Türkdoğan ile Bakanlık temsilcileri olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı ile Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Seda Şentürk yer alacak.