SAĞLIK - 06 Şubat 2026 Cuma 14:52

Uzmanından uyarı: "Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır"

Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır" dedi.


Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, kaliteli ve zamanında olan uykunun birey sağlığına yararı olduğunu belirtti. Özellikle gençler arasında biyolojik saat ile sosyal saat arasındaki uyumsuzluğun bir davranış biçimine dönüştüğüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, bu durumun ‘sosyal jet lag’e yol açarak beyin bağlantısallığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini vurguladı. Uykunun beynin bakım, onarım ve yeniden kalibrasyon dönemi olduğunu belirten Önal, özellikle gençlerde beyin ağları ve bilişim ile ilişkisine vurgu yaparak, biyolojik saat ile sosyal saat uyumsuzluğu olarak tanımlanan ‘sosyal jet lag’in oluşturacağı sorunları masaya yatırdı.



"Uykunun beyni yapısal olarak koruduğu birçok çalışmada gösterilmiştir"


Kalitesiz ve zamansız uykunun birçok zarara neden olduğunu belirten Önal, "Uykunun telafisi ve depolanması söz konusu değildir. Uyku sırasında beyin sıvı dinamikleri değişerek beyin lenfatik sistemi üzerinden metabolik atıkların uzaklaştırılmasına destek olur. Uyku bölünmesi veya azalması durumunda, hafıza merkezi olan amigdala bölgesi ile beyinin ön kısmı arasındaki bağlantının kontrolü bozulur. Bu da kaygı ve huzursuzluğa neden olur. Uzun vadede ise ‘sağlıklı uyku örüntüsü’ olduğu takdirde, uykunun beyni yapısal olarak koruduğu ve daha düşük demans riskiyle ilişkilendirildiği birçok çalışmada gösterilmiştir. Bunların başında REM uyku davranış bozukluğu gelir. Bu kişiler rüyayı yaşarlar; yatakta şiddetli hareket eder, bağırabilirler. Hatta yanlarında yatan kişilere fiziksel olarak zarar dahi verebilirler" ifadelerine yer verdi.



"Hipertansiyonla birlikte uykululuk varsa uyku apnesi söz konusu olabilir"


Bir diğer dikkat edilmesi gereken durumun da gündüz vakitlerinde çok uyumak olduğunu ifade eden Önal, "Dikkat edilmesi gereken başka bir durum ise aşırı gündüz uykululuğu ile birlikte görülebilen, bilinç kaybı olmaksızın anlık felç hali, canlı rüyalar denilen uyanıkken rüya görme durumu, hipnagojik halüsinasyon ve uyku paralizisidir. Uyanıkken hiç hareket edememek narkolepsi spektrumu olarak kabul edilir. Uyku sırasında yeni başlayan istemsiz ‘stereotipik’ hareketler, dil ısırma ve derin uyku hali nokturnal epilepsi ihtimalini düşündürmelidir. Şiddetli huzursuz bacak sendromu/PLMS ile birlikte demir eksikliği bulguları bir arada olabilir. Sabah baş ağrısı, tanıklı apne ve horlama, gece sık sık tuvalet ihtiyacı için uyanma ve bu hastalar, bazen yalnızca unutkanlık yakınması ile doktora başvurabilirler" cümlelerine yer verdi.



"İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir"


Uyku rutininin bozulması durumunda vücudun zamanla ters tepki vermesinin muhtemel olduğunu açıklayan Önal, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir. Süre, süreklilik, zamanlama ve gündüz işlevselliğinin bileşimidir. Kısa süreli uyku, gün içinde uykululuk, dikkat ve muhakeme işlemleme hızında yavaşlama, duygu durum bozuklukları ve metabolik etkilerle kendini gösterir. Uyku bölünmesi, sık uyanma, toplam süresi yeterli olsa bile bilgi işlemleme hızı, dikkat ve yürütücü işlevler üzerinde ertesi gün olumsuz etkilere yol açabilir. Sık uyanmaya neden olan sorunların birçoğu tedavi edilebilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, uykuda uygunsuz hareket bozuklukları, kaygı bozuklukları hatta alkol kullanımı mutlaka ele alınmalıdır. Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değil, korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Güçlendirici Bakım Modeli Manisa’da masaya yatırıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün’ün katılımıyla Manisa’da düzenlenen toplantıda, korunma ve bakım altındaki çocuklara yönelik Güçlendirici Bakım Modeli’nin il genelindeki uygulamaları değerlendirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Güçlendirici Bakım Modeli"nin İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde uygulanmasına yönelik İl Eylem Planı değerlendirme toplantısı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün ile Manisa Valisi Vahdettin Özkan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gelen Bakan Yardımcısı Yenigün’ün katılımıyla düzenlenen toplantıda, Güçlendirici Bakım Modelinin İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde Uygulanmasına Dair İş Birliği Protokolü çerçevesinde hazırlanan Manisa İl Eylem Planı ele alındı. Toplantıda, bugüne kadar yürütülen çalışmalar, saha uygulamaları ve alınan kararlar değerlendirilirken, ihtiyaç duyulması halinde eylem planında güncellemeler yapılması ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Toplantının açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, korunma ve bakım altındaki çocukların ihtiyaçlarının her geçen gün çeşitlendiğine dikkat çekerek, "Son yıllarda çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı riskler, bizleri daha güçlü, daha bütüncül ve çok paydaşlı modeller geliştirmeye yönlendirmiştir. Güçlendirici Bakım Modeli, çocuklarımızın yalnızca bugününü değil, geleceğini de güvence altına almayı amaçlayan önemli bir adımdır" dedi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaparak, "Çocuklarımızın korunması ve sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması, tüm kurumlarımızın ve toplumumuzun ortak sorumluluğudur. Güçlendirici Bakım Modelinin ilimizde etkin şekilde uygulanması için Valilik olarak gerekli her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Toplantıda, korunma ve bakım altındaki çocukların profillerinde son yıllarda gözlemlenen değişimlere dikkat çekilerek; suça sürüklenme, madde kullanımı, riskli davranışlar ve artan psikososyal destek ihtiyacının, çok paydaşlı ve bütüncül bir müdahale modelini zorunlu kıldığı vurgulandı. Güçlendirici Bakım Modeli ile çocukların psikososyal, eğitsel, sağlık, güvenlik ve manevi ihtiyaçlarının eşgüdüm içerisinde karşılanmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler, Adalet, İçişleri, Sağlık, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlıkları, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin görev ve sorumlulukları ele alındı. İl düzeyinde hazırlanacak eylem planlarının Valilik koordinasyonunda uygulanacağı, düzenli olarak izlenip değerlendirileceği ifade edildi. Toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Sosyal Rehabilitasyon Hizmetleri Daire Başkanı Gökşen Altınok Duman tarafından Güçlendirici Bakım Modeline ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. Program, karşılıklı değerlendirmeler ve fikir alışverişi ile sona erdi.
Ankara Ankara’da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler dualarla anıldı Ankara’da Kahramanmaraş merkezli "6 Şubat Depremi Anma Programı" düzenlendi. Ankara’da Altındağ Belediyesi Millet Bahçesi’nde, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi ve Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı iş birliğiyle 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında anma programı düzenlendi. Program; Kur’an-ı Kerim tilavetiyle depremde vefat edenlerin anılmasıyla başladı. Programda depremin yaşandığı günler hakkında konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Belediye başkanı arkadaşlarım diyorlar ki ‘sen ne yaptığını bilmiyorsun, sen oraya bir sürü para harcıyorsun yarın bir gün çalışanlarının maaşını ödeyemeyecek hale geliyorsun, biraz sosyal medyada görün yeter’. Bir yangın varken ben nasıl düşünebilirim ? Üç ay sonra maaş verebilecek miyim, veremeyecek miyim diye. Dedim ki ben bunu yapamam" ifadelerini kullandı. Programda konuşan dönemin Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar ise, "Samimiyetle ifade etmek isterim ki Adıyaman’ın acısı acım, sevinci sevincim. Bu Adıyaman Valisi olduğu dönemde de böyleydi. Adıyaman Valiliğimden sonraki dönemde de hep böyle olacak. Rabbim bir daha bu milletle böyle acılar yaşatmasın. Bu hepimizin ortak temennisi" diye konuştu. Deprem bölgesinde yaşadıklarını anlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ise, "Gerçekten o kadar anlatacağımız hikayeler var ki. Ve ben şunu çok yaşadım o süreçte. Enkaz altından telefonlar arıyorsunuz. Ve insan olarak aslında gücünüzün de bir yere kadar yettiğini, acizliğinizin de olduğunu bir kez daha görebilirsiniz, Kolay değil, hakikaten içiniz ağlar. Binalar yıkıldı, onun da ötesinde ilk haftanın hatta o ikinci depremde biz orada yaşadık. Ulaştırma Bakanımızla beraber AFAT’ın 3’üncü katında Sayın Valimizle birlikte hep beraber o ikinci depremi de yaşadık. Yani her birimizin kaderi tabii ki Allah tarafından tayin edilmiş. Ama şunu da bilelim ki tam vakti saati gelirse ne zaman, nasıl, nerede karşımıza çıkar bilemeyiz ama elbette o kaderi yaşayacağız. Ama gittikten sonra da en büyük sermaye aslında burada biriktirdiklerimizden öte öbür tarafa gittiğimizde ‘ya Allah razı olsun ne güzel insandı’ dedirtebilmek" şeklinde konuştu. Programa; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi Başkanı Mehmet Akgül, Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı Genel Başkanı Şevket Gürsoy ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.
İstanbul Başakşehir’de sitede yönetim krizinde 5 milyon TL’nin başka hesaplara aktarıldığı iddiası Başakşehir’de yüzlerce bağımsız bölümden oluşan bir sitede, eski yönetimin yeni seçilen yönetime devir yapmadığı ve site hesaplarındaki milyonlarca liranın başka hesaplara aktarıldığı iddia edildi. Bunun üzerine site sakinleri eski yönetimi protesto etti. Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi Karacaoğlan Sokak’ta bulunan ve 3 bin 149 bağımsız bölümden oluşan, Ağaoğlu My World Başakşehir sitesinde yönetim krizi yaşanıyor. İddiaya göre, yapılan genel kurulun ardından göreve gelen yeni site yönetimine, eski yönetim tarafından herhangi bir devir işlemi yapılmadı. Eski yönetim görev süresi sona ermesine rağmen sitenin banka hesaplarında bulunan yaklaşık 5 milyon TL’yi farklı hesaplara naklettiği ileri sürüldü. Yaşanan gelişmelerin ardından çok sayıda site sakini yönetim binası önünde toplanarak, eski yönetimi protesto etti. Toplanan kalabalık, sloganlar atarak duruma tepki gösterdi. Site sakinlerinden Erdal Köseli, "Şu an bütün kat malikleri buradayız ve şu an yönetim olarak seçilmişiz. Kapıları açmıyorlar. Biz bu sabah SGK ve bankalara gittik, banka hesaplarının şifrelerini aldık. Şifrelerini aldıktan sonra saat 13.30’dan sonra 7 buçuk milyon para vardı. 5 milyon parayı transfer etmişler. Nereye gönderdiklerini bilmiyoruz. Bu güvenlik şirketinin şu an SGK’ya 20 milyon borcu var. Kat maliklerinin iradesiyle seçilmiş olan temsilciler olarak yönetim kurulunu kurmuşuz ve şu an eski yönetimin yeni yönetim kuruluna devredilmesini istiyoruz" dedi. İsmini vermek istemeyen başka bir site sakini ise, "24 Ocak 2026 yılında birinci olağan kongremiz vardı. Bu seçimin bir kısmı üç tane blokla gerçekleştirildi. Sorunsuz devam ederken bir anda yönetim seçimleri iptal ettiklerini ifade etti. Fakat güvenlik sorunu yok. Daha sonra 31 Ocak 2026 tarihinde ikinci olağan seçimimizi bütün siteleri tamamında normal bir şekilde yaptık. Bir güvenlik sorunu yaşamadık. Bütün bloklarda temsilciler seçildi. Bu temsilci arkadaşlar daha sonra yönetimi oluşturdular. Karar defterini de aldılar. Bütün yasal işlemleri gerçekleştirdiler ve bankalarda hesaplar yeni yönetime geçti. Şu anda yeni yönetim eski yönetimden devralmak istiyor tesisi. Her şey, para, yönetim, her şey şu anki yeni yönetimde olması gerekiyor yasal olarak. Fakat eski yönetim bir türlü burayı teslim etmek istemiyor ve bugün 5 milyon para hareketi olmuş saat 18.00’dan sonra tamamen usulsüz yasadışı bir şekilde. 20 milyonun üzerinde SGK borcu çıktı. Başka borçlarında olduğunu düşünüyoruz. Kötü yönetilen bir site burası, tüm Türkiye’de bu site yönetimleri ayyuka çıktı zaten. Biz malikler olarak buna son vermek istiyoruz. İnşallah biz hep birlikte buna son vereceğiz" diye konuştu.
Kütahya Vali Işın: "Depreme karşı en önemli husus, önceden tedbir almaktır" Kütahya’da, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin 3. yıl dönümü dolayısıyla Kütahya Valiliği AFAD İl Müdürlüğü tarafından Anma Programı ile İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantı, Kütahya Valisi Musa Işın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Programa; Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mustafa Baş, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, il protokolü, İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu üyeleri ile kurum müdürleri katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Daha sonra AFAD Başkanlığı tarafından hazırlanan "6 Şubat Depremleri" konulu kısa film gösterimi izletildi. Toplantıda, AFAD İl Müdürü İsmail Özkan tarafından 6 Şubat depremleri sürecinde Türkiye genelinde ve Kütahya özelinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı. Programda konuşan Vali Musa Işın, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı en büyük afetlerden biri olduğunu belirterek, 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremlerde 53 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu vurgulayan Vali Işın, bugüne kadar yaklaşık 450 bin konutun teslim edildiğini, yıl içerisinde kalan konutların da tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Depremle mücadelede iki temel aşamanın bulunduğuna dikkat çeken Vali Işın, "Birincisi önceden tedbir almak, ikincisi ise afet sonrası hızlı ve etkin müdahalede bulunmaktır. Özellikle yapılaşmada teknolojiye ve deprem yönetmeliğine uygun hareket edilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu şekilde inşa edilen binalar, yüksek şiddetli depremlerde dahi can ve mal kaybını en aza indirmektedir" dedi. Kütahya’da da gerekli tedbirlerin alınmaya devam edildiğini belirten Vali Işın, geçtiğimiz yıl il genelinde 4,6 ve 5,4 büyüklüğünde depremler meydana geldiğini, bu depremlerde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını söyledi. Kütahya’nın fay hatları açısından hassas bir bölgede bulunduğunu ifade eden Vali Işın, daha önce kırılmış fay hatlarının bulunmasının, Yemişli köyünde yaşanan depremde hasarın sınırlı kalmasında etkili olduğunu kaydetti. Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Vali Musa Işın, Türk milletinin afetler karşısında sergilediği dayanışma ruhunun 6 Şubat depremlerinde bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, "Birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur" ifadelerini kullandı. Vali Işın, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, geride kalan ailelere ve millete başsağlığı dileyerek, afet sürecinde görev alan tüm kurum ve kuruluşlara, belediyelere ve personele teşekkür etti. Program, AFAD gönüllülerine kimlik kartları, arama kurtarma ekiplerine ise teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.