POLİTİKA - 15 Eylül 2025 Pazartesi 13:40

ÜNİPERSEN: "Memur için ocak geç, ekim kritik"

A
A
A
ÜNİPERSEN: "Memur için ocak geç, ekim kritik"

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Sendika olarak 1 Ekim’de açılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Çalışma Bakanlığında gerekli düzenlemelerin yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.


Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, 8’inci Dönem Toplu Sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplu sözleşme görüşmelerinde sarı sendikaların etkisiz tavırları nedeniyle kamu çalışanlarının alım gücünü koruyacak bir sonuç çıkmadığını belirten Güzel, "Sendika olarak 1 Ekim’de açılacak TBMM ve Çalışma Bakanlığında gerekli düzenlemelerin yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz" açıklamalarında bulundu.


Genel Başkan Güzel yaptığı açıklamada sözlerine şöyle devam etti:


"8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sona ereli yaklaşık 20 gün oldu. Ancak ortaya çıkan tablo, memurun sorunlarını çözmekten uzak kalmıştır. Etkisiz ve sarı sendikaların oyunları nedeniyle çalışanların alım gücü korunamamış, temel talepler yine masada bırakılmıştır. Bugün gelinen noktada memurun gerçek anlamda refaha kavuşabilmesi için tek yol, TBMM’de yapılacak düzenlemeler ve Çalışma Bakanlığı’nın atacağı adımlardır. Özellikle ‘Ek Protokol’ konusunda yaptığımız araştırmalarda Toplu sözleşme Masasında "Yetkili Sendika ile Ek Protokol" yapılabilir maddesi toplu sözleşme görüşmelerinde kapsam dışı bırakılmıştır. Dolayısıyla memura ilave bir artış yapılacaksa tek çözüm adresi Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıdır."


"Hayat pahalılığı ve artan enflasyon karşısında memurun ocak ayını beklemesi mümkün değildir"


Yıllardır çözüm bekleyen temel taleplerin yeni yasama döneminde mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Güzel, "3 Bin 600 ek gösterge tüm çalışanları kapsayacak şekilde tamamlanmalıdır. Yardımcı Hizmetler Sınıfı için kadro talebi karşılanmalıdır. Emeklilere seyyanen zam hayata geçirilmelidir. Yükseköğretim Tazminatı, kira yardımı, Eşel mobil sistemi, Tayin-Nakil hakkı ötelenmemelidir. Hayat pahalılığı ve artan enflasyon karşısında memurun ocak ayını beklemesi mümkün değildir. Ekim ayında başlayacak Meclis bütçe görüşmeleri, kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal taleplerinin ele alınması için tarihi bir fırsattır. Biz ÜNİPERSEN olarak bu süreci yakından takip edecek, haklarımız için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz" diye konuştu.


Mücadelede güçlü birlik şart


Güzel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:


"Gerçek bir zam, 3 bin 600 ek gösterge, YHS kadro düzenlemesi, emeklilere seyyanen zam ve diğer temel sorunlar çözülmeden memurun refaha ulaşması mümkün değildir. Kamu çalışanlarını, haklarını savunmayan sendikalara gereken cevabı vermeye ve ÜNİPERSEN çatısı altında güçlü bir mücadeleye davet ediyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İspir’de Çoruh Vadisi’nde karların erimesiyle su seviyesi yükseldi, evler boşaltılıyor Erzurum’un İspir ilçesinde hava sıcaklıklarının aniden artması ve yüksek kesimlerdeki karların hızla erimesiyle birlikte Çoruh Vadisi’nde su seviyesi yükseldi. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda devriye görevi yaparak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. Bölgede birkaç gündür etkili olan yağmurlu havanın ardından gelen ani ısınma, nehir yatağındaki su debisini zirveye çıkardı. Maden Köprü Mahallesi’nde, Çoruh Vadisi’ne yakın noktalarda bulunan bazı evlerin şu an için su altında kaldığı bildirildi. Yetkililer, ilerleyen saatlerde su seviyesinin daha da yükselebileceğini öngörerek nehir yatağına yakın evlerde oturan vatandaşların evlerini bir an önce tahliye etmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Jandarma bölgede kuş uçurtmuyor Yaşanan risk karşısında devletin ilgili tüm kurumları ve yetkililer bölgede alarm durumuna geçti. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alan Jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini korumak adına evlere girişleri engellemek için yoğun bir mesai harcıyor. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda aralıksız devriye atarak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. "Vatandaşlarımızın çok dikkatli ve duyarlı olması gerekiyor" Bölgedeki durumun ciddiyetini koruduğunu belirten yetkililer, halkın alınan tedbirlere eksiksiz uyması gerektiğinin altını çizdi. İlerleyen günlerde daha büyük sıkıntıların yaşanmaması adına, vadi çevresindeki tüm vatandaşların duyarlı olması, jandarmanın uyarılarını dikkate alması ve kesinlikle riskli yapılara girmemesi hayati önem arz ediyor.
Bolu Denizi olmayan Bolu’da plaj voleybolu oynadılar Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında kent merkezine kurulan sahada plaj voleybolu turnuvası düzenlendi. Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Etkinlik kapsamında Bolu Belediyesi tarafından kent merkezine kum dökülerek voleybol sahası oluşturuldu. İkişer kişilik takımların mücadele ettiği turnuva vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar, kamp sandalyeleriyle sahayı çevreleyerek müsabakaları takip etti. Etkinliğe Bolu Belediyesi Başkan Vekili Tuna Özcan, CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Bolu için gayet güzel bir organizasyon" Plaj voleybolunun Bolu için güzel bir organizasyon olduğunu belirten Safa Tutum, "Biz turnuvaya Bolu Arçelik olarak katılıyoruz. Bu organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederiz. Bolu için gayet güzel bir organizasyon. Deniz olmamasına rağmen plaj voleybolu bizim için güzel bir organizasyon. Turnuvaya katılan bütün arkadaşlara başarılar dilerim" dedi. "Plajı getirmişler" Denizin yokluğunu hissettirmediğini ve adeta plajı getirdiklerini ifade eden Nidanur Korkmaz, "Bolu’da okuyorum, 1. sınıf öğrencisiyim. İlk başta denizin olmadığını düşününce üzülmüştüm. Ama denizin yokluğunu hissettirmiyor. Plajı getirmişler. Çok güzel bir etkinlik, keyifle izliyoruz" şeklinde konuştu.
Erzurum Erzurum Kent Konseyi Başkanı Tanfer: ’’Engellilik toplumsal bir sorumluluktur’’ Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. ’’Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur’’ Başkan Tanfer, mesajında, engelliliğin yalnızca bireysel ya da ailevi bir sağlık meselesi olmadığını, sosyal yönüyle tüm toplumu ilgilendiren önemli bir konu olduğunu ifade etti. Engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmanın, sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamanın ve karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmenin herkesin ortak görevi olduğunu vurgulayan Tanfer, toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. ’Hepimize önemli görevler düşüyor’ Erzurum Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Tanfer, bu kapsamda engelli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla yer almaları adına çalışmaların artarak süreceğini dile getirdi. Başkan Tanfer, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi: "Engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve toplumsal katılım gibi alanlarda devletimizce yapılan iyileştirmeler, engelli bireylerin yaşam kalitesini artırırken toplumumuzu daha kapsayıcı hale getirmektedir. Unutmayalım ki, engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Engellilik konusundaki duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur ve bu sorumluluğu birlikte yerine getirmeliyiz. Merhameti menşei kabul eden bir medeniyetin evlatları olarak engelli vatandaşlarımızın fiziksel ve ruhsal açıdan kendilerini güven ve huzur içinde hissettikleri bir toplumda beraberce yaşamamıza destek olmak hepimizin toplumsal sorumluluklarından biridir. Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur. Engelliler Haftası’nda, tüm engelli vatandaşlarımıza ve her zaman yanlarında olan fedakâr ailelerine sevgi, saygılarımızı sunuyor; yaşamlarını kolaylaştırmak için elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğimizi belirtmek istiyorum. Engelli vatandaşlarımızın insan hak ve onuruna yakışır şekilde toplumsal hayata katılmalarını sağlamak, çalışan, üreten ve saygın bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri adına hepimize önemli görevler düşüyor. Bu duygu ve düşüncelerle 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası’nı kutluyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve kıymetli ailelerine huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum."
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.