ÇEVRE - 25 Nisan 2026 Cumartesi 15:29

TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Genel Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla, "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine, çiftlikten sofraya kadar olan bütün aşamalarda veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç var" dedi.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında bir program düzenledi. Ankara’da gerçekleştirilen programda veteriner hekimliğin toplum sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı kritik rolün önemine vurgu yapıldı. Programda, veteriner hekimlerin çalışma şartları, mesleğin karşılaştığı güncel sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırılırken, alanında uzman isimler hayvan hastalıklarıyla mücadelede veteriner hekimlerin rolüne de dikkat çekti. Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan TVHB Genel Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığına, aynı zamanda halk sağlığının korunmasında da hayati bir görev üstlendiğine vurgu yaparak, bu tür etkinliklerin mesleğin görünürlüğünü artırmayı hedeflediğini belirtti. Eroğlu ayrıca, görevi başında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden veteriner hekim Volkan Lale’nin hatırasını her 25 Nisan’da yaşatacaklarını dile getirdi. Veteriner hekimlerin gıda ve sağlık koruyucuları olduğunu da dile getiren Eroğlu, ‘sağlıklı insan sağlıklı toplum’ sloganıyla tüm veterinerlerin ‘Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladı.



"Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var"


Türkiye’de veteriner denildiğinde sadece hayvan sağlığının akıllara gelmemesini, veterinerlerin insan sağlığı yararına da çalıştıklarını belirten Eroğlu, "Dünya Veteriner Hekimler Birliği, tüm dünyada sayıları 2 milyonu geçen veteriner hekimler tarafından kutlanıyor. Biz de ülkemizde çeşitli etkinliklerle bugünü kutluyoruz. 2000 yılından beri dünyada, 2001’den bu tarafa da ülkemizde kutlanıyor. Bu yıl veteriner hekimliği, özellikle çalışma alanlarını öne çıkaran bir tema var. Biz de bu temadan çok mutlu olduk, çok beğenildi. Geçtiğimiz yıllardaki salgınlarda da zaten herkes gördü ki, veteriner hekimsiz sağlıklı gıda olmaz. Dünyanın kabul ettiği slogan şudur, ‘sağlıklı hayvan sağlıklı gıda, sağlıklı insan ve sağlıklı toplum’. Demek ki sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine, çiftlikten sofraya kadar olan bütün aşamalarda veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç var. Biz de şöyle diyoruz, ‘veteriner hekimsiz sağlıklı bir yaşam olmaz’ Ortaya meslek açısından bir farkındalık koyabilmek için Dünya Veteriner Hekimleri Günü’nü önemsiyoruz. Sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda mesleğin sorunları, ülkemizin hayvancılığı, veteriner hekimliğin hayvancılıktaki fonksiyonu, gıda güvenliği, hayvan sağlığı, koruyucu hekimlik noktasındaki hizmetlerini öne çıkarma açısından önemli bir gün" diye konuştu.



"İleri hayvancılık için mutlaka ileri veteriner hekimlik gerekiyor"


Veteriner hekimliğin, geleceğin meslekleri arasında yer aldığını dile getiren Eroğlu, "2019 yılında Yükseköğretim Kurulu geleceğin mesleklerini tanımladı. Bunlardan bir tanesi de veteriner hekimlikti. Biraz önce izah etmeye çalıştığımız şey şuydu. Sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak için mutlaka veteriner hekim hizmetlerine ihtiyaç varsa, yeni genç veteriner hekim meslektaşlarımızın da dünyadaki gelişmelere, iklim değişikliklerine, küresel ısınma gibi sorunlara karşı daha donanımlı bir şekilde mesleğe katılması gerekiyor. Ülkemizde 29 tane veteriner fakültemiz var. Biz, TVHB olarak müfredatta olması gerekenleri ve yeni gelişmeleri takip ediyoruz. Bunları Tarım Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi bakanlıklarla, bir taraftan TBMM ve Yükseköğretim Kurulu ile de zaman zaman çalışmalarımız oluyor. Dünyanın kabul ettiği şeyi bir kez daha söylemek lazım. İleri hayvancılık için mutlaka ileri veteriner hekimlik gerekiyor. Biz de yeni genç meslektaşlarımıza bu konuya dikkat etmelerini özellikle belirtiyorum" şeklinde konuştu.



"Veteriner hekimlik hizmetleri stratejik bir kamu gücüdür"


Güçlü bir veteriner hekimlik hizmetinin, bir ülkenin gıda ve halk sağlığını da önemli ölçüde etkilediğini aktaran Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen ise, "Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil, gıda-arz güvenliğini, halk sağlığını, üretimin sürdürebileceğini ve ülkemizin biyo-güvenlik kapasitesini konuşmak için bir aradayız. Veteriner hekimlik hizmetleri artık klasik bir meslek alan olmanın ötesinde, stratejik bir kamu gücüdür. Küresel ölçekte artan hayvan hastalıkları, sınır aşan salgın riskleri ve gıda zincirindeki kırılganlıklar, bu alanın doğrudan bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bugün geldiğimiz noktada şunu çok net ifade etmek gerekir. Güçlü bir veteriner hekimlik hizmetleri alt yapısı olmayan herhangi bir ülkenin, gıda güvenliğini ve halk sağlığını sürdürebilir bir şekilde ortaya koyması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu.


Düzenlenen etkinliğe, TVHB Başkanı Ali Eroğlu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, TVHB Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naim Deniz Ayaz, veterinerler ve öğrenciler katılım sağladı. Program, meslekte uzun yıllar hizmet veren veteriner hekimlere plaket takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.



TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıklı toplum hedefini gerçekleştirmek için mutlaka veteriner hekimlik hizmetlerine ihtiyaç var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Faili meçhul dosyaları açıldı: 26 yıldır kayıp Sinem için umut ışığı Adalet Bakanlığı’nın Türkiye genelinde yüzlerce faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye alması, Samsun’da 26 yıl önce kaybolan 5 yaşındaki Sinem Özdemir dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Yıllardır kızından tek bir iz bulamayan 60 yaşındaki baba Mahmut Özdemir, "Bu acı bir gün değil, 26 yıldır her gün yaşanıyor" diyerek yetkililere seslendi. Samsun’un İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde 9 Haziran 2000 tarihinde evinin önünden kaybolan Sinem Özdemir’den o günden bu yana hiçbir haber alınamadı. O dönem henüz 5 yaşında olan küçük kızın kayboluşu, aradan geçen yıllara rağmen çözülemeyen dosyalar arasında yerini koruyor. Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde 638 faili meçhul dosyayı yeniden ele almasıyla birlikte, Samsun’daki 5 dosyadan biri olan Sinem Özdemir vakası da yeniden umut oldu. "Olayın aydınlığa kavuşturulmasını istiyoruz, her gün ölüyoruz" Kızının ölüsünün ya da dirisinin bulunmasını isteyen baba Mahmut Özdemir, "Kızım 2000 yılında kaybolmuştu. Haziran ayında bir cuma günü. Yıllar geçti, ömür gitti. 60 yaşına geldik. Bu olayın ölü veya diri aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Biz her gün ölüyoruz. 26 senedir ne çektiğimi bir Allah bilir. Zeytinlik Mahallesi’nde güpegündüz kaybolan bir çocuk. Ama nasıl çözülecek? Bunu da yürekli biri çıkacak, çözecek" dedi. Kızından 26 yıldır bir haber alamadığını belirten Mahmut Özdemir, "Dosya kapanmadı diye biliyorum. Kızım ölse, öldürülse bir ölüsü çıkacak. Ama öyle bir şey çıkmadığı zaman yaşıyor diye ümit ediyoruz. Yani benim bir düşmanım yok. Ben sabah işine, akşam evine gelen bir insanım. Türkiye Cumhuriyeti’nde olan Gülistan olayını görüyoruz. Kızımla ilgili de yeniden çalışma yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Belki kızım yaşıyor, belki de dışarıda gördüm ama tanıyamadım" Her yeni güne kızının yaşadığına dair umutla başladığını ifade eden Özdemir, "Yaşıyorsa şu anda 32 yaşına geldi. Belki de sokakta gördüm ama tanıyamadım. Aradan 26 yıl geçti. Küçüklük hâliyle bugünkü hâli elbette aynı değil. Belki yaşıyor, onu bilemem. Ne hissettiğimi bana sorun. Gülüyorum, konuşuyorum ama acımı bastırmak için. Bunun tarifi yok. Bir insanın evladı kaybolursa ne hissettiğini ancak yaşayan bilir. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Son nefesime kadar da kaybetmeyeceğim. Çünkü umut bittiği an yaşam da biter. İnsan ölüsünü ya da dirisini bilir, bir mezarı olur. Ama bizim öyle bir şeyimiz yok. Umutsuz yaşanmaz. Her gün yeni bir umutla hayata ‘merhaba’ diyoruz" şeklinde konuştu. Mahmut Özdemir, eşi ve oğluyla birlikte çeyrek asrı aşkın süredir kayıp kızlarından gelecek bir haberin özlemiyle yaşamlarını sürdürüyor. Yıllar geçse de acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyen aile, dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte artık bir sonuca ulaşılmasını bekliyor.
Ankara Özel çocuklar, tosbağa arabalarla konvoy yaptı Wolkswagen Fun Club’ın düzenlediği etkinlikte özel bireyler tosbağa arabalarla konvoy yaparak vakit geçirdi. Ankara’da Wolkswagen Fun Club tarafından düzenlenen etkinlikte tosbağa seven insanlar, Gazi Park’ta buluştu. Düzenlenen etkinlikte 75. Yıl Özel Eğitim Merkezi’ndeki özel bireyler tosbağa arabaları ellerinde bayraklarla karşıladı. Çocuklar, trafik polisi eşliğinde tosbağa arabalarla yapılan konvoya katıldı. Düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı, bu tür etkinlikleri yapmanın kendilerine mutluluk verdiğini belirtti. Ayrıca geçen sene de başka bir eğitim kurumunda bu tarz bir etkinlik yaptıklarını belirten Arı, çocukları mutlu etmenin önemli bir olay olduğunu sözlerine ekledi. "Onlara bu duyguyu yaşatmak ve yaşamak çok önemli" Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı çocuklar için bu tür etkinlikleri yapmanın çok keyifli olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl da başka bir eğitim kurumunda yapmıştık. Ben dört çocuk aldım ve biraz önce konvoyda gezdirdim. Gelene kadar soruları bitmedi. O kadar mutlular ki, birisi diyor ‘ben de büyüyünce bundan alacağım’ diğeri diyor ki ‘abi hızlı gitsene, niye yavaş gidiyorsunuz?’ Onlara bu duyguları yaşatmak ve yaşamak çok önemli" şeklinde konuştu. "Amacımız sosyal farkındalık oluşturmak" Özel Eğitim Kurumu Müdürü Büşra Özel ise etkinliğin önemine şu şekilde dikkat çekti: "Bugünkü etkinlik, klasik nostaljik araçlarımızın da renkli hayatlarına dokunarak çocuklarımızda empati duygusunu geliştirmek, sosyal hayata bağlılıklarını artırmak, toplumda onların da yerinin olduğunu ve değerli olduklarını hissettirmek adına bir arada bulunuyoruz. Sosyal farkındalık oluşturma amacıyla böyle bir etkinlik düşündük. Onların duygu durumları, onların hayatlarının içerisinde kendimizden bir şey buluyoruz. Ne zaman canımız sıkılsa, ne zaman kendimizi kötü hissetsek aslında farklı bir pencerenin de olduğunu, onlarla birlikte olmanın çok daha özel olduğunu biliyoruz. Özel çocuklarımızla olmak bizler için çok kıymetli. Toplumda herkesin özel bireylere sahip çıkmasına, toplumda yer edinmeleri gerektiğinin farkında olmalarını rica ediyoruz" diye konuştu. "Çocuğumun düğünüymüş gibi hissettim" Düzenlenen etkinliğe özel çocuğu Beyza ile katılan Veli Hülya Dönmez ise bu etkinlikte çocuğunun keyifli vakit geçirdiğini vurgulayarak, "Beyza bana çok şey kattı. O, engelli ama değil. Bu etkinlikte çocuğum çok eğlendi. Çocuğumun mutlu olması çok önemli. Bana sanki çocuğumun düğünüymüş gibi hissettirdiler" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Formula 1 heyecanı 5 yıl sonra İstanbul sokaklarına taşındı Formula 1’in 5 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşüne özel, Red Bull Racing Test ve Yedek Pilotu Yuki Tsunoda İstanbul’a geldi. İki gün boyunca Oracle Red Bull Racing aracı, Yuki Tsunoda’nın sürüşüyle İstanbul’un simge noktalarını, şehrin tarihi ve kültürel alanlarını gezdi. Aracın Dolmabahçe’de başlayan yolculuğu, Haydarpaşa Limanı ve Kız Kulesi’nin önünden devam ederek, 5 yıl aranın ardından Formula 1 heyecanını İstanbul sokaklarına taşıdı. Tsunoda, Formula 1’in 2027’de Türkiye’ye gelişinin açıklanmasının ardından, İstanbul Park’ta gerçekleştirilen özel buluşmada Red Bull sporcusu Hande Baladın ile bir araya geldi. İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilen tanıtım sürüşleriyle şehir, Formula 1 atmosferini yeniden hissetti. Tanıtım, Türk kültürünün geleneksel uğurlamalarından birine de sahne oldu. Aracın, "sağ salim gidip, yeniden gelmesi" dileğiyle arkasından su döküldü. Yuki Tsunoda: "İstanbul Park harika bir pist" Red Bull’un yedek pilotu Yuki Tsunoda, İstanbul’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Yeniden İstanbul’da olmak şahane bir duygu. Geçen sefer fazla gezme fırsatım olmamıştı. Bu sefer hem şehri gezdim, hem de çok güzel yemekler yedim. İstanbul Park harika bir pist. Burada sürüş yapmaktan çok keyifli" ifadelerini kullandı. Hande Baladın ise Yuki ile 5 yıl aradan sonra bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığının altını çizerek, "Red Bull Racing aracını yakından deneyimlemek ve aracın direksiyonunu tutmak oldukça heyecan vericiydi. Yuki ile 2021’de yine İstanbul’da bir araya gelmiştik. Yarış ekibini Türkiye’de görmekten dolayı mutluyum, önümüzdeki sene yarışları yakından takip edeceğim" dedi.