SAĞLIK - 01 Kasım 2025 Cumartesi 10:47

TVHB Başkanı Eroğlu: "Kesinleşmemiş vakaların "deli dana" olarak sunulması etiği açısından doğru değildir"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "Kesinleşmemiş vakaların "deli dana" olarak sunulması etiği açısından doğru değildir"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Kesinleşmemiş vakaların ‘deli dana’ olarak sunulması etiği açısından doğru değildir. Bu tür paylaşımlar halkta gereksiz paniğe yol açabilmektedir" dedi.


Son günlerde Ankara’da ve Bolu’da ‘deli dana hastalığı’ olarak ifade edilen Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJD) veya varyantı olan vCJD vakalarının görüldüğüne dair iddialar Türkiye gündemini meşgul etmişti. TVHB Başkanı Ali Eroğlu yaptığı yazılı açıklamada, konuyu bilimsel veriler doğrultusunda halk sağlığı boyutuyla yakından izlediğini ve süreci takip edeceklerini belirtti. Eroğlu ayrıca, kesinleşmemiş vakaların ‘deli dana’ hastalığı olarak lanse edilmemesi gerektiğini de vurguladı.



"Sağlık Bakanlığı’ndan resmi bir açıklama yapılmamıştır"


Konuyla ilişkin yazılı açıklamalarda bulunan TVHB Başkanı Ali Eroğlu, hastalanan vatandaşların tanısının kesinleşmediğini belirterek, "Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde halk arasında ‘deli dana’ olarak bilinen merkezi sinir sistemini etkileyen hastalık şüphesiyle tedavi gören bir kişiyle ilgili tanının kesinleşmediği, laboratuvar bulgularında net bir CJD tablosu olmadığı açıklanmıştır. Ayrıyeten Bolu’da ‘beyin-omurilik sıvısında testi pozitif çıktı’ iddiaları da doğrulanmamış, Sağlık Bakanlığı’ndan resmi bir açıklama yapılmamıştır. Süngerimsi beyin hastalıklarının tanısı ancak örneklerin ileri tekniklerle analizi ile mümkün olup kesinleşmemiş vakaların ‘deli dana’ olarak sunulması etiği açısından doğru değildir. Bu tür paylaşımlar halkta gereksiz paniğe yol açabilmektedir. Halk arasında ‘deli dana hastalığı’ olarak bilinen asıl adı ‘Bovine Spongiform Encephalopathy’ yani Sığırların Süngerimsi Beyin Hastalığı olan BSE, sığırların merkezi sinir sistemini etkileyen, prion adı verilen anormal proteinlerin yol açtığı ölümcül bir nörolojik, kronik dejeneratif hastalıktır. Bu hayvanlara ait dokuların tüketilmesi neticesinde insanlarda bu hastalık, Variant Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (vCJD)’na neden olmaktadır" açıklamalarında bulundu.



"Dünya genelinde yalnızca 232 insan vakası bildirilmiştir"


Türkiye’deki sığırlarda da BSE hastalığının gözlemlenmediğini, hastalığın Avrupa’dan dünya geneline yayıldığını belirten Eroğlu, "Hastalık özellikle 1990’lı yıllarda Avrupa’da koyun ve sığırlarla ilişkilendirilmiş olup dünya genelinde yalnızca 232 insan vakası bildirilmiştir. Vakaların çoğu 1998-2003 yılları arasında Avrupa’da görülmüştür. Ancak İngiltere başta olmak üzere sığır varlığında önemli kayıpların oluşmasına neden olmuştur. Türkiye’de ise bugüne kadar Sağlık Bakanlığı tarafından doğrulanmış bir vCJD vakası bildirilmemiştir. Benzer şekilde Türkiye’de sığırlarda da BSE hastalığı tespit edilmemiştir. Gerek sığırlarda görülen BSE gerekse de insanlarda neden olduğu vCJD kuluçka süresi çok uzundur. Bu süre sığırlarda 3-7 yıl olarak bilinmektedir. Bu nedenle veteriner ve beşeri sağlık otoritelerinin sürveyans ve kayıt sistemlerini koordineli biçimde yürütmesi gereklidir. Hastalık erken dönemde davranış değişiklikleri, depresyon, anksiyete, hafıza kaybı, konuşma bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü ve yorgunluk gibi psikiyatrik belirtiler görülebilir. İlerleyen evrelerde koordinasyon bozukluğu, kaslarda istemsiz kasılmalar, denge kaybı, görme bozuklukları, konuşma güçlüğü ve ağır nörolojik kayıplar ortaya çıkar. Hastalık ilerleyici ve ölümcüldür; tanı çoğu zaman ölüm sonrası özellikle beyin dokusunun analizlerle kesinleşir ve günümüzde etkili bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle esas olan hastalıktan korunmaktır. Hastalığa neden olan prion proteinler klasik pişirme ve sterilizasyon yöntemlerine de dirençlidir. Bu bağlamda sığırlarda veya sığır etlerinde hastalığın veteriner hekimler tarafından teşhis edilerek şüpheli olanların gıda zincirinden çıkarılması en etkili korunma yöntemidir" ifadelerini kullandı.



"Doğrulanmamış haberlerle paniğe neden olunmaması gerektiğini vurguluyoruz"


TVHB Başkanı Eroğlu, halkın kesinleşmemiş iddialarla paniğe kapılmaması gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:


"Kamuoyunu bilgilendirmekle birlikte, doğrulanmamış haberlerle paniğe neden olunmaması gerektiğini vurguluyoruz. Halk sağlığı açısından öncelikli husus, riskli materyallerin gıda ve yem zincirinden uzak tutulması, et ve et ürünlerinin denetimlerinin kesintisiz sürdürülmesidir. Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın ulusal prion hastalıkları izleme ağını etkinleştirmesi, laboratuvar kapasitesini güçlendirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği zincirinin ilk halkasında yer almakta; zoonotik hastalıkların önlenmesi ve kontrolünde kritik rol üstlenmektedir. Tek sağlık yaklaşımı çerçevesinde insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan politikalar geliştirilmelidir. Basın organlarının da doğrulanmamış bilgileri ‘vaka’ olarak sunmaktan kaçınması, halk sağlığı konularında bilimsel doğrulama ilkesine bağlı kalması etik sorumluluktur. Ayrıca, basında hastalığın deli dana olarak isimlendirilmesi bilimsel olarak da yanlıştır. Creutzfeldt-Jakob Hastalığı ve insanlardaki diğer Prion hastalıkları genetik temelli de olabilmektedir. Diğer bir deyişle insanlarda doğal olarak bulunan PrP geninin mutasyonuyla şekillenebilmektedir. Bu nedenle, milyonda bir de olsa insanlarda sporadik Prion hastalığının görülmesi bilimsel olarak mümkündür. Ancak, iş bu bildiriye konu olan şüpheli vakaların neden henüz bilinmeden ‘deli dana’ olarak isimlendirilmesi ile toplum nezdinde hastalığın kaynağının sığırlar veya hayvansal gıdalar olduğu kanaatini oluşturulmakta, yanlış bilgilendirilme yapılmaktadır. Temelsiz olan bu yönlendirme ise ülke hayvancılığına ve toplumun iyi beslenmesi için elzem olan hayvansal gıda algısına ciddi zarar verebilmektedir. Türk Veteriner Hekimler Birliği, halk sağlığıyla doğrudan ilişkili konularda bilime, şeffaflığa ve ulusal denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine dayalı tutumunu sürdürecektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Galatasaray: 2 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Göztepe evinde Galatasaray ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı Galatasaray’ın 2-0’lık üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 5. dakikada sol kanattan Sane’nin kullandığı serbest vuruşta kale önünde Barış Alper’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-1 19. dakikada sol kanatta ceza alanı yan çizgisinden içeri sokulan İlkay, son çizgiden sol ayağıyla ortasını yaptı. Allan’a da çarpıp kaleye yönelen top, Lis’in üzerinden filelerle buluştu. 0-2 31. dakikada Sane’nin pasıyla sol kanatta topla buluşan Sallai, penaltı noktası üzerinde kaleciyle karşı karşıya kaldı. Sağ ayağıyla yaptığı vuruşta top, Lis’in solundan yandan dışarı çıktı. 40. dakikada Uğurcan’ın kullandığı kale vuruşunda uzun gönderilen topu rakip ceza alanı önünde kontrol eden Sallai, ceza sahasına girerek sağ alt köşeye sert vurdu. Kaleci Lis’in son anda meşin yuvarlağı çeldi. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Alper Akarsu, Gökhan Barcın, Esat Sancaktar Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Allan, Arda Okan Kurtulan, Novatus Miroshi, Anthony Dennis, Cherni, Efkan Bekiroğlu, Juan, Janderson Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Mehmet Şamil Öztürk, Uğur Kaan Yıldız, Ogün Bayrak, Musah Mohammed, Alexis Antunes, Filip Krastev, Guilherme Luiz, Jeferson Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Davinson Sanchez, Wilfried Singo, Eren Elmalı, İlkay Gündoğan, Mario Lemina, Leroy Sane, Yaser Asprilla, Roland Sallai, Barış Alper Yılmaz Yedekler: Günay Güvenç, Ismail Jakobs, Kaan Ayhan, Gabriel Sara, Lucas Torreira, Renato Nhaga, Noa Lang, Mauro Icardi, Yunus Akgün, Ahmed Kutucu Teknik Direktör: Okan Buruk Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 5), Allan (dk. 19 k.k.) (Galatasaray)
Iğdır Iğdır FK - Ankara Keçiörengücü maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Iğdır FK ile Ankara Keçiörengücü maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Iğdır FK, sahasında Ankara Keçiörengücü’ne 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Karaman bireysel hatalar yaptıklarını belirterek, "Rakibimizin nasıl bir oyun oynayacağını ofansif ve defansif anlamda biliyorduk. Buna rağmen ilk yarıda iyi bir performans sergiledik. Sadece yaptığımız bireysel hatalardan dolayı rakibin yakaladığı pozisyonlar oldu. Nitekim ikinci yarının başında talihsiz, beklenmedik bir gol yedik. Ne olursa olsun, oyunun son 25-30 dakikasında skoru en azından 1-1’e getirip lehimize çevirebilirdik. Oyun buna uygundu" dedi. "50 dakika oyunda kalması dikkat çekici" 90 dakika süren karşılaşmada topun yalnızca 50 dakika oyunda kalmasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Karaman, "Fakat maçın bitişinden sonra, maçtan ziyade konuşmamız gereken başka bir konu var. Hakemlerimize çok değer veriyoruz. Dünya Kupası’na katılacak bir ülke olarak, ülke futbolu adına kendimizi geliştirip ileri taşıyoruz. Ancak 90 dakika oynanan bir maçta topun sadece 50 dakika oyunda kalması dikkat çekici. Bugün 9 oyuncu değişikliği yapıldı ama top yine sadece 50 dakika oyunda kaldı. Top oynamak isteyen bir takım var, yerden kalkmayan bir rakip var. Bunun ayırt edilip oyunun ona göre yönetilmesi gerekiyordu. Rakip takım kalecisinin 70. dakikada uyarılıp bir kez bile sarı kart görmemesi ve oyunun bu şekilde devam etmesi düşündürücü. Rakibin sürekli yere yatmaları var ve buna rağmen uzatma süresinin sadece 4 dakika verilmesi, ilk yarıda da 2-3 dakika eklenmesi topun oyunda kalma süresiyle örtüşmüyor" diye konuştu. Talihsiz bir mağlubiyet aldıklarını söyleyen Karaman, " Topu oynamaya çalışan bir takım var ve bunun korunması gerekiyordu. Nitekim talihsiz bir mağlubiyet aldık. En kötü ihtimalle skoru 1-1’e getirip buradan beraberlikle ayrılmamız gerekiyordu. Hatta oyunu 1-1’e getirdikten sonra maçı çevirebilirdik de. Ancak maalesef yeterli olmadı. Rakibimizi tebrik ediyoruz" açıklamasında bulundu. Koşukavak: "Maça iyi hazırlandık" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak maça iyi hazırlandıklarını söyleyerek, "Biz maça iyi hazırlandık. Iğdır FK zor bir rakip; bu ligin üzerinde oyuncu kalitesine sahip isimleri var ve her an problem çıkarabilirler. Buna rağmen çok iyi savunduk. İlk yarıda, özellikle 23. dakikaya kadar maç 2-0’a gelebilirdi. Hem Eze hem de Junior Fernandes ile net pozisyonlardan faydalanamadık. O pozisyonları değerlendirebilseydik, maçı erken koparıp ikinci yarıyı daha rahat oynayabilirdik. Ancak bu fırsatları kaçırınca, özellikle deplasmanda bu kadar net pozisyonu bir daha bulmak zorlaşıyor. İlk yarının 0-0 bitmesiyle bir avantaj kaybettik. İkinci yarıda da iyi savunduk, topa iyi sahip olduk. Oyunun tüm bölümlerini ciddi bir şekilde oynadık ve çok önemli bir galibiyet elde ettik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. İnşallah play-off’a kalmak için kalan maçlarda da aynı özveriyle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.