SAĞLIK - 18 Kasım 2025 Salı 13:16

THVB Genel Sekreteri Ekici: "Bugünümüzü korumak ve geleceğimizi güvence altına almak hepimizin ortak sorumluluğudur"

A
A
A
THVB Genel Sekreteri Ekici: "Bugünümüzü korumak ve geleceğimizi güvence altına almak hepimizin ortak sorumluluğudur"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Genel Sekreteri Hüsamettin Ekici, "Bugünümüzü korumak ve geleceğimizi güvence altına almak hepimizin ortak sorumluluğudur. Toplum sağlığını güvence altına almak ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir dünya bırakmak adına tüm paydaşları davet ediyoruz" dedi.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği, 18-24 Kasım Dünya Antimikrobiyal Farkındalık Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, küresel tema olan ‘Şimdi Harekete Geç: Bugünümüzü Koru, Geleceğimizi Güvenceye Al’ çağrısıyla direnç sorununa karşı ulusal düzeyde somut adımların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada hayvan sağlığı, gıda güvenliği, çevre koruması ve insan sağlığını etkileyen direnç sorununda veteriner hekimlerin kilit role sahip olduğu belirtilerek tüm paydaşlara sorumluluk çağrısı yapıldı.



Antimikrobiyal direnç hem bugünün hem de yarının problemidir


TVHB, antimikrobiyal ilaçlara dirençli enfeksiyonların artarken; farkındalık, finansman, tanı kapasitesi, izleme sistemleri ve sorumlu antibiyotik kullanımı yeterli düzeyde olmadığını ifade etti. Bu durumun hem toplum sağlığını hem de hayvan sağlığı ve sektörünün sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğini vurgulandı. Birlik, antimikrobiyallerin, insan ve hayvan sağlığının vazgeçilmez olduğunu ve bu kritik ilaçların yanlış ve gereksiz kullanımının, bakterilerde direnç gelişimini hızlandırdığını açıkladı. Yapılan açıklamada, gıda üretim zincirindeki hatalı uygulamaların ise dirençli bakterilerin insanlara geçiş riskini artırmakta ve özellikle atık yönetiminin yetersiz olduğu bölgelerde çevresel yayılım, direncin kontrolünü daha da zorlaştırdığı belirtildi.



Antibiyotiklerin yalnızca veteriner hekim reçetesi ile kullanılmalı


Veteriner hekimler, hayvan hastalıklarını önleyici tedbirleri güçlendirerek aşılama, biyogüvenlik uygulamaları ile iyi bakım ve barınma şartlarını sağlayarak antibiyotik kullanım ihtiyacını en aza indirdiklerini ifade etti. Birlik, hastalık durumlarında tanıya dayalı, sorumlu ve akılcı antibiyotik kullanımını teşvik ettiklerini ve yasal mevzuatın doğru uygulanmasına katkı sağladıklarını ifade etti. Türk Veteriner Hekimler Birliği, hayvansal gıdalarda ilaç kalıntısı riskinin azaltılmasıyla sağlıklı ve güvenilir gıdaların tüketiciye ulaşmasında kritik bir rol üstlenildiğini ifade etti. Birlik, antibiyotiklerin yalnızca veteriner hekim reçetesi ile kullanılması, profilaktik ve gereksiz uygulamalara son verilmesi, hayvan refahını ve iyi yetiştiricilik uygulamalarını güçlendiren önleyici yaklaşımların desteklenmesi büyük önem taşıdığını açıkladı. 2024 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan kararların ulusal düzeyde somut adımlara dönüşmesinin zorunlu olduğu birlik tarafından ifade edildi.



Antimikrobiyal direnç ile mücadele Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı ile mümkündür


TVHB, antimikrobiyal direnç ile mücadele, insan, hayvan ve çevre sağlığı disiplinlerinin birlikte çalıştığı Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı ile mümkün olduğunu ifade etti. Dirençli bakterilerin sınırlar arasında hızla yayılabildiği, bu nedenle veri paylaşımı ve ortak eylem planlarının zorunlu olduğu belirtildi. Ayrıca birlik, Veteriner Hekimler ve Tıp Hekimleri ile Çevre Bilimciler arasında veri paylaşımı ve ortak eylem planlarının hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.



"Şimdi harekete geçme zamanı"


Antimikrobiyallerin etkinliğini korumanın toplum sağlığı için önemli olduğunu ifade eden Türk Veteriner Hekimleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Hüsamettin Ekici, "Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; antimikrobiyallerin etkinliğini korumak, toplum sağlığını güvence altına almak ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir dünya bırakmak adına tüm paydaşları "şimdi harekete geçmeye" davet ediyoruz. Bugünümüzü korumak ve geleceğimizi güvence altına almak hepimizin ortak sorumluluğudur" açıklamalarında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Milletvekili Ersoy: "Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmek" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, "Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmektir" dedi. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, TBMM’de kanun teklifine yönelik yaptığı konuşmada, görüşülen kanun teklifinin, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, mali disiplinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın hayatını doğrudan etkileyen alanlarda somut iyileştirmeler sağlanması bakımından önemli düzenlemeleri içerdiğini söyledi. Cumhur İttifakı olarak temel yaklaşımlarının, kaynakları israf etmeden değerlendiren, üretimi destekleyen ve sosyal dengeyi gözeten bir kamu yönetimi anlayışını güçlendirmek olduğunu aktaran Ersoy, "Teklif kapsamında kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan atıl ve ihtiyaç fazlası taşınmazların ekonomiye kazandırılması önemli bir adımdır. Bu taşınmazların Özelleştirme İdaresi aracılığıyla değerlendirilmesi ve elde edilecek gelirin yeniden kamu yatırımlarına yönlendirilmesi hem bütçe disiplini hem de hizmet kalitesinin artırılması açısından yerinde bir düzenlemedir. Böylece kamu, elindeki kaynakları daha verimli kullanarak vatandaşlarımıza daha güçlü hizmet sunma imkânına kavuşacaktır. Vergi adaletinin güçlendirilmesi amacıyla kıymetli taşların özel tüketim vergisi kapsamına alınması da dikkat çekici bir düzenlemedir. Lüks tüketim unsurlarının vergilendirilmesi hem kamu gelirlerini artıracak hem de vergi sisteminde daha dengeli bir yapının oluşmasına katkı sağlayacaktır. Bu yaklaşım, dar gelirli vatandaşlarımız üzerindeki yükü artırmadan daha adil bir vergi dağılımı tesis etme hedefimizin bir yansımasıdır. Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, defterdarların görev, yetki ve sorumluluklarının kanunla açık şekilde düzenlenmesi ise idari belirlilik ve hukuki güvenlik açısından önem taşımaktadır. Söz konusu düzenleme, illerde mali yönetimin daha etkili ve koordineli yürütülmesine katkı sağlayacak, kamu hizmetlerinde aksamanın önüne geçecektir" dedi. Savunma alanında yapılması öngörülen değişikliklerin Türkiye’nin güvenliği ve yerli savunma sanayiinin güçlendirilmesi bakımından önem taşıdığını ifade eden Ersoy, "Bedelli askerlik tutarına ilişkin güncellemeyle hem bütçe gelirleri desteklenmekte hem de Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılacak kaynaklar artırılmaktadır. Bu da Türkiye’nin stratejik bağımsızlığına katkı sunacak önemli bir adımdır. Deprem bölgesine yönelik getirilen ödeme kolaylığı ise teklifin en anlamlı başlıklarından biridir. 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya devam ederken hak sahibi vatandaşlarımızın borçlarını daha uygun şartlarda kapatabilmelerine imkân tanıması, devletimizin her şartta ve durumda milletinin yanında olduğunu bir kez daha göstermektedir. Özellikle peşin ödemelerde sağlanan yüksek oranlı indirimler vatandaşlarımız için önemli bir destek niteliğindedir. Sonuç olarak bu teklif, mali disiplini güçlendiren, sosyal adaleti gözeten ve afet sonrası toparlanma sürecine katkı sunan bütüncül bir yaklaşım içermektedir. Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda bu tür düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmektir. Konuşmamın son kısmında serbest bölgelerde faaliyet gösteren sanayicilerimizin tarafımıza iletmiş olduğu ve 25 Haziran 2025 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunda gündeme getirdiğimiz serbest bölgelerdeki satışlara uygulanan vergi düzenlemesinin yeniden eski hâline getirilmesi yönündeki talebimizin yaklaşık bir yıllık sürecin ardından bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmekte olduğu müjdesini sektördeki tüm sanayicilerimize vermek istiyorum. Söz konusu teklifle hayata geçecek olan serbest bölge içi satışlar ile bölgeler arası satışlara ilişkin düzenleme kümelenme çalışmalarının güçlendirilmesi, bölge içi üretimin ihracata yönlendirilmesi, yabancı sermayenin ülkemize çekilmesi ve yatırım ortamının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmamalıyız ki serbest bölgeler ihracat odaklı üretimi artıran, yabancı sermayeyi ülkemize kazandıran ve sanayimizin küresel rekabet gücünü destekleyen stratejik alanlardır. Bu alanlarda sağlanan istikrar ve öngörülebilirlik sürdürülebilir bir yatırım iklimi için vazgeçilmezdir. Bu vesileyle, başta Kayseri Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren sanayicilerimiz olmak üzere tüm yatırımcılarımıza söz konusu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni ediyor, üretim hayatlarında başarılar diliyorum" diye konuştu.
Manisa Kula ve Selendili iş insanlarına ödül Manisa’nın Kula ilçesinde, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) tarafından düzenlenen "Kent Ekonomi Ödülleri Töreni" ile Kula ve Selendi’de faaliyet gösteren iş insanları başarılarından dolayı ödüllendirildi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde yer alan Kula ve Selendi’deki üyelerine yönelik organize edilen tören, Kula’daki Egemen Dinlenme Tesisleri’nde gerçekleştirildi. İki komşu ilçenin iş dünyasını bir araya getiren programa Kula ve Selendi’den çok sayıda iş insanı katılım sağladı. Törenin açılış konuşmasını yapan STSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, geleneksel hale getirdikleri Kent Ekonomi Ödülleri ile hem teşekkür etmeyi hem de iş dünyasını teşvik etmeyi amaçladıklarını belirtti. Yüksel, 2024 ve 2025 yıllarında en fazla kurumlar ve gelir vergisi ödeyen, en çok istihdam sağlayan ve en fazla ihracat yapan üyeleri ödüllendirdiklerini ifade etti. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yüksel, özel sektörün özellikle finansmana erişim konusunda zorluklar yaşadığını vurgulayarak, kalifiye eleman ihtiyacının da her geçen gün arttığına dikkat çekti. Yüksel, "İş dünyamız üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam ediyor. Ancak finansmana erişim ve nitelikli iş gücü konusunda yaşanan sıkıntılar, sektörlerimizin önündeki en önemli engeller arasında yer alıyor" dedi. Programda konuşan Kula Kaymakamı Talha Altuntaş ise verginin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Vergisini düzenli ödeyen, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam oluşturan iş insanlarının ekonominin temel taşı olduğunu ifade eden Altuntaş, katkı sunan tüm girişimcilere teşekkür etti. Ödül törenine Kula Kaymakamı Talha Altuntaş’ın yanı sıra Selendi Kaymakamı Mücahit Enes Yıldız, Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Selendi İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Yunus Emre Kurt, Kula İlçe Emniyet Müdürü Secattin Aktay, Selendi Emniyet Amiri Emre Gevanci, Salihli TSO Meclis Üyeleri, Kula ve Selendi’deki meslek odalarının başkanları ile çok sayıda iş insanı katıldı.
İstanbul Arnavutköy’de mezarlık sular altında kaldı İstanbul’da aralıksız süren yağışın ardından birçok noktada su baskınları yaşanırken, Arnavutköy’de bulunan Boğazköy Mezarlığı sular altında kaldı. Mezarlığın son durumu havadan görüntülendi. Olay, İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Boğazköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, günlerdir etkili olan yağış sonrası mezarlık alanında su birikintileri oluştu. Mezarlığın büyük bölümünün su ve çamurla kaplandığı görüldü. Dron ile çekilen görüntülerde mezarların etrafının suyla kaplandığı, yolların çamur haline geldiği ve vatandaşların mezarlığa ulaşmakta güçlük çektiği görüldü. "Çamurdan dolayı giremedik" Mezarlık ziyareti için bölgeye gelen Caner Cudi, "Mezarlık ziyareti için geldik. Üst taraftan girmeye çalıştık ama çok çamurlu olduğu için giremedik. Bu taraftan bir şekilde girdik ama her yer çamur oldu. Yetkililerden buraya çözüm bekliyoruz. Drenaj sistemiyle ilgili bir problem olabilir. Bu şekilde olmaması gerekiyor" dedi. "Uzaktan Fatiha okuyup dönmek zorunda kaldık" Yaşanan duruma tepki gösteren Abdullah Ergün, "Buraya bakım yapılması gerekiyor. Mezarlıklar su basmış durumda. Otların bakıma ihtiyacı var. Çamurdan dolayı giremedik, uzaktan bir Fatiha okuyup dönmek zorunda kaldık. Bir çözüm bulunursa çok iyi olur. İnsanlar buraya ziyaret için gelmek istiyor" ifadelerini kullandı. Meteoroloji verilerine göre İstanbul’da yaklaşık 82 saat boyunca aralıksız devam eden yağış, zemin doygunluğunu artırarak suyun tahliyesini zorlaştırdı.