POLİTİKA - 30 Ekim 2025 Perşembe 12:26

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır" dedi.


Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 16. Kez toplandı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sunum yapacak. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Komisyon üstlendiği misyon itibarıyla, görevi itibarıyla dahili bir görevin sorumluluğunu millet adına üstüne almış olan bir komisyon. Geniş katılımlı, geniş kapsamlı bir müzakere süreci gerçekleştirildi. 130’a yakın sivil toplum kuruluşu, bu salonda gelip görüşlerini, sürecin nasıl ilerlemesiyle ilişki fikirlerini ve tekliflerini bizlerle paylaştılar. Ayrıca bu süreçteki müzakereler sırasında herkes büyük bir olgunluk içerisinde birbirini dinledi, birbirinin fikrine karşı saygılı davrandı. Ve komisyonumuz Türkiye demokrasisi açısından örnek teşkil edecek, demokratik standartları son derece yüksek bir çalışma dönemini gerçekleştirdi. Başlangıçta hep birlikte kararlaştırdığımız prensiplerin hepsine uyarak bu süreci yürüttük. Böylece başarılı bir çerçeve ortaya konulmuş oldu. Komisyon, millet adına örgütün silah bırakması ve kendini tasfiye etme sürecinin gereklerini millet adına takip etmek ve siyasi partilerin müşterek fikirleriyle kararlar oluşturmak bakımından önemli bir görev icra etti ve bundan sonra icra edecektir" dedi.



"Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır"


Komisyonun sadece bir grubun, bir partinin ve bir tek siyasi kanadın görüşlerini, isteklerini ve beklentilerini içeren bir çalışmayı ortaya koyamayacağını dile getiren Kurtulmuş, "Dolayısıyla herkesin fikri kendine saklı kalmak şartıyla müşterek noktalarda buluşabilmek ve böylece hep beraber ortak hedefler noktasında bu sorunu ve tarihi görevi icra edebilmek, komisyonumuzun başlıca önceliklerinden birisiydi. Ve burada da aldığımız kararların şimdiye kadar ittifakla alınmış olması da bu prensibe bağımlı kalındığının önemli göstergelerinden birisidir. Bu süreçte bir taraf üzerine düşen sorumlulukları yerine getirsin, diğer taraf daha geriden gelsin ya da başka birisi başka şekilde hareket etse diye düşünülemez. Burada irade ortadadır. İmralı’dan yapılan açıklamalarla örgüt kendisini tasfiye ettiğini, bütün birleşenleriyle birlikte artık örgütsel faaliyetleri sürdürmeyeceği konusundaki açıklamaları, özellikle 26 Ekim tarihinde yapılan açıklamalarla bir ileri safhaya taşınmış ve önemli bir eşik aşılmıştır" dedi.



"Komisyon, örgütün silahları bıraktığının tespit edilmesinin ardından gerekli adımları Meclise sunacaktır"


Komisyonun bir Anayasa değişikliği komisyonu olmadığının altını çizen Kurtulmuş, "Bundan sonraki süreçte örgütün sahadaki varlıklarını tasfiye ettiğinin ülkemizin güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescil edilmesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi bu sürecin gerektirdiği yasal düzenlemeleri yerine getirecektir. Komisyonumuzun bu noktadaki önemli görevi ise tek tek yasa metinlerini hazırlamak değil, genel çerçeveyi teklif ederek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne göndermektir. Başından itibaren komisyonumuzda ortak olarak karar verdiğimiz hususlardan birisi; burası bir Anayasa değişiklik komisyonu değildir. Anayasanın değiştirilmesi müzakerelerimizin hiçbir safhasında gündem olmamış, konu açılmamıştır. Dolayısıyla komisyon inşallah bu süreçte örgütün kendisini tasfiye ettiği ülkemizin güvenlik birimleri tarafından tespit ve teşkil edildikten sonra yapılacak ve atılacak olan adımları belirleyen bir çerçeveyi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna sunacaktır" şeklinde konuştu.


Kurtulmuş’un konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.