EKONOMİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 16:18

Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı

A
A
A
Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı

Ankara’da Select USA programı kapsamında düzenlenen Roadshow toplantısında, Türk firmalarının ABD’ye doğrudan yatırımlarının artırılması ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi ele alındı.


ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmeyi, yeni iş bağlantıları kurmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ‘Select USA’ programının 2026 yılı Roadshow toplantılarının Ankara bölümü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleşti. Bir ABD federal hükümet programı olan Select USA etkinliği kapsamında Amerikan eyalet yetkilileri, Türk firmalarına Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia, West Virginia eyaletlerindeki yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi. Ayrıca hukuk, finans, vize, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi alanlarında Türk firmalarına Amerika’ya açılma süreçlerinde destek sağlayabilecek Amerikan hizmet sektörü firmaları da delegasyonda yer aldı.


ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Frank Joseph, inovasyon ve girişimciliğin refahın temel itici güçleri olduğunu belirterek, bu anlayışın Türkiye ile ABD arasında paylaşılan ortak bir vizyonu yansıttığını kaydetti. Joseph, Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ilişkinin cesur şirketler, iddialı girişimciler ve yenilikçi fikirler etrafında şekillendiğini ifade ederek, Türk firmalarının kendi alanlarında küresel ölçekte liderlik potansiyeline sahip aktörler olarak görüldüğünü vurguladı. ABD’nin bu sürecin parçası olmayı arzu ettiğini dile getiren Joseph, bu çerçevede Türk şirketlerine büyümeleri için ABD pazarının kapılarının açık olduğunu dile getirdi. ABD pazarının güçlü sermaye yapısı, dünya çapında üniversiteleri ve gelişmiş teknoloji ekosistemleriyle öne çıktığını belirten Joseph, Türk yatırımcılar açısından istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunduğunu ifade etti. Joseph, ABD’de uygulanan şeffaf ve kurallara dayalı sistemin, Türk yatırımlarını koruduğunu ve Türk şirketlerinin inovasyon kapasitesini geliştirmesine imkân tanıdığını söyledi.


Türk şirketlerinin ABD’ye yaptıkları yatırımların yalnızca bir pazara erişim anlamına gelmediğine dikkat çeken Joseph, bu yatırımların firmaları küresel değer zincirlerine entegre ettiğini, markaların uluslararası alandaki güvenilirliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli büyüme için stratejik bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. "Freedom 250" girişimine de değinen Joseph, bu sürecin ABD’nin 250. bağımsızlık yılına yaklaşırken ekonomik özgürlük ve güvenilir ortaklarla iş birliğine verilen önemi yansıttığını ifade etti. Freedom 250’nin adil rekabet ve ortak refah anlayışını benimseyen Türk yatırımcıları teşvik etmeyi amaçladığını belirten Joseph, ABD’nin Türk iş dünyasını uzun vadeli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti. Joseph, Türk yatırımcıları ABD’de birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve küresel ölçekte başarı hikâyeleri inşa etmeye davet ederek, bu iş birliğinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de kapsayan bir perspektifle ele alındığını sözlerine ekledi.


Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Virginia Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ortaklığı (VEDP) Yabancı Doğrudan Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Antje Abshoff, Türk pazarının ve Türk şirketlerinin Virginia için büyük önem taşıdığını vurguladı. Abshoff, Virginia eyaleti olarak Select USA Roadshow kapsamında Türkiye’de Türk şirketleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu firmaların yalnızca ABD pazarına giriş değil, aynı zamanda ABD’de ölçek büyütme ve sürdürülebilir şekilde büyüme hedefleriyle ilgilendiklerini kaydetti. Bu hedeflerin, Virginia’daki mevcut ekosistem sayesinde güçlü biçimde desteklenebileceğini dile getirdi. Virginia’nın güçlü olduğu sektörlere değinen Abshoff, Türk şirketleri için havacılık ve savunma, otomotiv, kimya, plastik, metal gibi ileri malzemeler, teknoloji, yapay zekâ ve yazılım alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Abshoff ayrıca, Virginia’nın yalnızca ABD’nin değil, dünyanın en büyük veri merkezi pazarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bunun yanı sıra gemi inşası, kompozit malzemeler ile gıda ve içecek işleme sektörlerinin de öne çıktığını belirten Abshoff, Virginia’da bu alanda hâlihazırda önemli Türk yatırımlarının bulunduğunu ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bilal Erdoğan, "Kütüphane Sohbetleri" programına konuk oldu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının düzenlediği ‘Kütüphane Sohbetleri’ programına katıldı. AK Parti Kongre Merkezi’ndeki kütüphanede düzenlenen programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyada eşitsizliğin ve adaletsizliğin büyümeye devam ettiğini ifade ederek, "Uluslararası sistemin yerinde yeller esiyor. Dünyanın en zengin adamı birkaç yıl içerisinde servetini 5-6’ya katlamış, hala ‘657 milyar dolardan 1 trilyon dolar servete erişmem lazım ki projelerimi, hayallerimi gerçekleştireyim’ diyor. Şu anda dünyada sözüne itibar edilen kimse insanlığın ve dünyanın iyiliği, refahı için bir şeyler geliştirmiyor. Bizi buraya getiren kapitalizm. İnsanlığın hem kapitalizmle hem sömürgecilikle yüzleşmeye ihtiyacı var ve ondan sonra bunların yerine hazzı değil insanı ve adaleti merkeze alan yeni dünya düzeni mümkün olabilir mi diye çalışması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ise yeni bir dünya mümkün diyor" ifadelerini kullandı. Gençlerin temiz bir muhakeme yeteneğinin olduğunu ve tahrip olmamış bir vicdana sahip olduklarını dile getiren Erdoğan, "Yeter ki ayaklarını sağlam zemine basabilsinler, sosyal medyada bir cümleyle karşılarına düşmüş bir sloganı yargı edinmeyip biraz kafa yorup, ‘biraz derinlemesine konuyu anlamaya çalışıyım da ondan sonra bir şeyler söyleyeyim’ desinler. Onu yaptıktan sonra gençleri tutamazsınız, yaptığımız çalışmalarda bunu gördüğüm için söylüyorum" dedi. "Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘3 çocuk’ vurgusuna değinen Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız 3 çocuk dediğinde herkes güldü. ‘Yine Cumhurbaşkanımızın 3 çocuk esprisi’ dediler. Espri değil, söylüyor ve anlatıyor. 2025’in illa ‘Aile Yılı’ olması mı gerekiyordu? 1,5 milyon öğrenci okula başlarken geçen sene 930 bin öğrenci başlamış. Ülke olarak bitiyoruz, tükeniyoruz. Biz de hızla yaşlanıyoruz, bunu ciddi şekilde çevirebilmiş ülke olmamış. Mesela biz 1 buçuğun altına düşmüşüz ama düştükten sonra 2’nin üstüne çıkmış ülke yok. Biz niye yapamayalım? Bu millet hakikaten yapılamayan işleri yapmış, biz inanılmaz işleri başarmış milletiz. Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş. En iyi topları döktürmüş, en iyi yayları yapmışız ve en iyi kılıçlar bizde olmuş. Bugün Selçuk Bayraktar’ın yaptığı işlerle bizim yüzlerce yıl en iyi yayları ve okları pratikliğimizle ve teknolojiyi kullanmamızla başarmışız" diye konuştu. "Türkiye’de büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum" Erdoğan, konuşmasının ardından programa katılan gençlerin sorularını cevapladı. Günümüz gençlerinin önceki kuşaklara kıyasla sahip olduğu en büyük avantajın sorulması üzerine Erdoğan, "Bence gençlerin dünyadaki diğer öğrencilerden geri kalmayan bir imkanı var ve bu büyük bir şans. Dünyanın hiçbir yerinden geri kalmadan ve eğitimde dünyanın birçok ülkesinde olmayan modelleri ülkenin tamamında uygulamayı başarmışız. Böyle de avantajlarımız var. Gençler için beşeri altyapımızın artık çok güçlü olmasını saymak lazım. Bugün Türkiye’de doğan bir çocuğun, büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum. Olması gerektiği ayrı bir mesele, artık var. Ben bunun da gençler için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum" cevabını verdi. Bir katılımcının Kahramanmaraş merkezli depremlerin meydana geldiği sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hissettiklerini sorması üzerine Erdoğan, "Cumhurbaşkanımızın tepkileri düşünmeksizin ‘ben buraya gideceğim, ben bu işi yapacağım’ inancı muhteşem. Bunu yapması oradaki idarecilerin, kamu görevlilerinin ve siyasetçilerin doğru mesajı almasını sağlıyor. Bir sürü tanıdığı insanı kaybetmiş insanların morali bozuk, ‘Cumhurbaşkanı geldi, her şeye rağmen bu kadar erken geldi’ şeklinde onlara moral veriyor. Zaten o günden beri hem Cumhurbaşkanımız hem bakanları hem AK Parti’nin bütün temsilcileri gitmeye devam etti. O sayede bu kadar iş oluyor. Çin de yapamazdı, siz 3 yılda 455 bin konutu yıkılmış şehirlerin üzerine yapıyorsunuz. Şehirlerin altyapısı da yıkılmış, her şeyini yeniden yapıyorsun" dedi. "Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir" Fransız futbolcu N’Golo Kante’nin Fenerbahçe’ye transfer olma sürecine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, "Bu ne ilk, ne son. Bir kere Türkiye’de sporcu bir Cumhurbaşkanı var. Kendisi 10 seneden fazla amatör futbol oynamış, Fenerbahçe’den transfer teklifi almış, direkten dönmüş. Bizzat sporcu olan bir Cumhurbaşkanı var. Dolayısıyla spor kamuoyu da zaman zaman Cumhurbaşkanı’na haksızlık etti. Her camianın zaman zaman Cumhurbaşkanına çok ciddi falsoları oldu ama Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir. İşte Galatasaray’ın stadını yapmıştır, Beşiktaş’ın bir şeyini yapmıştır. Zaten sorduğun zaman söylerler, sormadan kolay kolay söylemezler. Cumhurbaşkanı, bu transfer başka bir kulübün olsa yine yapardı" cevabını verdi. Epstein dosyalarının açıklanmasının sorulması üzerine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Batı bir medeniyet. Bir kültürü var, eserler ortaya koymuş, farklı alanlarda birçok literatür oluşturmuş ve şehirler inşa etmiş ama bu medeniyetin nereden, ne ile beslendiğine baktığımız zaman kan, gözyaşı görüyoruz. Köleleştirilen Afrika halkları, yok olmuş Amerika uygarlıklarının üzerine kurulduğu için bereketi olmadı ve olmuyor. Bu şekilde kurulmuş bir medeniyet insanlığa huzur getirmiyor."
Muğla Bodrum’daki davada 4 sanık hakkında karar verildi Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2023 yılında 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı çatışma olayında yargılanan 4 kişinin cezaları belli oldu. Olay, 27 Ağustos 2023’te saat 23.00 sıralarında Göltürkbükü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ersin O., Ardahan B., (22) ve Yiğitcan B.(22), isimli 3 arkadaş, 25 Ağustos günü Gölköy Mahallesi Akdeniz Caddesi’nde faaliyet gösteren bir otele tatile geldi. 27 Ağustos Pazar günü saat 23.00 sıralarında 3 arkadaşın husumetlileri, Ömer Ataş (28), Mert Ali A.(17) ve Emirhan B. kiralık bir otomobille otele geldi. Otelde husumetli iki grup arasında silahlı çatışma çıktı. Yaralı olarak geldiği araca giden Ömer Ataş, araçta başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Ortalığın adeta savaş alanına döndüğü olay esnasında otel ve çevresinde büyük panik yaşandı. İhbarın ardından olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, Ardahan B. (22) ve Yiğitcan B. (22), Ersin O. tarafından otomobille özel hastaneye götürüldü. Ömer Ataş’ın katil zanlısı olduğu ifade edilen Ersin O., daha sonra aracı orada bırakıp kayıplara karıştı. Yaralı Mert A.A.(17) ise ambulansla Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Ataş’ın cenazesi, otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili Bodrum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 9’uncu duruşması yapıldı. Duruşmaya sanıklardan Yiğitcan B. ve Emircan B. SEGBİS üzerinden katılırken, Mert Ali A. duruşma salonunda hazır bulundu. Sanıklar, son savunmalarında tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Yiğitcan B. ile Ardahan B.’yi kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 33’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanıklardan Emirhan B.’ye tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 47 yıl hapis cezası verilirken, Mert Ali A. aynı suçtan 31 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Duruşmaya katılmayan Ardahan B. hakkında ayrıca hükmen tutuklama kararı verilerek yakalanması için yakalama emri çıkarıldı. Öte yandan, olayın ardından firar eden Ersin O. hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldığı ifade edildi.
Malatya ULUSDER Başkanı Özcan Polat: "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız" Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Derneği (ULUSDER) Genel Başkanı Özcan Polat, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Deprem felaketini yaşayan şehirlerden Malatya’da faaliyet gösterdiklerini belirten ULUSDER Genel Başkanı Polat, 6 Şubat’ın sadece bir afet değil, aynı zamanda milletçe kenetlenmenin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği bir tarih olduğunu ifade etti. Polat, "6 Şubat’ta sadece şehirlerimiz yıkılmadı, yüreklerimiz de enkaz altında kaldı. Malatya başta olmak üzere depremden etkilenen tüm şehirlerimizde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Bu büyük acıyı yaşayan bir şehir olarak o günün sorumluluğunu ve hafızasını her zaman taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Deprem sonrası süreçte devlet ve milletin el ele vererek güçlü bir yeniden inşa süreci yürüttüğünü vurgulayan Polat, "Devletimizin öncülüğünde, milletimizin desteğiyle şehirlerimiz yeniden ayağa kalkıyor. Konutlarımız hızla inşa edildi, edilmeye ve hak sahiplerine teslim edilmeye devam ediyor. Bizler de iş dünyası olarak üretimin, istihdamın ve şehirlerimizin yeniden güçlenmesinin yanında durmayı sürdürüyoruz" dedi. ULUSDER olarak deprem sonrası süreçte iş dünyasının yeniden ayağa kalkması, üretimin devam etmesi ve şehirlerin ekonomik olarak güçlenmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirten Polat, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız" diyen Polat, "Millet olarak birbirimize tutunarak yaralarımızı sardık, sarmaya da devam edeceğiz. Devletimizin ve milletimizin yanında, güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmayı sürdüreceğiz. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
Kayseri Ali Hızar’dan 6 Şubat mesajı: "Acımız da, birliğimiz de ortak" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar, 6 Şubat’ta ülkeyi derinden sarsan ve asrın felaketi olarak hafızalara kazınan deprem dolayısıyla duygusal bir mesaj yayımladı. Hızar, mesajında 6 Şubat’ın yalnızca bir tarih olmadığını; binlerce canın yitirildiği, şehirlerin sustuğu, yüreklerin paramparça olduğu bir acının adı olduğunu vurgulayarak, "O gece enkazın altında kalan sadece beton değildi; umutlar, hayaller ve yarım kalan hayatlar da göçük altında kaldı" ifadelerini kullandı. Depremin ilk anından itibaren millet olarak tek yürek olunduğunu belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan Türklerin de kalplerinin Türkiye ile attığını dile getirdi ve "Mesafeler bizi ayıramaz. Avrupa’da olsak da gözümüz kulağımız memleketimizdeydi. Dualarımızla, yardımlarımızla, gözyaşlarımızla hep birlikteydik" dedi. Avrupa Kayserili İşverenler Birliği olarak dayanışma ruhunu her zaman diri tutacaklarını ifade eden Hızar, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, geride kalan ailelerin acısını yürekten paylaştıklarını belirtti. "Bu büyük acı bize bir kez daha gösterdi ki; biz, zor zamanlarda kenetlenmesini bilen büyük bir milletiz" diyen Hızar, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yaşatılmasının en büyük sorumluluk olduğunu vurguladı. Ali Hızar mesajını, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, aynı acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum" sözleriyle tamamladı.