POLİTİKA - 10 Şubat 2026 Salı 16:55

Özel: "Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış, anladım ki sen hırsızmışsın"

A
A
A
Özel: "Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış, anladım ki sen hırsızmışsın"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın" dedi.


Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın iddialarına cevap verdi. Özel, Özarslan’ın kendisine gelerek, "’Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun" dedi.


Özel, Keçiören Belediye Başkanı hakkında iddialarla ilgili olarak Özarslan’ı Genel Merkeze çağırdığını hatırlatarak, "Ben dedim ki; ’eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle, bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap. Dedi ki ’söylenenlerin tamamı iftira, asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadığını’ öyle yeminlerle burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız, herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar, üç gün öncesine kadar" şeklinde konuştu.


Özel, konuşmasına şöyle devam etti:


"Öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti’ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor, şehirden kaçıyor. En yakınları ’evet katılıyordu’ diyorlar. Ve bunun üzerine, bunun üzerine kendisine öncesinde bir gün önce telefon açıyorum. Binbir tane yemin! ’Ya deme böyle’ dediği övgüler bana... ’Sen Atatürk’ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin’ diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla ’ben öyle haysiyetsiz miyim, öyle nokta nokta mıyım, böyle bilmem ne miyim’ falan... Ertesi gün telefonları kapıyor. Ve bunun üzerine de kendisine telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum. O mesajları ki ’efendim anneme küfretti...’ Haşa! Ne anne, seni doğuran annen utanır her lafı annesini karıştırdığı için. Onun dışında ne söyleyeceğim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; ’milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü...’ İşte şey yapacak ya... ’Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.’ Birini ispatla birini!"


Özel, mesajları okuyarak, "CHP Genel Başkanı nerede? Birileri nerede? CHP nasıl bir parti? Birileri nasıl bir parti? Aleyhimizde sızdırılan ve güya mahkemeye verilecek belge; öyle bir yanlışın içindesin ki; dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerinin, sana hırsız diyenlerin, sana saldıranların koynuna girmeye kalkıyorsun. Onlar seni aldatıyor oğlum, onlar seni aldatıyor. Bir kusurum varsa, bir hırsızlığım varsa... Bir kusurun varsa, bir hırsızlığın varsa... Ben bunu zaten hazmetmem. Ama seni hırsızlığınla hazmedenlere gidiyorsan zaten yanlış yoldasın. Şimdi bunlar benim utanacağım ve onun kanıtları... Aramızda geçen konuşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin onun sızdırdığı dökümleri. Sen bana geldin ve dedin ki; ’Genel Başkanım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın. Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş-Bingöl kara yolunda mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi kurtarıldı Muş-Bingöl kara yolunda yoğun kar ve tipi nedeniyle mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi, ekiplerin çalışmasıyla güvenli bölgelere ulaştırıldı. Muş-Bingöl kara yolunda etkili olan olumsuz hava şartları, ulaşımda aksamalara neden oldu. Kara yolunun 45’inci kilometresinde bulunan Buğlan Geçidi’nde yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 40 araçta bulunan yaklaşık 80 kişi yolda mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye Karayolları, Jandarma, AFAD ve Kızılay ekipleri sevk edildi. Kar kalınlığının yer yer 25 santimetreye ulaştığı bölgede Karayolları ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü. Yürütülen çalışmaların ardından yol ulaşıma açılarak mahsur kalan araçlar kurtarıldı. Kızılay ekipleri yolda kalan vatandaşlara kek ve meyve suyu ikramında bulunurken, AFAD ekipleri bölgede tedbir amaçlı hazır bekledi. Jandarma ekipleri ise yolun temizlenmesinin ardından araç geçişlerini kontrollü şekilde sağladı. Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürü Baran Akar, yoğun kar yağışı nedeniyle Muş-Bingöl Karayolu’nun Buğlan Geçidi’nde yolda kalan vatandaşlara destek olduklarını belirterek, "Yolda kalan vatandaşlara kumanya desteği veriyoruz. Son vatandaşımız evine ulaşıncaya kadar, yağış azalıncaya kadar da desteklerimize devam edeceğiz. Bu bölgede yaklaşık 40 araca beslenme desteği verdik. Yoğun kar yağışı devam etmekte. Kar yağışı duruncaya kadar buradayız" dedi. Tır sürücüsü Muhammed Buğra Taltuk ise "Elazığ’dan Doğu Anadolu’ya kola sevkiyatı yapıyoruz. Yaklaşık 4 saattir burada mahsur kaldık. Yoğun bir kar yağışı var. Yol temizleniyor ama yetersiz kalıyor, kar çok yoğun yağdığı için yol tekrardan kapanıyor" diye konuştu. Yolda kalan tır sürücüsü Arif Selvi, basın mensuplarına, Muş’tan Aydın’a gitmek için yola çıktığını söyledi. Muş-Bingöl Buğlan Geçidi’nde kardan dolayı mahsur kaldıklarını ifade eden Selvi, "Dört saatten fazladır buradayız. Sağ olsun Kızılay ekibi bize yetişti. Biraz yiyecek verdi. Arabamız hayvan yüklü. Tırda 40 hayvan var. Bu hayvanları bir an önce yerine yetiştirmeye çalışıyoruz. Kar yağışı çok fazla. Karayolları ekipleri yolu yeni temizledi. Yoğun kardan dolayı yine yol kapanıyor. Muş bölgesinde ciddi anlamda bir kar yağışı mevcut. Rabbim kolaylık versin diğer şoför arkadaşlara da" şeklinde konuştu.
Ankara Siyasilerden yeni atanan Bakanlara tebrikler Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Adalet Bakanlığına Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Mustafa Çiftçi atandı. Atamaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi ve Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek’i tebrik ediyor, milletimize hizmet yolunda üstlendikleri bu onurlu görevlerde üstün başarılar diliyorum. Bayrağı devreden değerli yol arkadaşlarımız Sayın Ali Yerlikaya ve Sayın Yılmaz Tunç’a hizmetleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kabine üyeleri de yeni atanan Bakanları tebrik etti. Bakanlar sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşım ile "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle atanan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlerini devreden bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya da ülkemize yaptıkları kıymetli hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanarak yeni Bakanları tebrik etti. Yeni Bakan atamaları sonrasında İletişim Başkanı Burhanettin Duran sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi gönülden tebrik ediyor, değerli Bakanlarımıza başarılar diliyorum. Bugüne kadar büyük bir özveriyle önemli çalışmalara imza atan Bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya ülkemiz için yaptıkları kıymetli hizmetler için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda her alanda olduğu gibi adalet, toplumsal huzur ve güvenlik alanlarında da yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
Nevşehir Alkollü sürücü yolda uyuya kaldı, uyanınca polise ecel teri döktürdü Nevşehir’de alkol aldıktan sonra trafiğe çıkan bir sürücü yol ortasında uyuya kaldı. Hem kendi canını, hem de diğer sürücülerin canını tehlikeye soktu. Uyandıktan sonra polis ekiplerine ecel teri döktürdü. Ceza tutanaklarını imzalamayan sürücü, alkol oranını duyunca, içtim ama o kadar içmedim" savunması yaptı. Olay, Güzel Yurt Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde meydana geldi. 50 UK 727 plakalı kamyonetin sürücüsü Ümit K. seyir halindeyken bir anda durarak, araçta uyuyamaya başladı. Sağ şeritte duran aracı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücünün araç içinde uyuya kaldığını fark ederek sürücüyü uyandırdı. Sağ koltuktan inen sürücü daha sonra aracının sol koltuğuna geçti. Polis ekiplerinin yaptığı alkol kontrolünde 125 promil alkollü olan sürücü Ümit K.’ya 11 bin 600 lira idari para cezası kesildi. Ceza tutanaklarını önce inceleyen Ümit K. daha sonra tutanakları imzalamadı. Göz altına alınarak karakola götürülmek istenen sürücü önce telefonla konuşma bahanesiyle ekip otosuna binmek istemedi. Daha sonra aracının otoparka çekilmesine itiraz eden sürücü ekiplere uzun süre direndi. Aracı çekici vasıtasıyla yol ortasından çekildikten sonra ekip otosuna binen Ümit K. önce Nevşehir Devlet Hastanesi’ne, daha sonrada ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.