SAĞLIK - 12 Kasım 2025 Çarşamba 02:04

Obezite Üniteler ve Obezite Cerrahisi Uygulama Üniteleri Hakkında Yönetmelikte değişiklik Resmi Gazete’de

A
A
A
Obezite Üniteler ve Obezite Cerrahisi Uygulama Üniteleri Hakkında Yönetmelikte değişiklik Resmi Gazete’de

Obezite Üniteler ve Obezite Cerrahisi Uygulama Üniteleri Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapılması hakkında yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.


Obezite tedavisinde hizmet sunumunu daha sistematik, güvenli ve bilimsel standartlara dayalı hale getirmek amacıyla Sağlık Bakanlığınca düzenlenen "Obezite Üniteleri ve Obezite Cerrahisi Uygulama Üniteleri Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik ile obezite tedavisi süreçlerinde; cerrahi dışı programların güçlendirilmesi, klinik başarı göstergelerinin izlenmesi ve hasta güvenliğinin artırılması hedefleniyor.



"Önce medikal tedavi" yaklaşımı tüm merkezlerde zorunlu hale geldi


Yönetmelik ile birlikte, daha önce de mevzuatta yer alan "önce diyet, yaşam tarzı değişikliği ve medikal tedavi" ilkesi artık tüm obezite birimlerinde standart hale getirildi. Bu kapsamda obezite tedavisinde hastaların öncelikle yaşam tarzı düzenlenecek, beslenme alışkanlıkları değiştirilecek. Gerekirse psikolojik ve davranışsal destek verilerek medikal tedavi alması sağlanacak. Cerrahi tedavi ise klinik olarak gerekli görülen durumlarda yalnızca uygun kriterleri karşılayan hastalarda uygulanabilecek. Bu sayede, her hastanın kişisel ihtiyaçlarına uygun, bütüncül ve kademeli bir tedavi sürecinin yürütülmesi sağlanacak.



Obezite ünitelerinin klinik başarı ve performansı sistematik olarak değerlendirilecek


Yeni düzenleme ile yalnızca merkezlerin fiziki şartları değil, sunulan tedavinin etkinliği, güvenliği ve sürdürülebilir klinik başarısı da izlenecek. Merkezlerin performansı klinik kalite göstergeleri üzerinden sistematik olarak değerlendirilecek. Sonuçlara göre merkezler "yeterli", "kısmen yeterli" veya "yetersiz" olarak sınıflandırılacak. "Kısmen yeterli" merkezler için iyileştirme planı zorunluluğu getirilirken, "yetersiz" bulunan merkezlerin faaliyetleri gerekirse durdurulabilecek. Bu yapıyla obezite cerrahisinde hasta güvenliği, klinik kalite ve hesap verebilirlik esası güçlendirilmiş olacak.



Obezite cerrahisi sadece belgeli ve onay almış uzmanlar tarafından yapılabiliyor


Obezite cerrahisi uygulamaları yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından verilen "Obezite Cerrahisi Uygulama Belgesi"ne sahip genel cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilebiliyordu. Bu kapsama çocuk cerrahisi uzmanları da eklendi. Obezite Cerrahisi belgesini alabilmek için ise belirli sayıda vaka deneyimi, Sağlık Bakanlığınca tanımlanan eğitimlerin tamamlanması ve "Obezite Cerrahisi Onay Komisyonu" tarafından değerlendirilme şartları aranıyor.



Obezite ünitelerine multidisipliner ekip ve elektronik takip zorunluluğu getirildi


Yeni yönetmelik ile her obezite ünitesinde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, hemşire ve ilgili uzman hekimlerden oluşan multidisipliner ekip bulunması zorunlu hale getirildi. Ayrıca tüm tedavi süreçleri elektronik kayıt sistemi üzerinden izlenecek ve yıllık değerlendirmelere tabi tutulacak. Bu yapıyla tedavi etkinliği dijital olarak takip edilecek, ulusal ölçekte karşılaştırılabilir klinik kalite verileri elde edilecek. Sağlık Bakanlığı, bu düzenleme ile obezite tedavisinde bilimsel rehberlere dayalı, sonuç odaklı ve sürdürülebilir bir ulusal sağlık hizmeti modeli oluşturmayı amaçlıyor. Bu kapsamda yeni yönetmelik ile cerrahi dışı tedavi programlarının güçlendirilmesi, bilimsel rehberlere dayalı klinik uygulama birliğinin oluşturulması, hasta güvenliğini ve hesap verebilirliği merkeze alan bir denetim sisteminin kurulması ile klinik başarı göstergelerinin düzenli olarak ölçülmesi hedefleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.