SAĞLIK - 15 Ağustos 2025 Cuma 11:19

Neredeyse çeyrek asırdır nefes mücadelesi mutlu sonla bitti

A
A
A
Neredeyse çeyrek asırdır nefes mücadelesi mutlu sonla bitti

Çocuklukta yakalandığı zatürre sonrası KOAH teşhisi konulan İzzet Armutçu (55), neredeyse çeyrek asır boyunca oksijen makinesine bağlı yaşadı. Armutçu, yıllar süren bekleyişin ardından yapılan akciğer nakliyle yeniden hayata tutundu.


Çocukken geçirdiği zatürre rahatsızlığının ardından hastalığı ilerleyen ve KOAH tanısı konulan 55 yaşındaki İzzet Armutçu’nun sağlık durumu yıllar geçtikçe kötüleşti. 2001 yılından itibaren oksijen makinesine bağımlı hale gelen ve nefes açıcı ilaçlar kullanan Armutçu, yaklaşık 4 yıl önce organ nakil listesine alındı. Kendisine uygun akciğerin bulunacağı umuduyla yaklaşık 4 yıl listede bekleyen Armutçu, takip ve tedavilerinin yürütüldüğü Bilkent Şehir Hastanesi’nden sabaha karşı gelen telefonla yeniden hayata tutundu. Armutçu, beyin ölümü gerçekleşen ve organları bağışlanan kişiden alınan akciğerin nakledilmesiyle çeyrek asra yakın nefes mücadelesinde mutlu sona kavuştu.



"Öyle zor şartlar yaşıyorsun ki ellerini açıp ‘Allah’ım yeter’ diye yalvarıyorsun"


Çocukluğunda yaşadığı rahatsızlıktan ötürü zatürre teşhisi konulduğunu ve ilerleyen günlerde hastalığının KOAH’a evrildiğini belirten Armutçu, "En son akciğer sönmesi yaşadım. Akciğer sönmesi ile itibaren daha önce bir operasyon geçirdim ve daha sonra oksijen makinesi tercih edildi. Oksijen makinesi de bana yeterli gelmiyordu. Benim 25 yılım ölüm kalım savaşı gibi geçti diyebilirim çünkü insanız ihtiyaçlarımız ve yapamıyorsun. Bu sebepten dolayı da eşini, çocuklarını çağırıyorsun. Ben hastayım ama onlar da hasta gibi çünkü onları da etkiliyor. Moral olarak sıfır oluyorsun ve hastalığın daha da artıyor. Gece oluyor daralıyorsun, sabah oluyor uyuyamıyorsun. Öyle zor şartlar yaşıyorsun ki ellerini açıp ‘Allah’ım yeter’ diye yalvarıyorsun. Allah’ın gücüne gitmesin ama bunu dediğimiz çok oluyor. Bunu çekmek çok zor çünkü bir baş ağrısı, kırık veya fıtık gibi değil nefesin gelmiyor" ifadelerine yer verdi.



"Pencereyi açıp kuş gibi uçasım geldi"


Donörün bulunduğu haberini aldıktan sonra çok mutlu olduğunu ifade eden Armutçu, "Pencereyi açıp kuş gibi uçasım geldi. Öyle bir hayalim vardı. ‘Allah’ım ben bu günleri de mi yaşayacaktım’ dedim. İki şansım var; biri ölüm, biri naklim. Nakil olsam rahat nefes alıp yaşayacağım, öbürü de malum. Ailem bana çok fayda sağladı. Benim hem kolum hem bacağım oldular. Çok güzel teselli ettiler" şeklinde konuştu.


"Oksijen makinesi olmadan koridorda 25 tur attım"


Nakil ameliyatının gerçekleşmesinin ardından rahat bir şekilde nefes alabilmeye başladığını aktaran Armutçu, "5 metre yürüyemiyordum ama şimdi oksijen makinesiz koridorda 25 tur attım. Daha ben nakil olalı yaklaşık 1 ay oldu. Nakil gerçekten çok faydalı" ifadelerini kullandı.


"Taburcu olunca en çok ailemle yemek yiyip, sohbet etmek istiyorum"


Organ bağışı çağrısında bulunan Armutçu, "Hasta kardeşlerim rahat bir nefes alsın, sevinsinler. Onların duasını almak belki de çok üstündür. Ben donörüm için ‘Allah Rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, Allah’ım sevdiklerine sabır eylesin’ diyorum. Taburcu olduktan sonra en çok ailemle yemek yiyip, sohbet etmek istiyorum. Enfeksiyon korkusundan kardeşim arıyordu çağıramıyordum. Ablam arıyordu eve davet edemiyordum. Çocuklarımla sohbet edemiyordum" dedi.


Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Akciğer Nakli Merkez Sorumlusu ve Göğüs Cerrahisi Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Erdal Yekeler ise Armutçu’nun 3-4 yıldır nakil için bekleme listesinde yer aldığını ve 22 Temmuz’da çıkan dönör ile naklin gerçekleştirildiğini kaydetti.


"Tüm vatandaşlarımızı beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ bağışına davet ediyoruz"


Tüm organ nakilleri içerisinde en fazla ölüm oranının organ naklinde gerçekleştiğini belirten Yekeler, "Biz, Akciğer naklinde beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan ancak organı alarak nakli gerçekleştirebiliyoruz. Bu da tabii ki akciğer naklini kadavraya bağımlı kılıyor. Dolayısıyla kadavradan yapılan organ nakillerinin canlıdan bağışa kıyasla çok az olduğu ülkemizde akciğer naklinin sayısı, bekleme listemizde olan hastanın eritilmesi yapılan bağışlarla mümkün olmaktadır. Dolayısıyla ülkemizdeki bu anlamda hassas olan tüm vatandaşlarımızı beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ bağışına davet ediyoruz" dedi.


Ankara Bilkent Şehir Hastanesinin Akciğer Nakli Merkezinin ortaya koyduğu başarı ile Türkiye’deki en iyi merkez olduğunu ifade eden Yekeler, Türkiye’den daha önce akciğer nakline başlayan ülkelere göre kıyasla elde edilen bu başarının dünya ortalaması üzerinde olduğunun altını çizdi.


"Akciğer naklindeki süremiz 4 ila 6 saat arasında değişmektedir"


Akciğer naklinde yaşanan en büyük zorluklardan bir tanesinin donörden çıkarılan organın nakledilme süresi olduğuna dikkati çeken Yekeler, "Akciğer naklinde sonuçta iki organ nakli yapıyoruz. Akciğer naklindeki süremiz 4 ila 6 saat arasında değişmektedir. Bu da bizim için bu kadar zahmetli iki organ naklini yaptığımız koşuşturmacanın içerisinde bizi strese sokan en büyük sebep. Dolayısıyla biz kendimizi karaciğer ve böbrek nakli ile kıyas dahi etmiyoruz. Yapılan karaciğer ve böbrek nakillerinin yaklaşık yüzde 85’i canlıdan bağışla organ nakli şeklinde gerçekleşmektedir. Bu planlı bir ameliyat demektir ama akciğer nakli plansız bir ameliyattır. Büyük oranda nakillerimiz gece gerçekleşmekte ve plansız nakil olmakta. Akciğer naklindeki ekipte yer alan yaklaşık 20 arkadaşımız fedakarca bu faaliyetin içerisinde yer almaktadır" diye konuştu.


Armutçu’nun ameliyatının ardından 20 gün geçtiğini ve bu süre ile yoğun bakım sürecinin atlatıldığını belirten Yekeler, ameliyatın ardından ilk günlerde organ reddinin yaşanmaması ve enfeksiyon oluşmaması verilen mücadelenin başarıyla tamamlandığını ifade etti. Ayrıca Prof. Dr. Yekeler, diğer organ bağışlarında çok düşük olan ret oranının akciğer naklinde yüzde 60’ları bulabildiğini de sözlerine ekledi.



Neredeyse çeyrek asırdır nefes mücadelesi mutlu sonla bitti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincanlı satranç sporcuları Türkiye finallerine hazırlanıyor Erzurum’da düzenlenen Okullar Arası Satranç Grup Yarışmalarında derece elde eden Erzincanlı öğrenciler, Türkiye finallerinde mücadele etmeye hazırlanıyor. 01-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Küçükler, Yıldızlar ve Gençler Satranç Grup Yarışmalarında başarılı olan takımlar, Türkiye finaline katılma hakkı kazandı. Okul Sporları Satranç Türkiye Finali, 4-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında Denizli’de düzenlenecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyona 81 ilden 138 okul katılacak. Erzincan Satranç İl Temsilcisi ve Mehmetçik Ortaokulu antrenörü Murat Burak San, Erzincan’dan iki okulun Türkiye finallerinde mücadele edeceğini belirtti. Buna göre Küçükler Genel kategorisinde Mehmetçik Ortaokulu 6 sporcu ile, Genç Kızlar kategorisinde ise Hacı Ali Akın Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 4 sporcu ile yarışacak. Erzincan’ı temsil edecek sporcular arasında Mehmetçik Ortaokulu’ndan Ali Murat Arslan, Orkun Kabasakal, Ali Çağan Yatmış, Ahmet Kerem Karabulut, Eyyüp Kaan Güneş ve Ahmet Yusuf Aktepe yer alırken; Hacı Ali Akın Kız MTAL’den Ömür Medine Biçeroğlu, Ayşenur Zeynep Yalçın, Begüm Büşra Karaarduç ve Seadet Sahra Şahin mücadele edecek. Turnuvada ayrıca antrenör Erol Davut ve idareci Gökçe Torun’un da yer alacağı bildirildi. Satranç İl Temsilcisi Murat Burak San, grup müsabakalarının Batman, Bolu, Erzurum, Kütahya, Mersin, Nevşehir, Tokat ve Yalova’da yapıldığını hatırlatarak, finale kalan tüm takımlara başarılar diledi.
Erzincan Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu Erzincan’da düzenlenen programda AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu sözleri ve Yıldırım’ın kameralara yansıyan mimikleri sosyal medyada farklı yorumlara neden olurken, görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı ve tartışma konusu oldu. Bu görüntünün ardından teşkilat toplantısında partililere seslenen Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Erzincan ve Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, teşkilat mensuplarına sahada daha özgüvenli hareket etmeleri ve dezenformasyona karşı daha güçlü duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu ifadeleri ve Yıldırım’ın program sırasındaki yüz ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Erzincan’da düzenlenen programda Alpay Kabadayı, konuşmasının büyük bölümünü Binali Yıldırım’a ayırarak Yıldırım’ın hem Erzincan hem de Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Kabadayı, konuşmasında Yıldırım döneminde hayata geçirilen projelerin vatandaşlar tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapmış olduğunuz projeler vatandaşlarımızın dilinde. Attığınız her imza bizim için gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sürdüğü sırada kameralara yansıyan Yıldırım’ın mimikleri ve vücut dili, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Yaklaşık 1 dakika 21 saniye süren görüntülerde Yıldırım’ın zaman zaman değişen yüz ifadesi bazı kullanıcılar tarafından "sıkılma" veya "rahatsızlık" şeklinde değerlendirilirken, bazı kullanıcılar ise bunun uzun süren protokol konuşmalarında doğal bir durum olduğunu savundu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim Kabadayı’nın konuşmasını "nezaket ve vefa göstergesi" olarak yorumlarken, diğer bir kesim Yıldırım’ın mimiklerinin "uzun övgü konuşmasına verilen doğal bir tepki" olduğunu öne sürdü. Tartışmalar kısa sürede yerel siyasetin gündem başlıkları arasına girdi. Program sonrası görüntülerin dijital platformlarda geniş yankı uyandırmasının ardından, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın daha sonra düzenlenen teşkilat toplantısında partililere seslendiği öğrenildi. Toplantıda konuşan Kabadayı, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif ve özgüvenli olmaları gerektiğini belirterek, dezenformasyon ve olumsuz propagandalara karşı daha sert ve hızlı şekilde karşılık verilmesi çağrısında bulundu. Kabadayı, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz değerlerimize her zaman saygılıyız. Büyüklerimizin her zaman başımızın üstünde yeri var. Onları her zaman değerli kılacağız" dedi. Göreve geldiği günden bu yana yaklaşık 14-15 aylık süreci değerlendiren Kabadayı, yaşanan zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade ederek, teşkilatın sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. "Bazen hastalıkları görmezden geldik, bazen sesimiz kısıldı, bazen üşüdük ama davamızdan bir an olsun geri adım atmadık" diyen Kabadayı, bu davanın "hak ve hakikat davası" olduğunu ve Türkiye’nin geleceği için büyük sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi. Dünyada ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelere de değinen Kabadayı, Türkiye’nin huzur ve istikrarını korumak için teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğünü belirtti. Sahada karşılaşılan olumsuz söylemlere karşı daha güçlü bir iletişim kurulması gerektiğini ifade eden Kabadayı, teşkilatın bu süreçleri birlik içinde aşacağını kaydetti. Programda gündem olan görüntüler ve sonrasında yapılan açıklamalar, Erzincan siyasetinde günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.
Erzincan 4 milyarlık yatırım açıklandı, faturaya etkisi tartışmalı Erzincan’da elektrik altyapısına yönelik milyarlarca liralık yatırım ve iyileştirme rakamları açıklanırken, vatandaşların günlük yaşamında hizmet kalitesine ilişkin beklentiler ve şikayetler tartışılmaya devam ediyor. Aras EDAŞ’ın Erzincan’a yaptığı yatırım ve bakım harcamaları kamuoyuyla paylaşılırken, kayıp-kaçak oranı ve arıza sürelerindeki iyileşmeye rağmen hizmetin sahadaki karşılığı sorgulanıyor. Aras Elektrik Dağıtım AŞ (Aras EDAŞ), 2013 yılından bu yana Erzincan’daki elektrik altyapısına yönelik yatırım ve bakım çalışmalarına ilişkin verileri açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, Aras EDAŞ tarafından 2013’ten bu yana Erzincan’a toplam 4 milyar 76 milyon TL yatırım ve 739 milyon TL bakım harcaması yapıldığı bildirildi. Açıklamada, 2013 öncesinde yaklaşık yüzde 9 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranının yapılan çalışmalarla yüzde 5 seviyelerine gerilediği ifade edildi. Elektrik arızalarına müdahale süresinde de iyileşme sağlandığı belirtilerek, ortalama arıza giderme süresinin 3,19 saatten 1,34 saate düştüğü ve bu alanda yüzde 58’lik bir iyileşme elde edildiği kaydedildi. Erzincan genelinde 52 bin 142 sokak lambası, 9 bin 542 kilometre dağıtım ağı, 122 bin 68 elektrik direği, 4 bin 559 dağıtım kutusu ve 3 bin 144 trafo ile hizmet verildiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, aydınlatma arızalarına 24 saat içerisinde müdahale edildiği belirtildi.