POLİTİKA - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:32

Mustafa Varank: "Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar"

A
A
A
Mustafa Varank: "Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar"

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, "CHP yönetiminin Mansur Yavaş’la ilgili olumlu bir adım atacağını düşünmüyorum. Çünkü onların adayı Özgür Özel. Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar" dedi.


Varank, Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği ‘Anadolu Sohbetleri’ programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Varank, "2004 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısında toplantıda gelen taleplerin tamamı yurt dışından satın alınması, tedarik edilmesi gereken ürünlerdi. Cumhurbaşkanımız o toplantıda şöyle bir karar aldı. Dedi ki, ‘arkadaşlar bundan sonra kendimiz üretmeyeceğimiz, üretemeyeceğimiz, gerçekten Türkiye’nin çok ihtiyacı olan sistemler hariç herhangi bir sistemi bundan sonra almanıza müsaade etmiyorum. Oturalım, çalışalım, kurumları devreye sokalım, şirketleri devreye sokalım. Artık kendimiz bunları geliştirelim. Bundan sonra bunların satın alınması için benim karşıma gelmeyin’ dedi. O toplantıdan sonra aslında Türkiye’deki mevcutta var olan altyapıların üstüne koyarak da Türkiye’ye kendi savunma sanayini geliştirmek için büyük bir gayret göstermeye başladı ve bugün geldiğimiz noktada her zaman kurduğumuz bir cümle var; yüzde 20’lerde olan dışa bağımlılık kendi kendine yetebilme oranlarını yüzde 80’lerin üzerine çıkarmış olduk" ifadelerini kullandı.



"İnsansız Hava Araçları piyasasını yüzde 60’ını biz domine edebiliyoruz"


’Türkiye F35’leri teslim almadı, ne olacak?’ diye sorduklarında kendi çözümleri olduklarını vurgulayan Varank, "Biz bunları, alternatiflerini geliştiriyoruz. Hatta bunların çok daha başarılılarını yapabiliyoruz. Bugün dünyadaki İnsansız Hava Araçları piyasasını yüzde 60’ını biz domine edebiliyorsak, Türkiye olarak bu pazarda bu orana erişebiliyorsak işte biz bu kendi alternatiflerimizi geliştirebildiğimiz, yapabildiğimiz için" ifadelerine yer verdi.


Mustafa Varank, Türkiye’nin Milli Piyade Tüfeğinin 2017’de envantere alınmasının uzun ve zorlu bir sürecin sonucu olduğunu belirterek, çeşitli engelleme ve gecikmelere rağmen yerli üretimin hayata geçirilebildiğini ifade etti.


Varank, dünyada mobilitenin elektrikli araçlara yöneldiğini belirterek, Türkiye’nin bu alana yaptığı yatırımlarla küresel rekabette yer almaya başladığını ve özellikle TOGG ile önemli bir adım atıldığını ifade etti. Elektrifikasyonun giderek daha da önem kazanacağını vurgulayan Varank, Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir konum elde edebileceğine inandıklarını dile getirdi.



"Siyaset yapacaksanız net olacaksınız"


Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın ihraç edilmesine dair konuşan Varank, "Aslında ihraç edilmedi diyorlar. Çünkü disiplin komitesi ayın 11’inde toplanacakmış. ‘Biz ihraç ettik’ diyorlar ama 11’inde resmi olarak ihraç edileceğini söyleyenler de var. Bizim kulağımıza gelen duyumlar var. Bu şahısla ilgili aslında kendi teşkilatlarının, kendi il başkanlarının, oradaki yöneticilerinin Genel Merkeze şikayette bulunduğu, burada bir takım usulsüzlükler, yanlışlıklar olduğunu kendi teşkilatlarının da Genel Merkezlerine ilettiği ama Genel Merkezlerin kulağının üstüne yattığıyla ilgili iddialar da var. Siyaset yapacaksanız net olacaksınız. Eğer ortada böyle bir şahıs varsa zaten bunun kiri pası üstünüze bulaşmasın diye anında yapmanız gereken hadise bunu partimizden göndermektir. Artık sosyal medyada bu kadar işler ayyuka çıkmışken, herkesin ifadeleri, görüntüler ortadayken siz de eğer bu şahısla ilgili gereğini yapmıyorsanız bir kere vatandaş nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Siyasetin itibarından şikayet ediliyor. Siyasetin, siyasetçilerin itibarı yerlerde. İşte neden oluyor bunlar? Bunun gibi hususlardan oluyor" şeklinde konuştu.



"Sizin oradaki modifiye araca ihtiyacınız da yok"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in arabasının modifiyesini Uşak Belediyesi tarafından 6,5 milyon liraya yapıldığı iddiasına ilişkin konuşan Varank, "Siz belediyenin modifiyesini yaptığı bir araca neden biniyorsunuz? Buna ihtiyacınız da yok. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi’nin buna ihtiyacı olabilir mi yani? Devletimiz bütün partilere ne yapıyor, hazine yardımı yapıyor. Seçim çalışmasında, siyaset yaparken kullansın diye. Meclisimiz muhalefetin bütün grup başkanlarına, grup başkan vekillerine arabalar tahsis ediyor. Sizin oradaki modifiye araca ihtiyacınız da yok. Ben bunu da anlamakta güçlük çıkıyorum. Demek ki başka ilişkiler var" açıklamasında bulundu.



"Maalesef şu anda CHP’yi bir troika yönetiyor"


CHP’nin tamamında ahlak anlamında sıkıntılar yaşandığını söyleyen Varank, "Herhangi bir ülkede siyasi etik tartışması yapılırken muhalefetin daha çok iktidarı eleştirmesini beklersiniz değil mi? İktidar sahibi, onun imkanları daha fazla, etik dışı hareketler olacaksa orada daha fazla görülebilir ama bakıyorsunuz CHP maalesef her gün başka bir skandalla karşı karşıya geliyor. Dolayısıyla oradaki sıkıntıların sebebinin de CHP’nin yeni yönetimi olduğunu düşünüyorum ve inanıyorum. Maalesef şu anda CHP’yi bir troika yönetiyor. Geçmişten gelen arkadaşlık ilişkileriyle oluşturulmuş bir troika. İsimlerini vermemize gerek yok. Bu bunlar kendilerince CHP yönetimini almışlar. CHP’yi içeride dizayn etmeye çalışıyorlar. Bunların tek amacı bu troikanın kendi çıkarları. Milletin derdiymiş, ülkenin problemleriymiş. Bunlarla ilgili aslında bir dertleri yok" diye konuştu.



"Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar"


CHP’nin cumhurbaşkanı adayına dair açıklamada bulunan Varank, "Şu andaki CHP yönetiminin Mansur Yavaş’la ilgili olumlu bir adım atacağını düşünmüyorum. Çünkü onların adayı Özgür Özel. Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar. Onun önünü açmak üzere yapıyorlar. Biraz da duyumlardan bahsedelim. Şu anda Ekrem İmamoğlu’yla olan ilişkilerinde de bir soğumanın olduğunu gelip bize anlatan CHP’li arkadaşlarımız var. Mevzuata baktığınızda zaten Ekrem İmamoğlu bir usulsüzlükle diploma alıp diplomasını kaybettiği için zaten cumhurbaşkanı adayı olamaz. Devam eden davaları var. O davaların neticelerinin ne olacağını hep birlikte göreceğiz" şeklinde konuştu.



"Kongrede gerçekten bir takım dalaverelerin döndüğünü biliyoruz"


CHP’deki mutlak butlan konusuna değinen Varank, "O kongrede gerçekten bir takım dalaverelerin döndüğü, oradaki delegelerin iradelerinin sakatlandığını biz biliyor muyuz? Biliyoruz. Bunu nereden biliyoruz? CHP’deki arkadaşlardan biliyoruz. CHP içerisinde milletvekilliği yapıp bize gelip arkadaşlar bu kongrede herkesi satın aldılar, İstanbul’dan paralar geldi, insanlara iş vaadi yapıldı, makam vaadi yapıldı, çocuğunuzu işe alacağız diye insanlardan oy topladılar, bu seçimi böyle aldılar diyen milletvekilleri var" dedi.



"Belediye Başkanının etrafında böyle bir düzen nasıl kurulur diye kendilerinin itiraz etmesi lazımdı"


İstanbul’da para kuleleri görüntüleri ortaya çıktığını söyleyen Varank, "Bunu hepimiz izledik. CHP’liler de izledi. Ne dedi CHP’liler o görüntülerle ilgili olarak? İl binası satın alacaklarmış da o il binasının parasının bir kısmını elden ödeyeceklermiş. Onun parasıymış. Ya adam ağzıyla şunu itiraf ediyor. Hadi orada yolsuzluk, usulsüzlük yoksa bile ya biz koskoca Cumhuriyet Halk Partisi olarak vergi kaçakçılığı yapıyorduk. Onun için o paraları topladık. Kendileri bunları itiraf ettiler. Bizimle ilişkili bir para kulesi görüntüsü nasıl olabilir, böyle bir Belediye Başkanının etrafında böyle bir düzen nasıl kurulur diye kendilerinin itiraz etmesi lazımdı. O itirazlar olmadı, o düzen CHP siyasetini dizayn etti. Bugün gelinen noktaya geldik" ifadelerini kullandı.


Varank, her kesime karşı yolsuzluğun üzerine gidildiğini ve İçişleri Bakanlığından en çok AK Partili belediyelere soruşturma izni verildiğini ifade ederek, CHP’li belediyelerle denk olmadıklarını belirtti.



Mustafa Varank: "Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."
Samsun OMÜ’de Prof. Dr. Mehmet Aydın’a vefa Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın, uzun yıllar sürdürdüğü akademik hayatının ardından emekliliğe ayrıldı. Bu vesileyle üniversite tarafından anlamlı bir veda programı düzenlendi. Törende konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın üniversiteye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Hocamızın ifade ettiği ‘42 yıl 11 ay’ vurgusu, geçen her anın ne denli kıymetli olduğunu gösteriyor. Bu kadar uzun bir akademik birikimi birkaç cümleyle anlatmak mümkün değil. Özellikle Türkçenin değerinin zaman zaman göz ardı edildiği bir dönemde, hocamızın hem yurt içinde hem de yurt dışında ortaya koyduğu emek son derece kıymetlidir. Benim için Mehmet Aydın ismi ‘zarafet’ ile özdeşleşmiştir. Kendisi; ölçülü, ilkeli ve dengeli yaklaşımıyla her zaman örnek bir akademisyen olmuştur. Akademik kurullarda dile getirdiği ‘adaletli değerlendirme’ anlayışı, bizler için önemli bir rehberdir. Her ne kadar emekli olsa da hocamızın üniversitemizle olan bağının devam edeceğine inanıyorum" dedi. Prof. Dr. Mehmet Aydın: "Üniversiteyi her zaman evrensel bir bilim yuvası olarak gördüm" Törende duygularını dile getiren Prof. Dr. Mehmet Aydın teşekkür ederek, "Akademik hayatımın 42 yıl 11 ayını kapsayan bu uzun serüveni bugün itibarıyla noktalıyorum. Bu süreçte önceliğim her zaman unvanların ve isimlerin ötesine geçerek, bilimsel üretimin teknik niteliğine ve derinliğine odaklanmak oldu. Üniversiteyi her zaman evrensel bir bilim yuvası olarak gördüm. Meslek hayatım boyunca akademiyi, bilimin doğasına aykırı olan kısır çekişmelerin ve siyasi mülahazaların uzağında tutmak için azami çaba sarf ettim. Geriye dönüp baktığımda Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin farklı fakültelerinde ve Kırgızistan’da geçen yıllarımın Türk dünyası arasındaki bilimsel köprüleri güçlendirme amacı taşıdığını görüyorum. Bir bilim insanı için asıl meselenin "sürekli yenilenmek" ve değişen dünyanın dinamiklerine akademik bir disiplinle uyum sağlamak olduğuna inanıyorum. Bugün resmen emekli olsam da, aidiyet hissettiğim bu kurumun kimliğini hayatım boyunca onurla taşıyacağım. Bilim dünyasına; ailemin desteği ve evrensel değerlere olan sadakatimin verdiği huzurla veda ediyorum. Birlikte çalıştığım tüm meslektaşlarıma ve geleceği inşa edecek olan öğrencilerime başarılar diliyorum" diye konuştu. Rektör Danışmanı Şen: "Bilimsel üretkenliği ve ilkeli duruşuyla örnek olmuştur" Rektör Danışmanı Prof. Dr. Serkan Şen, "Hayatı anlamlı kılan, bir işe doğru başlayıp onu doğru şekilde tamamlayabilmektir. Bugün burada, hocamızın bu süreci büyük bir başarıyla tamamladığına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Mehmet Aydın hocamız, akademik hayatı boyunca onlarca öğrenci yetiştirmiş, bilimsel üretkenliği ve ilkeli duruşuyla örnek olmuştur. Akademisyenliği sadece bir meslek olarak değil, bir yaşam tarzı olarak benimsemiştir. Bilimsel ciddiyeti, paylaşımcı kimliği ve eğitime sunduğu katkılar her zaman hatırlanacaktır. Kendisine emeklilik hayatında sağlık, huzur ve üretkenlik diliyorum" şeklinde konuştu. Dekan Çalışıcı: "Kapımız her zaman ona açık" Fakülte adına konuşan OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, akademisyenlerin bıraktığı izlerin kalıcı olduğuna dikkat çekerek, "Prof. Dr. Mehmet Aydın hocamızı resmi olarak yolcu ediyoruz; kapımız her zaman ona açık. Kıymetli hocamın bu uzun süre boyunca yaptığı işler çok. Türk diline hizmetleri var; binlerce yetiştirdiği öğrenci var. Yurt dışında yapmış olduğu ve ülkemizi temsilen yaptığı işler var. Bütün hizmetleri için kendisine teşekkür ediyoruz. Hocamız bize hakkını helal etti; Biz de hakkımızı fazlasıyla helal ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın sonunda Prof. Dr. Mehmet Aydın’a teşekkür belgesi, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı tarafından takdim edildi. Ayrıca OMÜ Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Mediha Mangır ve Doç. Dr. Şeyma Büyükkavas Kuran editörlüğünde hazırlanan "Prof. Dr. Mehmet Aydın Armağanı" kitabı Prof. Dr. Mehmet Aydın’a takdim edildi. Etkinlik, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.