ASAYİŞ - 12 Mart 2026 Perşembe 12:26

MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

A
A
A
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" açıklaması yaptı.


MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi.


Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı.


Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti.



"Menbic’de tünellerin yüzde 95’i imha edildi"


Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı:


"Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 462 kilometresi ise Menbic’te bulunmaktadır."



Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri


Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi.


Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti.



"Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır"


Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu.



KKTC’nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı


Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi.


"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır" diyen Aktürk, Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı.


Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi.


İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi.


Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:


"Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir."


Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı.



Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları


Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi.


Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart’ta İstanbul’daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi.


Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK’nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:


"Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir."



Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki


Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan’a devredildi hatırlatılarak şunlar kaydedildi:


"Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık oluşturmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz."



"Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir"


MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC’ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı:


"KKTC’ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."


İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti:


"Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır."



"S-400 neden kullanılmadı?" sorusu


Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı:


"Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir."



"İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"


Bakanlık, İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır" ifalerine yer erdi.



MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Hisarcık’ta minikler harçlıklarını Gazze için biriktirdi Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencileri, Gazze’deki ihtiyaç sahibi kardeşlerine destek olmak amacıyla kumbaralarında biriktirdikleri harçlıklarını bağışladı. Küçük yaşlarına rağmen büyük bir duyarlılık örneği sergileyen Hisarcık 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencileri, Kur’an Kursu öğreticileri Ayşe Tekin ve Nuran Baran öncülüğünde bir araya gelerek bir süre boyunca kumbaralarında biriktirdikleri harçlıklarını Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bağışladı. Minik ellerin biriktirdiği anlamlı yardımlar, İlçe Müftüsü Hüseyin Demirci’ye teslim edildi. Henüz hayatlarının başında olan küçük yüreklerin paylaşma, merhamet ve kardeşlik duygularıyla hareket etmeleri duygulandırırken umut da verdi. Yapılan bağış, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma ruhunu en güzel şekilde yansıttı. İlçe Müftüsü Hüseyin Demirci, minik öğrencilerin bu anlamlı davranışından büyük mutluluk duyduğunu belirterek küçük yaşta kazanılan paylaşma ve yardımlaşma bilincinin toplum için çok kıymetli olduğunu vurguladı. Demirci, "Minik öğrencilerimizin kumbaralarından çıkan bu büyük iyilik, kilometrelerce uzakta olan Gazze’deki kardeşlerimize umut olurken, iyiliğin yaşının olmadığını bir kez daha gösterdi. İyilik küçük yüreklerde büyür, dünyayı güzelleştirir" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın Ankara dışında ilk kez yayımlandığı Kastamonu’da saygıyla anıldı Milli Şair Mehmet Akif Ersoy, iki aydan fazla kaldığı ve İstiklal Marşı’nı ilk kez Ankara dışında yayımlandığı Kastamonu’da dualarla anıldı. 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’u anmak için program düzenlendi. İstiklal Marşı’nın Ankara dışında ilk kez Açıksöz Gazetesi’nde yayımlandığı Kastamonu’da düzenlenen törende Ersoy, saygıyla anıldı. Törende günün anlamına binaen konuşan Göl Anadolu Lisesi Baş Müdür Yardımcısı Dr. Erhan Dolapcı, "Akif, milletinin acısını yüreğinde hissederek İstiklal Marşı’nı kaleme almış; bağımsızlık aşkını mısralara işlemiştir. Marşı mecliste en ön sırada dinleyen Mustafa Kemal Paşa, azminin, vatan aşkının, mücadelesinin Akif’in ruhuyla birleşmesini, gözlerinde milletin hürriyet ışığını taşıyarak gururla alkışlamıştır. Ve o gün, Akif’in duvarlara kazıdığı sessiz çığlık, bir devletin ebedi sesine dönüşmüştür" dedi. Daha sonra konuşan Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan ise, "İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u buradan rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyoruz. Allah kendisine rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Milletimizin bağımsızlık ruhunu en güçlü şekilde dizelere döken Mehmet Akif Ersoy’u anmak, onun bıraktığı mirası gelecek nesillere aktarmak bizler için büyük bir sorumluluktur" diye konuştu. Konuşmaların ardından Göl Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen "Korkma Gençliğin Ruhu Burada" isimli 12 Mart oratoryosu ve tiyatro gösterisi sahnelendi. Oratoryonun sonunda öğrenciler tarafından Türk bayrağı açılarak İstiklal Marşı okundu. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrencilerin gösterileri davetliler tarafından ayakta alkışlandı. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Müdürlüğünün Dilimizin Zenginlikleri Projesi kapsamında düzenlemiş olduğu liselerarası "Mehmet Akif ve Safahat Okumaları Cümle/Afiş" yarışmasında il birincisi olan 10 Aralık Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Ümmügülsüm Kılıç’a ödülü Kastamonu Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan tarafından takdim edildi.
Trabzon Hanife Hatun Camii çocuklarla şenlendi Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan nedeniyle çocuklar için düzenlediği ’Tekne Orucu’ etkinlikleri sürüyor. Hanife Hatun Camii’ndeki etkinliğe yaklaşık 2 bin çocuk katılırken Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Vali Tahir Şahin de miniklerin heyecanına ortak oldu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin, Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak ve gelenekleri geleceğe aktarmak amacıyla 4-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik düzenlediği ’Tekne Orucu’ etkinlikleri Ortahisar ilçesinde devam etti. Hanife Hatun Camii’nde gerçekleştirilen etkinliğe yaklaşık 2 bin çocuk katıldı. Nasrettin Hoca hikayeleri ve Karagöz-Hacivat gösterileriyle eğlenceli anlar yaşayan çocukların mutluluğuna, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, İl Müftüsü İsmail Çiçek, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Cihan ve İl Gençlik Kolları Başkanı Mahmut Çavuş da eşlik etti. Etkinliğin sonunda çocuklara hediyeler ve çeşitli ikramlıklar dağıtıldı. Tekne orucu etkinliklerinin geleneklerin geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığına vurgu yapan Başkan Genç, "Bir geleneği yaşattığımız için ve geleceğe taşıdığımız için çok mutluyuz. Çocuklarımızı küçük yaşta cami ile buluşuyor ve oruçla tanışıyor. Camilerimiz cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle şenleniyor. Çok güzel bir organizasyona imza atıyoruz. Sadece Trabzon merkezde değil bütün ilçelerimizde bu faaliyeti sürdürüyoruz. Programlarımıza katılan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyor, Ramazan ayının hayırlar getirmesini diliyorum" dedi.
Adıyaman Esnaf Odaları Birliği Başkanı Duranay’dan İHA’ya ziyaret Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ziya Duranay, İhlas Haber Ajansı Adıyaman Bürosu’nu ziyaret ederek kentteki esnafın durumu ve yaşanan sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. İHA Adıyaman Bürosu’nda gerçekleşen ziyarette, Adıyaman’daki esnaf ve sanatkarların karşılaştığı sorunlar, kentteki ticari hayatın mevcut durumu ve esnafın beklentileri üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirildi. Ziya Duranay, özellikle son dönemde esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar, iş potansiyelindeki değişimler ve esnafa yönelik destekler konusunda görüşlerini paylaştı. Duranay, Adıyaman esnafının şehir ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, esnaf ve sanatkarların yaşadığı sorunların kamuoyuna doğru şekilde aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu noktada basının rolünün önemli olduğuna dikkat çeken Duranay, İhlas Haber Ajansı’nın Adıyaman’da yaptığı haberleri yakından takip ettiğini söyledi. İHA’nın kentte yaşanan gelişmeleri hızlı ve tarafsız bir şekilde kamuoyuna aktardığını belirten Duranay, özellikle esnafın sorunlarına yönelik yapılan haberleri beğendiğini dile getirerek, İHA’nın şehirdeki sorunların çözümüne katkı sağladığını ifade etti. İHA Adıyaman Muhabiri Cihan Kizir ise, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Adıyaman’daki esnaf ve vatandaşların sorunlarını kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini söyledi. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi dileklerin ardından sona erdi.