GÜNDEM - 07 Şubat 2026 Cumartesi 14:15

MİT özel koleksiyonlarında Kudüs raporu: "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir"

A
A
A
MİT özel koleksiyonlarında Kudüs raporu: "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir"

Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) internet sitesinde yayımlanan 1909 tarihli istihbari raporda, Kudüs’ün demografik ve kültürel yapısının hızla değiştiği, İslami ve Osmanlı mirasının tahrip edildiği ve yerli halkın topraklarının borçlandırma yoluyla yabancıların, özellikle Siyonist kuruluşların eline geçtiği belirtiliyor.


MİT resmi internet sitesinde yayımlanan tarihi 9 sayfalık istihbarat raporu, Osmanlı Devleti’nin son döneminde Kudüs’te yaşanan demografik, kültürel ve mülkiyet değişimini gözler önüne serdi. MİT’in "Özel Koleksiyonlar - Belgeler" bölümünde yer alan raporun, İttihat ve Terakki Cemiyeti Suriye Murahhasası üyesi Mahmut Cemalettin tarafından 1909 yılında Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumiyesi’ne dönemin Dahiliye Nazırı Hüseyin Hilmi Paşa’ya gönderildiği ve Kudüs’teki duruma ilişkin istihbari nitelikte olduğu kaydedildi.



"Kudüs hızla yabancıların hakimiyetine giriyor"


Raporda, Kudüs’ün demografik ve kültürel yapısındaki değişim açık ifadelerle anlatılıyor. Belgede, şehirdeki mülkiyet yapısına dikkat çekilerek, "Kudüs ve çevresinde yabancıların eline geçen toprak miktarı son derece endişe verici boyutlara ulaşmıştır" değerlendirmesi yapılıyor.


Kudüs’ün fiziki dönüşümüne ilişkin bölümde ise, "On yıl önce surların dışında neredeyse hiçbir yapı yokken, bugün şehrin eski alanının iki katı büyüklüğünde bölgeler yabancı binalarla dolmuştur" ifadesi yer alıyor.



İslami ve Osmanlı mirası vurgusu


Raporda, İslami ve Osmanlı dönemine ait yapıların el değiştirmesi özellikle vurgulanıyor. Belgede, "Medreseler, mescitler ve camiler farklı adlar altında elden çıkarılmış, yabancıların eğlence ve dinlenme mekânlarına dönüştürülmüştür" denildi.


Selahaddin Eyyubi’ye ait eğitim yapısına ilişkin bölümde ise, "İslam tarihinde büyük bir isim olan Selahaddin Eyyubi’nin medrese ve mektebinin kiliseye çevrilmiş olması, Osmanlı ve İslam hassasiyetine sahip herkes için son derece üzücü bir durumdur" ifadeleri kullanıldı.



Toprak kayıpları ve hileli işlemler


Raporda, yerli halkın topraklarını kaybetme süreci ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Belgede, "Yasak olmasına rağmen yabancılara satılan arazilerde öyle hileli yöntemler uygulanmıştır ki mesele bugün içinden çıkılması zor bir hal almıştır" denildi.


Toprak kaybının boyutuna ilişkin olarak ise, "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir" tespiti yapılıyor.



Borçlandırma yoluyla mülksüzleştirme


Raporda, özellikle Siyonist kuruluşlarla bağlantılı mali yapılar dikkat çekiyor. Belgede, Londra merkezli bir yapının Kudüs’te banka şubesi bulunduğu belirtilerek, "Bu banka, çiftçilere borç verirken teminat olarak yalnızca arazi kabul etmekte, başka hiçbir güvenceyi kabul etmemektedir" ifadelerine yer verildi.


Borçlandırma sisteminin sonucu ise şu sözlerle aktarıldı: "Bu bankanın eline düşen bir çiftçi, birkaç yıl içinde toprağını tamamen kaybetmeden kendini kurtaramamaktadır."



"İleride büyük sorunlara yol açacak" uyarısı


Raporda, tüm bu gelişmelerin geleceğe yönelik ciddi riskler barındırdığına işaret edilerek, "Yabancıların eline geçen bu topraklar, ileride çok daha büyük ve tehlikeli sorunlara yol açacaktır" uyarısında bulunuluyor.


MİT’in yayımladığı bu tarihi belge, Kudüs’te yaşanan dönüşümün, Osmanlı’nın son döneminde dahi bir egemenlik ve güvenlik sorunu olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.



MİT özel koleksiyonlarında Kudüs raporu: "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Karadeniz kıyısında dev sanayi alanı: Terme OSB’de ilk etap tahsise açıldı Samsun Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB), toplam 2 milyon metrekarelik alanı, güçlü lojistik bağlantıları ve 5. Bölge yatırım teşvik avantajlarıyla Samsun ekonomisine yeni bir ivme kazandırmaya hazırlanıyor. Ocak ayı itibarıyla 1 milyon metrekarelik ilk etap için ön tahsis sürecine çıkılan proje, bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımlarında yeni merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. Toplam 2 milyon metrekare alana sahip olan Terme Karma OSB’nin ilk etapta 1 milyon metrekarelik kısmı için ön tahsis ilanı yayımlandı. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı şeridinde yer alan en büyük organize sanayi alanlarından birine sahip olan Terme OSB, yatırımcılara geniş ve planlı üretim alanları sunuyor. Alan büyüklüğü ile birlikte eğimsiz ve düz bir arazi yapısına sahip olması, her ölçekten sanayici için uygun parsel imkânı sağlıyor. Bu fiziki avantaj, üretim tesislerinin kurulum sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli kolaylıklar sunarken, genişleme potansiyeli olan yatırımlar için de esnek bir yapı oluşturuyor. Lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunan Terme OSB, Samsun-Ordu D-010 Karayolu’nun hemen yanında yer alıyor. Bölge; Terme Limanı’na 2 dakika, ilçe merkezine 5 dakika, Çarşamba OSB’ye 20 dakika, Çarşamba Havalimanı’na 30 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 35 dakika, Samsun şehir merkezine 40 dakika, Samsun Limanı’na 45 dakika ve Ünye Limanı’na 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu ulaşım ağı, hem iç pazara hem de ihracata dönük üretim yapan firmalar için ciddi rekabet avantajı oluşturuyor. Sanayi ve teknoloji yatırımları açısından önemli teşvik unsurları barındıran Terme OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen en yüksek yatırım teşvik bölgelerinden biri olan 5. Bölge kapsamında yer alıyor. 5. Bölge yatırım teşvik sistemi; ithalattan ihracata, endüstriyel makine tedarikinden personel giderlerine kadar birçok kalemde yatırımcılara mali avantaj sağlıyor. Bu teşvik yapısı, özellikle üretim ve teknoloji odaklı yatırımların bölgeye yönelmesini destekliyor. Altyapı yatırımları bakımından da güçlü bir planlamaya sahip olan Terme OSB’nin su ihtiyacı, inşaatı devam eden ve 2026 yılının sonunda tamamlanması planlanan Salıpazarı Barajı’ndan karşılanacak. 26 milyon metreküp su hacmine sahip olacak baraj, bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını güvence altına alacak. Enerji arzı ise Türkiye’nin iki büyük enerji santrali olan Hasan Uğurlu Hidroelektrik Santrali(HES) ile Bilgin Enerji Doğalgaz Çevrim Santrali arasında yer alan OSB’ye, Terme’de kısa süre önce kurulan indirme istasyonundan sağlanacak. Bölgenin merkezi konumu sayesinde doğalgazdan telekomünikasyona kadar tüm altyapı hizmetlerinin kısa sürede yatırımcıların kullanımına sunulması planlanıyor. Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi Son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştiren Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi. Merkez OSB, Yeni OSB, Gıda OSB, Çarşamba OSB, Özel Endüstri Bölgesi, BAYKAR Makine Endüstri Bölgesi, SLC ve MKE gibi büyük yatırım alanlarının oluşturduğu sanayi ekosistemine entegre olacak Terme OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için Samsun’daki yeni adres olması bekleniyor.