POLİTİKA - 28 Kasım 2025 Cuma 13:51

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesisidir"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesisidir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın, "Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesisidir. MHP’nin bu hususta ilham aldığı kaynak kendi şanlı tarihimiz, binlerce yıllık devlet geleneğimiz ve yönetim anlayışımızdır" dedi.


MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, sürecin Türkiye’nin ilerleyen dönemde lider ülke olma yolunda önemli bir adım taşıdığını belirtti. Bu konuda MHP olarak ellerini taşın altına koyduklarını ve hiçbir zaman arka planda bulunmayacaklarını vurgulayan Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da katkılarından dolayı teşekkür etti.



"Terörsüz Türkiye, ülkenin her yanında coşku ve takdirle karşılanıp desteklenmektedir"


Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için bir dönüm noktası olacağını belirten Yalçın, "Son dönemde başlattığımız siyasi faaliyetler ve sosyal etkinlikler sırasında sevinçle görmekteyiz ki ’Terörsüz Türkiye’, ülkenin her yanında coşku ve takdirle karşılanıp desteklenmektedir. Terörsüz Türkiye, 21. yüzyılda lider ülke olma yolunda önemli bir kilometre taşıdır. Terörün olmadığı bir toplumsal hayat tarzı, domino taşı gibi öteki bölge ülkelerine de sıçrayacaktır. Terörsüz Türkiye olgusunun gerçekleşmesi, bölge barışının güçlenmesine katkıda bulunmakla kalmayacak, küresel barışa giden yolda önemli bir merhaleye ulaşılmasını sağlayacaktır. Türkiye sadece bölgesel bir güç değil, aynı zamanda süper devlet olmak için her türlü birikime sahiptir. Elbette süper devlet olmak için yapay zeka, yazılım ve uzay teknolojisi unsurlarda öne çıkmak yetmeyecektir. Nadir toprak elementlerine sahip olmak da kafi değildir. Askeri törenlerde sergilenen gelişmiş ve süper silahlar da bir ülkeyi süper devlet yapmaz. Siyasi ekonomik veya askeri herhangi bir uluslararası oluşumun üyesi, öncüsü olmak da lider ülke hedefine ulaşmaya yeterli değildir. Birinci Dünya Savaşı öncesinin yanlış konumlanmaları, İkinci Dünya Savaşı yıllarının zaman zaman haklı ama kayıplara yol açan ürkek politikaları, Türk siyasetinin önünde ders mahiyetindedir. Bölgede ve dünyada yeni paradigmalar oluşurken, yeni birliktelikler şekillenirken, Türkiye sahip olduğu tarihi birikimle yeni dünyada yerini alacaktır, almalıdır. Lakin Türkiye, yeni bölgesel ve küresel maceralara heveslenen bölgesel ve küresel aktörler karşısında ayakları yere basan tavır içinde olmalıdır. Türkiye’yi yönetme iddiasındaki siyasi partiler de bölgesel ve küresel konjonktürün gerekleri doğrultusunda akılcı politikalar üretmekle mükelleftir. Bu manada Cumhur İttifakı ve MHP, üzerine düşen mesuliyeti vukufla ifa etmektedir. Ordusu tecrübeli ve silahları güçlü, dinamik bir ülke de olsak ihtiyacımız olan, işe ’Terörsüz Türkiye’den başlamaktır" ifadelerini kullandı.



"CHP’nin TBMM’de kurulan ’Terörsüz Türkiye’ komisyonuna katılması da samimiyetten değil, mecburiyettendir"


Muhalefetin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci için çaba göstermek yerine karalama kampanyası yürüttüğünü ve bu durumun ülkenin bütünlüğünü zarara uğrattığını vurgulayan Yalçın, "Vaktiyle Osmanlı ordusu savaştayken cephe gerisinde çıkarılan karışıklık ve içeride sergilenen ihanetlerin doğurduğu ciddi güvenlik sorunları daima hatırda tutulmalıdır. Sovyet zulmünden kaçıp bize sığınan soydaşlarımızın cellatlarına teslim edildiği ikinci büyük savaş yılları unutulmamalıdır. Terörsüz Türkiye, büyük devlet aklıdır. Mantığında ve temelinde büyük devlet aklı vardır. Binlerce yıllık Türk tarihinden süzülen devlet felsefesi ve yönetim anlayışı vardır. Buna karşılık milletin ve devletin ihtiyaçlarını dikkate alan sorumlu politikalarla halkın karşısına çıkması icap eden muhalefet partileri, Terörsüz Türkiye çabalarına destek vermek yerine karalama kampanyaları başlatmışlardır. Bu meseleyi kimi siyasi partilerin kar/zarar hanesine yazma noktasından görmesi, Türkiye’nin bekasına şaşı bakmaktır. Türkiye’nin geleceğini değil, kendi çıkarlarını öncelemektir. Bindiği dalı kesmek, kendi ayağına kurşun sıkmaktır. CHP’nin TBMM’de kurulan Terörsüz Türkiye komisyonuna katılması da samimiyetten değil, mecburiyettendir. Hatta yasak savmak içindir. CHP vaktiyle altılı, yedili masalar kurup DEM Parti’den oy rüşveti almasının mahcubiyeti içinde çarnaçar komisyonda yer almıştır. CHP, demokrasi istasyonundan kalkan Türkiye Yüzyılı trenini kaçırdığı takdirde sandıkta başına geleceklerin farkındadır. Mikro milliyetçi ve marjinal bazı particiklerse Türkiye Yüzyılı trenine binecek siyasi pasaport ve ehliyete sahip olmadıklarından, cibilliyetleri icabı lokomotifi ve kompartımanları taşlamaktadır" dedi.



"Özgür Özel’in bu çapsız tutumu, bütün samimi, mütereddit ve kararsız CHP’lilerin kendi partilerinden ümit kesmelerine yol açmıştır"


MHP ve Cumhur İttifakı ilerleme kaydettikçe başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere muhalefet kesiminin çırpınmaya ve batmaya başladığını belirten Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sözünü ettiğimiz bu siyasi çevreler, bilhassa MHP aleyhtarlığını köpürtmek için olanca marifetlerini kullanmaya çalışmakta, ancak çırpındıkça batmaktadır. MHP ve Cumhur İttifakı mesafe aldıkça bunlar gerilemekte, tel tel dökülüp tükenmektedir. Bazen Meclis kürsüsünden, bazen de sokaklarda avaz avaz bağırmaları, bir bardak suda fırtına koparmaya çalışmaları bu yüzdendir. Dün CHP’nin yanında saf tutup, CHP’nin kanatları altına sığınıp DEM Parti ile ‘al taviz ver oy’ yapanlar, genel başkanımızın çıkışı karşısında paniğe kapılmışlardır. Devlet Bahçeli, malum girişimiyle hem DEM Parti’ye PKK’nın olmadığı meşru bir siyaseti tercih etmekten başka seçenek bırakmamış, hem de DEM Parti karşıtlığından ziftlenmek isteyen çevreleri besinsiz bırakmıştır. Terörsüz Türkiye karşıtı mikro milliyetçi ve marjinal partilerin durumu, bir bakıma kara kışta yiyecek arayan aç tilkilerin evlere dadanmasına benzemektedir. Diğer taraftan mikro partilerin ‘karga’ kılavuzu CHP, Türkiye’nin ve bölgenin meselelerine odaklanmak yerine hala eski İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu’nun ikbal ve istikbalini kurtarma derdindedir. Çünkü İmamoğlu’nun sermayesi CHP’yi rehin almıştır. Üstüne üstlük CHP’nin başı Özgür Özel siyasi fanatizmde zirve yapmış, partisinin standart oylarını konsolide etme kaygısıyla şedit, hırçın ve kavgacı bir dili itiyat haline getirmiştir. Oysa Özgür Özel’in bu çapsız tutumu, bütün samimi, mütereddit ve kararsız CHP’lilerin kendi partilerinden ümit kesmelerine yol açmıştır. Gerçek CHP’liler; mevcut yönetimin çözüm üretmeyen, iç barışı baltalayan, yetersiz ve kısır politikaları karşısında alternatif arayışına girmişlerdir. Kararsız seçmen huzur ve güven istemektedir. Barış ve uyum istemektedir. Siyasi partilerden iç ve dış politikayı doğru okumalarını beklemekte; ülke, bölge ve yerküre gerçeklerinin iyi analiz edilmesini beklemektedir. Tehditkar, kavgacı, intikamcı, huysuz üslup seçmeni kaçırmaktadır. Halkın sağduyu iklimine, çözüm üreten siyasete ve siyasetçiye ihtiyacı vardır. Ayrıca saldırgan ve çatışmacı politikalar, MHP’ye ve Cumhur İttifakı’na geri adım attıramayacaktır. Mikro partilerin karalama kampanyaları, iftira ve yalan siyasetleri Terörsüz Türkiye yürüyüşünü engelleyemeyecektir. MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın tekerleği tümsekte kalmayacaktır ama muhalefetin ahlaksız siyaseti kara saplanacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Sami Uğurlu: "Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Göztepe maçının ardından, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Antalyaspor, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin bilinen oyun planına karşı hazırlık yaptıklarını ancak maçın hemen başında yedikleri golün planlarını bozduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Öncelikle Göztepe’yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Göztepe’nin özellikle son iki senedir oynadığı ve herkes tarafından bilinen bir oyun yapısı var. Bu oyunu gerçekten iyi oynuyorlar. Uzun ve yüksek toplar, ileride agresif oyuncular ve düşen topları kazanıp sonuçlandırmak en büyük oyun planlarından bir tanesi. Duran toplar ve kenar atışları da ayrı bir etken. Bir hafta boyunca buna çalışıp daha maçın 1. dakikası dolmadan böyle bir gol yemek bizi en çok üzen taraftı. Sonrasında toparlanmak zor oldu. Oyunun ikinci yarısına skor dezavantajıyla girdik ve oyuncu değişiklikleri yaptık. İkinci yarının son bölümünde pozisyonlara girsek de toparlanmak için geç kaldık. Bizim için hayati önem taşıyan bu kritik maçlarda çok daha fazla mücadele edip agresif olmamız gerekiyor ancak maçın başında bunu yapamadık" ifadelerini kullandı. "Alacağımız skorlar geleceğimizi belirleyecek" Kaybedilen puan avantajının ardından kalan haftalardaki hedeflerine ve takımın ligdeki güncel durumuna değinen Uğurlu, "Kendi adımıza hayati bir üç haftaya giriyoruz. Geldiğimiz noktada başladığımız yere geri döndük ve 4-5 puanlık avantajımızı kaybederek rakiplerimizle aynı puana geldik. Rakiplerimizin kazandığı bir haftada kaybetmek üzerimizdeki yükü daha da artırdı. Ancak önümüzde üç hafta var ve bu periyottan, ikisini sahamızda oynayacağımız için, en az iki galibiyet çıkartarak ligde kalacağımızı umut ediyorum. Bu maçın ilk yarısındakinden çok daha fazla mücadele etmemiz, ne kadar çok istediğimizi rakibimize hissettirmemiz gerekiyor. İnancımız hala sürüyor. Düşme hattında 5-6 takım bulunuyor ve bunlardan üçü düşecek. Sonuçta her şey bizim elimizde; yapacağımız işler ve alacağımız skorlar Antalyaspor’un geleceğini belirleyecek" şeklinde konuştu. "Biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz" Alınan kötü sonuçların ardından oluşan karamsar tabloya rağmen sorumluluğu tamamen üstlendiğini ve takımın kalitesine güvendiğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Alınan sonuçlar sonrasında alt taraf sizi yakaladığında inancın kırılması ya da azalması çok normal, bunları doğal karşılıyoruz. Takımın başındayım ve tüm sorumluluğu tamamen ben alıyorum. Devre arasında aldığımız puan tablosuna geri dönüp avantajımızı kaybetmiş olsak da biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz. Oyuncularıma güvenim devam ediyor. Ancak hayal satmıyorum, gerçekçi olmak da gerekiyor. Kadro kalitesi olarak iyi oyuncularımız var ve takım hâlinde mücadele ettiğimiz zaman galibiyetler alabiliyoruz. Fakat iki veya üç oyuncunun kötü oynadığı maçları tolere etmemiz kolay olmuyor. Ekstra kötü oynadığında bile maç kazandırabilecek oyuncu lüksümüz yok. Rakibin hatasından kolay gol bulamıyoruz ancak çok kolay gol yiyebiliyoruz. Kalede belirli bir seviyede güvenimiz devam etse de takım olarak 11 kişi iyi oynadığımızda çok iyi işler çıkartacağımızı biliyoruz" açıklamasında bulundu. "Özellikle Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Önlerindeki fikstürün kritik önemine ve kendi sahalarında oynayacakları maçların belirleyiciliğine dikkat çeken Uğurlu, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok. Bu iki maçı alıp ligde kalacağız. Artık yolun sonuna geldik. Bu 3 haftada alacağımız 6 puan, ikili averajda rakiplerimizin neredeyse tamamından iyi olduğumuz için bizi ligde bırakacak. Galatasaray maçı çok zor ve bunun hakkında konuşmak için henüz erken; ilk odak noktamız kesinlikle Alanya maçı. Kötü oyun ve kötü mücadele geride kaldı. Oyuncularımla da bunu içeride konuştum. Alanya maçında kötü oynama veya mazeret üretme şansımız yok ve böyle olmayacağına da inanıyoruz. Alanya maçını mutlak surette, ne olursa olsun çok fazla mücadele edip isteyerek kazanacağız" diye ekledi.
İzmir Stanimir Stoilov: "Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmeliyiz" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Antalyaspor maçının ardından, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve takımın duygusal olarak yeniden toparlandığını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Hızlı bir şekilde ilk golün ardından ikinci golü bulduk. Sonrasında yakaladığımız başka gol pozisyonları da oldu. Maçın ikinci yarısına aynı tempoyla başladık ve pozisyonlar bulmaya devam ettik. Oyunun bu bölümünde üçüncü golü de bulmamız gerekiyordu ancak çok fazla fırsat kaçırdık. Son on dakikada rakibimizin yakaladığı pozisyonlar da var. Bizim adımıza iyi bir maç olduğunu düşünüyorum; çünkü son maçlarda oyuncularım duygusal anlamda eksik kalmışlardı. Bugün ise bu duygularımız geri geldi. Her zaman bu duygularla ve hırsla oynamamız gerekiyor. Bu yüzden, maçın geneline baktığımızda kazanmayı kesinlikle hak ettiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum" Takım içindeki birlikteliğin ve sahaya yansıtılan mücadelenin önemine dikkat çeken Stoilov, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum. Maçtan önce bazı sıkıntılarımız vardı ama forma giyen oyuncular bu sıkıntıları sahada çözdüler. Oyuna sonradan girip katkı sağlamak zordur ama bugün oynayan herkes her şeyini verdi. Göztepe’nin kazanması için bütün oyuncular önemli bir mücadele sergiledi ve bu durumdan oldukça tatmin oldum. Bence en önemli şey, bugünkü yüksek enerjimizi ve hırsımızı ligin sonuna kadar diğer maçlara da yansıtabilmemizdir. Son maçlarda uzatmalarda yediğimiz goller nedeniyle çok fazla puan ve zaman kaybettik; bu bizim adımıza çok üzücüydü ancak burada kaybettiklerimizin telafi edileceğini düşünüyorum. Bizim için en mühimi, sonuna kadar hep beraber mücadelemizi sürdürmemiz ve hayalimizin peşinden koşmamızdır. Ayrıca Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum. Zaten onlar ligde de ön sıralarda bulunan takımlar, o yüzden bu durum açıkçası sürpriz değil" şeklinde konuştu.