SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 15:56

Medicana Ankara’da ‘Küllerinden Doğan Işıklara’ buluşması: Kanserle mücadelede ‘yeniden doğuş’

A
A
A
Medicana Ankara’da ‘Küllerinden Doğan Işıklara’ buluşması: Kanserle mücadelede ‘yeniden doğuş’

Ankara’da gerçekleştirilen "Küllerinden Doğan Işıklara" başlıklı panelde, kanserle mücadelede modern tedavi yöntemleri ve hasta motivasyonu konuları ele alındı.


Medicana Ankara Hastanesi tarafından kanserle mücadele ve tedavi yöntemleri konusunda vatandaşları bilinçlendirmeye yönelik ‘Küllerinden Doğan Işıklara’ konulu panel düzenlendi. Medicana International Ankara Hastanesi uzmanları ve kanseri yenen Pelin Uzunoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı panelde, kanserin artık "çaresiz bir hastalık" değil, yönetilebilir bir süreç olduğu vurgulandı.



"Sözün bıçağı bazen hastalıktan daha çok acıtıyor"


Kendi kanser yolculuğunu "Küllerimden Işığa" kitabında anlatan Yazar Pelin Uzunoğlu, hastalık sürecinde moral ve motivasyonun kritik önemine değinerek, "Kanser olmuş olabilirim ama bir şekilde farkındalık çalışması yapayım dedim. ’Meme Kanseri Yenileceksin PLN’ isimli sayfamla başladım, şu an 280 kadınla ’Işığın Kız Kardeşliği’ grubunda bir aradayız. Kitabımda ’Sözün Bıçağı’ dediğim bir bölüm var; insanların bize iyi niyetle söylediği ama canımızı acıtan cümleleri anlattım. Birisi bana ’Hala nasıl gülebiliyorsun? Ben olsam intihar ederdim’ demişti mesela. Amacım insanlara umudu yitirmemeleri gerektiğini anlatmaktı. Erken tanı hayat kurtarır, özellikle kemoterapi almadan bu süreci bitirebilmek en kıymetli olanıdır" dedi.



"Radyoterapi güvenle ışığa yürüyebileceğimiz bir yola evrildi"


Tedavideki teknolojik gücü ve değişen kanser algısını anlatan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Petek Erpolat, radyoterapinin artık hastalar için konforlu bir aşama olduğunu belirterek, "Artık kanser çaresiz, adını duyduğumuzda tüylerimizin diken diken olacağı bir durum olmaktan bence çıktı. Hatta çoğu hastalık için bir kronik süreç, yani rutin kontrollerimizi aksatmamamız gereken bir süreç. Radyoterapi çok gelişti, çünkü teknoloji bağımlı. Şu anda müthiş sofistike cihazlarımız var, planlama sistemlerimiz var. Amacımız burada hedef dokuya yüksek doz, hastalığı kontrol edecek dozları uygularken çevre normal dokuları mümkün olduğunca korumak. Dolayısıyla radyoterapi ile lokal kontrol başarılarımız çok arttı ve yan etkileri de minimize ettik. Dolayısıyla korkulacak bir süreç olmaktan çıktı artık, çoğu hasta için güvenli bir süreç haline geldi" ifadelerini kullandı.



"Şifa sadece ameliyathaneden geçmiyor"


Cerrahinin iyileşme sürecindeki stratejik önemini ve hekim-hasta iletişiminin gücünü anlatan Genel Cerrah ve Başhekim Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız ise şu ifadeleri kullandı:


"Bugün bir hastalıktan değil, bir yolculuktan söz ediyoruz. Kanser tanısıyla başlayıp, fiziksel olduğu kadar duygusal ve sosyal yönleri de olan çok katmanlı bir süreç. Bu yolculukta ilk adım genellikle cerrahi ekipler tarafından atılıyor. Ameliyat masasında aldığımız her karar aslında yalnızca o anı değil, hastanın gelecekteki yaşam kalitesini de şekillendirir. Ancak şifanın yolu sadece ameliyathaneden geçmiyor. Bir hastanın elini tutmak, gözlerinin içerisine bakarak ’yalnız değilsiniz’ diyebilmek, bazen bu kadar güçlü teknolojik altyapımızın olduğu yerde aslında daha kıymetli olabiliyor. Biz sadece hastalığı değil, hastayı tedavi ediyoruz."


Panel, kanserle mücadele eden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı duygu dolu anların ardından toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.



Medicana Ankara’da ‘Küllerinden Doğan Işıklara’ buluşması: Kanserle mücadelede ‘yeniden doğuş’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri KAYÜ’de StartUp MYO Proje Yarışması kapsamında "Kitle Fonlama Eğitimi" düzenlendi Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) tarafından Kayseri’de bulunan MYO öğrencilerine yönelik bu yıl 2.’si düzenlenen StartUp MYO ödüllü proje yarışması kapsamında "Kitle Fonlama ile Gelenekten Geleceğe Ortaklık" konulu eğitim programı düzenlendi. Kayseri’de girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, yatırım farkındalığının artırılması ve üniversite ile iş dünyası arasındaki etkileşimin geliştirilmesi bakımından önem taşıyan programda, gençlerin yenilikçi fikirlerini daha doğru bir bakış açısıyla değerlendirmeleri, finansman yöntemlerini yakından tanımaları ve girişimcilik ekosistemine daha bilinçli şekilde hazırlanmalarına yönelik bilgiler verildi. Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmalarında KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, girişimci gençlere seslendi. Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, "Sevgili gençler; eğer sizler bu konuya ilgi göstermeseniz, içinizde merak ve keşfetme arzusu olmasa, bizlerin çabası tek başına yeterli olmazdı. Sizlerde bu merak ve azim olmasa; bizler ne kadar teşvik edici organizasyonlar düzenlersek düzenleyelim, sektörümüz ne kadar destek verirse versin, bu çabalar eksik kalırdı. Çünkü bu işin merkezinde sizler varsınız. Gençler olarak Türkiye’nin geleceği sizlersiniz. Yapılan tüm çalışmalar; sizlerin önünü açmak, üretmenizi sağlamak, icat eden, düşünen ve cesur bireyler olmanıza katkı sunmak içindir. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, etkinliğimizin verimli geçmesini diliyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte daha güçlü başlangıçlara imza atacak StartUp MYO ile yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da ses getiren, dünyaya yön veren çalışmalar gerçekleştireceğiz" diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı ise konuşmasına Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’ya programa ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek başladı. Milletvekili Dr. Cıngı, "Kayseri Üniversitesi, her ne kadar genç bir üniversite olsa da Sayın Rektörümüzün liderliğinde; değerli akademisyenlerimizin ve sevgili öğrencilerimizin katkılarıyla kısa sürede önemli bir gelişim göstermiştir. Bugün geldiği noktada, kurumsallaşmasını büyük ölçüde tamamlamış; ileri teknolojik ve teknik imkânlarla donatılmış, aynı zamanda yeşil ve sürdürülebilir bir kampüs yapısına kavuşmuş örnek bir yükseköğretim kurumu haline gelmiştir. Türkiye’de üniversiteler artık belirli alanlarda ihtisaslaşarak kategorilere ayrılmaktadır; ‘teknik üniversiteler’, ‘sosyal bilimler üniversiteleri’, ‘savunma üniversiteleri’ gibi. Keşke buna bir kategori daha ekleyebilsek ve ‘meslek üniversitesi’ diyebilsek. Çünkü Kayseri Üniversitesi, gerçekten meslek öğreten; özel sektörün, iş dünyasının, yatırımcıların ve sanayicilerin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir yapıya sahiptir. Gelişmiş laboratuvar altyapısı ve uygulama odaklı eğitim anlayışıyla öğrencilerimizi doğrudan sahaya hazırlamaktadır" diye konuştu. Günümüz küresel dünyasında en değerli unsurun fikir, ancak bundan daha önemlisinin o fikri üretime dönüştürebilmek olduğunu kaydeden Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, bunun da ötesinde o ürünü markalaştırabilmenin asıl başarı olduğunu kaydetti. Milletvekili Dr. Cıngı, konuşmasına şöyle devam etti: "Ülkemizin en büyük avantajlarından biri genç nüfusudur. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 25’ini gençlerimiz oluşturmaktadır. Bu büyük potansiyeli teknolojiye, üretime ve ülkemizin kalkınmasına dönüştürmek zorundayız. İşte StartUp MYO yarışmasını organize ederken de bu anlayışla hareket ediyoruz. Sizlerin düşünmesi, proje üretmesi, bu projeleri hayata geçirmek için emek vermesi; sahip olduğunuz bilgi ve fikirlerin çıktılarını planlayabilme, organize edebilme ve etkilerini analiz edebilme becerilerinizi geliştirmek son derece önemlidir. Aynı zamanda ortaya çıkabilecek ihtiyaçları öngörmek ve bu alanlarda gerekli bilgiye sahip olmak da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün Ecofolio yöneticileri, risk sermayesi ve girişim sermayesi fonları yönetmektedir. Kayseri’de Kültepe gibi önemli destek mekanizmaları da başarılı girişimlerin yanında yer almaktadır. Bu paydaşların katkılarıyla, projeleriniz sonrasında ihtiyaç duyacağınız bilgi ve desteklere erişebileceğiniz bir ekosistem oluşturuyoruz. Bu süreçte yalnızca teknik bilgi yeterli değildir. Mali mevzuata hâkim olmak, vergi, fatura ve KDV süreçlerini bilmek; finansmana erişim yollarını öğrenmek; insan kaynağını yönetebilmek ve işletmecilik becerilerini geliştirmek de en az fikir kadar önemlidir. Başarılı bir girişimi sürdürülebilir bir ticari yapıya dönüştürmek ancak bu bütüncül bakış açısıyla mümkündür. İşte StartUp MYO yarışması, tüm bu bilgi ve becerilerin kazanılması, girişimcilik kültürünün yaygınlaşması ve gençlerimizin potansiyelinin ortaya çıkarılması adına önemli bir misyon üstlenmektedir." Açılış konuşmalarının ardından Ecofolio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Melek Demiray, kitle fonlama sisteminin işleyişi, girişimlerin yatırım sürecine nasıl hazırlandığı, yatırımcıların hangi ölçütleri dikkate aldığı ve başarılı kampanya süreçlerinin hangi unsurlara dayandığı gibi başlıklarda bilgi paylaşımında bulundu. Etkinliğin panel bölümünde ise G&D İklimlendirme Teknolojileri Kurucu CEO’su Doç. Dr. Gamze Gediz İliş, Venlo markasının kurucusu Volkan Erhan Dövenci, Kültepe Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Çavuşoğlu ile Ecofolio İş Geliştirme Yöneticisi Ahmet Vedat Karaca, kendi tecrübelerini, saha gözlemleri ve uygulama örnekleri üzerinden, bir girişimin fikir aşamasından finansman aşamasına kadar geçen süreci değerlendirdi.
Kocaeli Kartepe’de yeni polis merkezi amirliğinin inşaat çalışmaları başladı Kartepe’de güvenlik hizmetlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi amacıyla Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde projelendirilen polis merkezi amirliğinin yapımına başlandı. Kartepe Belediyesi ve İlçe Kaymakamlığı koordinasyonunda hayata geçirilen projenin inşaat alanında ilk kazma vuruldu. Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve İlçe Emniyet Müdürü Turgut Yazar, şantiye alanında incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Başkan Mustafa Kocaman, projenin ilçenin gelişimine önemli katkı sunacağını belirterek, "Vatandaşlarımızın güvenlik hizmetlerine en hızlı ve en kolay şekilde ulaşabileceği noktada bu merkezi inşa ediyoruz. Modern yapısı ve stratejik konumuyla emniyet teşkilatımızın gücüne güç katacak olan bu yatırım, bölgedeki asayiş ve huzur ortamını daha da pekiştirecektir. Bu önemli projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlçemize hayırlı olsun" dedi. Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk ise yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda en doğru konumun belirlendiğini vurgulayarak, "Bölgemiz hızla gelişen ve nüfusu artan bir nokta. Bu doğrultuda seçilen alanın ilçemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. İnşaatın Polis Haftası gibi anlamlı bir dönemde başlaması bizleri ayrıca mutlu etti. Desteklerinden dolayı belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Manken Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve Yargıtay’ın kararı bozması ile yeniden görülmeye başlanan 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş davasına ilişkin baba Mehmet Yavuz Baş, dava sürecinde kızının telefonundaki mesajların silindiğini, bazı tanıkların dinlenmediğinin ve olay yerindeki kameraların söküldüğünün belirlendiğini söyledi. 21 Temmuz 2010 tarihinde Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş, iş insanı Ahmet Bayer’e ait villada 6,5 metrelik terastan düşerek yaşamını yitirmişti. Olaya ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 11 yıl süren davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin geçtiğimiz 5 Ağustos’ta beraat kararını bozmasının ardından yeniden ele alınan dosyada sanıklar geçtiğimiz aylarda bir kez daha hakim karşısına çıkmış ve duruşma 4 Haziran 2026 tarihine ertelenmişti. 11 yıl süren dava sürecinde kızının cep telefonundaki mesajların silindiğini, olay yerindeki kameraların söküldüğünü söyleyen acılı baba Mehmet Yavuz Baş, mahkemenin kararıyla cep telefonundaki silinen mesajların geri getirilerek incelenmesi için telefonun İstanbul’a gönderildiğini belirtti. Baş, "Yargıtay karşı tarafın beraat kararını bozdu. 4 Haziran’da mahkememiz tekrar devam edecek. Bazı eksiklikler var. Dinlenmeyen şahitler, sökülen, kaybedilen kameralar. Çocuğun telefonundaki mesajları silinmiş. Bunların tekrar incelenmesi, araştırılması için teknik inceleme yapılacak" dedi. Yargıtay’ın gördüğü eksikleri 11 sene boyunca mahkemenin görememesinin kendisini üzdüğünü söyleyen baba Baş, "11 yıl süren duruşma süresince eksiklerin Yargıtay tarafından görülüp de, mahkeme tarafından görülmemesi beni çok üzdü. 11 yıl süren bir mahkemede kameraların sökülmesi, telefondaki mesajların silinmesi, şahitlerin dinlenmemesi gibi eksikleri Yargıtay görerek beraat kararını bozma gereği görüyor. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi niye bunu 11 sene boyunca görmüyor. Birisi 112’yi arıyor, ‘Burada birisi merdivenlerden düştü, başı kanıyor’ diyor. Peki o merdivenlerden, yüksekten nasıl atladı ya da atıldı" ifadelerini kullandı. Bilirkişi raporunda da normal bir düşme olmayacağının belirtildiğinin altını çizen baba Baş, "Şahitler atladı diyor. Düşme şekli Orta Doğu Teknik Ünivesitesi’nden matematik, fizik hocaları, olay yeri incelendiğinde buradan ne şekilde atlanıp atlanamayacağını, nereye düşeceğine dair bilirkişi raporunu verdi. Bu şekilde bir düşme olmayacağını söylüyor. Yani çocuk düşüyor, başından yaralanıyor, ölümü bekleniyor. Olmuyor, yukarıya çıkartılıp atılıyor. Kim olsa bunun yorumunu bu şekilde yapar. 112’den önce başka birileri aranıyor, ardından yardım için 112 aranıyor. Ambulans ondan sonra geliyor. Bu çocuğun orada ölmesi mi beklendi o süre içerisinde, bunu anlamış değilim" şeklinde konuştu.