Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir" dedi.
İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlenen ‘Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli’ne katıldı.
Başkanlık binasında gerçekleştirilen panelde konuşan Duran, konuşmasına başlamadan önce Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Emeği, azmi ve toplumsal yaşama katkılarıyla topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, bu vesileyle tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle yad etti. Öte yandan Duran, Gazze’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya kadar çeşitli acılar ile test edilen tüm anneleri ve kadınları selamladığını da sözlerine ekledi.
"Kadınların mücadelesi yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir"
Son 200 yıldır kadınların; üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer almak ve devlet-vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için önemli mücadele verdiğini aktaran Duran, "Bu mücadele, yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir. Aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir iradedir" ifadelerini kullandı.
"Kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar yüzeysel sloganlarla açıklanamayacak kadar çok boyutludur"
Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesini ve güçlü kadın imajının boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesinin toplumsal bir yanılsama ürettiğine vurgu yapan Duran, "Oysa kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da bazı popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu sebeple meseleye daha derin bir şekilde bakmak gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
"Kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz"
Duran, en temel sorumluluklarından bir tanesinin de herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmak olduğunu söyleyerek, "Eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER’e hanım kardeşlerimizden gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak büyük hassasiyet gösteriyoruz. 2025 yılı boyunca CİMER’e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurularının önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir" diye konuştu.
"Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye’de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını aktaran Duran, sözlerine şöyle devam etti:
"Atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluşmuştur. Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir. Devletimiz; emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar, binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri vermektedir. Bizler, kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 No’lu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddete ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz."
"Hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını 21’inci yüzyıla taşımadık"
Karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı duruşunun kıymetli olduğunu söyleyen İletişim Başkanı Duran, "Liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. 2002’de yüzde 4’lerde olan kadın milletvekili oranı ise istikrarlı bir şekilde artarak 2023’te yüzde 20’lere ulaşmıştır. Ayrıca çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hali hazırda meclisimizin gündemindedir. Hamdolsun, geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri ortaya koyduk. Bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranı birbirine çok yakındır. 2010’lu yıllarda 25-29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11 iken, 2020’li yıllarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. Bizler, hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21’inci yüzyıla taşımadık" dedi.








