GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 13:22

İletişim Başkanı Duran: "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir" dedi.


İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlenen ‘Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli’ne katıldı.


Başkanlık binasında gerçekleştirilen panelde konuşan Duran, konuşmasına başlamadan önce Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.


Emeği, azmi ve toplumsal yaşama katkılarıyla topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, bu vesileyle tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle yad etti. Öte yandan Duran, Gazze’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya kadar çeşitli acılar ile test edilen tüm anneleri ve kadınları selamladığını da sözlerine ekledi.



"Kadınların mücadelesi yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir"


Son 200 yıldır kadınların; üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer almak ve devlet-vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için önemli mücadele verdiğini aktaran Duran, "Bu mücadele, yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir. Aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir iradedir" ifadelerini kullandı.



"Kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar yüzeysel sloganlarla açıklanamayacak kadar çok boyutludur"


Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesini ve güçlü kadın imajının boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesinin toplumsal bir yanılsama ürettiğine vurgu yapan Duran, "Oysa kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da bazı popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu sebeple meseleye daha derin bir şekilde bakmak gerektiğini düşünüyoruz" dedi.



"Kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz"


Duran, en temel sorumluluklarından bir tanesinin de herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmak olduğunu söyleyerek, "Eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER’e hanım kardeşlerimizden gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak büyük hassasiyet gösteriyoruz. 2025 yılı boyunca CİMER’e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurularının önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir" diye konuştu.



"Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye’de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını aktaran Duran, sözlerine şöyle devam etti:


"Atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluşmuştur. Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir. Devletimiz; emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar, binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri vermektedir. Bizler, kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 No’lu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddete ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz."



"Hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını 21’inci yüzyıla taşımadık"


Karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı duruşunun kıymetli olduğunu söyleyen İletişim Başkanı Duran, "Liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. 2002’de yüzde 4’lerde olan kadın milletvekili oranı ise istikrarlı bir şekilde artarak 2023’te yüzde 20’lere ulaşmıştır. Ayrıca çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hali hazırda meclisimizin gündemindedir. Hamdolsun, geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri ortaya koyduk. Bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranı birbirine çok yakındır. 2010’lu yıllarda 25-29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11 iken, 2020’li yıllarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. Bizler, hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21’inci yüzyıla taşımadık" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Altıeylül’de tiyatro dolu gece Altıeylül Belediyesi kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen tiyatro gösterisi, sanatseverlere keyif dolu bir akşam yaşattı. Altıeylül Hasan Can Kültür Merkezi’nde sahnelenen "Hangisi Gerçek?" adlı tiyatro oyunu, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Sinema dünyasının sevilen isimlerinden Çetin Altay ile başarılı oyuncu Özlem Karaaytu’nun başrollerini paylaştığı iki perdelik komedi oyunu, eğlenceli kurgusu ve temposu hiç düşmeyen performanslarıyla izleyicilere kahkaha dolu anlar yaşattı. Salonun büyük bölümünü dolduran sanatseverler, oyuncuların performansını uzun süre alkışladı. Hasan Can Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tiyatro oyununa Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri de katıldı. Kültür ve sanat etkinliklerine gösterilen yoğun ilgi, geceye ayrı bir renk kattı. Başkan Şehirli: "Sanatı halkımızla buluşturmaya devam edeceğiz" Program sonunda açıklama yapan Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, kültür ve sanat etkinliklerinin toplumun sosyal yaşamına önemli katkı sağladığını belirterek "Altıeylül Belediyesi olarak ilçemizde kültür ve sanatın daha fazla yer bulması için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bu akşam değerli sanatçılarımız Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’nun sahne aldığı ‘Hangisi Gerçek?’ adlı tiyatro oyununu komşularımızla birlikte izlemekten büyük mutluluk duydum. Sanatın birleştirici gücüne inanıyoruz. Vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel etkinliklerle bir araya geldiği, keyifli vakit geçirdiği bir Altıeylül için kültür sanat programlarımızı sürdüreceğiz. Bu güzel oyunu bizlerle buluşturan değerli sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Gösterinin sonunda sahneye çıkan Başkan Şehirli, tiyatro ekibini tebrik ederek oyunculara çiçek takdim etti. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Muğla Muğla’da 6 bin 417 konutun hak sahipleri belirlendi Muğla’da "İlk Evim, İlk İş Yerim" projesi kapsamında inşa edilecek 6 bin 417 konut için kura çekimi yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) eliyle yürütülen 500 bin sosyal konut projesinin Muğla ayağında kura heyecanı yaşandı. Muğla merkez başta olmak üzere Bodrum, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Milas ve Seydikemer ilçelerini kapsayan projede toplam 6 bin 417 konutun hak sahibi çekilen kuralarla netleşti. TOKİ’den Muğla’ya dev yatırım Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren TOKİ Uygulama Daire Başkanı Fikret Dikkanoğlu, TOKİ’nin Muğla’daki faaliyetlerine dikkat çekerek "Muğla genelinde bugüne kadar yaklaşık 60 milyar TL yatırım bedeliyle; 1380 adedi devam eden toplam 6 bin 444 konut, 76 dükkan, 44 köy evi, 5 hastane, 8 cami ve 2 millet bahçesi başta olmak üzere okul ve öğrenci yurtlarını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bugün burada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Bakanımız Murat Kurum’un vizyonuyla hayata geçirilen 500 bin sosyal konut kampanyasının hak sahiplerini belirlemenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Dikkanoğlu, Muğla’da projeye 60 bin 456 geçerli başvuru yapıldığını belirterek, "Bu yoğun talep, vatandaşımızın devletine olan güveninin bir göstergesidir. İsimleri çıkmayan vatandaşlarımız üzülmesin; hedefimiz ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar bu mahalle kültürünü yaşatan projeleri sürdürmektir" diye konuştu. Vali Akbıyık: "Yüksek kira sorunu çözülecek" Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ise törende yaptığı konuşmada, projenin bölgedeki konut sıkıntısına ve fahiş kira artışlarına çözüm olacağını vurguladı. Vali Akbıyık, "Muğla’mızda bugün büyük bir sevince tanıklık ediyoruz. 6 bin 417 ailemiz yeni yuvalarına kavuşuyor. Bu projeyle ilimizde önemli bir sorun olan konut ihtiyacı büyük ölçüde karşılanacak, yüksek kira bedellerinde ciddi bir rahatlama sağlanacaktır. Devletimiz, asrın felaketinden sonra deprem bölgesinde nasıl 450 binden fazla bağımsız bölümü kısa sürede tamamladıysa, sosyal konut hamlesiyle de dar gelirli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyor" dedi. Vali Akbıyık ayrıca, Muğla’nın tarihi dokusunu ve doğasını koruyarak yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırımların süreceğini ifade ederek, projenin hayata geçirilmesinde emeği olan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Murat Kurum olmak üzere tüm TOKİ çalışanlarına teşekkür etti. Konutların dağılımı ve gelecek vizyonu Kura çekimiyle birlikte; Muğla merkez, Bodrum, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Milas ve Seydikemer ilçelerinde yapılacak konutların sahipleri dijital kura yöntemiyle belirlendi. Yeni konutların, sadece birer bina değil; mahalle kültürünü yaşatan, sosyal donatıları tam ve depreme dayanıklı güvenli yapılar olacağı vurgulandı. Program, protokolün hak sahiplerini tebrik etmesiyle sona erdi.