POLİTİKA - 30 Aralık 2025 Salı 12:34

DEM Parti Abdullah Öcalan’ın mesajını paylaştı: "10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır"

A
A
A
DEM Parti Abdullah Öcalan’ın mesajını paylaştı: "10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır"

DEM Parti Abdullah Öcalan’ın mesajını paylaştı.


DEM Parti Abdullah Öcalan’ın ‘Yeni yıl savaşın değil barışın yılı olsun’ mesajını paylaştı. Öcalan şunları kaydetti:


"Yeni bir yıla girerken, geçtiğimiz yüzyıl boyunca emperyalist saldırılar ile iç içe gelişen milliyetçiliğin Ortadoğu’yu nasıl derin çatışmalar, yıkımlar ve toplumsal yarılmalarla karşı karşıya bıraktığını tekrar hatırlamak zorundayız. Bugün bölgede yaşanan mezhepçilik ve etnik milliyetçiliklerin tümü, köklerini bu yakın ve acı dolu tarihten almaktadır. Ne yazık ki hegemonik sistemin "böl, yönet ve tahrik et" stratejisi farklı biçimler altında sürdürülmektedir. Tam da bu nedenle zorluklara rağmen geliştirdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum perspektifi yalnızca bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır. Eğer doğru ve anlaşılır değerlendirilirse bu perspektif yeni çatışmaların önüne geçebilecek, halkların birlikte, eşit ve özgür yaşamını mümkün kılabilecek bir panzehirdir. Önümüzdeki dönemde temel sorumluluğumuz, kısa sürede ortaya çıkabilecek yeni bir çatışmayı engellemek ve telafisi mümkün olmayan sonuçların önüne geçmektir. Ortadoğu’da derinleşen krizler ve politik çatışmalar, binlerce yıldır süregelen despotik, iktidar odaklı devletçi uygarlık anlayışının tıkanmasının ve sürdürülemezliğinin kaçınılmaz sonucudur. Bu krizlerin merkezinde yer alan Kürt meselesinin çözümü ise, ancak toplumsal barış ve demokratik uzlaşı ile mümkündür. Sorunun çatışma, savaş, askeri ve güvenlikçi yöntemlerle değil; halkların iradesini esas alan demokratik bir zemin üzerinden ele alınması hayati önemdedir. Unutmamak gerekir ki kadın özgürleşmeden toplumun özgürleşmesi mümkün değildir. Erkek egemen zihniyet çözülmeden savaş kültürü sona ermez, barış kalıcı hale gelemez. Bu nedenle kadın özgürlüğünü, demokratik toplumun kurucu ve vazgeçilmez ilkesi olarak ele alıyorum. Suriye’de ortaya çıkan kaotik tablo da demokratikleşme ihtiyacının açık bir yansımasıdır. Yıllarca süren tekçi, baskıcı ve kimlikleri inkâr eden yönetim anlayışı; Kürtlerin, Arapların, Alevilerin ve tüm halkların özgürlük ve eşitlik talebini daha da güçlendirmiştir. SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakat çerçevesinde dile getirilen temel talep, halkların kendi kendini bir arada yönetebileceği demokratik bir siyasal modeldir. Bu yaklaşım, merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik bir entegrasyon zeminini de içinde barındırmaktadır. 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır. Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloga açık bir rol üstlenmesi hayati önemdedir. Bu hem bölgesel barış açısından hem de kendi iç barışını güçlendirmesi bakımından da kritik bir öneme sahiptir. Ortadoğu’nun modern tarihi, büyük ölçüde ‘negatif devrimler’ tarihidir. Savaş, zorbalık, inkâr ve yıkım Buna karşılık önerdiğimiz ise ‘pozitif devrimdir’. Yani toplumun demokratik, barışçıl ve ahlaki-politik yöntemlerle yeniden inşa edilmesidir. Israrla savunduğumuz barış bir sonuç değil, yeni bir başlangıç olmak durumundadır. Ve barış içerisinde yürütülecek hak, hukuk ve demokratikleşme mücadelesi nefret, karşıtlık ve öfkeyi ortadan kaldıracak ve herkes için yeni bir yaşamın kapısını aralayacaktır. Bu bilinçle, yeni yılı savaşların, yıkımın ve ayrışmanın değil; demokratik uzlaşının, barışın ve halkların ortak geleceğini birlikte inşa etme iradesinin yılı haline getirmeyi diliyorum. Yeni yılın Türkiye, Ortadoğu ve Dünya’da barışa, özgürlüğe ve demokratik bir geleceğe kapı aralamasını temenni ediyor; başta mücadele eden halklar olmak üzere, tüm dostların yeni yılını kutluyorum. Yeni yılın tüm halklarımıza barış ve onurlu bir yaşam getirmesini diliyor, sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Bu dönem, kadın özgürlüğüyle güçlenen, halkların barış içinde demokratik değerlerle bütünleştiği bir dönem olacak."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kazada ölen hastane personeli toprağa verildi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kazada hayatını kaybeden 21 yaşındaki hastane personeli, gözyaşları arasında toprağa verildi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Alaşehir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi personeli Muharrem Yasin Şimşek (21), düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Kaza sonrası kaldırıldığı Sarıgöl Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitiren genç sağlık çalışanının cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından Manisa Büyükşehir Belediyesi Alaşehir Gasilhanesi’ne getirildi. Buradan görev yaptığı Alaşehir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi önüne götürülen Şimşek için mesai arkadaşlarından helallik alınarak, dualar edildi. Hastane girişinde Şimşek’in fotoğrafının yer aldığı ve güllerle donatılan köşe duygusal anlara sahne oldu. Tören sırasında bazı sağlık çalışanları gözyaşlarına hakim olamadı. Muharrem Yasin Şimşek’in cenazesi, Girelli Mahallesi’ndeki Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Girelli Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şimşek’in 3 yıllık memur olduğu öğrenildi. Öte yandan, kazada yaralanan S.K.’nin Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Alaşehir Devlet Hastanesi’nde tedavisi tamamlanan tır sürücüsü A.K.’nin ise jandarma ekiplerince gözaltına alındığı öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Aksaray Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından "bıçakla yaralama ve polise tokat atma" olayıyla ilgili açıklama Aksaray’da annesinin sevgilisini göğsünden ve sırtından bıçaklayarak ağır yaralayan genç ile hastanede polise tokat atan annesi tutuklanırken, konuyla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Bugün basında yer alan 29.03.2026 günü Aksaray il merkezinde meydana gelen bıçakla yaralama eylemine ilişkin olarak, ihbar üzerine olay yerine giden görevli polis memurlarının olaya müdahale ederek, tarafları sağlık kontrolü için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdikleri, buradaki işlemler sırasında yaralama olayını gerçekleştiren şüpheli C.M.’nin annesi olan şüpheli A.D.’nin polis memuruna tokat atmak suretiyle görevli polis memurunu darbettiği olay ile ilgili olarak basın açıklaması yapılması zarureti hasıl olmuştur. Meydana gelen bıçakla yaralama ve görevli polis memurunu darbetme/görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma işlemleri başlatılarak, şüphelilerin aynı gün gözaltına alındığı, 30.03.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından tutuklanmaları talebiyle Aksaray Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildikleri, nöbetçi Sulh Ceza Hakimi tarafından şüphelilerin sorgusunun yapılarak Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda tutuklamalarına karar verilmiş olup, soruşturma her yönüyle titizlikle sürdürülmektedir" denildi.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Çocuklara yönelik istismar ve ihmal karşısında sıfır toleransla hareket etmeye devam edeceğimizi vurguluyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Çocuklara yönelik her türlü istismar ve ihmal karşısında sıfır tolerans anlayışımızla hareket etmeye kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, CHP’li eski Görele Belediye Başkanının tacizde bulunduğu iddia edilen 16 yaşındaki T.T.’nin geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin açıklama yaptı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Giresun Görele’de hakkında ‘çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan eski belediye başkanına ilişkin süreç Bakanlığımız tarafından başından itibaren yakından takip edilmektedir. Söz konusu olayda cinsel tacize maruz kaldığını beyan eden 16 yaşındaki T.T.’nin geçirdiği trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği bilgisi derin bir üzüntüyle öğrenilmiştir. Hayatını kaybeden evladımıza Allah’tan rahmet; kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Bakanlığımız, cinsel istismar ve taciz davalarında olduğu gibi bu olayda da çocuğun üstün yararını esas alarak sürecin en başından itibaren hukuki takibini sürdürmektedir. Meydana gelen trafik kazasına ilişkin başlatılacak adli sürece de müdahil olunacak, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için süreç titizlikle takip edilecektir. Çocuklara yönelik her türlü istismar ve ihmal karşısında sıfır tolerans anlayışımızla hareket etmeye kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerine yer verildi.