POLİTİKA - 09 Mart 2026 Pazartesi 18:19

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırıları kınıyor, çatışmaların sona ermesi için diplomatik çabalarımızı çok taraflı olarak sürdürüyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırıları kınıyor, çatışmaların sona ermesi için diplomatik çabalarımızı çok taraflı olarak sürdürüyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırıları kınıyor, çatışmaların sona ermesi için diplomatik çabalarımızı çok taraflı olarak sürdürüyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yayılma riski giderek artan savaşın etkilerini değerlendirmek ve saldırıların sona ermesine yönelik çalışmaları gözden geçirmek amacıyla Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Sayın Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Sayın Ursula von der Leyen’in ev sahipliğinde düzenlenen Çevrimiçi Liderler Toplantısı’na Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldık. Bölgemizdeki diğer ülkelerin temsilcilerinin de katıldığı toplantıda, Türkiye olarak önceliğimiz bölgesel istikrar ve huzur ile küresel refahı tehdit eden savaşın bir an önce sona ermesidir. Üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırıları kınıyor, çatışmaların sona ermesi için diplomatik çabalarımızı çok taraflı olarak sürdürüyoruz. Uluslararası toplumun ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi halinde barışın tesis edilmesinin mümkün olacağına inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında ilk ihbarı yapan iş adamının avukatı: "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasında müşteki olarak yer alan ve savcılığa İmamoğlu hakkında ilk şikayeti 2019 yılında yapan iş adamı Sedat Kapıdağ’ın avukatı, "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti. Biz bu rüşveti kabul etmedik" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 nolu duruşma salonunda görülmeye başlandı. "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti" Duruşmada, müşteki olarak yer alan ve savcılığa İmamoğlu hakkında ilk şikayeti 2019 yılında yapan iş adamı Sedat Kapıdağ’ın avukatı Vizyonkent Reklam Pazarlama Firması yetkilisi Murat İlbak’ın, Kapıdağ ve ailesine rüşvet teklif ettiğini öne sürerek, "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti. Biz bu rüşveti kabul etmedik, İlbak bu davada ’sanık’ olarak yer almıyor ancak onunla iş yapan kişiler tutuklandı ve sanık olarak yer aldı" şeklinde konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de "Savaşın Gölgesinde Kadın" Paneli Düzenlendi Çanakkale’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde "Savaşın Gölgesinde Kadın" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı uzmanlarından Aslıhan Kervan’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, savaş dönemlerinde kadınların toplumsal, kültürel ve fikri hayattaki rolleri farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele alındı. Panelin ilk konuşmacısı Dr. Aslı Topsoy, Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk kadınının hak mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dr. Mert Yavaşca ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında resim sanatında kadın temsilini ele alarak, savaş döneminde sanat eserlerinde ortaya çıkan değişen kadın kimliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin son konuşmacısı Dr. Ersin Antep ise müzikte kadın varlığına dikkat çekerek, özellikle kadın bestecilerin eserlerinde vatan algısı ve savaş yıllarının duygusal dünyasının nasıl yansıtıldığını anlattı. Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşen panelde, Milli Mücadele döneminde silaha sarılarak cepheye çıkan Türk kadınının, bu mücadeleye giden süreçte Birinci Dünya Savaşı yıllarında hasta bakıcılık yaparak, ekonomik hayata katılarak, dernekler kurarak ve basın hayatında yer alarak kendisini görünür kıldığı; böylece devlet ve toplumla daha güçlü bir temas kurduğu vurgulandı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Mersin Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatleri korunmalıdır" MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması önceliğimizdir" dedi. Mersin’in Tarsus ilçesinde özel bir üniversitede Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ’Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı’na akademisyenler ve alanında uzman isimler katıldı. Programın onur konuğu olan Tatar, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve bölgesel dengeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tatar, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayarak, bölgedeki meselelerin uluslararası hukuk ve mevcut dengeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasının önemine değinen Tatar, bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Konferans kapsamında ayrıca deniz hukuku, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmaları ve bölgesel güvenlik konuları uzman isimler tarafından farklı başlıklarda ele alındı. Programın akademik çevreler ve politika yapıcılar açısından önemli bir bilgi paylaşımı platformu oluşturduğu belirtildi.