POLİTİKA - 22 Ocak 2026 Perşembe 14:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan enflasyon mesajı!

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan enflasyon mesajı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, ''2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Vatandaşlarımız, hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu'nun (TÜGİK) 7. Olağanüstü Genel Kurulu'na katıldı. Ankara'da özel bir otelde düzenlenen genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Erkan Güral'a TÜGİK Genel Başkanlığı görevinin sona ermesi nedeniyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Erkan Güral kardeşime, yönetim kurulu üyelerine, kuruluşumuzun tüm mensuplarına ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Erkan Güral kardeşim ve ekibi bugüne kadar hayata geçirdikleri proje ve çalışmalarla TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar. Bunun için kendilerine ayrıca tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Genel kurul neticesinde teşekkül edecek yeni yönetime de çalışmalarında şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Ülkemizin en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonumuzun bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek, 500 farklı sektör ve mesleği temsil eden 10 bine yakın üyesiyle üretim ve ihracat odaklı yeni işbirlikleriyle ekonomi ve iş dünyamıza daha nice hizmetlerde bulunacağına inanıyorum. Son olarak kuruluşundan itibaren burada vazife üstlenmiş ,çalışmalarıyla bu organizasyona değer katmış ancak bugün aramızda olmayan tüm kardeşlerimize de Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum" dedi.

"Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye'yi her alanda şaha kaldırdık"

Yıllarca Türkiye'de fikir ve sanat erbabının, siyasetçilerin, yöneticilerin kendisi yapan, kendisi üreten bir Türkiye hayal ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye. Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye'yi her alanda şaha kaldırdık. Cam tavanları kırdık, fitne duvarlarını yıktık. Önümüze çıkartılan ne kadar engel varsa milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştık. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar aklınıza gelebilecek her başlıkta Türkiye'ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdık. Uzun bir mücadele verdik. Sabırlı bir mücadele verdik. Fakat sonunda bize inanan, bize güvenen, istikbalini tam bir gönül huzuru içinde bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık" diye konuştu.

"Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA'larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim: Birileri halen hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği var. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği var. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen, küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği var. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Fabrikası yok dedikleri milli elektrikli aracımız Togg ülkemizin yanı sıra artık Avrupa'daki yolları da süslüyor. Balıklar ürküyor iddiasıyla karşı çıktıkları mühendis harikası savunma ürünlerimiz, dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA'larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor. İş insanlarımız, firmalarımız, yatırımcılarımız ülkemizin ticaret hacminin artmasında, ticaret diplomasimizin gelişmesinde önemli roller üstleniyor. Yani her alanda hamdolsun büyük bir atılım içindeyiz. Üstat Necip Fazıl'ın 80 yıl önce özlemini dile getirdiği ideallerin de ötesine geçen bir Türkiye'ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Hatta koşuyoruz. Bunu da öyle birilerinin ihsanıyla değil, önümüze çıkartılan engellere ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz" ifadelerini kullandı.

"2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık"

Yapılan hizmetleri ve başarıları anlatan Erdoğan, bunları anlatırken asla hamaset yapmadıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye dair son verileri şöyle anlattı:
"Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan bir tavırdır. Bizim buna zaten ihtiyacımız da yok. Çünkü biz 23 yılını şanla şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla, projelerimizle konuştuk. Rakamlar ortada. Ülkenin 23 yılda nereden nereye geldiği ortada. Somut başarılar, 23 sene önce hayal dahi edilmeyen kazanımlar ortada. Sadece şu rakamlara baktığımızda bile tabloyu çok net görebiliyoruz. Tüm karalama kampanyalarına karşın ekonomimiz geçtiğimiz üçüncü çeyrekte yüzde 3,7 oranında büyüdü. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hakim olduğu bir dönemde tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu oranla Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ekonomi oldu. 2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak, yeni bir rekora daha imza attık. Geçtiğimiz yıl toplam 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. 2025'teki toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396 buçuk milyar dolara ulaştırdık. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta devrim yaptık. 2002'de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı 2025'te tam 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik."

"Biz üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız"

Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil istihdamda da oldukça iyi bir yerde olunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İşsizlik oranımız 31 aydır tek hanede seyrediyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin tarım, turizm, hizmet sektörümüzün şu an bizden temel beklentisi yetişmiş eleman ihtiyaçlarının karşılanması. Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız Gençliğin Üretim Çağı Programı'yla burada önemli bir açılım sağlıyoruz. ‘GÜÇ' adını verdiğimiz bu programda inşallah hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi iş hayatına doğrudan dahil edeceğiz. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü de rahatlatacak yeni destekler sağlayacağız. Bizim prensibimiz şudur; biz üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı.

"2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık, inşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız"

Enflasyon ve hayat pahalılığının da artık düzelmeye başladığını ve bu alanda da güzel sonuçların geldiğini belirten Erdoğan, "2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil, birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kapsamlı politika adımlarıyla yönetiyoruz. Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak. Vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler. İnşallah biraz daha rahatlayacaklar. Yine bu süreçte en büyük başarımız deprem konutlarının inşasıdır. Yapamazsınız diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah'a hamdolsun 455 binden fazla konutun kurasını çekip anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözümüzü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık" dedi.

"Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye'miz olacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan hadiselere bakıp umutsuzluğa veya endişeye kapılmanın yanlış olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

"Artan ticaret savaşları, artan belirsizlikler her gün bir yenisi patlak veren krizler sizi umutsuzluğa kesinlikle sürüklemesin. Yıllardır Türkiye'nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah'ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye'miz olacak. Komşumuz Suriye'de olduğu gibi fedakarlıklarımızın, emeklerimizin, tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız farklı bir döneme giriyoruz. Nasıl 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi topa tutanlar şimdi bize hak veriyorsa emin olun aynısı yarın başka alanlarda da yaşanacak. Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar.

Ülkemiz milletimiz ve gençlerimiz için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak daha net görülecek. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor. Davos'ta yapılan tartışmaları inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Doğruları cesaretle haykırdığımız için yıllardır bize demediklerini bırakmayanlar şimdi bakıyorsunuz bizimle aynı cümleleri kuruyor. Küresel adaletsizliklerden, küresel sistemin çarpıklıklarından bahsediyor. Tekrar ediyorum; Birileri umutsuzluk yaymaya çalışabilir. Felaket tellalları 23 yıldır yaptıkları gibi yine karamsar tablolar çizebilir. Bunların hiçbirine aldırmayacağız. Ekonomik tetikçilerin öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz. Şundan buradaki tüm kardeşlerim emin olsun; Türkiye'nin yolu da bahtı da hamdolsun açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak. Karşımıza yeni fırsatlar çıkacak.

Tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek. Türkiye yüzyılı yürüyüşümüz inşallah daha da hızlanacak. Destanlarımızın ezberden okunacağı, zafer marşlarımızın tüm dünyada yankılanacağı, başarılarımızı dost düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye'nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız. İnşallah bu yolu da son 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte alacağız. Bugün hayal gibi görünen nice hedefe yine hep beraber ulaşacağız. Biz buna yürekten inanıyor, iş dünyamıza ve aziz milletimize güveniyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum."

Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran da katıldı.

Ömer Faruk Karataş - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversiteli gençler Kurtuluş Savaşı’nın izlerini yerinde gördü Kastamonu’da üniversite öğrencileri, Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu’dan Anadolu’ya silah ve cephane sevkiyatının yapıldığı tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı’nda yürüyüş gerçekleştirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında, Kastamonu Üniversitesi Türkiye’m Coğrafya Topluluğu tarafından hazırlanan "İnebolu İstiklal Yolu: Tarihi Belleğin Mekansal Farkındalıkla Geleceğe Taşınması" projesi destek almaya hak kazandı. Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu Limanı’na ulaştırılan silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında üniversite öğrencilerine tanıtıldı. Üniversite öğrencilerinin yer aldığı programda ilk durak İnebolu ilçesi oldu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış ile Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı eşliğinde öğrenciler, ilçenin tarihi, kültürel ve turistik noktalarını gezdi. Ömer Seyfettin’in doğduğu cadde ile Oğuz Atay’ın doğduğu evi de ziyaret eden öğrenciler, Türk edebiyatının önemli isimleri hakkında bilgi aldı. Program kapsamında İnebolu Türk Ocağı binasına da giden öğrenciler, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Şapka İnkılabı’nın gerçekleştirildiği tarihi binada Atatürk’ün nutkunu dinledi, ardından İstiklal Yolu Müzesi’ni gezdi. Buradaki ziyaretin ardından Küre ilçesine geçen öğrenciler, İstiklal Yolu Milli Parkı güzergahında bulunan ve erkeklerinin savaşlarda şehit düşmesi nedeniyle isimleri "Ersizler" ve "Ersizlerdere" olarak kalan iki köyde yürüyüş yaptı. Öğrenciler, İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin 3 yıl boyunca Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı’nın Çuha Doruğu mevkisinden yürüyüşe başlayarak Ersizlerdere köyüne kadar ilerledi. Yaklaşık 9 kilometre yürüyen öğrencilere, şehitlik önünde Kurtuluş Savaşı’nın önemi, köylerin isimlerini nereden aldığı ve şehitlerin hikayeleri anlatıldı. Öğrenciler, köy camisindeki şehitlikte yer alan künyeleri inceleyerek şehitlerin hatıralarına ilişkin hikayeleri dinledi. Ersizlerdere Tabiat Parkı’nı da gezen gençlere, Milli Mücadele ruhunun aktarılması ve tarihi farkındalık oluşturulması hedeflendi. Gezi boyunca öğrencilere, İstiklal Yolu’nun coğrafi özellikleri ile Kurtuluş Savaşı dönemindeki stratejik ve lojistik önemi hakkında bilgi verildi. Etkinlik sonunda öğrencilere ikramlarda bulunuldu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış, tarihi İstiklal Yolu’nun Kurtuluş Savaşı sürecinde İnebolu’nun ve dolayısıyla Kastamonu’nun en az Samsun kadar kritik bir görev üstlendiğini belirterek, İstiklal Yolu’nun bağımsızlık mücadelesindeki öneminin iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Atış, "Kastamonu Üniversitesi’nde ÜNİDES projesi kapsamında İnebolu ilçesi ile Ersizlerdere köyünün Kurtuluş Savaşındaki tarihimizde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu öğrencilerimize anlatmak ve bu önemi kavratmak amacıyla bugün ziyarete geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kastamonu Üniversitemizin daha önceden de olduğu gibi ÜNİDES projeleri kapsamında öğrencileri araziye getirdiğimiz bugünde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile bütünleşmesi, üniversite gençliğinde vatan bilinci, toprak bilinci, ülke bilincini güçlendiren önemli temalardan bir tanesi oldu. Bugün Küre’den İnebolu’ya uzanan İstiklal Yolu’nun tarihimizdeki önemi, yine Kastamonu’nun bölgemizdeki coğrafyanın zenginliği, İnebolu’nun Kurtuluş Mücadelesindeki tarihi önemini anlatmak için bu ziyareti düzenledik. Türkiye’m Coğrafya Kulübünün akademik danışmanlarının ve öğrencilerinin hazırlamış olduğu ÜNİDES projesi kapsamındaki bugünkü ziyaretimizde gençlerimizin tarih ve ülke bilincini kavratmaya çalıştık. Başarılı olduğumuzu ve bunun gelecek nesillere ülkü ve toprak bilincinin aktarılması açısından önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz" dedi. "İstiklal Yolu’nun Samsun kadar Kurtuluş Savaşında önemli bir güzergah olduğunu öğrendik" İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Rümeysa Sude Toraman ise "Etkinlik kapsamında İnebolu’ya gittik, ilçenin tarihi, turistik ve kültürel yerlerini gezdik. Müzeyi ziyaret ettik. Bunlar hakkında bilgiler edindik. Ardından Küre ilçesine geçtik. Küre’de tarihi yoldan yürüdük. Ersizlerdere şehitliğini ziyaret ettik. Hocalarımız bizlere İstiklal Yolu’nun öneminden bahsetti. İstiklal Yolu’ndan mühimmat taşındığını ilk kez öğrendim. Atatürk’ün ‘Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da’ sözüyle bu yolun ne kadar önemli olduğunu öğrendik. İstiklal Yolu’nun Samsun kadar Kurtuluş Savaşında önemli bir güzergah olduğunun farkına vardık. Bu gezinin düzenlenmesinden ve katılmakta dolayı çok mutlu oldum. Tarihimizi yerinde görmüş olduk, bizlerde buradan öğrendiklerimizi farklı kişilere anlatacağız. Benim için çok faydalı ve yararlı bir gezi oldu. Özellikle Ersizlerdere köyünün tüm erkeklerini savaşta kaybetmesi beni çok etkiledi. Bu topraklar kolay kazanılmadı, bizlere emanet edildi. Bizler de inşallah en güzel şekilde sahip çıkıp, ülkemizin geleceğinin inşa edilmesi için var gücümüzle çalışacağız" diye konuştu. Türkiye’m Coğrafya Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı ise, öğrencilere İnebolu’nun tarihi bellekteki yeri ve milli mücadeledeki rolü hakkında bilgiler aktardı.
Balıkesir Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, Balıkesir’de sahne aldı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay’ı, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Zorlu eserlerden oluşan zengin bir seçkiyi, olağanüstü teknik hâkimiyeti ve ustalığıyla icra ederek Balıkesirlilere unutulmaz bir akşam yaşatan Gülsin Onay, eşsiz performansının sonunda seyirciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı Balıkesir’i, kültür ve sanatla anılan bir kent haline getirmek ve sanatla iç içe nesiller yetiştirmek amacıyla çalışmalarına yön veren Büyükşehir Belediyesi, dünyaca ünlü Türk sanatçıları, Balıkesirlilerle buluşturuyor. İlk resitalini 6 yaşında gerçekleştiren, 16 yaşında Paris Konservatuvarı’ndan üstün başarı göstergesi "Premier Prix du Piano" derecesiyle mezun olan ve ünü Venezuela’dan Japonya’ya kadar 80 ülkeye uzanan devlet sanatçısı unvanına sahip dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’ni hıncahınç dolduran dinleyicilerine unutulmaz bir akşam yaşattı. Eşsiz performansı dakikalarca ayakta alkışlandı Bach, Mozart, Beethoven ve Ahmet Adnan Saygun’un eserlerinden oluşan zengin bir seçkiyi, olağanüstü teknik hâkimiyeti ve ustalığıyla icra eden Gülsin Onay ayrıca Türk halk müziğinin karakteristik yapısını ulusal ve çağdaş bir dille ölümsüzleştiren 10 eserden oluşan Aksak Tartılar Üzerine etütlerinden 4 ve 7 numaraları eserleri de tuşesinin gücü ve derin bir entelektüel kavrayışla yorumlayarak dinleyicilere büyüleyici bir müzik ziyafeti sundu. Chopin’in piyano repertuvarının en anıtsal ve teknik açıdan en zorlu eserlerinden biri olan 3. Sonatı ile resitalin kapanışını gerçekleştiren Gülsin Onay’ın eşsiz performansı seyirci tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Balıkesir’e hayran kaldı Balıkesir’e ilk defa geldiğini belirten dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, hem şehre hem de insanlarına hayran kaldığını ifade ederek "Burada çok güzel iki gün geçirdim. Çok yetenekli gençlerle çalışmalar yaptık onları da çok beğendim, hepsine başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. Balıkesir’in kültür sanat hayatına büyük hizmet Gülsin Onay’ı dinlemeye gelenler arasında Türkiye’de klasik müziğin öncülerinden ve Cumhuriyet tarihinin ilk bestecilerinden piyanist ve orkestra şefi Cemal Reşit Rey’in öğrencilerinden 94 yaşındaki Taner Beşorak, sahneye çıkarak Gülsin Onay’a başarılı performansından dolayı övgüler yağdırdı. Gülsin Onay’ın Balıkesir’de sahne almasının kentin kültür sanat hayatına çok büyük bir hizmet olduğunun altını çizen Taner Beşorak, sanatçıyı Balıkesir halkıyla buluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Gülsin Onay’ın oldukça zor ve karmaşık eserlerden meydana gelen repertuvarını kusursuz bir şekilde icra ettiğini belirten Beşorak, Gülsin Onay’ı tebrik ederek teşekkürlerini iletti. "Onur duyduk" Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay’ı, Balıkesir’de ağırlamaktan dolayı duydukları onur ve mutluluğu ifade eden Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Gülsin Onay’ın, Balıkesirlilerle buluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a da teşekkür eden Özden, sanatseverleri, usta sanatçılarla bir araya getirmeye edeceklerini söyledi. Hayranlarıyla fotoğraf çektirdi Programın sonunda Gülsin Onay, Serhan Yedig tarafından kaleme alınan "Yaşam Sevinci Tuşlarla Buluşunca" isimli kendi sanat hayatını ve müziğe olan tutkusunu anlatan kitabı ile albüm ve CD’lerini imzalayarak hayranlarıyla fotoğraf çektirdi.
Bartın Milletvekili Serkan Bayram, gençlere engelleri aşan hayat hikâyesini anlattı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) "Engelleri Aşan Bir Yaşam Söyleşisi"nde Milletvekili Serkan Bayram; gençlere azim, mücadele ve toplumsal farkındalık konularında önemli tavsiyeler verdi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğü iş birliğinde "Engelleri Aşan Bir Yaşam: Avukat Serkan Bayram Söyleşisi ve İmza Günü" programı düzenlendi. AK Parti İstanbul Milletvekili ve Birleşmiş Milletler (BM) Barış Elçisi Serkan Bayram’ın konuk olduğu etkinlik, yoğun ilgi gördü. Açılış konuşmalarında erişilebilirlik ve kapsayıcı eğitim vurgusu yapıldı Programın açılışında konuşan BARÜ Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Tahir Mete Artar, özel ihtiyaç sahibi bireylerin toplumsal hayatta karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek kapsayıcı toplum vizyonuyla çalışmalar yürütülmesinin önemine değindi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise, "Erişilebilir ve kapsayıcı eğitimi, yükseköğretim vizyonumuzun temel unsurları arasında görüyoruz. Üniversitemizde YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında 21 erişilebilirlik bayrağına ve 7 Engelsiz Üniversite Program Nişanı’na sahibiz. 2026 başvurularında ise 12 erişilebilirlik ve 5 program nişanı için başvuruda bulunduk. Bununla birlikte Engelsiz Yaşam Merkezimizde erken çocukluktan yetişkinliğe 151 özel ihtiyaç sahibi birey ve ailesi, 381 oturumda özel eğitim hizmetlerine erişim sağlıyor. Engellilik meselesini farkındalık meselesi olarak görüyoruz. Bu noktada bizler için ilham olacak kişi de bugün aramızda bulunan Milletvekilimiz Sayın Serkan Bayram olacak. Bu vesileyle herkes için istifadesi bol olan bir söyleşi programı diliyorum" dedi. Milletvekili Serkan Bayram, ilham veren hayat yolculuğunu anlattı Hayat hikâyesini katılımcılarla paylaşan Milletvekili Serkan Bayram, "Benim filmimi izlemediyseniz izleyin. Buğday Tanesi aslında bir hayat hikâyesi, bir sosyal sorumluluk projesidir. Bu çalışmayla 50’den fazla uluslararası ödül aldık. Ben 1974 yılında Erzincan’da doğdum, bir yaşındayken tarlada bir kaza geçirdim. 40 gün yoğun bakımda kaldım, 41’inci gün hayata döndüm. 18 yaşına kadar mahalle ve toplum baskısından dolayı ellerim cebimde dolaşan bir gençtim. İnsanların sorularından kaçmak için yurt dışına gittim ama bugün hayat bana farklı ülkelerde hayat hikâyemi anlatmayı bahşetti" diye konuştu. Bayram: "Yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin" Eğitim ve siyaset hayatında edindiği tecrübeleri anlatarak gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Milletvekili Bayram, "2015 yılında 41 yaşımda Erzincan milletvekili oldum. Düştüğün yerden kalkıp insanlığa hizmet edeceksin. Buradan insanlara hizmet etmem gerektiği mesajını aldım. Dünyanın birçok yerinde üniversitelerde konuştum. Gençler, kader gayrete âşıktır. Mücadele edeceğiz, çok çalışacağız. Başarmak için hayallerimiz ve hedeflerimiz için çalışacağız. Mottomuz ’yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin.’ olacak. Hayat uzun bir yol, inişler ve çıkışlar var. Bazı şeyler hayal ettiğimiz gibi olmayabilir. Gençler, idealleriniz olacak ve onların peşinde koşacaksınız. Kendinizi iyi yetiştireceksiniz. Ülkemizi uluslararası arenada sizler temsil edeceksiniz" ifadelerini kullandı. Söyleşinin ardından başta Rektör Akkaya olmak üzere katılımcılar, Milletvekili Bayram’a Buğday Tanesi kitabını imzalattı.