GÜNDEM - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:28

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bahçeli’ye 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bahçeli’ye 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 57. kuruluş yıldönümünü kutlamak amacıyla MHP lideri Devlet Bahçeli’ye 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği gönderdi.


Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye Türk bayrağı motifinde hazırlanmış, 57. yıla ithafen 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği gönderdi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bahçeli’ye 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Uluslararası Dede Korkut Öykü Yarışması başvuruları 13 Ocak’ta sona erecek Dede Korkut Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Uluslararası Turan’a Doğru Dede Korkut Öykü Yarışmasında başvuru süresinin bitmesine son 5 gün kaldı. Lise öğrencilerine yönelik organize edilen yarışmada başvurular 13 Şubat tarihinde sona erecek. Milli Eğitim Bakanlığı ile paydaş üniversitelerin katkı sunduğu yarışmaya Bayburt’tan da yoğun ilgi bekleniyor. Başvuruları 2 Ocak’ta başlayan yarışma, Türkiye genelinin yanı sıra Türk Dünyası’ndan da öğrencileri bir araya getiriyor. Bayburt İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman, yarışmaya büyük önem verdiklerini söyleyerek, bu yıl geçen yıla kıyasla daha fazla eserin gönderileceğine inandığını dile getirdi. Bayburt’un sözlü kültür açısından güçlü bir şehir olduğunu vurgulayan Kahraman, Dede Korkut anlatılarının bu geleneğin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Kahraman, "Öğrencilerimizin kalemi güçlü. Geçtiğimiz yıl Türkiye dördüncüsü çıkarmıştık. Bu yıl daha üst dereceleri Bayburt’umuza kazandıracağımıza inanıyorum" dedi. Dede Korkut Platformu Başkanı Ünal Yaşaroğlu da yarışmanın Türkiye ve Türk Dünyası’nı kapsayan önemli bir kültürel organizasyon olduğunu belirterek, Bayburt’un Dede Korkut ile olan tarihî bağlarına dikkat çekti. Yaşaroğlu, "Bayburt, Anadolu’da Dede Korkut’la hem kabri hem de hikâye kahramanlarıyla güçlü bağları olan bir şehir. Bu nedenle Dede Korkut’un torunları Bayburtlu evlatlarımızdan yoğun katılım bekliyoruz" diye konuştu. Öte yandan final programı 2 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan yarışmada, birinciye 50 bin, ikinciye 40 bin, üçüncüye ise 30 bin TL para ödülü verilecek. Yarışma kapsamında ayrıca Dede Korkut temalı önemli bir çalıştay düzenlenecek.
İstanbul Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor Kredi kartı markası Maximum, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla müşterilerine farklı imkanlar sunacağını duyurdu. Türkiye İş Bankası’nın ana kredi kartı markası olarak 2001 yılında hayata geçirilen Maximum, 25 yıldır milyonlarca kart sahibinin günlük yaşamına eşlik ederek, yeme-içmeden eğitime, spordan kültür-sanata, giyimden seyahate kadar geniş bir yelpazede ayrıcalıklar sunmaya devam ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, halihazırda 400 bini aşkın noktada taksitli alışveriş imkanı sağlayan ve pek çok kampanya yürüten kredi kartı markası, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla da müşterilerine farklı fırsatlar sunacak. "Yalnızca finansal ödemelerde aracılık etmiyor, yol arkadaşlığı yapıyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Bankanın ödeme sistemleri alanındaki öncü rolünü ve müşteri odaklı yaklaşımını en iyi yansıtan markalardan olan Maximum Kart’ın 25’inci yılını kutlamaktan duydukları büyük mutluluğu ifade ederek, "Maximum Kart sahibi 11,4 milyon müşterimize, günlük harcamalardan heyecanlı bir spor etkinliğine, aileyle keyifli bir yemekten konser veya tatil gibi özel anlara kadar geniş kapsamda sunduğumuz ayrıcalıklarla çeyrek asırdır yalnızca finansal ödemelerinde aracılık etmiyor, aynı zamanda yol arkadaşlığı yapıyoruz. Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u sürekli geliştirerek müşterilerimizin hayatına değer katmak için çalışıyoruz. Bu özel yıla yakışacak çeşitli sürpriz kampanyalar ile 25. yaşımızı müşterilerimiz ile birlikte kutlamak için sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
Bursa Otomotiv yan sanayinde rekabetin dili değişiyor Otomotiv yan sanayinde firmalar, küresel pazarda kalıcı olabilmek için teknoloji, verimlilik ve inovasyon odaklı üretim modellerini güçlendiriyor. Otomotiv yan sanayinde rekabetin yönü değişirken, firmalar artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; birikmiş tecrübeyi teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle çevreye duyarlı üretim süreçleri, verimlilik, enerji tasarrufu ve ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri, sektörün yeni standartları arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, otomotiv sektörünün tedarik zincirinde daha net hissediliyor. Ürün kalitesi kadar süreç yönetimi, kaynak verimliliği, çevresel etkilerin kaynağında azaltılması ve sürekli iyileştirme yaklaşımı hem iç pazarda hem de ihracatta firmaların tercih edilmesinde belirleyici rol oynuyor. 1980 yılında Bursa’da kurulan ve bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan ÜÇEL Kauçuk da bu yaklaşımı uzun yıllardır üretim kültürünün merkezinde konumlandıran firmalar arasında yer alıyor. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin 1980’den bu yana biriken tecrübesini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirdiklerini, hedeflerinin küresel pazarda güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle kalıcı büyüme sağlamak olduğunu ifade etti. Hüseyin Oruç, şirketin vizyonunda dünya genelinde ürünlerinin kullanılmadığı ulaşım aracı bırakmamak hedefinin yer aldığını ifade etti. Oruç, bu hedefi yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı üretim süreçleriyle desteklediklerini; yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, gelecekteki taleplere göre de üretim kabiliyetini geliştirmeye odaklandıklarını kaydetti. Üçel Kauçuk’un sürdürülebilirlik yaklaşımında çevreye duyarlı üretim süreçleri, enerji tasarrufu, su verimliliği, atıkların azaltılması ve çalışan farkındalığını güçlendiren eğitimler öne çıkarken, Hüseyin Oruç, bu başlıkların şirketin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Oruç, AR-GE çalışmalarını da hem ürün hem süreç inovasyonunu besleyen stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.