POLİTİKA - 07 Nisan 2026 Salı 17:01

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, konuşmasına İstanbul’da meydana gelen ve güvenlik güçlerinin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan saldırıyı lanetleyerek başladı.


Terör eyleminde biri ölü ikisi yaralı olmak üzere üç teröristin etkisiz hale getirildiği müdahale sırasında iki polisin yaralandığını belirten Erdoğan, saldırıya ilişkin ilgili birimlerin gerekli tahkikatları süratle başlattığını dile getirdi.


Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralı polislere acil şifalar dileyerek, terörün her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceklerini kaydetti.


Türk milletinin şehitleriyle yaşayan bir toplum olduğunu ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir millet olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye’nin istikbali ve Türk milletinin özgür olması için canlarını feda eden tüm şehitleri hürmetle yad ettiğini ve kahramanca mücadele eden tüm gazilere ise şükranlarını sunduğunu söyledi.


"Yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını üst seviyelere çıkaracağız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanında tam bağımsız olabilmesi için çok önemli bir eşiğin daha geride bırakıldığına dikkat çekerek, "Kırıkkale yakıt üretim tesislerimizin, Lalahan harp başlığı tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca Tayfun, Siper, Atmaca, Hisar-A, Hisar-O ve Sungur sistemlerimiz ile Çakır, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla; katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız" ifadelerine yer verdi.


"Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefi; yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmektir"


Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefinin yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmek olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız" diye konuştu.


"Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz"


Dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil bastan şekillendirdiği bir dönemin yaşandığını aktaran Başkan Erdoğan, "Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hakimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz" açıklamasında bulundu.


"Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir"


Türkiye’nin son 23 yılda geliştirdiği ürün, sistem, yazılım ve platformlar, güçlü insan kaynağı ve kurumsal kapasite ile bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz" dedi.


"Savunma sanayiinde hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama boyun eğmedik"


Başkan Erdoğan, savunma sanayii alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse başkasına değil her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Savunma sanayiinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle savunma sanayiinde akıl ve alın teri döken kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eşgüdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık" değerlendirmesinde bulundu.


"Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik"


"Biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı, ’balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ’bunlara ne gerek var? Bize kim saldıracak’ diyordu. ’İktidara gelince savunma sanayiine dokunacağız’ diyeninden, tank palet fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik; savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Biz, ’bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ’biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek, ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar abimizin mirasına sahip çıktık. Biz, döktürdüğü şahi toplarıyla dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları ve cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık."


"2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz"


Savunma sanayii alanında ortaya çıkan istatistiklere değinen Erdoğan, "Savunmada dışa bağımlılık oranımızı yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti. Ar-Ge harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız bin 400’ü geride bırakırken, proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız" şeklinde konuştu.


Türkiye’yi, ’Uzaya Bağımsız Erişim’ hedefine kavuşturmak için koyulan hedefler doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerlediklerini de sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’da 52 karede "Güven ve Fedakârlık" sergisi Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde fotoğraf sergisi açıldı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen sergide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Beril Solmuşgül’ün ve Kozanlı Fotoğraf Sanatçısı Sebahattin Elbüken’in objektifine yansıyan, polislerin görev anları ile kentin tarihi ve doğal dokusunu buluşturan, 52 kare fotoğrafseverlerle buluştu. Kozan İlçe Emniyet Müdürlü önünde açılışı yapılan serginin açılışına; Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Emniyet Müdürü Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Coşkun Sel, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslan Köylü, Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık katıldı. Vali Mustafa Yavuz burada yaptığı konuşmasında il genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, "İlçe emniyet müdürlüğümüzü ve jandarmamızı ziyaret ederek Kozan’ın huzur ve güvenliği için yapılan çalışmaları değerlendirdik. 10 Nisan Polis Haftamızı kutluyorum. Emniyet teşkilatımız fedakârca görev yapıyor. Tüm güvenlik güçlerimizin Allah ayaklarını taşa değdirmesin. Onlar bu ülkenin huzuru ve güvenliği için çalışıyorlar" dedi. Sergiyi gezen şehit babası Ünlen Çabuk ise duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Polis Haftası kapsamında açılan bu sergide şehitlerimizin de yer aldığı kareleri görünce çok duygulandım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Güvende olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozanlılar da sergide yer alan fotoğrafların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, polislerin fedakârlığını yansıtan karelerin gurur verici olduğunu dile getirdi. İHA Muhabiri Beril Solmuşgül ise, polislerin sadece güvenliği sağlayan yönünü değil, aynı zamanda kentin kültürel ve sanatsal dokusuna kattığı değerin de ortaya konulduğunu ifade ederek, "Polislerimizin sahadaki zorlu görevlerini, çocukların gülüşünden tarihi sokaklara kadar birçok farklı açıdan yansıtmaya çalıştık. Bu sergide vatan sevgisini, fedakârlığı ve huzuru bir arada anlatmak istedik. İlçemizde ilk kez açılan Kozan ve bu serginin gün yüzüne çıkması için büyük emek veren ve sergiye ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürümüz Fatih Alptekin ve polislerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Sergide, operasyon anlarından günlük devriyelere, vatandaşla kurulan sıcak diyaloglardan tarihi mekânlarda görev yapan polislerin görüntülerine kadar birçok kare yer aldı. Sergi, ilçe emniyet müdürlüğü önünde Polis Haftası boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Diyarbakır Baba ve oğlunun cesedinin bulunması davasında zanlı suçunu itiraf etti Diyarbakır’da yanmış kamyonette cesetleri bulunan baba ve oğlunun duruşmasında zanlılardan biri suçunu itiraf ederken, tutuklu bulunan 4 sanık tahliye edildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kuşburnu Mahallesi’nde 19 Mayıs 2025’te Remzi (49) ve oğlu Muhammet Sati’nin (15) cesetleri yanmış kamyonette bulunmuştu. Olayın ardından 4 kişi tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 7 sanığın bulunduğu duruşmanın ilki Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.M.İ, İ.K, M.D, M.K, tutuksuz sanıklar A.Ö. ve O.K, Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları mahkemede, sanık A.İ. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.M.İ., Remzi’ye hayvan sattığını, nişanlanacağını ve olay günü kendisini arayarak para istediğini söyledi. A.M.İ., "Ödeme konusunda tartıştık. Tekrar aradım, ona kum ocağında seni bekliyorum dedim. Oğlu vardı yanında. Oğlunun orada olduğunu görünce yalnız konuşmak istedim. O konuşmayı sürdürdü. Tutamadım kendimi ve aracın içerisinde vurdum. Aracı hemen olayın ardından yaktım. Ortada delil bırakmak istemedim. Yaklaşık 15 dakika olay yerinde kaldım, sonra eve döndüm. Olayı kimseye söylemedim. Suçumu kabul ediyorum" dedi. Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati ise sanık A.M.İ. ile eşinin ortak olduğunu bildiğini söyledi. Filiz Sati, "Olaydan önce A.M.İ. bir hayvanı izinsiz satmış. Onunla ilgili bir problem olmuştu. Daha sonra da A.M.İ. 6-7 hayvanı eşimden habersiz satmıştı. Olay günü A.M.İ. onu aradı. Eşim, ’eğer yakalarsan haber verirsin’ diyerek telefonu kapattı. Oğluma, ’çayın yakınında manda bulundu onu almaya gidelim’ dedi. Oğlum da uyumak istediği için gitmek istemedi. Eşim hemen bakıp geliriz dediği için beraber çıktılar. Eşime, oğlumu götürme dememe rağmen götürdü. Sanığı da ilk kez görüyorum. Hepsinin parmağı vardı bu işte. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Eşimle ortaktın, çocuğumdan ne istedin? Ciğerim paramparça oldu. Oğlumun suçu neydi? Artık kolu kanadı kırılan bir kadınım" diye konuştu. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu sanıklar İ.K., M.D., M.K. ve A.İ.’nin tahliyesine, tutuklu sanık A.M.İ.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma haziran ayına ertelendi.
Kilis Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.