POLİTİKA - 16 Eylül 2025 Salı 13:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, her şartta Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, her şartta Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir"

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in, Katar'da Hamas müzakere heyetine saldırısına ilişkin, "Müzakere heyetinin, bu kalleş saldırının hedefi olması, uluslararası sisteme ve hukuka apaçık meydan okumadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi'ne katılmasının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. Erdoğan, Katar hükümetinin çağrısı üzerine düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi'ndeki temaslarını tamamladıklarını belirtti.

İsrail, bölgedeki haydutluklarını pervasızca sürdürdüklerini aktaran, "Gazze, Suriye, Lübnan, Yemen ve İran'a yönelik saldırılardan sonra bu defa Gazze'de barış müzakerelerini yürüten heyeti Katar'da hedef aldı" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müzakere heyetinin, bu kalleş saldırının hedefi olması, uluslararası sisteme ve hukuka apaçık bir meydan okumadır. Bu, alçakça saldırı, bağımsız ve barış yanlısı bir ülkenin egemenliğinin aleni ihlalidir. İsrail'in işgalci ve terörist zihniyetinin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sermektedir. Tüm dünya artık, İsrail'in uluslararası düzene açık bir tehdit teşkil ettiğini görüyor. Türkiye olarak, kardeş Katar'ın ve Filistin halkının yanında olduğumuzu en güçlü şekilde ifade ediyoruz. Bu vesileyle İsrail'in devlet terörüne kurban giden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye, her şartta Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir"

Zirveye, çok sayıda devlet ve hükümet başkanının iştirakini çok anlamlı bulduğunu söyleyen Erdoğan,
"Zirvemiz, İslam dünyasının İsrail saldırganlığına karşı ortak iradesini ve Katar'la olan dayanışmasını güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Bugün kabul ettiğimiz bildiride, İsrail saldırısının tüm İslam devletlerine yönelik olduğunu vurguladık. Ayrıca İsrail'in Filistin halkına karşı insanlık dışı eylemlerini durdurmak için mümkün olan tüm yasal ve etkili tedbirlerin alınması çağrısında bulunduk. Ülkemizin öncülüğünü yaptığı gibi İsrail'le diplomatik ve iktisadi ilişkilerin gözden geçirilmesi dahil ilave tedbirleri değerlendirdik. Zirve vesilesiyle Katar Emiri başta olmak üzere çok sayıda liderle de görüşmelerim oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı olarak, Filistinli kardeşlerimizin haklarının savunulması noktasında üstümüze düşeni yapmanın gayreti içindeyiz" şeklinde konuştu.
25 Ağustos'ta çağrımız üzerine yapılan Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda soykırımcı İsrail'in işgal ve ilhak politikalarına karşı ortak tavrımızı ortaya koyduklarını anımsatan Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında da insanlık cephesinin genişlemesini temenni ediyorum. Bu zorlu mücadele hem Filistin halkı hem de uluslararası hukukun ve insanlık onurunun savunulması için hayati bir hal almıştır. Türkiye, her şartta Filistin davasının bayraktarı olmayı sürdürecektir. Bu, inancımızın ve tarihimizin bize yüklediği bir sorumluluktur. Nihai hedefimiz barışı, adaleti ve insanlık onurunu hakim kılmaktır. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun" açıklamalarında bulundu.

"İsrail, zulmünü artırdıkça gerçek yüzü de ortaya çıkıyor"

Bir gazetecinin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun iki devletli çözüm için New York Bildirgesi'ni 142 "evet" oyuyla kabul ettiğini anımsatarak, "Önümüzdeki hafta siz, Birleşmiş Milletler'de, Genel Kurul'da olacaksınız. Filistin Devleti'ni tanıyacağını ilan eden çok sayıda Batılı ülke var. Dolayısıyla Türkiye'nin çabaları açısından baktığımızda bu bir kırılma mıdır? Filistin davası açısından bunu bir kırılma noktası olarak görür müsünüz ve nasıl etkiler? Bundan sonraki süreçte 'evet' diyenlerin ilk atması gereken adım acaba nedir?" sorusuna Erdoğan, "İsrail, zulmünü artırdıkça gerçek yüzü de ortaya çıkıyor. Filistin'de yıllardır sistematik bir şekilde devam eden İsrail zulmünü görmezden gelenler dahi, 'artık bu kadar da olmaz' demeye başladılar. BM Genel Kurulu'nda sizin de ifade ettiğiniz gibi, 142 ülkenin 'evet' oyuyla kabul edilen New York Bildirgesi, Filistin meselesinde diplomatik dengeleri kökten değiştiren bir süreç olmuştur. Son dönemde BM oylamalarında çıkan sonuçlar, İsrail'in giderek yalnızlaştığını göstermektedir. Türkiye'nin yıllardır her platformda savunduğu iki devletli çözüm tezi, artık küresel çoğunluğun ortak iradesi haline gelmiştir. Türkiye açısından baktığımızda diplomatik mücadelemizin haklılığı tescillenmiştir. Bir yönüyle BM zemininde alınan bu kararlardaki irade değişiklikleri, İsrail'in soykırım uyguladığının açıkça ortaya çıktığını göstermektedir. Bu, bugüne kadar oylamalarda 'evet' diyenlerin yanında yer almayanların da belki zaman içerisinde 'evet' yönünde oy kullananların arasına katılmasına vesile olabilir. Filistin'in Batılı ülkelerce devlet olarak tanınması, ben inanıyorum ki İsrail'i daha fazla köşeye sıkıştıracaktır. Biz, bir kez daha BM zemininde bunu haykıracağız. Mazlumların çığlığını dünyaya inşallah duyuracağız" şeklinde cevap verdi.
"İsrail, bir dine değil bir sapkın ideolojiye hizmet etmekte"
Bir gazetecinin bölgede "vadedilmiş topraklar" anlayışıyla sınırların yeniden çizilmeye çalışıldığı, fitne ve işgal senaryolarının devreye sokulduğu bir dönemden geçildiği, Türkiye'nin bu senaryolara karşı hangi tutumu takınacağı ve İslam dünyasına bu süreçte mesajının ne olacağının sorulması üzerine Erdoğan, "Bir defa şunu çok açık net ortaya koyalım. İsrail, bir dine değil bir sapkın ideolojiye hizmet etmektedir. Bu özelliğini bir defa gözden geçirelim. Netanyahu ve çetesi, dünyaya sadece siyonizmin uyduruk masallarını anlatıyor. BM şartı, devletlerin toprak bütünlüğünü, egemen eşitliliğini ve sınırlarının zorla değiştirilmemesini emreder. Bunu görmemiz lazım. Dolayısıyla 'vadedilmiş topraklar' kavramıyla oluşturulan senaryolar, hukuken geçersiz ve meşruiyetten yoksundur. İsrail'i yönetenler kendi radikal anlayışlarını, faşist bir ideolojiye dönüştürmüş bir cinayet şebekesinden başka bir şey değil. Bu yönüyle Netanyahu, Hitler ile ideolojik açıdan adeta akrabadır. Böyle bir özelliği var. Nasıl Hitler, kaydettiği ilerlemenin etkisiyle kendini bekleyen hezimeti göremediyse, Netanyahu da aynı nihai akıbeti yaşayacaktır. Ben buna inanıyorum" açıklamalarında bulundu.

İsrail'in, Müslümanlara, Hristiyanlara olduğu kadar Musevilere de zarar verdiğinin altını çizen Erdoğan, "İsrail'in soykırımlarına karşı çıkan Musevilere kulak verdiğinizde siyonizmin nasıl tehlikeli bir ideoloji olduğunu net bir şekilde görürsünüz. Siyonist İsrail, illa bir yerle irtibatlandırılacaksa o, terörizm ve faşizmdir" dedi.
Erdoğan, "İsrail, inancımıza göre bizim peygamberlerimiz olan Hazreti Musa ve diğer peygamberlerin mübarek hatıralarını ve taşıdıkları ilahi mesajları kirletemez. İslam dünyası, peygamberlerine yönelik bu alçak saldırıya ilimle, irfanla karşılık vermelidir. İslam ülkelerinin kendi aralarında güvenlik, işbirliği, istihbarat paylaşımı ve kriz yönetimi mekanizmaları geliştirmeleri de hayati önemdedir. Ben özellikle Peygamberimizin, 'Ey Allah'ın kulları kardeş olun' çağrısına uyarak kardeşliğimizi pekiştirelim diyorum." sözlerini sarf etti.

"Terörsüz Türkiye süreci hedefe odaklanmış bir şekilde devam etmekte"

Bir gazetecinin, "Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyon bir yandan çalışırken, bir yandan da sahada sanki bir duraksama gözlemleniyor. Terörsüz Türkiye süreci nasıl devam ediyor? İstenilen seviyede midir? Nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan şu şekilde cevap verdi:
"Terörsüz Türkiye süreci kararlılıkla ve hedefe odaklanmış bir şekilde devam etmektedir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Terörsüz Türkiye hedefimizin yalnızca güvenlik değil, demokratik meşruiyet temelinde yürütüldüğünün de en net göstergesidir. Süreç, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi tahkim edecek biçimde ivme kazanmaktadır. Ayrık otları temizlenmediği takdirde mahsulü zayıflatır ve verimi düşürür. İnanıyorum ki birlik ve beraberliğimiz o zararlı otları kökünden kurutacak, sürecin menzile varmasıyla ülkemiz daha da güçlenecektir. Bu nedenle sahada her adımı yakından takip ediyoruz. Komisyon içindeki arkadaşlarımız da çok hassas bir şekilde süreci takip ediyorlar. Milletimizin desteği ve hayır duası en büyük güvencemizdir. O büyük destek sayesinde ülkemize karşı kurulan tuzakları bozduk ve bozacağız. Milletim şunun farkında olsun; biz, ne yaptığımızı çok ama çok iyi biliyoruz. Toplu vuran yürekleri topun sindiremeyeceğini akıllarımızdan bir an dahi çıkartmıyoruz, çıkartmayalım. Terörsüz Türkiye sürecini sadece bugünü değil, geleceği de güvence altına almak için kapsamlı bir güvenlik anlayışıyla yürütüyoruz. Vakti, zamanı geldiğinde bu sözlerimiz daha net anlaşılacaktır."

Mehmet Kalay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Göktaş: "Türkiye son 24 yılda sosyal politika alanında sessiz fakat çok derin bir devrim gerçekleştirdi" Ümraniye Belediyesi tarafından inşa edilecek Engelsiz Yaşam Merkezi Konferans ve Spor Salonu’nun temel atma töreninde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye son 24 yılda sosyal politika alanında sessiz fakat çok derin bir devrim gerçekleştirdi. Bu tesadüfen olmadı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti, sosyal politika alanında güçlü bir iradeye dönüştü" dedi. Ümraniye Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak Engelsiz Yaşam Merkezi Konferans ve Spor Salonu’nun temel atma töreni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Özel ihtiyaçlı bireylerin sosyal, kültürel ve fiziksel gelişimine katkı sunması hedeflenen proje kapsamında; eğitim alanları, terapi odaları, yüzme havuzları, spor salonları ve konferans salonlarının yer alacağı modern ve erişilebilir bir yaşam merkezi inşa edilecek. "Türkiye son 24 yılda sosyal politika alanında sessiz fakat çok derin bir devrim gerçekleştirdi" Temel atma töreninde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün Ümraniye’de, kıymetli bir hizmetin temelini atmak için bir aradayız. Yeni Engelsiz Yaşam Merkezi’miz, engelli kardeşlerimizin hayatına güç, ailelerimize güven, Ümraniye’ye değer katacak. Ümraniye Belediyesi ile iş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz bu kıymetli yatırımın şimdiden Ümraniye’miz ve İstanbul’umuz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye son 24 yılda sosyal politika alanında sessiz fakat çok derin bir devrim gerçekleştirdi. Bu tesadüfen olmadı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti, sosyal politika alanında güçlü bir iradeye dönüştü. Bu irade, kalıcı kurumlarla, sahadaki hizmetlerle ve vatandaşlarımızın hayatına doğrudan dokunan uygulamalarla karşılık buldu. Engelli vatandaşlarımız için hayata geçirdiğimiz her hizmet işte bu güçlü sosyal devlet iradesinin somut bir yansımasıdır. Bu kapsamda Bakanlık olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında daha güçlü şekilde yer alabilmesi için hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Eğitimden sağlığa, bakım hizmetlerinden sosyal desteklere, erişilebilirlikten istihdama kadar geniş bir alanda sosyal hizmet kapasitemizi sürekli güçlendiriyoruz. Her bireyin kendi potansiyelini geliştirebildiği ve sosyal hayata güvenle katılabildiği bir Türkiye için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu ay ise İstanbul’da 65 bin 995 aileye, her ay 13 bin 878 lira ödeme gerçekleştirdik" Bakan Göktaş, "Bu doğrultuda Evde Bakım Yardımı ile engelli vatandaşlarımızın aile ortamında desteklenmesini sağlıyoruz. Geçtiğimiz yıl yalnızca İstanbul için bu kapsamda 6 milyar lira kaynak aktardık. Bu ay ise İstanbul’da 65 bin 995 aileye, her ay 13 bin 878 lira ödeme gerçekleştirdik. Diğer yandan gündüzlü bakım hizmetlerimizle ailelerimize destek oluyoruz. Bunun yanı sıra engelli vatandaşlarımız için güvenli ve üretken sosyal ortamlar oluşturduk. Bugün ülke genelindeki 147 gündüzlü merkezimizde yaklaşık 3 bin engelli vatandaşımıza hizmet veriyoruz. İstanbul’da ise 12 gündüzlü merkezimizde 416 vatandaşımızın sosyal bağlarını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. Engelli bireylerimizin her konuda yanında olmaya gayret ediyoruz. Özellikle erişilebilirliği, engelli vatandaşlarımızın bağımsız ve güvenli bir hayat sürebilmesinin temel şartı olarak görüyoruz. Dün Kırklareli’ndeydik. Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nı açtık. Burada da da bu anlayışın Kırklareli’ndeki güçlü bir örneğidir" diye konuştu. Temeli atılan Madenler Engelsiz Yaşam Merkezi’nin hizmet zincirine eklenen güçlü bir halka olduğunu belirten Bakan Göktaş şunları söyledi: "Merkezimizde eğitim, rehabilitasyon, sosyal etkinlik ve danışmanlık hizmetleriyle hem engelli bireylere hem de ailelerine destek sağlanacaktır. Burada her bir kardeşimiz, ilgi alanlarına, becerilerine ve ihtiyaçlarına uygun faaliyetlerle hayata daha özgüvenli şekilde hazırlanacak. Ailelerimiz de çocuklarının güvenli ellerde olduğunu bilmenin huzurunu yaşayacak. Bugün, aynı zamanda 16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü. Bu önemli günü sokakta, dijital dünyada, sanatta ve sporda engelleri kaldıran somut projelerle karşılıyoruz. Kaldırımıyla, binasıyla, ulaşımıyla, eğitim imkanlarıyla ve istihdam alanlarıyla erişilebilir şehirler kurmak, medeniyet anlayışımızın bir tezahürüdür". "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken hiçbir vatandaşımızı geride bırakmayan bir anlayışla hareket ediyoruz" diyen Göktaş, " Engelli kardeşlerimizin söz sahibi bireyler olarak hayatın içinde daha fazla yer alması, bizim için sosyal politikanın temel başarı ölçülerinden biridir. Bu noktada yerel yönetimlerimizin katkısı da son derece önemli. Ümraniye Belediyemizin bu alandaki gayreti, sosyal belediyeciliğin sahadaki güçlü örneklerinden biridir. Ben bu önemli yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan ve bu vizyonun sahibi olan Belediye Başkanımız İsmet Yıldırım’a ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın bu vizyonu Ümraniye’mizin sokaklarına, mahallelerine taşımaktan şeref duyuyoruz" Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ise "Bugün burada sadece taştan ve betondan ibaret bir bina yapmıyoruz. Sevginin, dayanışmanın, insana verilen değerin ve en önemlisi "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunun en somut örneklerinden birinin daha temelini atmak üzere bir aradayız. Bizler "Yaradanı severiz, neden dolayı? Yaradandan dolayı" diyen bir medeniyetin de varisleriyiz. Bizim inancımızda ve kültürümüzde engeller yürekte olmadığı müddetçe hiçbir engel eksiklik değildir. Sabırla, şefkatle ve dayanışmayla yürünmesi gereken bu yolda engelli kardeşlerimizin yükünü hafifletmek, onların hayatını kolaylaştırmak öncelikli vazifelerimizden biridir. Bu şuurla Ümraniye Belediyesi olarak dualarına talip olduğumuz özel yavrularımız için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’mızın kıymetli destekleriyle hazırladığımız bu önemli eserimizin temelini birlikte atacağız inşallah. Elhamdülillah. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefimizi toplumun her kesimine yaymak adına üzerimize düşeni yapmaya gayret göstereceğiz. Cumhurbaşkanımızın bu vizyonu Ümraniye’mizin sokaklarına, mahallelerine taşımaktan şeref duyuyoruz. Ümraniye’mizde halihazırda hizmet veren Engelsiz Spor Merkezi’mizin beraberinde hayata geçirdiğimiz bu projeyle diyoruz ki, Ümraniye’de engel yok, Ümraniye’de sosyal yaşam var diyoruz. Ayrıca sadece, Ümraniye bir de mi bilmiyorum ama, Ümraniye’mizde sırf Tantavi Bahçesi’nde güzel bir engelli kardeşlerimiz için engelsiz kafe yaptı. Sadece onlara ait, başka kimse giremiyor oraya. Her hafta da orada doğum günü partisi yapıyoruz" dedi. Başkan Yıldırım şunları söyledi: "Bugün Madenler Mahalle’mizde temelini attığımız Engelsiz Yaşam Merkezimiz bünyesinde barındıracağı mesleki sınıfları, terapi odalarını, yüzme havuzlarını, hidroterapi alanları ve çok fonksiyonlu sahalarıyla çeşitli ihtiyaçlara aynı anda cevap veren bir kompleks olacak inşallah. Ayrıca bu merkezimiz sadece özel ihtiyaçlı kardeşlerimize değil, gece gündüz demeden evlatlarının başında pervane olan, eli öpülesi fedakar annelerimiz için de hizmet verecek inşallah. Ailelerimiz buraya gelip sporunu yaparken, dinlenirken gözü arkada kalmadan evladını uzmanlarımıza emanet edecekler. Ümraniye Belediyesi olarak toplumun her kesimi için projeler üretmeye aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğiz. Ben bu vesileyle Bakanımız Mahinur Hanım’a çok çok teşekkür ediyorum Ümraniye’ye yapmış olduğu bu katkılarından dolayı. Tabii komşularımız adına teşekkür ediyorum, bu benim hayalimdi. Cenab-ı Hak temelini attığımız bu tesisimizi kazasız, belasız tamamlayıp açılış kurdelesini yine hep birlikte kesmeyi bizlere nasip etsin inşallah." Tören, hediye takdimleri ve fotoğraf çekimlerinin ardından sona erdi.