POLİTİKA - 03 Eylül 2025 Çarşamba 21:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Netanyahu denilen gaddar, kafirin o kıyamına asla seyirci kalamayız"

A
A
A

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Filistin'de olan bütün bu, Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyamına asla seyirci kalamayız. Şu an kalbimizin yarısı buradaysa, diğer yarısı İslam dünyasının kanayan yaraları olan Gazze’de, Filistin’de, Yemen, Sudan, Afganistan’dadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı'nda konuştu.

Konuşmasına Taha Suresi’nden ayetler okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlığın ufkuna bir güneş misali doğan Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, yeryüzünü teşriflerinin sene-i devriyesinde sizlerle böylesine müstesna bir atmosferde bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Yurt dışından gelerek programımıza iştirak eden Müslüman ülkelerin dini liderlerini ve kıymetli ilim erbabımızı da aramızda görmekten duyduğum memnuniyeti bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu mübarek gecede kalplerimizi buluşturan, dualarımızı birleştiren Yüce Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun. Cenab-ı Allah muhabbetimizi daim, kardeşliğimizi kaim ve kavi eylesin" dedi.

"Müslümanlar olarak arzı bir kandil gibi aydınlatan bu müstesna doğuşun bir yıl dönümüne daha ulaşmanın sevinci, mutluluğu, heyecanı içerisindeyiz" diyen Erdoğan, "Bu gece selim bir kalple, yepyeni bir ümitle idrak edeceğimiz leyle-i mevlidin ülkemiz, milletimiz, Müslümanlar ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Gece boyunca edeceğimiz duaların, yapacağımız ibadetlerin kabul ve karin olmasını, semaya açılan ellerin Ahmet ve merhametle dolmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi.

Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, mümtaz ve mübarek hayatının bütün insanlık için numune-i imtisal olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbimizin alemleri yüzü suyu hürmetine yarattığı Peygamberimiz, veladetinden vefatına kadar her anıyla kendisinden öncekilere ve sonrakilere emsal teşkil etmiştir. Dünya hayatında insanın kendini tanıma, bulma ve bilme serüvenine kılavuzluk edecek, anlam arayışına en doğru cevapları verecek örnek şahsiyet hiç şüphesiz Resûlullah Efendimizdir. Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, tek bir anı dahi kararan kalplere çare olacak, gönül gözünü açacak sonsuz bir şifa kaynağıdır. Şu hususu önemle vurgulamak isterim: Fahri Kainat Efendimiz, hayatının her alanında olduğu gibi aile yaşantısında da üsve-i hasene olarak hepimiz için en güzel örnektir" açıklamasını yaptı.

Bu yılı 'Aile Yılı' olarak ilan ettiklerini, ailenin kendileri için çok önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aileyi merhamet ve fedakarlık yuvası, ülfet ve muhabbet ocağı yapacak tüm çözümleri, tüm reçeteler Allah Resulü'nün aile hayatında mevcuttur. 'Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.' Bu Hadisi Şerif, Efendimizin aile müessesine verdiği değeri çok net gösteriyor. Uzun yıllar Resulü Ekrem Efendimizin hizmetinde bulunan Enes bin Malik radıyallahu anh, Peygamberimizi bakınız nasıl anlatıyor. 'Ailesine karşı Resulüllah'tan daha şefkatli olan bir kimse görmedim. Muhterem zevcelerine karşı daima hürmetkar olan Efendimiz, çocuklara karşı da şefkat ve merhametle yaklaşmış, uyarılarını yavrucuğum diyerek incitmeden, muhatabının narin kalbini kırmadan yapmıştır'" dedi.

Hazreti Peygamber'in kız çocuklarının o diri diri toprağa gömüldüğü karanlık bir dönemde zamanı aşan tavsiyeleri ve örnek yaşantısıyla insanlık adına yeni bir çağı başlattığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa kadına ve çocuğa yönelik şiddetin endişe verici boyutlara ulaştığı günümüzde Peygamber Efendimizin aile hayatını daha fazla öğrenmeye, onu daha çok örnek almaya ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum. Mevlid-i Nebi Haftamızın bu yılki temasının Peygamberimiz ve Aile Ahlakı olarak belirlenmesini, bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Hafta boyunca doğumunun 1500’üncü yılında 'Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed' başlığıyla yapılacak faaliyetlerin aile konusundaki bilinç ve farkındalığı daha da artırmasını ümit ediyorum. Diyanet teşkilatımızla birlikte Mevlid-i Nebi Haftası'nın en güzel şekilde idrak edilmesi için elini taşın altına koyan tüm kurum ve kuruluşlarımızdan Allah razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Müslümanların bir ve bütün olduğunu ifade eden Erdoğan, "Peygamberimiz aleyhiselatü vesselam aynı zamanda maşukumuz, sultanımız, en sevgilimizdir. Peygamber aşkı aziz milletimizin yüreğinde adeta kök salmış yüce bir çınardır. Bu çınarın kolları Asya’dan Afrika’ya bütün cihanı sarmıştır. Biz işte bu yüzden dünyadaki bütün Müslümanlara derin bir muhabbet besleriz. İşte bu yüzden dünyanın neresinde bir Müslüman varsa gönlümüz, aklımız, ruhumuz oradadır. İşte bu yüzden tüm Müslümanları bir bedenin azaları olarak görür, bir tarağın dişleri, bir binanın tuğlaları olarak biliriz. Onun için biz şu anda Filistin’deyiz, onun için biz şu anda Gazze’deyiz, onun için biz şu anda Filistin’de olan bütün bu, Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyamına asla seyirci kalamayız. Şu anda bizleri ümmet şuuruyla kalplerimizi birleştiren, bizi birbirimize kenetleyen bu bağ dikkatinizi çekiyorum; Muhammedi bir muhabbet bağıdır. Şu an kalbimizin yarısı buradaysa, diğer yarısı İslam dünyasının kanayan yaraları olan Gazze’de, Filistin’de, Yemen, Sudan, Afganistan’dadır. İnşallah bu gece yapacağımız dualarda nerede yaşarsa yaşasın mazlum ve mağdurları unutmayacağız. Ellerimizi semaya inşallah onlar için de açacağız. Seccadelerimizi gözyaşlarımızla onlar için de ıslatacağız. Bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun, güvenliğin hakim olması için alemlerin Rabbine niyazda bulunacağız. Müslümanlar olarak her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bugün yaşadığımız sıkıntıların da bir eceli olduğunu çok iyi biliyoruz" şeklinde konuştu.

Dünya üzerinde yaşananlara rağmen ümitsiz olmadıklarını, karamsar olmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Coğrafyamızdaki haksızlıklara, adaletsizliklere, zulümlere rağmen yeise asla kapılmayacağız. Binlerce yıldır olduğu gibi bugün çekilen çileler de inşallah bitecek. Zulmün karanlığı yerini adaletin gönüllerimizi ısıtan güneşine bırakacaktır. Bu mübarek gecenin Gazzeli kardeşlerimizle birlikte tüm mazlumların sıkıntıdan kurtuluşuna vesile olmasını yürekten temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Mazlumların yüzünü güldürecek, mağdurların derdine derman olacak, insanlığa yepyeni bir umut penceresi açacak tüm yol ve prensiplerin, Peygamberimizin müşfik ve kuşatıcı davetinde saklı olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif’in şu dizelerinde tezahür eden hakikati kendimiz için nihai gaye olarak görmemiz gerekiyor: 'Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.' Başka yerde ilham aramaya gerek yok. Evet, buradaki her bir kardeşimin tebliğ ve irşat vazifesini bu şuurla icra edeceğinden hiçbir şüphe duymuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın rıza-i ilahi yolunda engellere ve karalama kampanyalarına aldırmadan fedakarca çalışan tüm mensuplarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın koordinesinde yarın gerçekleştirilecek günümüzde aileye yönelik tehditler ve çözüm önerileri isimli çalıştayın da hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dağlı’dan 19 Mayıs mesajı SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalemizin yakıldığı gündür" dedi. 19 Mayıs 1919’un, Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesindeki dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin, milletin azim ve kararlılığıyla zafere ulaştığını belirtti. 19 Mayıs’ın sadece bir kurtuluş hareketinin başlangıcı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Dağlı, "19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığın ve sarsılmaz iradesinin simgesi aynı zamanda gençliğe duyulan güvenin ve inancın en güçlü göstergesidir. Bilim, teknoloji, kültür ve spor alanlarında yetişen gençlerimiz, ülkemizin yarınlarını şekillendirecektir. SANKO Üniversitesi olarak gençlerimizin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmayı temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin; milli ve manevi değerlerine bağlı, sorgulayan, üreten ve evrensel düşünceye sahip bireyler olarak yetişmeleri en büyük hedefimizdir" ifadelerini kullandı. 19 Mayıs ruhunun, bugün de Türkiye’nin geleciğine ışık tuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelemizin kahramanlarını, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; milletimizin ve sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Şahin: "19 Mayıs ruhu, bugün de gençlerimizin azminde ve hayallerinde yaşıyor" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Şahin mesajında, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir kurtuluş yürüyüşünün başlangıcı değil; aynı zamanda milletin yeniden ayağa kalkışının, umudun ve bağımsızlık iradesinin sembolü olduğunu belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı istiklal meşalesinin bugün de gençlerin azminde, çalışkanlığında ve hedeflerinde yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Başkan Şahin mesajının devamında ise, "Sevgili Gençler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı gönülden kutluyorum. 19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık yolunda attığı en güçlü adımlardan biri, inancın, cesaretin ve kararlılığın tarihe yön verdiği önemli bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün gençlere emanet ettiği bu ülkenin yarınlarını sizlerin bilgisi, çalışkanlığı, vicdanı ve üretkenliği şekillendirecektir. Bugün gençlerimiz yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli gücüdür. Bilimde, teknolojide, sporda, sanatta ve sosyal hayatta ortaya koyduğunuz her başarı, ülkemizin yarınlarına duyduğumuz umudu daha da büyütüyor. Bizler de gençlerimizin önünü açan, onları destekleyen, fikirlerine değer veren bir anlayışla çalışmayı sürdürüyoruz. Gaziantep’te gençlerimizin hayatın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için eğitimden ulaşıma, spordan meslek edinmeye kadar birçok alanda destek sunuyoruz. Şehrimizin dört bir yanında hayata geçirdiğimiz spor salonları, gençlik merkezleri ve yeni spor alanlarıyla gençlerimizin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Amatör spor kulüplerine ve altyapı sporcularına verdiğimiz desteklerle genç yeteneklerin yanında oluyoruz. İş Deneyim Programları ile gençlerimizin iş hayatına hazırlanmasına katkı sağlıyor, GASMEK kurslarımızla meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında gençlerimize yeni fırsatlar sunuyoruz. Üniversite öğrencilerimiz için başlattığımız abonman sistemiyle ulaşım giderlerini azaltırken, haydi kafeler ve uygulamamızla kültür, sanat ve sosyal yaşamda gençlerimizin daha aktif yer almasını amaçlıyoruz. Gaziantep, genç nüfusu, üretim gücü ve dinamizmiyle Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri. Bu şehirde gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebileceği, kendini geliştirebileceği, sporla, eğitimle, kültür ve sanatla iç içe yaşayabileceği imkanları artırmak için gayret göstermeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; güçlü Türkiye’nin yolu, donanımlı, özgüvenli ve değerlerine sahip çıkan gençlerden geçmektedir. 19 Mayıs ruhu, sadece geçmişte kazanılmış büyük bir mücadelenin hatırası değil; aynı zamanda bugün de birlik olmanın, üretmenin, vazgeçmemenin ve ülkesine sahip çıkmanın adıdır. Bu ruhun gençlerimizin yüreğinde yaşamaya devam ettiğini görmek bizlere büyük bir güç veriyor. Bu düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; sevgili gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Sellektör yapma tartışmasında 3 kişiyi öldüren şüpheli tutuklandı Antalya’nın Serik ilçesinde yol verme ve sellektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada 3 kişiyi tabanca ile vurarak öldüren şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde önceki gece 02.00 sıralarında meydana gelen olayda, Emre Savran, Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ile yoldan geçen Ahmet Bayar arasında yol verme ve sellektör yapma nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine Gündoğmuş ilçesinde orman muhafaza memuru olarak görev yapan Ahmet Bayar, yanında bulunan tabancayla ateş açtı. Silah seslerini duyanların ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Bilgin Korkut ile Oğuz Avcı’nın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralanan Emre Savran kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından 3 kişinin cenazeleri aile ve yakınları tarafından teslim alınarak Serik’te toprağa verildi. Olayın ardından silahıyla birlikte Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giden Ahmet Bayar ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Bayar’ın adliyeye getirilişi sırasında çelik yelek giydirilen Ahmet Bayar çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bayar’ın ifadesinde, "Karşı taraftaki bir araçtan bana selektör yapıldı. Bundan dolayı aramızda tartışma çıktı. Daha sonra 500 metre ileride bana selektör yapan araçtan inen 4 kişi üstüme doğru yürüdü. Yanımda bulunan kendime ait ruhsatlı tabanca ile ateş ettim. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı" dediği öğrenildi.